Somali Başbakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: İstikrarı yeniden tesis etmek için çabalıyoruz

Somali Başbakanı Hamza Berri, Şarku’l Avsat’a ülkesini kıtlık ve kuraklıktan kurtarmak için borç krizinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti

Başbakanı Hamza Berri, bir grup özel kuvvetin askeri üsteki mezuniyet törenine katıldı (Şarku’l Avsat)
Başbakanı Hamza Berri, bir grup özel kuvvetin askeri üsteki mezuniyet törenine katıldı (Şarku’l Avsat)
TT

Somali Başbakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: İstikrarı yeniden tesis etmek için çabalıyoruz

Başbakanı Hamza Berri, bir grup özel kuvvetin askeri üsteki mezuniyet törenine katıldı (Şarku’l Avsat)
Başbakanı Hamza Berri, bir grup özel kuvvetin askeri üsteki mezuniyet törenine katıldı (Şarku’l Avsat)

Acımasız ‘terörizm’, kısır bir kuraklık ve birikmiş borçlar ile mücadele etme çerçevesinde Somali Başbakanı Hamza Berri, hükümetinin vatandaşlarını kıtlık ve kuraklık tehlikelerinden kurtarmak için Arap dünyasının ve uluslararası toplumun desteğe dayanarak, borç ve terör krizlerini bu yılın sonuna kadar bitirmeye çalıştığını açıkladı.
Şarku’l Avsat, umre yaptıktan sonra Kutsal Topraklar’dan dönüş yolunda Kahire'de üst düzey Somalili yetkili ile bir araya gelerek, Somali’nin şu anda karşı karşıya olduğu zorlukları ve geleceğe yönelik büyük umutları görüştü.
İşte röportajın tamamı;

-Eş Şebab Hareketi ile çatışmanız hususunda sahada durum nedir?
Bu terör grubuna karşı yürüttüğümüz mücadelede bugüne kadar büyük başarılar elde ettik. Hükümet üç eksen üzerinde çalıştı: Birincisi askeri çatışma. Ve Somali topraklarının yüzde 80’i kurtarıldı. Ordu, 2023’ün sonuna kadar tüm Somali topraklarını özgüdrleştirme çabasının bir parçası olarak kalan küçük yüzdeyi özgürleştirme hareketine karşı halkın desteğiyle operasyonlarını yoğunlaştırmaya devam ediyor. Ekonomik çatışmaya ilişkin ikinci eksen ise hükümetin, yaklaşık 300 banka hesabını ve 250 telefon hattını kapatarak ve harekete ait bir dizi mali bakiyeyi dondurarak terörist grubu kontrol etme kararlarını içeriyordu. Hükümet ayrıca, Somalili iş insanlarıyla iletişim kurarak onların bu terör hareketine desteğini kesmeyi başardı ve onlar da hükümetle iş birliği yapmaya başladı. Böylece harekete ağır bir ekonomik darbe indirildi.
Üçüncü eksen ise fikri mücadeleyi içeriyor. Hükümet, dini söylemi yenilemek ve bu terörist grup hakkındaki gerçeği ve onların İslam’la hiçbir ilgisi olmadığını açıklamak için Somalili alimlerden yardım istedi.

-Ancak paranın ülkenizdeki teröristlere geri akmamasını nasıl sağlayacaksınız?
Somali'nin ‘terörizm’ ile mücadele ve ülkeye güvenlik ve istikrarı geri getirme taahhüdünü kesinlikle yineliyoruz. Paranın hareketini ve eş-Şebab’ın yararına kaçırılma şeklini ortaya çıkarmak için mali akışı takip eden devlet kurumlarının kurulması da dahil olmak üzere, mali politikaları gözden geçirerek terörizmin finansman kaynaklarını kurutmak için çalışıyoruz. Ayrıca kara para kaçakçılığına karışanların kontrol edilmesine katkıda bulunan yasalar hazırlamaya çalışıyoruz.

