Otomotiv pazarındaki durgunluk ve yolsuzluk İran Sanayi Bakanı Emin’i koltuğundan etti

Reisi’nin ‘mafya ve nüfuzun kötüye kullanımıyla’ mücadele edeceğine dair söz vermesine rağmen milletvekillerinin çoğu İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatımi Emin’in görevden alınmasından yana oy kullandılar.

Reisi, İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatımi Emin’in gensoru oturumunda konuştu. (AP)
Reisi, İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatımi Emin’in gensoru oturumunda konuştu. (AP)
TT

Otomotiv pazarındaki durgunluk ve yolsuzluk İran Sanayi Bakanı Emin’i koltuğundan etti

Reisi, İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatımi Emin’in gensoru oturumunda konuştu. (AP)
Reisi, İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatımi Emin’in gensoru oturumunda konuştu. (AP)

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatımi Emin’in otomotiv pazarının kötüleşen koşulları karşısında performansını savunamaması ve özellikle daha önce hakkında verilen gensoru önergesinin oylandığı bir oturumu İranlı milletvekillerine onlarca otomobil vererek etkilemeye çalışmakla suçlanması sonucunda bakanı koruma mücadelesinde bir kez daha yenildi.
Fatımi Emin’in gensoru oturumuna katılan Reisi, hükümetinin ekonomi politikasını savunarak milletvekillerinin önünde ‘yolsuzluk, rantçılık, ekonomi mafyası ve (yetkililer arasında) nüfuzun kötüye kullanılmasıyla’ mücadele etme sözü verdi. ‘Otomotiv mafyasıyla’ mücadele edilmesi gerektiğini de vurgulayan Reisi, hükümetinin ‘yolsuzluk dosyalarını hasıraltı etmediğini’ belirttiği konuşmasında şunları söyledi:
“Yolsuzluk, sağlıksız ilişkiler ve yönetimde yetersizlik gördüğümüz her yerde, daha bizden istenmeden kendimiz duruma müdahale edeceğiz. İktidardaki izlenimimiz, meclisteki arkadaşlarımızın kendi seçim bölgeleri ve insanlar için meseleleri gündeme getirdikleri yönündedir. Yetkililerin cevap vermesi gerekir. Karar milletvekillerinin ve milletindir.”
Meclis mensupları, Fatımi Emin’i ‘otomobil fiyatlarındaki keskin artışı ve endüstriyel üretim maliyetlerindeki artışı’ kontrol edememekle suçlayarak iyi bir performans sergileyemediği gerekçesiyle sert bir şekilde eleştirdiler.
Bakan için yapılan gensoru oylamasına 290 milletvekilinden 272'si katıldı. 162 milletvekili bakandan güvenoyunun çekilmesi yönünde oy kullanırken, 102 milletvekili buna karşı çıktı. İki milletvekili çekimser kaldı. Meclis Başkanlığı altı oyun geçersiz olduğunu açıkladı.
Böylece İran Meclisi geçtiğimiz kasımdan sonra ikinci kez bakan hakkında gensoru oylaması yapmış oldu. İlk gensoru oylamasında Fatımi Emin güvenoyunun çekilmesine karşı çıkan 182 milletvekilinin desteğini alırken, 84 milletvekili görevden alınmasını desteklemiş ve altı milletvekili ise çekimser kalmıştı.
Geçtiğimiz günlerde Fatımi Emin’in görevden alınmasını destekleyen bazı milletvekilleri, bir önceki oylamada bakanın milletvekillerine onlarca otomobil verip oylama sürecini etkileyerek milletvekillerinin oyunu aldığını belirtmişti. Milletvekili Ahmed Ali Rıza Beygi, Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ofisine bağlı Doleta Bahar internet sitesi aracılığıyla 70 adet dört çeker otomobil alan 70-75 milletvekilinin yer aldığı bir liste yayınlamıştı.
Milletvekili Beygi oylamanın öncesinde, meclisteki milletvekillerinin oylamanın gidişatını değiştirmek üzere yeni otomobiller aldıkları iddiası nedeniyle hakkında yapılan bir şikayet üzerine mahkemeye çağrıldığını duyurmuştu. Milletvekili, otomobilleri alan meslektaşlarının bir taslak listesini yayınlamadan önce, İranlı İşçiler Haber Ajansı (ILNA) ile yaptığı bir röportajda suçlamalarını dile getirmişti. Fatımi Emin’in aleyhindeki gensoru oylamasının öncesinde Meclis Milletvekillerinin Davranışlarını Denetleme Komisyonu Sözcüsü Milletvekili Musa Gazanfer Abadi, komisyonun ‘Beygi’nin açıklamalarının asılsız olduğuna karar verdiğini’ söylemişti. Komisyonun inceleme toplantısında Beygi’nin arabaların alınmasının azil talebinden milletvekillerinin imzasını çekmesi karşılığında olduğunu söylemediğini aktarmıştı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Fatımi Emin, gensoru oylamasından önceki son savunmasında adını aklamakta ısrarcıydı.
“Bırakın 70 arabayı, bir tane araba almış bir kişi gösterin” diyen Fatımi Emin kendisini eleştirenleri hükümet ile meclis arasındaki ilişkileri bozmak ve rejimin haysiyetiyle oynamakla suçlayarak “Yolsuzlukla en çok mücadele eden bu hükümeti böyle bir ithamla suçlamak psikolojik savaş değil de ne?!” ifadelerini kullandı.
