Kuveyt Veliaht Prensi’nden yeni hükümete: Göreviniz yolsuzluk ve adam kayırmayı ortadan kaldırmak

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (KUNA)
Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (KUNA)
TT

Kuveyt Veliaht Prensi’nden yeni hükümete: Göreviniz yolsuzluk ve adam kayırmayı ortadan kaldırmak

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (KUNA)
Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (KUNA)

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, yemin ederek göreve başlayan yeni hükümetin üyelerini güvenliği sağlamak, yolsuzluk ve adam kayırmayı ortadan kaldırmak için işbirliği yapmaya çağırdı.
Veliaht Prens Şeyh Meşal, dün Başbakan Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah ve hükümet üyelerini Anayasa yemini etmeleri için Beyan Sarayı’nda kabul etti.
19 Mart’ta Anayasa Mahkemesi’nin 2022 Ulusal Meclis seçimlerini hükümsüz kılan bir karar vermesiyle zirveye ulaşan şiddetli siyasi krizin ortasında, başbakan atanmasından yaklaşık bir ay sonra Nevvaf tarafından 8 ay içinde kurulan üçüncü hükümet, ilk toplantısını dün akşam yaptı.
Kuveyt hükümeti, mecliste yaşanan krizin ardından geçen Ocak ayında istifa etmişti.
Hükümet, petrol ve dışişleri gibi ana bakanlıklarda bir değişikliğe tanık olmadı, ancak yeni bir maliye bakanının atandı ve 6 bakanın ayrılması gibi değişiklikleri içerdi.
Veliaht Prens yeni hükümet üyelerine hitaben, “Kuveyt’in yüce çıkarlarının hedeflerimizin buluşma noktası olduğunu ve onları korumanın nihai hedefimiz olduğunu teyit ediyoruz. Hepimiz ulusu inşa etme, ilerleme ve refah yolunu tamamlama, engelleri aşma ve zorluklarla yüzleşme konusunda hedeflere ulaşmada ortağız” dedi.
Başbakan ve bakanları ülke çıkarlarını öncelemeye çağıran Veliaht Prens şu ifadelerle devam etti;
“Kuveyt, halkı ve çıkarları hepimizin emanetidir. Ülke Emiri’nin himayesi altında ve adalet ve eşitliği tesis eden anayasal sabitler ve yürürlükteki kanunlar ışığında onu tüm bilgeliğimiz ve yeteneğimizle korumaya çalışıyoruz. Ülkemizin kalkınma ve refah yürüyüşünü, hedef ve emellerin sahada gerçekleştiği ve vatandaşlarımızın yankılarını hissettiği daha geniş ufuklara taşıma konusundaki ulusal güveni taşımak için var gücünüzü göstermenizi rica ederiz. Bu andan itibaren sorumlusunuz ve bizler yanınızdayız.”
Veliaht Prens, başbakan ve hükümet üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, “Reform adımları ile temel meseleler ve çok önemsediğimiz birçok dosya önünüzde. Hukuku herkese adalet ve eşitlik içinde uygulamak, yolsuzluğu ve adam kayırmayı ortadan kaldırmak, vatanın ve vatandaşın güvenliğini sağlamak için tek ekip ruhu içinde, işbirliği içinde çalışmalısınız” dedi.
Başbakan Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah ise, Veliaht Prens’in önünde yaptığı konuşmada, Kuveyt’e hizmet etmek için kendilerini adadıklarını, toplumun tüm kesimleriyle çalışmak ve işbirliği yapmak için Emirlik direktiflerini uygulayacaklarını söyledi.
Başbakan ayrıca, Kuveyt’in bu aşamada karşı karşıya olduğu birçok zorlukla yüzleşme sorumluluğunu üstlendikleri için bakanlara teşekkür ettiğini sözlerine ekledi.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.