Guterres: Afganistan dünyanın en büyük insanlık dramını yaşıyor

BM Genel Sekreteri Guterres finansal kaynakların azalmasına rağmen BM’nin ülkedeki çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı.

Guterres, dün Doha’da Afganistan konulu bir toplantıda konuşma yaparken (AFP)
Guterres, dün Doha’da Afganistan konulu bir toplantıda konuşma yaparken (AFP)
TT

Guterres: Afganistan dünyanın en büyük insanlık dramını yaşıyor

Guterres, dün Doha’da Afganistan konulu bir toplantıda konuşma yaparken (AFP)
Guterres, dün Doha’da Afganistan konulu bir toplantıda konuşma yaparken (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı konuşmada, Afganistan’daki durumun dünyanın en büyük insani felaketi olduğunu açıkladı. BM’nin, ‘Taliban’ın uluslararası örgütteki kadınların faaliyetlerine getirdiği kısıtlamalara rağmen, ihtiyaç sahibi milyonlarca Afgan’a yardım sağlamak için ülkedeki varlığını sürdüreceğini’ vurguladı. Ayrıca BM’nin finans kaynaklarının azaldığına da dikkat çekti. 
Guterres 2 Mayıs’ta uluslararası temsilcilerle, toplantılardan dışlanmalarının ‘ters sonuçlar doğurabileceği’ konusunda uyarıda bulunan Taliban yetkilileri ile nasıl başa çıkılacağı konusundaki toplantıların ikinci gününe başladı.
Taliban yetkililerinin kadınların BM kuruluşlarında çalışmasını yasaklayacağını açıklamasının ardından, Guterres BM’nin Nisan başından bu yana Afganistan’daki performansını gözden geçirdiği bir zamanda, iki günlük toplantı çağrısında bulundu.
Kapalı kapılar ardında gerçekleştirilen toplantılara Taliban yetkililerinden herhangi bir temsilci davet edilmedi.
Taliban hükümeti, ABD, Çin ve Rusya’nın yanı sıra Avrupa ülkeleri ve BAE ve Suudi Arabistan gibi Arap güçlerin yanı sıra Pakistan ve İran gibi Afganistan’a komşu diğer ülkeler de dahil olmak üzere 23 ülke ve örgütün temsilcilerinin katıldığı Doha toplantılarından dışlanması konusunda uyarıda bulundu.
Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Guterres, ülkenin istikrarının kötüye gitmesine ilişkin endişelerin arttığını vurguladı. Guterres “Kalıyoruz, ve hizmet veriyoruz. Hizmet sağlamaya devam etmek için gerekli koşulları sağlamaya kararlıyız. Katılımcılar bir katılım stratejisi geliştirme ihtiyacı üzerinde anlaşmaya vardılar” dedi. Ayrıca geçen ay Taliban yetkililerinin Birleşmiş Milletler’de çalışan Afgan kadın çalışanlara getirdiği yasağın insan hakları ihlali olduğuna dikkat çekti.
Guterres “Kadın ve kız çocuklarının haklarına yönelik görülmemiş sistematik saldırılara karşı asla sessiz kalmayacağız” ifadelerini kullandı.
BM’nin bu yılki insani yardım çağrılarına yönelik mali taahhütlerde ciddi bir eksiklik olduğu konusunda uyarıda bulunan Guterres, nüfusun çoğunun yoksulluk içinde yaşadığı bir ülke için gerekli olan 4,6 milyar doların yüzde 6’sından fazlasının sağlanmadığını söyledi. Söz konusu toplantıların, hiçbir ülkenin resmi olarak tanımadığı Taliban yönetimini tanımak gibi bir amacının olmadığını açıkça belirtti.
Şarku’l Avsat’ın BM kaynaklarından aktardığına göre Guterres Afganistan’daki durumun bugün dünyadaki en büyük insani felaket olduğunu açıklayarak, Taliban yetkilileriyle görüşmeye hazır olduğunu ancak ‘bunun doğru zamanda yapılması gerektiğini ve şimdi bunun için doğru zaman olmadığını’ belirtti.
Taliban'ın Doha'daki Siyasi Ofisi Sözcüsü Süheyl Şahin, “Konunun ana tarafı olan Afganistan İslam Emirliği’nin temsilcilerinin katılımı olmadan yapılacak herhangi bir toplantının verimsiz olur ve ters tepebilir” ifadelerini kullandı. Şahin “Biz sürecin parçası değilken bu tür toplantılarda alınan kararları nasıl kabul edilebilir veya uygulayabiliriz? Bu ayrımcılık ve haksızlıktır” dedi.
Taliban hükümeti, kadınların ortaokullara ve üniversitelere gitmesini ve devlet kurumlarında ve BM kuruluşlarında ve sivil toplum kuruluşlarında çalışmalarını yasaklamıştı.
BM Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesi, perşembe günü oybirliğiyle, Afgan hükümetinin kadınlarla ilgili son kararını kınayan bir kararı benimsedi. BM bu adımın, Afgan halkına yardım etme çabalarını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, yasağı ‘Afganistan için bir iç sosyal mesele’ olarak değerlendirdi.
BM, Taliban hükümetinin aldığı kararın örgütü 38 milyon nüfuslu ülkedeki devasa operasyonlarını sürdürme açısından ‘korkunç bir seçim’ karşısında bıraktığını belirtti. Diğer yandan, BM’nin performans inceleme sürecinin cuma günü sona ermesi bekleniyor.