Fatımi Emin “Yolsuzlukla lekelenmedim ancak halkın güveni ve meclisin saygınlığı zedelendi” diyerek bazı İranlı yetkililerle yakın bağları olan baskı gruplarına işaret ederek kendisini ‘Amerikan lobisi’ ile ilişkilendiren gazeteleri de eleştirdi.
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in son zamanlarda ikincil meselelerle uğraşılmasına ve ülkedeki ikiyüzlülüğe karşı uyarıda bulunmasına ve daha önce yolsuzluğu yedi başlı ejderhaya benzetmesine atıfta bulunan Fatımi Emin “İkincil meselelerin tuzağına düşmemeli, gecikmeleri ve insanların karşı karşıya olduğu yaşamsal sorunları telafi etmeliyiz (...) Hükümet ve meclis sorunları çözmek için birlikte çalışması gerekirken neden ikiyüzlülük yapıyorsunuz? Bunun çabasında olanlar vatan hainidir” demişti.
Dini Lider Ali Hamaney geçen yılın sonunda, yerel olarak üretilen ürünlerin pahalı olup düşük kalitede olmasını eleştirmişti. Bunların arasında otomobiller de vardı.
Fatımi Emin ayrıca ‘İran otomotiv endüstrisinin hasta ve kronik ağrılar çektiğini’ ve ‘yedi başlı yolsuzluk ejderhasıyla’ mücadele ettiğini söylemişti. Ayrıca üstü kapalı bir şekilde, meclis üyelerini ‘otomotiv mafyasıyla’ danışıklı dövüş içerisinde olmakla suçlamıştı. IRNA’nın aktardığına göre ‘bu endüstrinin ameliyatında yolu yarıladıklarını ve iyileşme belirtileri olduğunu’ da sözlerine eklemişti.
Fatımi Emin, İran otomotiv endüstrisinin bugünlerde yaşadığı sorunları, geçtiğimiz eylül ayında başörtüsünü ‘düzgün takmadığı’ gerekçesiyle Ahlak Polisi tarafından gözaltına alınmasının ardından yaşamını yitiren genç bir kızın ölümüyle protestoların patlak vermesiyle, son zamanlarda otomobil üretimi ve ithalatının durmasına ve İran para biriminin değer kaybetmesine bağlamıştı.
Fatımi Emin arz ve talep arasındaki büyük uçurumun, piyasadaki yüksek otomobil fiyatlarının nedenlerinden biri olduğunu savunarak şunları söylemişti:
“Geçen kasım ayında kur savaşının başlaması, otomobil fiyatlarının artmasına neden oldu. Çünkü geçen aralık ayından bu yana otomobillere olan sahte talepte bir artış gördük (...) Döviz kurlarının yükselmesi Sanayi Bakanlığı'nın elinde değil. Zira ekonomik bir savaş veriyoruz ve otomobil fiyatları değişkenlere bağlı.”
İran Sanayi Bakanlığı'nın faaliyetlerinin İran ekonomisinin yüzde 30'unu oluşturduğunu belirten Fatımi, bakanlığın ülkedeki 90 ekonomik faaliyet alanının 27'sinden sorumlu olduğuna işaret etmişti.
Reuters’a göre Fatımi, 2021'de Reisi’nin seçilmesinden bu yana, ülkenin ekonomik koşullarından duyulan hoşnutsuzluğun arttığı bir ortamda muhafazakar hükümetin görevden alınan ilk üyesi oldu.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu’ndan Milletvekili Sara Fellahi, yapılan bir anketin sonuçlarına göre halkın yüzde 86'sının bakan için gensoru verilmesini onayladığını duyurmuştu. Ancak anketi yürüten tarafı ve ne zaman yapıldığını açıklamamıştı.
Bakan’dan güvenoyunun çekilmesini destekleyenlerden milletvekili Ahmed Resuli Necad bakanlığın piyasada üretilen ve satılan araba sayısına ilişkin verdiği istatistikler hakkında ciddi şüpheleri olduğunu dile getirdi. Milletvekili Nasır Musevi Larkani ise bakanı ‘bakanlığı sabote etmekle’ suçlayarak “Uzmanlara danışmadan bakanlığı yeniden yapılandırdı. Kendisine yakın olanları idari görevlere atayıp uzmanları ikinci plana attı” dedi. IRNA’ya göre, ‘yapı malzemelerinin ortalama fiyatının yüzde 100 arttığını’ vurguladı.
Diğer yandan AFP’ye göre milletvekili Lütfullah Siyahkali, azledilen bakanı sektördeki büyüme hakkında cumhurbaşkanına yanlış rakamlar vermekle suçlayarak “Bir büyüme varsa bunu neden insanların hayatında görmüyoruz?!” dedi ve bakanlığa otomotiv endüstrisini özel sektöre bırakması çağrısında bulundu.
Milletvekili Muhammed Rıza Taceddin ise Emin’in altı ay içinde ikinci kez gensoru oylamasına tabi tutulmasını eleştirerek, bunu meclise karşı ‘yeni bir meydan okuma’ olarak nitelendirdi. Ayrıca ‘devrimci’ meclisin ‘devrimci’ hükümete yaklaşımını da eleştirdi.
Diğer taraftan milletvekili Celil Mir Muhammedi de bakanın gensoru önergesinin geri çekilmesi için meclis üyelerinin 75 adet dört çeker araba almakla suçlanmasını eleştirerek “Kime darbe indiriyorsunuz? Rejimin temel direklerinden biri olan meclise. Hükümet hakkında şüphe uyandırıyorsunuz. Herkesi yolsuzlukla suçluyorsunuz” dedi.