-Son zamanlarda Somali hükümetini, eş-Şebab’a karşı bu şekilde savaş ilan etmek için daha fazla çaba sarf etmeye iten değişkenler nelerdir?
Eş-Şebab terör hareketinin savunmasız vatandaşları topluca katletmesinin yanı sıra insani yardımın yoksullara ve yerinden edilmiş Somali halkına ulaşmasını engellemesi de dahil olmak üzere çeşitli nedenler var. Hareket, faaliyetlerini Somali’nin komşu ülkelerini tehdit edecek şekilde genişletmenin yanı sıra, Somali’nin kalkınma planlarını ve yeniden inşa operasyonlarını da engelledi ve kategorik olarak reddetti. Dolayısıyla Somali’nin güvenlik ve istikrarına yönelik büyük tehdit oluşturması ve Doğu Afrika’da El Kaide’ye bağlı en güçlü grup olması nedeniyle bu harekete karşı topyekûn bir savaş başlatmak gerekiyordu.
-Tahmininize göre eş-Şebab yurt dışından finansal veya askeri destek alıyor mu?
El Kaide ve DEAŞ terör örgütlerinin başını çektiği, herkes için açık olan bir ‘uluslararası terör hareketi’ var ortada. Hareket, bu sistemin ayrılmaz bir parçasıdır. Herkes biliyor ki bu hareketi Somali’nin güvenlik ve istikrarını bozma ve zenginliklerine el koyma amaçlarına ulaşmak için destekleyen gizli taraflar var. Ancak şu an Somali devletinin yeniden inşasına ve tüm topraklarının terörden kurtarılmasına olanak tanıyan bu vahşi teröre karşı tek elden çabalıyoruz.

-Terörizme karşı savaşı ışığında, uluslararası düzeyde dayatılan, Somali ordusuna yönelik silahlanma yasağının devam etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Garip bir durum olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bu menfur terörizmle mücadele etmek için ambargonun kaldırılmasını talep ettik ve etmeye devam ediyoruz. Somali Cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler’e (BM) yönelik terörün kökünü kazıma ve Somali’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma çabalarımızı destekleme çağrısını destekliyoruz. Aynı şekilde Somali hükümeti, Afrika Birliği’ne de Somali’nin istikrarını yeniden tesis edebilmesi için ulusal güçlerin güvenlik sorumluluğunu üstlenmesinin önünde bir engel olan ambargonun kaldırılmasına yardım etmesi çağrısında bulundu.

-Eş-Şebab ile karşı karşıya gelmeniz çerçevesinde bazı taraflar, kabilelerin savaşa katılımını mı eleştiriyor?
‘Teröre karşı savaş’, terörist hareketin kontrolü altındaki bölgeleri eski haline getirmek ve özgürleştirmek amacıyla Somali halkının tüm kesimlerine yönelik bir savaştır. Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud’un eş-Şebab’a karşı koymada önemli bir faktör oluşturan Somalili kabile liderleriyle iletişim de dahil olmak üzere, farklı temellere dayanan net bir mücadele planı var. Son dönemde, hükümet ve kabileler arasındaki ilişkiler büyük bir gelişmeye tanık oldu.

-Eş-Şebab’a karşı savaşta katılımcıların rolünün geleceğine ilişkin vizyonunuz nedir?
Somali’nin tamamı, hükümetin çabalarını destekliyor ve kabilelerin rolü, hükümetin çabalarını desteklemek ve bağımsız siyasi partiler açmakla son bulacak. Hükümet ayrıca, programı kapsamında, kurtarılmış tüm bölgelerde tüm temel hizmetleri sağlamanın yanı sıra, terörist hareket tarafından aldatılan gençleri rehabilite edecek, onları Somali silahlı kuvvetlerine entegre edecek ve onlara uygun olanaklar sağlayacaktır.

-Terörist grupları ortadan kaldırmak ve devleti yeniden inşa etmek için şu an Somali’nin neye ihtiyacı var?
2023 yılında önemli meseleleri tamamlamayı hedefliyoruz. Bu meseleler, Somali’nin Doğu Afrika Grubu ticaret pazarına katılımına ek olarak ülkeyi teröristlerden kurtarmak, geçici anayasayı tamamlamak, ulusal uzlaşmayı sağlamak, sosyal hizmetler sağlamak ve borç affı sürecini tamamlamaktır. Aynı şekilde hükümet, çalışmalarını üç ana başlık üzerinde yoğunlaştırıyor.
Birincisi terörle mücadele yoluyla toprağı özgürleştirmek.
İkincisi, önümüzdeki Eylül ayında Somali’nin birikmiş borçlarına son vermek. Üçüncüsü, Somali anayasasının bu yıl sonuna kadar tamamlanması. Geçiş anayasasının yeniden yazılması ve nihai hale getirilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildi.

