Abidin Sarayı’ndaki iftar ve sahurlar Mısır’da tartışmalara yol açtı

Abidin Saray, arkeoloji ve müze alanı olarak sınıflandırılıyor

Abidin Sarayı’nın içindeki restoran (Facebook)
Abidin Sarayı’nın içindeki restoran (Facebook)
TT

Abidin Sarayı’ndaki iftar ve sahurlar Mısır’da tartışmalara yol açtı

Abidin Sarayı’nın içindeki restoran (Facebook)
Abidin Sarayı’nın içindeki restoran (Facebook)

Mısır’daki tarihi sarayların içindeki iftar ve sahurları gösteren birkaç video dikkatleri çekti. Bu tarihi alanların restoran ve gürültülü Ramazan çadırları olarak ne ölçüde halka açılabileceği konusunda tartışmalara yol açtı.
Geçen yıl Kubbe Sarayı’nda yemekli etkinliklerin düzenlenmesi tartışmalara yol açmıştı. Bu yılki Ramazan sezonunda, sosyal medyada dolaşıma sokulan Abidin Sarayı’nda (Kahire Şehir Merkezi) aynı şey hakkında tartışmalar yeniden gündeme geldi. Abidin Sarayı’ndaki iftar etkinliklerinin videoları, konunun uygulanabilirliği ve mekanın tarihi eserleri için ne kadar tehlikeli olduğu ile ilgili soruları gündeme geldi.
Abidin Sarayı’nın içinde yer alan restoran, elektronik ortamda halka ön rezervasyon yaptırarak müzik ve şarkılar eşliğinde Ramazan yemekleri sunuyor. Restoran, ana yemek, mezeler, içecekler ve tatlılar dahil olmak üzere kişi başı bin 800 cüneyhe (yaklaşık 60 dolar) kadar iftar için nispeten yüksek fiyatlar belirlemekte. Takipçilere göre bu yüksek fiyat, bir arkeolojik sarayın içinde yer alan bu restoranın yemek yiyenleri için yüksek bir ekonomik ve sosyal imkan gerektiriyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan Mısır Tarihi Eserler Yüksek Konseyi’nin eski Genel Sekreteri Dr. Muhammed Abdulmaksud’a göre, kraliyet saraylarının müze statüsü devam etmeli. Abdulmaksud, “Dünyanın her yerindeki kraliyet sarayları, büyük bir özenle ele alınması gereken arkeolojik yerlerdir. Onları restoran ve düğün salonu olarak halka açmamak gerekir. Böyle yapılırsa onların sadece tarihi değeri düşmez. Aynı zamanda yapıları kaza ve zararlara maruz bırakır. İçlerinde yemek partileri, Ramazan çadırları ve sosyal etkinliklerin yapılması bu tür zararlara maruz bırakabilir” dedi. Abidin Sarayı, Kavalalı Mehmed Ali Paşa hanedanlığı döneminde inşa edildiği için Mısır’ın en lüks tarihi saraylarından biri sayılıyor. Arkeolojik ve müze değerinin yanı sıra, Mısır’ın kraliyet döneminden 1952 Temmuz Devrimi’ne kadar birçok önemli olaya tanık olduğu için tarihi bir statüye de sahip.
Kubbe Sarayı’da Kavalalı Mehmed Ali Paşa hanedanlığı döneminde en önde gelen kraliyet saraylarından biri ve alan bakımından en büyüğü. Kraliyet ailesinin evliliklerine, Kral Faruk’un Ocak 1938’de Kraliçe Feride ile evlenmesine tanık oldu.
Abidin Sarayı, iki ay önce kadınlar için bir defileye tanık oldu. Seyirciler, her iki taraftaki lobilerin eşsiz atmosferinden ve kalıplarından yararlanarak aralarında mankenlerin geçmesi için sıraya girdi.


Abidin Sarayı (Fotoğraf: Abdulfettah Ferac)

Kahire’deki Abidin, Kubbe, Heliopolis ve Tahra sarayları, İskenderiye’deki Ras el-Tin ve Montaza sarayları Mısır’ın en ünlü başkanlık sarayları arasında yer alıyor.
Öte yandan turizm uzmanları, kraliyet saraylarının maddi faydasının, onları koruyacak kontrollerle önemli olduğuna inanıyor. Bu çerçevede Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve Avusturya’nın deneyimlerinden bahsediyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan Mısır’ın Evlatları Partisi Turizm Yüksek Komitesi Başkanı Muhammed Kerim şunları söyledi: “Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, bu arkeolojik alanların sıkı kontrollerle vatandaşlara sunulduğunu vurguladı. Kubbe Sarayı’nın geçen yıl iki önemli konferansa ev sahipliği yaptığına dikkat çekti. Mısır hazinesi için önemli ekonomik getiri sağlayan sarayların, özel konser izleyicilerine açılmasına verdiği desteği ve saray turizminden büyük gelir elde eden diğer ülkelere benzer şekilde Mısır’ın turizm tanıtımına katkısını dile getirdi” dedi.
Tarihi Abidin Sarayı, 2020 Kurban Bayramı’nda Kovid-19 salgını nedeniyle genç şarkıcı Muhammed Adaweya ve babası olan popüler şarkıcı Ahmed Adaweya’nin sanal konserine ev sahipliği yaptı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.