Suriye: Esed rejimi Türkiye kontrolündeki bölgelere saldırıyor

Şam rejimi normalleşme sürecinde daha fazla taviz kopartmak için Türkiye kontrolündeki çatışmasızlık bölgesine saldırıyor

Halep’in batı kırsalı Esed güçlerinin kara bombardımanına maruz kaldı (Beyaz Miğferler)
Halep’in batı kırsalı Esed güçlerinin kara bombardımanına maruz kaldı (Beyaz Miğferler)
TT

Suriye: Esed rejimi Türkiye kontrolündeki bölgelere saldırıyor

Halep’in batı kırsalı Esed güçlerinin kara bombardımanına maruz kaldı (Beyaz Miğferler)
Halep’in batı kırsalı Esed güçlerinin kara bombardımanına maruz kaldı (Beyaz Miğferler)

Suriye’de Esed güçleri, Türkiye’nin kontrolündek Zaviye Dağı’na ve Halep’in batı kırsalına saldırdı.
Moskova’nın ev sahipliğinde 25 Nisan’da Rusya, Türkiye, Suriye ve İran’ın savunma bakanları ve istihbarat şefleri, ‘Şam-Ankara arasındaki normalleşme sürecini’ görüşmek üzere bir araya geldi.
Söz konusu dörtlü toplantının sona ermesinden birkaç saat sonra Esed güçleri, Türkiye’nin kontrolündeki İdlib’in güneyindeki Zaviye Dağı’nda ve Halep’in batı kırsalında bulunan ‘çatışmasızlık alanına’ yoğun bir kara bombardımanı başlattı.
Saldırı sonucunda, bombardımanın artması ve binlerce ailenin Suriye-Türkiye sınırına ve yerinden edilenlerin kamplarına doğru yerinden edilmesi korkuları arttı. Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre saldırıda 1 kadın öldü ve çok sayıda sivil yaralandı.
Muhalif aktivistler, İdlib’in güneyinde konuşlandırılan Esed güçleri ve İran milislerinin, Maarbalit, Kansafra bölgeleri, el-Bara ve İdlib’in güneyindeki Zaviye Dağı çevresine ağır toplarla yoğun bir kara bombardımanı başlattığını bildirdi. Sonuç olarak Kafr Taal, Tagad, Halep’in güneybatısındaki Atarib şehri yakınlarındaki birçok bölgeyi hedef alan kara bombardımanıyla eş zamanlı olarak Maarbalit köyündeki bir evin hedef alındığı saldırıda 1 kadın öldü, 2’si çocuk 4 sivil yaralandı. Bombardıman sırasında söz konusu bölgeler üzerinde Rusya ve İran’a ait keşif uçakları da yoğun uçuşlar yaptı. Bölge sakinlerinin korkularını artıran bu durum, tırmanışın devam etmesi halinde sınır kapılarına doğru yerinden edilmelerin yoğunlaşacağı olasılıklarını da artırdı.
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Lübnan Hizbullah’ı veya ‘Suriye Hizbullah’ı olarak bilinen oluşum çerçevesinde faaliyet gösteren bir Suriyelinin, muhalif grupların Halep’in batı kırsalındaki Üs-46 cephesini hedef alması sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Söz konusu olay öncesinde de rejim güçlerine mensup 1 unsur, Lazkiye’nin kuzey kırsalında çatışmasızlık alanı olarak bilinen “Rusya ve Türkiye denetimindeki Nahşaba cephesinde Fethu'l Mubin Operasyon Odası’na bağlı grupların topçu atışı sonucu öldü.
İdlib’in güneyindeki Zaviye Dağı bölgesi sakinleri, rejim güçlerinin kendi bölgelerine yönelik yeni saldırılarının ‘Rusya, Türkiye, Suriye ve İran’ın savunma bakanları ve istihbarat şeflerini Şam ile Ankara arasındaki normalleşmeyi görüşmek üzere bir araya getiren son dörtlü toplantı başta olmak üzere’ Türkiye ile Suriye rejimi arasında devam eden müzakerelerden ve iki taraf arasındaki normalleşme sürecinden kaynaklandığını söyledi. Halep’in 20 kilometre güneyindeki el-Bara kasabasından 44 yaşındaki Said Hasan’ın açıklamalarına göre rejim güçleri, bu saldırılar yoluyla Türkiye’yi ve bölge sakinlerini müzakere ve normalleşme süreçlerinde taviz vermeye zorlamayı hedefliyor. Hasan, “Suriye meselesiyle ilgili her Rusya-Türkiye toplantısında rejim güçleri ve müttefik milisleri, yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı Zaviye Dağı köylerinin çoğunu etkileyen büyük bir askeri gerilim başlatıyor. Bu durum, taraflar arasındaki görüşmeden sonra şu an olduğu gibi bölgede yaşayan aileleri yaralanma korkusuyla mağaralarda yaşamaya itiyor” dedi.
Hasan, “Son zamanlarda Zaviye Dağı’nın köy ve kasabalarında ve rejim güçleriyle temas hatlarına bitişik diğer bölgelerde yaşayanlar, kendi bölgelerindeki bombardıman ve çatışmanın yoğunluğunu gözlemliyor. Çatışmalar ise sivillerin dirençlerini tüketiyor. Ayrıca bu yüzden evlerini ve köylerini terk ederek Suriye-Türkiye sınırına yakın kamplara gitmek zorunda kalacaklar” şeklinde konuştu.
Öte yandan muhalif grupların liderlerinden Albay Mustafa Bakur, “Daha önce de Ruslar ve Türkler arasında Suriye meselesine yönelik Astana turlarının başlamasıyla birlikte rejim güçleri ve Rus güçleri, müzakerelerde Türkleri daha fazla taviz vermeye zorlamak için ortaklaşa şekilde muhalif grupların kontrolündeki kurtarılmış bölgelere yönelik yoğun kara bombardımanı düzenlemiş ve sivilleri hedef almıştı. Ancak şu an sürecin değişmesi ve koşulların Türkiye ile rejim arasında bir yakınlaşma ve normalleşme atmosferi oluşması sebebiyle öyle görünüyor ki rejim, tek taraflı hareket ederek, yerleşim yerlerine yoğun kara bombardımanı gerçekleştirip toplantılara şekil vermeye çalışıyor. Böylece Ankara ile normalleşme sürecindeki müzakerelerde Türkiye’yi hedeflerine hizmet eden ve pozisyonunu destekleyen yeni tavizler vermeye zorluyor” dedi.
Albay Bakur, “Moskova’daki son dörtlü görüşmenin sona ermesinin ardından Esed güçlerinin yoğun askeri saldırıları, rejimin karakterinin gerçek yüzü ve bu görüşmeden elde edilen sonuçlardan duyduğu memnuniyetsizliğinin ifadesidir. Şam’ın Türkiye ile yakınlaşmadan şikayetçi olan kendi kitlesi üzerine baskı kurmaya çalıştığının da ifadesidir” ifadelerini kullandı. 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.