-Somali'nin borç sorunu nereden çıktı?
Onu ortadan kaldırmak için uzun bir yol kat ettik. Kardeş ve dost ülkelerin teröre karşı savaşında ve devletin yeniden inşasında Somali’ye sağladığı büyük Arap desteğini takdir ediyoruz. Arap ülkelerini, ‘istikrarı, kalkınmayı ve devleti yeniden inşa etmeyi amaçlayan Somali çabalarını desteklemek için ortak Arap sorumluluğuna dayalı olarak’, Arap devletlerine ve fonlarına borçlu olunan Somali dış borçlarının affedilmesine katkıda bulunmaya çağırıyoruz. 2023 yılı sonuna kadar Somali’nin birikmiş borç sorununun biteceğini söyleyebilirim.

-Somali’deki hükümet sistemine yönelik iç meydan okumalardan bahsedersek, önceki yıllarda yaşanan bir gerginlik döneminden sonra başbakan ile cumhurbaşkanı arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirirsiniz?
Somali’de anlaşmazlıklar dönemi sona erdi. Şimdi terörizmi ortadan kaldırmak, devlet kurumlarını yeniden inşa etmek ve savaşın yok ettiği şeyleri yeniden inşa etmek için tüm devlet kurumları arasında dayanışma ve uyumun sağlandığı yeni bir döneme başlıyoruz.

-‘Ulusal uzlaşı’ çabalarınız hangi noktaya ulaştı?
Tüm hızıyla devam ediyor. Cumhurbaşkanı ve hükümet, savaş bölgelerinde Somali halkının acı çekmesini önlemek, terörün pençesinden kurtarılan bölgelere sosyal hizmetler ulaştırmak amacıyla güvenlik ve istikrarın sağlanması çerçevesinde savaş bölgelerindeki sivillerin istikrara kavuşturulması ve korunması için özel bir başkanlık elçisi atanması da dahil olmak üzere uzlaşma sağlama konusunda çok istekli.

-Yerel yönetimlerle ilişkinizi nasıl tanımlarsınız?
Somali’de hüküm süren federal sistem çerçevesinde iyi bir ilişki mevcut. Terörizmi ortadan kaldırmak ve Somali'nin her yerinde kapsamlı bir kalkınma sağlamak olan tek bir amaç üzerinde koordinasyon vardır. Federal hükümet ile Somali eyaletlerinin yöneticileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin, terörle mücadele sürecini ve Mogadişu ile Somali eyaletleri arasında güvenlik ve istihbarat alışverişinde iş birliğini artıracağına inanıyorum. Bu da terörle mücadele için Somali Cumhurbaşkanının planının desteklenmesine yansıyacaktır.

-Şu anda Somali’nin acil sorunları nelerdir?
Terörle mücadelenin yanı sıra, kırk yılın en kötüsü olan kuraklığın ülkede şiddetlenmesi nedeniyle halen Somali’de ağır bir insani krizle karşı karşıyayız. Arap ülkelerindeki kardeşlerimize, besi hayvanlarının telef olması ve tarımsal mahsullerin yok edilmesinin ardından yaklaşık 7,8 milyon Somaliliyi kıtlık hayaletinden kurtarmak için acil insani yardım sağlamaları için çağrıda bulunuyoruz. Ayrıca 1 milyon kişi, geçim kaynaklarını ve günlük gıda ihtiyaçlarını karşılama yeteneklerini kaybettikten sonra insani ihtiyaçlarını karşılamak için kırsal alanlardan mülteci kamplarına ve büyük şehirlere göç etti. Durum böyle devam ederse maliyet, felaket olabilir. Çocuklar ve kadınlar da dahil olmak üzere Somali nüfusunun yaklaşık yarısı, kuraklığın ülkenin her yerini vurmasının ardından kötüleşen insani durum nedeniyle risk altında. Etkilenenleri desteklemek ve Somali’nin daha önce tanık olduğu krizin tekrarını önlemek için acil önlemler ve insani yardım alınmadığı takdirde, ciddi gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalan insan sayısının artması bekleniyor.



