Tunus’ta ‘devlet malında sahtekarlık yapmak’ ile suçlanan Bakan Şaybi iddiaları yalanladı

Büyük tartışmalara yol açan mesele bir ‘kamuoyu sorunu’ haline geldi.

Tunus Diyanet İşleri Bakanı İbrahim eş-Şaybi, Büyük Ramazan Sempozyumu'na katıldı.(Tunus Afrika Haber Ajansı)
Tunus Diyanet İşleri Bakanı İbrahim eş-Şaybi, Büyük Ramazan Sempozyumu'na katıldı.(Tunus Afrika Haber Ajansı)
TT

Tunus’ta ‘devlet malında sahtekarlık yapmak’ ile suçlanan Bakan Şaybi iddiaları yalanladı

Tunus Diyanet İşleri Bakanı İbrahim eş-Şaybi, Büyük Ramazan Sempozyumu'na katıldı.(Tunus Afrika Haber Ajansı)
Tunus Diyanet İşleri Bakanı İbrahim eş-Şaybi, Büyük Ramazan Sempozyumu'na katıldı.(Tunus Afrika Haber Ajansı)

Tunus Diyanet İşleri Bakanı İbrahim eş-Şaybi, kendisine yöneltilen ve tartışmalara neden olan, ‘yasal bir dayanak olmaksızın bir Alman yapımı lüks bir otomobili almak ve kullanmakla’ ilgili suçlamaları yalanladı. Bakan ‘özellikle aracının Tunus devletinin malı olduğu için mevcut tartışmanın anlamsız olduğunu’ belirtirken bakanlık tarafından ise aracın kullanılmasına ilişkin yasal prosedürlerle ilgili açıklamada bulunmadı.
Şaybi pazartesi gecesi Büyük Ramazan Sempozyumu’nun ‘Ekonomik krizler karşısında İslami değerler’ konulu ikinci oturumunda yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Başarısızlık müptelaları ve dolandırıcıların liderlik ettiği yüz kızartıcı kampanyalarla halkı şüpheye düşürmeye ve ülkedeki parlak imajları yok etmeye çalışıyorlar. Bu çılgın kampanyalar ve satın alınmış kalemler, sadece ülkeme ve dinime hizmet azmimi artırır. Biz bedel ödemeye hazırız.”
Bakan, kendisini hedef alan kampanyanın, ‘bakanlığı temizleme, bir dizi yolsuzluk dosyasını Tunus yargısına havale etme ve bazı çalışanların başkalarının yerine akrabalarının Hac yapmalarını sağlama yönündeki adımlarını bozmadaki kararlılığından’ kaynaklandığını belirtti.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgileregöre Tunus Diyanet İşleri Bakanı, Ramazan Ayı boyunca ‘Tunus’ta birinci sıradaki dini şahsiyet’ olarak kendisini hedef alan ‘taraflı’ kampanyayı kınadı. Bu bağlamda “Ramazan Ayı’nda insanlar sanki beni tanımıyormuş gibi kasıtlı olarak bana saldırdılar ve suç duyurusunda bulundular” dedi. Bakan ayrıca gençliğinden bu yana, 20 yıldır devlet televizyonu ‘el-Vataniye el-Saniye’ kanalında din dersi verdiğini hatırlattı.
Tunuslu Bakan, gazeteciler Muhammed Boughalleb ve Monia Arfaoui hakkında ‘kendisine hakaret etmek ve hakkında yanlış haberler yazmakla’ suçlayarak adli şikayette bulunmuştu. Boughalleb, Diyanet İşleri’nin adli kovuşturmaya konu bir otomobili kullandığını belirtmesinin ardından 7 Nisan’da hakim karşısına çıkmış, ardından bu dava Tunus’ta büyük tartışmalara yol açmış ve kamuoyunda gündem olmuştu.
Ancak basında yer alan haberler, Diyanet İşleri Bakanlığı’nın gerçekten de Tunus gümrüğü tarafından el konulan özel bir arabayı yasa dışı olarak kullandığını doğruladı. Gözlemcilere göre bu açıklama, kendisine yöneltilen suçlamalara karşı Boughalleb için bir masumiyet belgesi olarak kabul edildi.
Diğer yandan, Tunus’un Gabes Valiliği Asliye Mahkemesi Sözcüsü Münir Arum, Cumhurbaşkanı Kays Said’in kararıyla görevden alınan valinin, görevden alınma kararını kabul etmeyi reddetmesinin yanı sıra üç ana suçlamayla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Bu suçlamalar, taksi ruhsatı vermek, yasa dışı yem satma ruhsatı çıkarmak ve idari araçla trafik kazasına karışmak olarak sıralandı. Trafik kazası dosyası, hasar gören bir arabanın sürücüsünün adının değiştirilmesi ve kaza sırasında aracı kullanan ve aslında arabayı kullanma yetkisi olmayan oğlunun yerine babasının adının yazdırılması dolandırıcılığıyla ilgili.
Mahkeme, devlet kaynaklarında sahtekarlık yapmanın yanı sıra Cumhurbaşkanı Kays Said tarafından alınan kararın kendisine resmi olarak bildirilmesine rağmen çalışmalarını yürütmeye devam etmesi sebebiyle eski Gabes Valisi Mesbah Kardemin hakkında da tutuklama kararı çıkardı.
Asliye Ceza Mahkemesi, kararın resmi olarak bildirilmesine rağmen kamu görevlisinin görevine devam etmesinin nedeninin öğrenilmesi için soruşturma başlattı. Bu, eski valinin görevden alınmasının ardından makamında görülmesinin ‘cumhurbaşkanlığı kararına karşı isyan ve kararın kabul edilmemesi’ olarak değerlendirilmesinin yanı sıra valinin ‘devletin kaynaklarında sahtekarlık yapma’ soruşturmasında dosyanın gidişatını etkilemeye ve bu suçlamalar kategorisine giren hukuki delilleri ve iddiaları gizlemeye çalışmasının ardından geldi



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.