Kuveyt’te seçim süreci başladı

Ulusal Meclisi’nin kararname ile feshedilmesinin ardından seçim kararı alındı.

Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)
Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)
TT

Kuveyt’te seçim süreci başladı

Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)
Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)

Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah dün, Anayasa Mahkemesi kararıyla yayınladığı kararname ile 19 Mart'ta göreve geri dönen meclisi feshetme ve birkaç ay içinde yeni bir seçime gitme kararı aldı.
Kararname, emirin bazı yetkilerini üstlenen Veliaht Prens Şeyh Meşal el-Ahmed adına yayınlandı. Emirlik kararnamesinde şu ifadelere yer verildi:
“Anayasaya güvenmek, halkın iradesine saygı duymak, ülkenin üstün çıkarlarını gözetmek, içinde bulunduğumuz dönemde uluslararası ve bölgesel ekonomik değişimlerin ortasında istikrarı korumak ve daha iyi bir yarın hedefine ulaşmak için vatandaşları refah ve ilerleme düzeyinde gelişmiş milletler saflarına yerleştirmek ve otorite kaynağı olarak Ulusal Meclis’e başvurmak gerekir.” 
Kararname meclisin ‘Başbakan'ın teklifi üzerine ve Bakanlar Kurulu'nun onayından sonra’ feshedilmesini öngörüyor.
Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, 17 Nisan’da Anayasa Mahkemesi kararıyla 2020 Ulusal Meclisi’nin feshedildiğini ve ilerleyen aylar için genel seçim çağrısı yapıldığını duyurdu.
19 Mart’ta Anayasa Mahkemesi’nin 2022 Ulusal Meclis seçimlerini hükümsüz kılan bir karar vermesiyle eski Ulusal Meclis Başkanı’nın ve tüm üyelerinin geri dönmesini öngören bir karar yayınladı (2020 Meclisi).
Mahkeme kararıyla dönen meclis, en başta seçilen üyelerin yarısından fazlasını temsil eden 28'den fazla milletvekilinin boykot edilmesi ve hükümetin meclis oturumlarını boykot etmesi gibi engellere tanık oldu.
Meclisi feshetme kararı, Ulusal Meclis Başkanlığı koltuğuna oturan Merzuk el-Ganim'in meclis oturumu için çağrıda bulunduğu tarihten bir gün önce geldi. Bazı milletvekillerinin parlamento yarışına katılma konusundaki isteksizliklerini açıkladıkları Kuveyt'te siyasi huzursuzluğa rağmen, bazı milletvekilleri dün fesih kararnamesinin yayınlanmasının hemen ardından parlamentoda milletvekili olmak için aday olma niyetlerini duyurdular.
Veliaht Prens Şeyh Meşal el-Ahmed, Ramazan Ayı’nda yaptığı konuşmada, ‘bir dizi siyasi ve yasal reformlar yaparak anlaşmazlıkları önlemek için devleti yeni bir disiplin ve yasal başvuru aşamasına geçirmek, yasama ve yürütme erklerinin her türlü yetki suiistimalini önlemek, yönetişim sistemini bileşimi ve görev tanımı bakımından güçlendirerek yargının tarafsızlığını ve bütünlüğünü sağlamak” konularına değindi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre anayasanın 107’inci maddesi, özellikle yasama ve yürütme erkleri arasındaki ilişkilerde, genellikle siyasi blokajı aşmak için devreye giriyor. Bu maddede şu ifadeler yer alıyor:
 “Emir, Ulusal Meclisi fesih sebeplerini belirten bir kararname ile feshedebilir. Meclisin feshedilmesi halinde fesih tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere yeni meclis için seçim yapılması zorunludur.”
Ulusal Meclis, 29 Eylül 2020'de Kuveyt'te iktidara gelen Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah döneminde ikinci kez feshediliyor. Daha önce 2 Ağustos 2022'de, Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah başbakanlığı devralmasının ardından Ulusal Meclisi fesheden bir emirlik kararnamesi yayınlanmıştı.
Kuveytliler, Şeyh Abdullah Es-Salim es-Sabah'ı Kuveyt'te demokratik deneyimi tesis eden bağımsızlık insanı olarak görüyor. Hükümdarlığı sırasında, Körfez'de türünün ilk belgesi olan anayasa onaylandı ve mevcut Kuveyt anayasası, 11 Kasım 1962'de bağımsızlıktan sonra ilan edildi. Resmi olarak 29 Ocak 1963'te yürürlüğe girdi. Kuveyt anayasası demokratik sistemi benimsiyor. 6’ıncı madde, ‘Kuveyt'teki hükümet sisteminin demokratik olduğunu ve egemenliğin tüm güçlerin kaynağı olan ulusa ait olduğunu’ vurguluyor.