Nijer'de askeri isyan bastırıldı

Nijer'in başkenti Niamey'deki "Niamey 101" askeri üssünün genel görünümü (AFP)
Nijer'in başkenti Niamey'deki "Niamey 101" askeri üssünün genel görünümü (AFP)
TT

Nijer'de askeri isyan bastırıldı

Nijer'in başkenti Niamey'deki "Niamey 101" askeri üssünün genel görünümü (AFP)
Nijer'in başkenti Niamey'deki "Niamey 101" askeri üssünün genel görünümü (AFP)

Nijer makamları dün, bir grup askerin başkent Niamey’deki önemli bir askeri üste komutanlarına karşı isyan girişiminde bulunduğunu açıkladı. Askerlerin başkentteki “hassas” noktalara ateş açtığı, girişimin karşılıklı çatışma ve patlamalara neden olduğu bildirildi.

Nijer Savunma Bakanı Korgeneral Salifou Moudy, yaptığı açıklamada, “Disiplin ve askeri düzenlemelere uymayan bir grup asker, Niamey’deki 101 No’lu Üs’te bazı silah arkadaşlarını alıkoyarak başkentteki bazı hassas noktalara ateş açtı” dedi.

Moudy, “Savunma ve güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesi, bu girişimin kontrol altına alınmasını ve söz konusu noktaların kontrolünün kademeli olarak yeniden sağlanmasını mümkün kıldı” ifadelerini kullandı.

İsyan girişiminin, ordu birlikleri ile doğrudan General Abdourahamane Tiani’ye bağlı Cumhurbaşkanlığı Muhafızları başta olmak üzere farklı askeri unsurlar arasında şiddetli çatışmalara yol açtığı belirtildi.


Türk ve Somali güçleri kaçırılan gemiyi kurtardı, 14 korsan öldürüldü

Somali kıyılarında bir geminin kaçırılması sırasında silahlı kişilerden biri (Arşiv- Reuters)
Somali kıyılarında bir geminin kaçırılması sırasında silahlı kişilerden biri (Arşiv- Reuters)
TT

Türk ve Somali güçleri kaçırılan gemiyi kurtardı, 14 korsan öldürüldü

Somali kıyılarında bir geminin kaçırılması sırasında silahlı kişilerden biri (Arşiv- Reuters)
Somali kıyılarında bir geminin kaçırılması sırasında silahlı kişilerden biri (Arşiv- Reuters)

Türk Deniz Kuvvetleri, Somali güçleriyle iş birliği içinde Somali karasularında kaçırılan bir gemiyi kurtardı. Mogadişu hükümetinin dün yaptığı açıklamaya göre, günler süren çatışmanın ardından 14 korsan öldürüldü.

Somali hükümetinin açıklamasında, operasyonun “10 gün sürdüğü, bu süre içinde güçlerin korsanlar tarafından kullanılan dört tekneyi imha ettiği ve operasyonda 14 korsanın öldürüldüğü” belirtildi. Açıklamada, kalan korsanların güvenlik güçlerinin aralıksız baskısı üzerine gemiden kaçtığı ifade edildi.

Güçlerin daha sonra “Lotof” adlı geminin güvenliğini sağladığı ve geminin seyrine güvenli şekilde devam ettiği kaydedildi.

MarineTraffic verilerine göre Kamerun bayraklı gemi, temmuz ayının sonlarında Türkiye’den ayrılarak Tanzanya’daki Darüsselam Limanı’na doğru yola çıktı. Şarku’l Avsat’ın uluslararası basında yer alan haberlerden aktardığına göre gemide Türk yapımı silahlar bulunuyordu.


Nijer: Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na kadar ulaşan askeri isyanın ardından belirsizlik sürüyor

Niamey’deki “101. Üs” (AFP)
Niamey’deki “101. Üs” (AFP)
TT

Nijer: Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na kadar ulaşan askeri isyanın ardından belirsizlik sürüyor

Niamey’deki “101. Üs” (AFP)
Niamey’deki “101. Üs” (AFP)

Nijer Savunma Bakanlığı, bugün bir grup askerin hassas bir askeri üste ateş açtığını ve ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na doğru ilerlediğini, ancak güvenlik güçleri tarafından püskürtüldüğünü açıkladı. Gelişme, 2023’ten beri askeri yönetim altında bulunan ve El Kaide ile DEAŞ saldırıları nedeniyle ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olan ülkede, bir isyanın darbe girişimine dönüşmesi olarak değerlendiriliyor.