Yahudi yerleşimcilerden Batı Şeria'da geniş çaplı saldırılar

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)
İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)
TT

Yahudi yerleşimcilerden Batı Şeria'da geniş çaplı saldırılar

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)
İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki köylere düzenlediği saldırının ardından dün yanmış bir aracı inceleyen Filistinliler (AP)

İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria'daki yoğun ve geniş çaplı saldırılarına dün de devam ettiler. Batı Şeria’nın çeşitli noktalarında Filistinlilere ait daha fazla ev ve tesisi kundaklayan yerleşimciler, intikam sloganları attılar.

Yerleşimciler dün gece Deyr el-Hatab, Beyta, Karyut, Deyr Şeref ve Nablus yakınlarındaki Havara dahil olmak üzere yeni köyleri saldırdı. En şiddetli saldırılar Deyr el-Hatab'da gerçekleşti. Bu saldırılarda 9 Filistinli yaralandı ve evler ile araçlar ateşe verildi.

Nablus Kızılayı Acil Yardım ve Acil Durum Merkezi Müdürü Amid Ahmed, sağlık ekiplerinin saldırı sırasında ayağından kurşunla yaralanan 45 yaşındaki bir vatandaşa müdahale ettiğini, ayrıca yerleşimcilerin saldırısı sonucu meydana gelen 8 yaralanma vakası daha olduğunu, bunların arasında bir kadının çürükler ve sıkılan bir gaz sonucu boğulma şikayeti yaşadığını bildirdi. Yerleşimciler Deyr el-Hatab'da evleri ve arabaları yakarken Beyta beldesine saldırıp, tarım arazilerini tahrip ettiler, asırlık zeytin ağaçlarını söktüler, bir evin duvarını yıktılar, Filistinlilere saldırıp dövdüler ve ana elektrik trafosuna ateş açarak bölgenin elektriğini kestiler.

fd
Yahudi yerleşimcilerin saldırısı sonucu hasar gören bir aracın fotoğrafı. Yerleşimciler ayrıca Batı Şeria'nın Nablus'un doğusundaki Deyr el-Hatab köyünde evlerin duvarlarına İbranice sloganlar yazdı (DPA)

Yahudi yerleşimciler, Karyut'ta da köyün doğu kesimindeki evlere saldırdı ve Filistinlilerle çatıştı. Ayrıca Barka köyündeki tarihi Mesudiye bölgesinde bir turistik çadırı, Deyr Şerif köyünde bir araç parkının bir bölümünü ve bazı araçları yaktı.

