Tunus: Yabancı ortaklar dostumuzdur ancak istikrar kırmızı çizgidir

İşçi Sendikası, Said’in ‘IMF’nin emirlerini’ reddetmesine övgüde bulundu.

Sendika Başkanı Tabbubi (ortada) pazartesi kutlamalarına katıldı.  (EPA)
Sendika Başkanı Tabbubi (ortada) pazartesi kutlamalarına katıldı. (EPA)
TT

Tunus: Yabancı ortaklar dostumuzdur ancak istikrar kırmızı çizgidir

Sendika Başkanı Tabbubi (ortada) pazartesi kutlamalarına katıldı.  (EPA)
Sendika Başkanı Tabbubi (ortada) pazartesi kutlamalarına katıldı. (EPA)

Tunus Dışişleri, Göçmenlik ve Yurtdışındaki Tunuslular Bakanı Nebil Ammar dün, şu an Tunus’ta diktatörlük kurma diye bir durum olmadığını bildirdi. Bakan ayrıca Tunusluların ‘özgürlüklerini savunmak için herhangi bir kişiyi veya ortağı beklemeyeceğini’ vurguladı.
Arap Dünyası Haber Ajansı’nın haberine göre Ammar’ın resmi Tunus Afrika Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada halkın ‘kendilerini tehdit altında görürlerse, bu özgürlükleri savunmak için kendi özgür iradeleriyle sokaklara çıkacaklarını’ belirtti.
Muhalefet, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’i 25 Temmuz 2021’de parlamentonun feshedilmesi de dahil olmak üzere olağanüstü hal kararları onayladıktan sonra bireysel yönetim için bir proje hazırlayarak, demokratik geçiş yolunu yıkmakla suçluyor. İstisnai kararların ardından Said, ülke için yeni bir anayasayı onayladı, yeni bir seçim yasası çıkardı, sonrasında da büyük bir katılımın olmadığı yasama seçimleri yapıldı.
Ammar, asılsız eleştirilerin Tunusun imajını zedelediğini ve ülkenin uluslararası düzeyde yakalayabileceği ilerlemenin kaybolmasına yol açtığını söyledi.
Bakan açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“11 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan bazı kişiler, bu süreç boyunca, sonuç almaksızın Tunus’un ortaklarının benzeri görülmemiş desteğinden yararlandı. Bu kişiler seçimleri boykot etmeyi tercih ettiler ve böylece kendilerini meşru olarak söz almaktan mahrum bıraktılar. Tunus’un son on yılın ardından içinde bulunduğu durumu açıklamak gerekiyor ve bu her açıdan zor bir durum. Kamuoyunun liderlerin tutumları üzerinde bir etkisi var ve ortağımız olan ülkelerdeki yetkililerin söyleminin tek söylem olmaması için buna yatırım yapılmalıdır.”
Dışişleri Bakanı, Tunus Cumhurbaşkanı’na karşı çıkan önde gelen siyasetçilerin tutuklanmasının ardından ülkesinin maruz kaldığı eleştirileri reddetti. Bu bağlamda şunları söyledi:
“Tunus’a uygulanan baskıların ters tepki verdiği bir noktaya geldik ve bu baskılar nedeniyle geri dönülmez bir noktaya ulaştık. Tunus ortaklarının bu tehlikenin farkına varmasını bekliyoruz zira bu alanda çok ileri gittiklerine inanıyoruz. Ülkenin istikrarı ve toplumsal barışına dayalı asla aşılamayan bir kırmızı çizgisi olduğunu ortaklarımıza anlattık. Yabancı ortaklarımız dostumuzdur ancak iç işlerimize taraf olamazlar.”
Bakan olumsuz mesajların ‘Tunus ekonomisine yardım etmediğini aksine düzensiz göç de dahil olmak üzere tüm zararlıları durumları beslediğini ayrıca Tunus ekonomisine yardım etmenin yasa dışı göçle mücadele etmenin bir biçimi’ olduğunu belirtti.
Bunun yanı sıra, Tunus Genel İşçi Sendikası Genel Sekreteri Nureddin et-Tabbubi, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in ‘Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) emirlerini’ reddettiğine ilişkin açıklamalarına dikkat çekti. Sendikanın bu tutumla ile ilgili devlet liderliği ile görüştüğünü vurgulayarak, sendika tarafının ‘Ramazan Ayı ateşkesinden’ sonra barışçıl mücadeleye geri döndüğünü duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Tabbubi Uluslararası İşçi Bayramı’nı kutlamak için düzenlenen işçi buluşması fırsatıyla, sendikanın üç sosyal kuruluşla başlattığı ‘Ulusal Kurtuluş’ girişiminin ismini ‘Gelecek için Tunus’ ismiyle değiştirildiğini açıkladı.