Savunma Bakanı Korgeneral Salifou Moudy’nin imzasını taşıyan açıklamada, “Disiplin ve askeri yönetmeliklere uymayan bir grup asker, Niamey’deki 101. Üs’te bazı silah arkadaşlarını alıkoydu ve başkentin bazı hassas noktalarına ateş açtı” denildi.  

Devlet televizyonunda yayımlanan açıklamada, “Savunma ve güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesi, bu hareketin kontrol altına alınmasını ve söz konusu noktaların kontrolünün kademeli olarak yeniden sağlanmasını mümkün kıldı” ifadelerine yer verildi. Bakanlık ayrıca vatandaşlara “sakin olmaları ve günlük faaliyetlerini özgürce sürdürmeleri” çağrısında bulundu.

Niamey’deki Diori Hamani Uluslararası Havalimanı’na gelen yolcular (AFP)
Niamey’deki Diori Hamani Uluslararası Havalimanı’na gelen yolcular (AFP)

Üsten saraya

Saldırı dün gece yerel saatle 01.00 sıralarında başladı. İlk saatlerde silah ve şiddetli patlama sesleri, 101. Askeri Üssü’nün bulunduğu Diori Hamani Uluslararası Havalimanı çevresinde yoğunlaştı. Stratejik öneme sahip üs, orduya ait uçakların yanı sıra Sahel Devletleri İttifakı’nın (Nijer, Mali ve Burkina Faso) ortak gücünün karargâhına ev sahipliği yapıyor. Üste ayrıca Rus ve Avrupalı güçler de konuşlanmış durumda.

Silahlı çatışmalar yedi saatten fazla sürerken, Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresinde yoğun ve kesintisiz silah sesleri duyuldu. Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten aktardığına göre bir güvenlik kaynağı, saldırganların cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin çevresindeki güvenlik çemberini aşmaya çalıştığını söyledi. Görgü tanıkları da saray çevresinde yoğun çatışmalar yaşandığını bildirdi.

AFP’nin bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, Cumhurbaşkanlığı Muhafızları, Niamey’de “cumhurbaşkanlığı sarayına girmeye” çalışan “silahlı kuvvetlerden isyancıları” püskürttü. Buna rağmen saray çevresinde ve başkentin çeşitli mahallelerinde saatler boyunca silah sesleri gelmeye devam etti.

Nijer’in başkenti Niamey’deki “101. Üs” askeri tesisinden genel görünüm (AFP)
Nijer’in başkenti Niamey’deki “101. Üs” askeri tesisinden genel görünüm (AFP)

Dehşet dolu gece

Sabah saatlerinde ulusal televizyonun yayını bir saatten fazla kesildi. Yerel saatle yaklaşık 08.00’de ekran karardı, yayın 10.00 sıralarında yeniden başladı. Yayının başlamasının hemen ardından Savunma Bakanlığı’nın açıklaması yayımlandı ve durumun kontrol altına alındığı duyuruldu.

Nijer’i 2023’teki darbeden beri yöneten askeri konsey, Ulusal Vatanı Koruma Konseyi de sabah saat 07.00 civarında sosyal medya hesaplarından halka yönelik bir mesaj yayımladı. Mesajda, “Savunma ve güvenlik güçlerimiz vatanı savunmak üzere seferber olmuş durumda” denildi ve vatandaşlardan “sakinliklerini korumaları ve doğrulanmamış bilgileri yaymaktan kaçınmaları” istendi.

Nijer'in başkenti Niamey'de bir sokak (Arşiv - AP)
Nijer'in başkenti Niamey'de bir sokak (Arşiv - AP)

Bu sırada askerlerin cumhurbaşkanlığı yerleşkesine ve ulusal televizyon binasına giden yolları kapattığı, araç sürücülerini geldikleri yöne geri dönmeye zorladığı bildirildi. Niamey sakinleri, havalimanı yakınındaki mahallelerde zırhlı araçların konuşlandırıldığını gösteren görüntüler paylaştı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınındaki Yantala Mahallesi’nde yaşayan bir kişi öğle saatlerinde “Her şey yeniden sakinleşti, artık silah sesi duymuyoruz” dedi. Bir güvenlik kaynağı ise saldırganların bazılarının “etkisiz hale getirildiğini”, bazılarının kaçtığını ve güvenlik güçlerinin arama-tarama operasyonlarına başladığını belirtti.