Ramallah'ta ise Barka köyü gece saldırısına uğradı. Saldırıda bir ‘sağlık kliniği’ ile bir ticari kamyon yakıldı. Öte yandan yerleşimciler, Ramallah çevresindeki hayati öneme sahip yolları kapatarak vatandaşların hareketini kısıtladı.

Saldırılarda yerleşimcilerin baskın düzenleyerek Filistin bayrağını indirip yerine işgal bayrağını astıkları ve duvarlarına ırkçı sloganlar yazdıkları Havara Lisesi de zarar gördü. Eğitim Bakanlığı bu saldırıyı, ‘eğitim hakkı ve güvenli öğrenim ortamına yönelik bariz bir ihlal’ olarak değerlendirdi.

fvfdev
Filistinliler, Batı Şeria'nın Cenin kentinin güneyindeki el-Fandakumiye köyüne İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırının ardından Pazar günü yanmış bir aracı inceliyorlar (AFP)

Saldırılar, Batı Şeria'da yaklaşık 20 noktayı hedef alan ve Calud, el-Fandakumiye, Seylat el-Dahr ve Batı Şeria'nın kuzeyindeki Karyut köylerinde evlerin, araçların ve mülklerin yakılmasını içeren önceki saldırılardan birkaç saat sonra gerçekleşti.

Yerleşimciler, pazar günkü saldırının İran'ın roket saldırılarına misilleme olduğunu, dünkü saldırının ise Nablus yakınlarında bir trafik kazasında bir yerleşimcinin öldürülmesine misilleme olduğunu iddia etti.

Yerleşimcilerin her iki saldırısı da özel platformlar üzerinden yapılan çağrıların ardından gerçekleşti. Filistinliler de özel gruplar aracılığıyla, büyük savaşın gölgesinde Batı Şeria'da bir tür başka savaşın başladığı izlenimi veren bu durum karşısında dikkatli olunması ve yerleşimcilere karşı koyulması yönünde çağrılar ve uyarılar yayınladı.

fvfdv
İşgal altındaki Batı Şeria'nın Havara beldesinde silahlı İsrailli yerleşimciler ve askerler (Arşiv - AFP)

Yahudi yerleşimciler, saldırıları sırasında intikam sloganları attılar ve saldırdıkları yerlere intikam sloganları yazdılar.

Cumartesi günü Batı Şeria'nın kuzeyindeki Hermeş yerleşim birimi yakınlarında meydana gelen bir trafik kazası sonucu bir İsrailli yerleşimci hayatını kaybetti. İsrail polisi ve ordusu, olayın kaza mı yoksa Filistinliler tarafından gerçekleştirilen bir saldırı mı olduğunu belirlemek için soruşturma başlattıklarını açıkladı.

İsrail polisine teslim olan Filistinli, bunun bir trafik kazası olduğunu ısrarla savundu. Ancak İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve diğer yerleşimci aktivistler, resmî sonuçları beklemeden olayı cinayet ve saldırı olarak nitelendirdiler, bu da yerleşimcileri kışkırttı.

Smotrich, yerleşimcinin cenazesi sırasında yaptığı konuşmada, Filistin Yönetimi'ni ‘devirmek’ ve Batı Şeria'da tam bir İsrail kontrolü sağlamak için çalışacağına söz verdi. Smotrich, yerleşimcilere cenaze töreninin ardından intikam eylemleri gerçekleştirmeye çağırdı.

vdfv
Pazar günü Cenin'in güneyindeki Batı Şeria'daki el-Fandakumiye köyünde, İsrailli yerleşimcilerin saldırısının ardından hasar gören bir evi inceleyen Filistinliler (EPA)

Saldırılar, İsrail ordusunun yerleşimcilerin saldırılarının güvenliği etkileyebileceği gerekçesiyle Batı Şeria'ya bir piyade taburu gönderme kararı almasının ardından gerçekleşti.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaş sırasında artan milliyetçi suç olaylarını kınayarak, bunlara karşı mücadele etme söz verdi.