Tabbubi girişimin içeriğinin hazırlanması ve siyasi, ekonomik ve sosyal açılardan önerilerin içeriğinin belirlenmesi tamamlanmış olmasına rağmen girişimin resmi olarak 1 Mayıs’ta başlatıldığını yalanladı. Mevcut durumun, ‘birden fazla okuma ve birden fazla inceleme gerektirdiğini ve dosyayla daha büyük bir itidal ve daha fazla bilgelikle ele almayı gerektirdiğini’ vurguladı.
Tabbubi, sendika tarafı ile Gelecek için Tunus girişimine katılan diğer tarafların, söylemleri ve tüm imalarına rağmen söz konusu girişimi Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’e sunma ısrarını ortaya koydu. Bu bağlamda “Bizim rolümüz sebat etmek ve ısrar etmektir. Said’e okuması için girişimin içeriğini sunacağız. Sonra her olayın bir hadisi vardır” açıklamasında bulundu.
Gözlemciler, İşçi Sendikası’nın, özellikle sendika taleplerinin çoğunu benimseyen sol partilerden aldığı büyük desteği kaybetmesinin ardından, cumhurbaşkanlığı tarafından atılan adımlara açık bir muhalefet göstermek istemediğini düşünüyor.
Birçoğu, sendikanın destekçilerini kızdırmamak ve cumhurbaşkanlığı ile kesin bir anlaşmazlık yaratmamak için denge kurmasını ön görüyor. Ayrıca sendikanın en önemlisi Nahda Hareketi olmak üzere diğer siyasi güçlerin planlarıyla kesişebilecek sert bir muhalefet oluşturmaksızın, iktidarla aralarındaki kanalları açık tutacağını düşünüyorlar.
Sendika Başkanı, Cumhurbaşkanı Said’in Uluslararası Para Fonu’nun emirlerini reddettiğini vurguladı. Bu bağlamda “İşçi Sendikası, bazı yumuşak krediler karşılığında Tunus’tan talep edilen reformları da reddeden tutumu ile uyumlu olan bu yaklaşıma dikkat çekmekten geri duramaz” dedi. Ayrıca “Cumhurbaşkanı’nın tutumunun olumlu oluşu, hükümetin Fon ile bir yılı aşkın bir süredir önemli sonuçlar almadan müzakere etmesinin ciddiyetini sorgulatmaktadır” ifadelerini de sözlerine ekledi.
Tabubi açıklamasının devamında “Özellikle Uluslararası Para Fonu ile ilgili olarak tek karar politikası, Tunus’ta, yanılmaz peygamberler çağının ve mucizeler gerçekleştirmenin sona erdiği de dahil olmak üzere birçok ders verdi” dedi. Ulusal kapasitelere dayalı, ulusal bir proje etrafında ortak bir projedeki fedakarlıkların paylaşılmasının önemini vurguladı.
Tabbubi dahili koordinasyon ve ulusal güçlerin birliği sağlama, iç işlerine çeşitli ülke ve kuruluşların müdahalesinden kaçınma ve Said’in kendine güven ve Tunus’un yetenekleri konusunda söylediklerinin uygulanmak için birlik içinde durma çağrısında bulundu. “Tunusluların ekonomik ve sosyal hakları için sendikanın mücadelesi barışçıl bir şekilde devam edecek” ifadelerini kullanan Tabbubi ‘hakların verilmediğini, yok edildiğini’ vurguladı.
Diğer yandan, Başkent yakınlarındaki Ben Arus’daki Asliye Mahkemesi sözcüsü Ömer Hanin, Rades Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilen spor müsabakaları sırasında meydana gelen kaos ve isyanlarla ilgili olarak 66 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Hanin, gözaltına alınanlar arasında 17 yaş altı 12 çocuk da bulunduğunu belirtti. Ruhsatsız ateşli olmayan silah bulundurmak, stadyuma giriş kartlarında sahtecilik yapmak ve narkotik madde bulundurmakla ilgili altı güvenlik raporunun kaydedildiğini açıkladı. Bu olaylarda elektrikli testere kullanan bir kişinin tutuklandığını ve ‘mallara ve insanlara saldırı ve ateşe vermek için suç örgütü oluşturmak’ suçlamasıyla hakkında dava açıldığını bildirdi.
Tunus İçişleri Bakanlığı, geçen cumartesi akşamı Brades’teki Hammadi el-Akrabi Stadyumu’nda CAF Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinin Espérance ST ile Cezayirli JS Kabylie maçında meydana gelen isyanların tüm detaylarının ortaya çıkarılması için bir soruşturma açıldığını duyurdu.
Olayda bir grup insan, stadın içinde bir depoyu ele geçirmiş ve içindeki malzemeleri güvenlik birimlerine saldırmakta kullanmıştı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.