Görgü tanıkları çatışmaların şiddetli olduğunu ifade etti. Havalimanına birkaç kilometre uzaklıktaki La Poudrière Mahallesi’nde yaşayan bir kadın, “Çok korktuk. Çok fazla silah sesi vardı, korkudan yatağın altına saklandım” dedi. Havalimanı yakınındaki Taladji Mahallesi’nden bir başka kişi ise “Duvarlar titriyordu, kulaklarım çınlıyordu” ifadelerini kullandı.

Niamey'deki uluslararası havaalanına yapılan saldırının ardından bir banliyönün havadan görünümü (Reuters).
Niamey'deki uluslararası havaalanına yapılan saldırının ardından bir banliyönün havadan görünümü (Reuters).

Cumhurbaşkanlığı Muhafızları belirleyici oldu

Sabah saatlerinde bir güvenlik kaynağı AFP’ye yaptığı açıklamada, “Nijer silahlı kuvvetlerinden isyancılar tarafından cumhurbaşkanlığı sarayına girme girişiminde bulunuldu. Cumhurbaşkanlığı Muhafızları tarafından püskürtüldüler” dedi.

Niamey’de bulunan Afrikalı bir diplomat, mevcut durumda muhafızların General Abdourahamane Tiani’ye bağlılığını koruduğunun açık olduğunu söyledi.

Nijer Danışma Bürosu üyesi ve Sahel Devletleri İttifakı Parlamentosu Milletvekili Bana Wagana Ibrahim de Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, saldırganların 101. Üs’ü hedef aldığını, ancak savunma ve güvenlik güçlerinin üssün kontrolünü yeniden ele geçirdiğini belirtti.

Eski cumhurbaşkanı adayı ve eski Nijer Milletvekili Abderrahmane Oumar ise “Durum tamamen Cumhurbaşkanlığı Muhafızları’nın kontrolünde” açıklamasını yaptı.

ABD’li subaylar, Bauchi’de Nijeryalı askerlere İHA teknolojisi eğitimi veriyor (AFRICOM)
ABD’li subaylar, Bauchi’de Nijeryalı askerlere İHA teknolojisi eğitimi veriyor (AFRICOM)

Ordu içinde gerilim

Yeni isyan, Nijer silahlı kuvvetleri içinde bir çatlak bulunduğunu ve özellikle ordu ile doğrudan General Abdourahamane Tiani’ye bağlı Cumhurbaşkanlığı Muhafızları arasında şiddetli çatışmalar yaşandığını ortaya koydu.

Kaynaklara göre gerilimin temelinde, ordunun son dönemde El Kaide ve DEAŞ’a karşı yürütülen çatışmalarda ağır kayıplar vermesi bulunuyor. Bazı askerlerin bu durum karşısında başlattığı protesto hareketinin silahlı bir isyana dönüştüğü ve isyanın bazı liderlerinin hâlen havalimanı yakınındaki 101. Askeri Üs’te bulunduğu belirtiliyor.

General Abdourahamane Tiani, Niamey’de Sahel ülkeleri zirvesine başkanlık ederken (Reuters)
General Abdourahamane Tiani, Niamey’de Sahel ülkeleri zirvesine başkanlık ederken (Reuters)

Askeri kaynaklar, General Abdourahamane Tiani’nin talimatları doğrultusunda hareket ettiği düşünülen Cumhurbaşkanlığı Muhafızları’nın, isyanı yöneten ve havalimanı bölgesinde bulunan asker ve subaylara karşı askeri müdahalede bulunma ihtimalini değerlendirdiğini aktardı.

Kaynaklar, durumun öfkeli askerlerin başlattığı bir “isyan” olmaktan çıkarak ordu içinde bir bölünmeye ve ordu ile Cumhurbaşkanlığı Muhafızları arasında çatışmaya dönüşmesinden endişe ediyor. Ülkenin iç kesimlerinden bazı ordu birliklerinin başkent Niamey’e doğru hareket ettiği yönündeki haberler de bu endişeleri artırıyor.