Bağımsızlık ve anayasanın ilanından sonra 1963'te Ulusal Meclisi'nin ilk oluşumundan bu yana Ulusal Meclis yaklaşık 11 kez feshedilmeye maruz kaldı. Bu fesihler ya bir emirlik kararnamesiyle ya da iki anayasaya aykırı fesih vakası (1976 ve 1986) da dahil olmak üzere yargı kararlarıyla gerçekleşti. 1976 ve 1986’da Meclis anayasaya aykırı olarak feshedildi ve anayasanın bazı maddelerinin çalışması askıya alındı.
1975 Ulusal Meclisi, Kuveyt Eski Emiri Şeyh Sabah es-Salim'in 29 Ağustos 1976'da anayasanın bazı maddelerinin uygulanmasını askıya alan bir Emirlik kararnamesi yayınlamasının ardından Ulusal Meclis feshedildi. Hükümet ile Ulusal Meclis arasındaki anlaşmazlık ve iki taraf arasındaki suçlama alışverişi bu fesih kararı için gerekçe gösterildi. Kuveyt'te parlamento hayatı yaklaşık dört yıl durdu. Bir sonraki seçimler 23 Şubat 1981'de yapıldı.
1985 Ulusal Meclisi ülkede ikinci kez feshedilen meclis olarak kayıtlara geçti. 9 Mart 1985'te göreve başlayan Ulusal Meclis 3 Temmuz 1986'da feshedilmişti. Ülkenin Eski Emiri Şeyh Cabir el-Ahmad ise iklim krizi nedeniyle parlamento ile hükümet arasında yaşanan çatışmaların ardından anayasanın bazı maddelerinin çalışmasını durduran bir emirlik kararnamesi çıkardı. Kuveyt'te parlamento hayatı yaklaşık 4 yıl durdu. Bir sonraki seçimler 23 Şubat 1981'de yapıldı.
Üçüncü fesih, Şeyh Cabir el-Ahmed döneminde 1999’da gerçekleşti. Bu fesih Milletvekili Abbas el-Hudari'nin Kur'an-ı Kerim'in basımındaki hatalar nedeniyle Adalet Bakanı ve Evkaf ve İslami İşler Bakanı Ahmed el-Küleyb hakkında gensoru önergesi vermesi nedeniyle oldu.
2003 Ulusal Meclisi, Şeyh Sabah el-Ahmed döneminde ‘seçim bölgesi krizi’ olarak bilinen olay nedeniyle dördüncü feshe maruz kalan meclis oldu. 
Beşinci fesih ise vatandaşlığa kabul sorunları ve Başbakanlık giderleri nedeniyle Şeyh Sabah el-Ahmed'in imzasıyla feshedilen 2006 Ulusal Meclisi üzerinde gerçekleşti.
2008 Ulusal Meclisi 290 günlük çalışmadan sonra altıncı feshe maruz kalan meclis oldu. 1 Haziran 2008'de çalışmaya başlayan bu meclis 18 Mart 2009'da Şeyh Sabah el-Ahmed döneminde feshedildi.
Yedinci ve sekizinci fesihler iki kere feshedilen 2009 Ulusal Meclisi üzerinde gerçekleşti. Anayasa Mahkemesi 2012’de Haziran ve Şubat aylarında iki kez meclisin feshine karar verdi. Bunun nedeni, 2009 Konseyi'nin feshinde kararnamede ortaya çıkan usul hatasıydı. Bu nedenle mahkeme yeni meclisin geçersizliğine hükmetti.
2013 Ulusal Meclisi, Şeyh Sabah el-Ahmed tarafından 16 Ekim 2016'da anayasal olarak feshedilmesi üzerine dokuzuncu feshe tanık oldu.
2020 Ulusal Meclisi, parlamenter yaşam tarihindeki onuncu feshe tanık oldu. Bu, Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah dönemindeki ilk fesih vakası olarak kayıtlara geçti.
2020 Meclisi’nin feshi de ise dün kararname ile açıklandı. Bu da Kuveyt'te Parlamento'nun feshedilmesi tarihindeki 11'inci vaka oldu.



Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
TT

Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin, Husiler tarafından bugün sabaha karşı başkent Riyad’a fırlatılan bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin gerilimi artırmasının ve başkent Riyad’daki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alma girişimlerini sürdürmesinin, 8 milyondan fazla vatandaş ve yabancının yaşadığı kentte bu milislerin tutumundaki ısrarı ortaya koyduğunu belirtti. Maliki, söz konusu girişimlerin sivilleri ve sivil unsurları kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alan “terörist ve saldırgan bir davranış” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Maliki ayrıca Husilerin Biş, Taif, Fursan ve Yanbu kentlerindeki sivilleri ve sivil unsurları hedef almaya çalıştığını, ancak hava savunma sistemlerinin bu saldırı girişimlerini engellediğini söyledi.

Maliki, yayımlanan açıklamada, koalisyon yönetiminin Husilerin “terörist faaliyetlerini” caydırmak amacıyla, uluslararası insancıl hukuk ve teamül hukuku kurallarıyla uyumlu olmak kaydıyla, uygun gördüğü tedbirleri alma konusunda asli hakkına sahip olduğunu vurguladı.


Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.