İran Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi: Madencilik ihracatından 560 milyon dolar gelir elde edildi

Chadormalu CEO’su Ali Taherzade, Bank Sepah Direktörü Ayetullah İbrahimi ile konuşuyor (Telegram)
Chadormalu CEO’su Ali Taherzade, Bank Sepah Direktörü Ayetullah İbrahimi ile konuşuyor (Telegram)
TT

İran Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi: Madencilik ihracatından 560 milyon dolar gelir elde edildi

Chadormalu CEO’su Ali Taherzade, Bank Sepah Direktörü Ayetullah İbrahimi ile konuşuyor (Telegram)
Chadormalu CEO’su Ali Taherzade, Bank Sepah Direktörü Ayetullah İbrahimi ile konuşuyor (Telegram)

İran Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi, yurtdışında dondurulmuş madencilik sektörü ihracatından 560 milyon dolar gelir elde ettiklerini açıkladı.
Khabaronline haber sitesine göre, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Yezd şehrindeki Chadormalu Madencilik ve Sanayi Şirketi’ne verilen mali taahhütlerin yüzde 92’sinden fazlasının iade edildiğini, bunun da 560 milyon dolara eşdeğer olduğunu açıkladı.
Söz konusu açıklamada, “Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı’na Chadormalu’nun ihracatından elde edilen dövizlerin ülkeye iade edilmesi görevi verildi. Operasyon Yezd’de ‘İmam Zaman’ın Meçhul Askerleri’ tarafından gerçekleştirildi.”
Açıklamada, istihbarat servislerinin parayı transfer ettiği ülke veya operasyonun tarihi hakkında bilgi verilmedi.
Tahran Menkul Kıymetler Borsası’nın 2016 yılına dayanan verilerine göre Chadormalu’nun kaynakları yılda 2 milyar doları buluyor.
Orduyla bağlantılı Bank Sepah ve National Steel Company, grubun en büyük yatırımcıları arasında yer alıyor.
Ocak ayında madencilik ve mineral endüstrilerinin kaynakları 9 milyar doları aştı.
İran Devrim Muhafızları’nın karşı karşıya olduğu yaptırımlar göz önüne alındığında, bu duyuru ülkedeki en büyük demir şirketlerinden biri olan Chadormalu’yu ABD’nin yaptırımlar riskine maruz bırakacak.
Kara para aklamayla mücadele eden Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF) İran’ın kara listede kalacağını söylemesinin ardından İran bankalarını finansal transferler ve Swift ağından mahrum bırakılabilir.
İran, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından sert ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalırken, on milyarlarca dolar donmuş varlığını geri almak için mücadele ediyor.
Yetkililer son zamanlarda İran riyalinin başta ABD doları olmak üzere yabancı para birimleri karşısındaki rekor düşüşünü engellemeye çalışıyor.
İran-Irak Ticaret Odası üyesi Hamid Hüseyini, 10 Mart’ta yaptığı bir açıklamada, Irak’ın bankalarında dondurulan 500 milyon dolarlık İran fonunu iade edeceğini söyledi. 
İran’ın ihracatının yılda 9 milyar doları aşacağını tahmin eden Hüseyini, Irak’ın İran’a olan borcunun 10 milyar doları aştığını ve son dönemde bazı borçların ödenmesine karar verildiğini söyledi.
Yurt dışında dondurulan İran varlıklarıyla ilgili bilgiler çelişkili ve resmi olmayan bazı tahminler bunların 100 milyar dolar ile 120 milyar dolar arasında değiştiğini belirtiyor.
İran şu anda Japonya ve Güney Kore’ya yaptığı petrol satışlarından elde ettiği dondurulmuş varlıklarının iadesini talep ediyor.
Tahran’ın Güney Kore’deki varlıklarının 7 milyar dolar, Japonya’da 1.6 milyar dolar ve Lüksemburg’da 1.5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. 
İran medyasında aralık ayında yer alan haberlere göre İran’ın Çin’deki dondurulmuş varlıkları 30 milyar doları buluyor.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.