Finansman sıkıntısı Safer tankerinin kurtarılmasını tehdit ediyor

‘Nutica’ tankeri ‘Safer’ tankerini boşaltmak için Kızıldeniz'e gidiyor (Birleşmiş Milletler)
‘Nutica’ tankeri ‘Safer’ tankerini boşaltmak için Kızıldeniz'e gidiyor (Birleşmiş Milletler)
TT

Finansman sıkıntısı Safer tankerinin kurtarılmasını tehdit ediyor

‘Nutica’ tankeri ‘Safer’ tankerini boşaltmak için Kızıldeniz'e gidiyor (Birleşmiş Milletler)
‘Nutica’ tankeri ‘Safer’ tankerini boşaltmak için Kızıldeniz'e gidiyor (Birleşmiş Milletler)

İngiltere ve Hollanda, Hudeyde (Batı Yemen) açıklarında yıllardır bakım yapılmadan demirleyen harap durumdaki petrol tankeri Safer’i kurtarmak için iki hafta sonra Birleşmiş Milletler (BM) ile ortaklaşa bir konferansa ev sahipliği yapacak. Konferansın hedefi yaklaşık 29.4 milyon dolarlık ek finansmanı harekete geçirmek. Safer tankerinde yaklaşık 1,1 milyon varil ham petrol bulunuyor. Birleşmiş Milletler, Kızıldeniz'de Safer tankerinde bir çatlak olması durumunda 140 bin ton petrolün etrafa saçılabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu tehlike, insani ve çevresel bir felaketi tehdit ediyor ve eylemsizliğin maliyeti uluslararası ticaret için de büyük olacak.
Birleşmiş Milletler de birkaç gün önce harap durumdaki Safer adlı petrol tankerinin yükünü boşaltmak için satın alınan deniz tankeri Nutica’nın Çin'in Zhoushan şehrinden Kızıldeniz'e doğru yola çıktığını ve Mayıs başında Kızıldeniz'e varacağını duyurdu.
İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi Barbara Woodward Safer tankerini kurtarma operasyonunun, kurtarma sürecini başlatmak için yeterli finansmanın olmadığı bir zamanda, kritik bir dönemden geçtiğini söyledi. Woodward, İngiltere ve Hollanda'nın finansman açığını kapatmak ve Yemen'e uzun vadeli bir çözüm sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler’le ortaklaşa bir taahhüt konferansına ev sahipliği yapacaklarını açıkladı.
Birleşmiş Milletler genel merkezinde açıklamalarda bulunan İngiliz temsilci, “Hareketsizliğin bedeli çok büyük; deniz yaşamı ve kıyı geçim kaynakları yok olacak, 17 milyon kişiye hayat kurtaran insani yardımın ulaştırılması engellenecek ve küresel ekonomide her gün milyarlarca ticaret kaybına neden olacak. İngiltere, Hollanda ile birlikte 4 Mayıs'ta finansman açığını kapatmak ve Yemen için uzun vadeli bir çözüm sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler ile ortaklaşa bir taahhüt konferansına ev sahipliği yapacak” dedi.
BM yetkilisi Woodward sözlerini şöyle sürdürdü:
"Devlet, özel sektör ve bireyler olarak yardım sağlamak hepimizin sorumluluğudur. Şimdi harekete geçme zamanı ve bu felaketi önlemek hepimizin çıkarına. Birleşmiş Milletler, tanker felaketini önlemek için gereken ek fonun 29,4 milyon dolar olduğunu tahmin ediyor. Felaketi önlemeye yönelik mevcut uluslararası çabalara rağmen, Yemen petrol sahasındaki uzmanlar BM planının başarıya ulaşacağı konusunda şüpheli. Onlara göre olacak olan sorunu çözmek yerine geciktirmekten başka bir şey değil."
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg tahliye gemisinin, Safer tankerinin oluşturduğu tehdidi ele almak için Birleşmiş Milletler tarafından koordine edilen bir operasyonun parçası olarak 6 Nisan'da Yemen'e doğru yola çıktığını ve Mayıs ayının ilk yarısında Kızıldeniz bölgesine varmasının beklendiğini belirtti.
Grundberg konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında "Güvenlik Konseyi'ndeki tartışmalar, son derece önemli olan bu proje için daha fazla finansmana duyulan ihtiyacın devam etmesi etrafında dönüyor. Biz Birleşmiş Milletler olarak ve aynı şekilde ben şahsım olarak Kızıldeniz'deki çevreyi korumak ve tankerden olası bir petrol sızıntısından kaynaklanabilecek felaketi önlemek için bu krizin çözümüne yönelik hızlı bir vizyon görmeyi umuyoruz" dedi.
BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü David Gresley'e göre, iki tanker arasında petrol transferi operasyonel ve teknik olarak çalışmalar tamamlandığında gerçekleşecek.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.