Son saldırılar, 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'daki yerleşimciler tarafından başlatılan tırmanışın bir uzantısı ve bu saldırılar, İran'a karşı devam eden savaşla birlikte arttı. Savaşın başlangıcından bu yana Batı Şeria'daki yerleşimciler, dünyanın büyük çatışmaya odaklanmış olmasını fırsat bilerek 8 Filistinliyi öldürdü.

Öte yandan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dün, İsrail’in yerleşim birimlerini genişletmesi, toprak ilhakı, artan yerleşimci terörü ve Filistin’in mahsup fonlarının dondurulması gibi politikalarının sonucu olarak Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki durumun ciddiyetine dikkati çekti.

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyna, yaptığı açıklamada, “Gazze Şeridi’ne yönelik devam eden savaşın yanı sıra Batı Şeria’daki yerleşimcilerin işlediği cinayet, kundaklama ve yıkım saldırıları ne çatışmanın özünü değiştirecek ne de kimseye meşruiyet kazandıracak. Çünkü işgal devam ettiği sürece bölgede ve dünyada güvenlik ve istikrar sağlanamayacak” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu’nun yaşadığı kriz ve savaşların tek çözümünün, Filistin meselesinin uluslararası meşru kararlar, Arap Barış Girişimi ve uluslararası hukuka uygun olarak adil bir şekilde çözülmesi olduğunu belirten Rudeyna, “Her ne kadar uzun, karmaşık ve kanlı bir süreç olsa da, dünyayı savaşların getireceği daha fazla felaketten kurtarmanın tek yolu budur” dedi.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ne kadar uzanan bir "güvenlik bölgesi" kurma niyetini açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ne kadar uzanan bir "güvenlik bölgesi" kurma niyetini açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz vugün yaptığı açıklamada, güçlerinin Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ne kadar uzanan bir "güvenlik bölgesi"ni kontrol edeceğini duyurdu.

 Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail'deki bir askeri komuta merkezini ziyaretinde konuşan Katz, "Hizbullah'ın teröristleri ve silahları geçirmek için kullandığı Litani Nehri üzerindeki beş köprünün tamamı havaya uçuruldu ve İsrail Savunma Kuvvetleri kalan köprüleri ve Litani'ye kadar uzanan güvenlik bölgesini kontrol edecek" dedi.

Bu bölge,İsrail sınırından otuz kilometre boyunca uzanmaktadır.

Katz, yerinden edilmiş sakinlerin "İsrail'in kuzeyindeki sakinlerin güvenliği garanti altına alınana kadar Litani Nehri'nin güneyine geri dönmeyeceklerini" de ifade etti.

İsrail ordusu pazar günü, açıkça bombalayacağına dair tehditlerin ardından Lübnan'ın güneyinde sahil yolundaki el-Kasımiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu, Litani Nehri'nin güneyini Sur kentine bağlayan en önemli ulaşım arterlerinden birini doğrudan etkileyen gerginlik artışı olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, İsrail'in hedeflerini güneydeki altyapı ve konut alanlarını da kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurmasıyla eşzamanlı olarak gerçekleşti.

Katz geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte orduya, İsrail bölgelerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için cephe hattındaki köylerde bulunan Lübnan evlerinin yıkımını hızlandırma talimatı verdiklerini ve Litani Nehri üzerindeki tüm köprülerin yıkılacağını söylemişti.


Lübnan, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti ve pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesini istedi

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Lübnan, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti ve pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesini istedi

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamaya göre Lübnan, İran'ın atanmış büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'nin akreditasyonunu geri çekti ve kendisinden pazar gününe kadar Lübnan topraklarını terk etmesini istedi.

Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İran'ın Lübnan'daki Maslahatgüzarı Tevfik Samadi ve Genel Sekreter Büyükelçi Abdul Settar Isa çağrılmış, kendisiyle görüşmüş ve Lübnan devletinin atanan İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'nin akreditasyon onayını geri çekme ve onu istenmeyen kişi ilan etme kararını bildirmiştir. Bakanlık, Şeybani'nin en geç 29 Mart 2026 Pazar gününe kadar Lübnan topraklarını terk etmesini talep etmiştir.

Aynı bağlamda, Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Tahran'ın iki ülke arasında uygulanan diplomatik ilişkilerin norm ve ilkelerini ihlal ettiği yönündeki Lübnan devletinin açıklaması üzerine, İran'daki Lübnan Büyükelçisi Ahmed Sveydan'ı istişare için çağırdı.