Kays el-Hazali: Saddam Hüseyin Hint kökenli

Kays el-Hazali: Saddam Hüseyin Hint kökenli
TT

Kays el-Hazali: Saddam Hüseyin Hint kökenli

Kays el-Hazali: Saddam Hüseyin Hint kökenli

Asaibi Ehli Hak Hareketi Genel Sekreteri Kays el-Hazali, Irak’ın siyaset sahnesinde olmayan yeni bir konuyu ortaya atarak, eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in DNA testinin, onun Hint kökenli olduğunu kanıtladığını açıkladı.
Hazali, cumartesi günü Bağdat'ta Ramazan Bayramı vesilesiyle verdiği hutbede ‘istikrarı bozmaya yönelik bazı komplolar ve projeler’ yürüten ‘yarı aydınlar’ olarak tanımladığı kişilere sert eleştiriler yöneltti.
Hazali konuşmasında şunları söyledi: “Saddam Hüseyin, Irak halkının Hint kökenli olduğu söylüyordu. Onun Hindistan kökenli olduğu DNA testinden sonra anlaşıldı.”
Irak’taki hiçbir parti lideri daha önce Saddam Hüseyin’in ya da aşiretinin kökeninden bu kadar kesin bir şekilde bahsetmemişti. Ancak 2003 yılının sonlarında ele geçirilmesinin ardından Saddam Hüseyin’e yapılan DNA testlerinin amacı, yalnızca iki oğlu Uday ve Kusay'ın cesetlerinin teşhis edilmesi ile ilgili idi.
Hazali, eski Devlet Başkanı’nın etnik kökenini nasıl anladığını ve soyunu genellikle özel laboratuvarlarda yapılan genetik testlerle nasıl öğrendiğine değinmezken Şarku’l Avsat’a konuşan Hazali’ye yakın bir kaynak, Hazali’nin sözlerinin geçtiğimiz yüzyılda Irak'ta yaşayan halkların soylarıyla ilgilenen Iraklı araştırmacılar tarafından hazırlanan araştırmalara dayandığını belirtti. Kaynak araştırmacıların, el-Nada aşiretinin ‘Hint-Aryan’ kökenli olduğu sonucuna vardıklarını, ancak bu çalışmaların güvenilirliğini doğrulamanın zor olduğunu ifade etti.
Irak resmi medyasına bağlı eş-Şebeke dergisi, 2017 yılında ‘Saddam Hüseyin'in kökenleri’ üzerine bir araştırma yayınladı. Araştırmada, Saddam Hüseyin'in DNA testinin onun özellikle Pakistan, Hindistan, Tacikistan, Belucistan, İran ve Afganistan'da olmak üzere Güney Asya’da ve biraz da Ortadoğu'da yayılmış olan ‘L’ soyundan geldiğini kanıtladığı iddia edildi.
Araştırmada bu sonuca nasıl ulaşıldığına dair herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, bu iddiaları doğrulayan bilimsel bir kaynağa da atıfta bulunulmadı.
Hazali'nin açıklamaları sosyal medyada tartışmalara yol açarken, sosyal medya kullanıcılarının birçoğu bunu ‘halkı önemli olaylardan uzaklaştırma girişimi’ olarak niteleyerek eleştirdi. Bazıları ise Iraklı aşiretlerin bazılarının Arap olmadıklarına dair bilimsel açıklamalara atıfta bulundular.
Bu tür açıklamalar Iraklıları, bir asırdan fazla süren göçler, savaşlar ve işgal dönemleri sonucunda ülkedeki etnik çeşitlilikle ilgili bir tartışmaya sürüklese de aslında bu tartışma, genellikle siyasi ve mezhepsel amaçlar için kullanılıyor.
Öte yandan Hazali, ‘Saddam'ın genleri ve kökenleri’ konulu bayram hutbesinin büyük bir bölümünü ‘halkın inançlarını, gelenek ve göreneklerini hedef alan ve Iraklıların kültürel kimliğine saldıran komplolara’ ayırdı.
Hazali, şunları söyledi: “Liberalizme ve sivilliğe sarılan yarı aydınların, İslam dinini ve Müslümanları katı olmakla suçlayarak, kullandıkları medya aracılığıyla ötekini ortadan kaldırmakta daha katı davrandıklarını görüyoruz.”
Asaibi Ehli Hak Hareketi’nin 2018 yılında Irak Meclisi’ne girmesinden beri hareketin lideri Hazali, silahlı bir grubun liderine ilişkin basmakalıp imajdan kurtulmaya ve farklı bir toplumsal ve siyasi rol oynamaya çalışıyor. Öyle ki, daha önce kurulan iki hükümette Kültür Bakanlığı görevinin kendisine verilmesini talep etti.



Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde


Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
TT

Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)

Irak’ta Nuri el-Maliki'nin yeni hükümetin başbakanlığına adaylığı, artan iç baskı ve petrol gelirlerini de etkileyebilecek ABD yaptırımları tehdidi nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor.

Maliki, adaylığını kararlaştırmak üzere pazartesi gecesi yapılması planlanan Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasındaki önemli toplantıya katılmaktan son dakikada vazgeçti ve ‘sonuna kadar’ devam etmekte kararlı olduğunu vurguladı.

Koordinasyon Çerçevesi koalisyonu içinde, birliği korumak için ona gönüllü olarak çekilme şansı vermeyi tercih edenler ile onu görevden alabilecek bir iç oylama yoluyla sorunun çözülmesini isteyenler arasındaki bölünme de giderek artıyor.

Eski Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, ‘Şii partilerin’ Maliki'nin adaylığıyla ilgili olarak Beyaz Saray'dan iki yeni ret mektubu aldığını belirterek, ‘yeni cumhurbaşkanının ona hükümet kurma görevini vermeyeceğini’ açıkladı.