Washington, Kasım Süleymani'nin iki yakınının gözaltına alındığını duyururken Tahran bu haberi yalanladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
TT

Washington, Kasım Süleymani'nin iki yakınının gözaltına alındığını duyururken Tahran bu haberi yalanladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran rejimiyle bağlantıları olduğu belirtilen yabancılardan yasal oturum iznini (Green Card/Yeşil Kart) geri çektiğini duyurdu.

Açıklamada, “Dün gece, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) eski Komutanı General Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızı, Dışişleri Bakanı'nın yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararının ardından federal ajanlar tarafından gözaltına alındı” denildi. Açıklamada ayrıca, iki kadının ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu (ICE) gözetiminde oldukları belirtildi.

DMO’ya bağlı Kudüs Gücü’nün eski Komutanı General Kasım Süleymani, Başkan Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminin son yılında, 2020 yılı başlarında Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunduğu sırada ABD tarafından bir insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda öldürüldü.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, basında yer alan haberlere ve Hamideh Afshar'ın sosyal medyadaki paylaşımlarına göre İran rejiminin açık destekçilerinden biri olduğu belirtildi. Açıklamada, Hamide Afshar'ın ABD'de ikamet ettiği süre boyunca İran rejiminin propagandasını yaptığı ve ABD’nin Ortadoğu'daki askerlerine ve askeri tesislerine yönelik saldırıları övdüğü de belirtildi. Ayrıca İran'ın Dini Lideri'ne övgüde bulunduğu belirtilen açıklamaya göre Afshar, ABD'yi ‘Büyük Şeytan’ olarak nitelendirdi ve terör örgütü olarak sınıflandırılan DMO'ya desteğini açıkladı.

Hamide Afshar’ın daha sonra silinen Instagram hesabındaki paylaşımlarından da anlaşıldığı üzere, Los Angeles’ta lüks bir yaşam sürerken bu içerikleri paylaştığı belirtilen açıklamada,

Açıklamada ayrıca, Afshar ve kızının daimi ikamet statüsünün sona erdirilmesinin yanı sıra, eşinin de ABD'ye girişinin yasaklandığı belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, Amerikalıların güvenliğini sağlamak için ICE ile yapılan iş birliğine övgüde bulunurken açıklamada, Trump yönetiminin, ABD'nin ‘terörist ve ABD düşmanı’ rejimleri destekleyen yabancılar için bir sığınak haline gelmesine izin vermeyeceğini de ekledi.

İranlı medya kaynakları ise cumartesi günü, bu iki kadının Kasım Süleymani ile hiçbir bağlantısı olmadığını bildirdi.

DMO'ya yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, Kasım Süleymani'nin kızı Zeynep Süleymani'nin açıklamasını aktardı. Zeynep Süleymani, yaptığı açıklamada, “ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması yalandır: ABD'de gözaltına alınan iki kadınla Hac Kasım ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktur” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonu da Kasım Süleymani'nin diğer kızı ve Tahran Belediye Meclisi üyesi Nergis Süleymani'nin “Şu ana kadar Süleymani ailesinden veya yakınlarından hiç kimse ABD'de ikamet etmedi” dediğini aktardı.

Kasım Süleymani’nin yeğeni ve yeğeninin kızının gözaltına alınmasından önce, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ‘bu ayın başlarında, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi eski sekreteri Ali Laricani'nin kızı Fatemeh Ardeshir-Larijani ile eşi Seyed Mohammad Kalantar Motamedi'nin yasal oturum statüsüne son vererek ‘ikisinin artık ABD'de bulunmadığını ve gelecekte ülkeye girişlerinin yasaklandığını’ açıklamıştı.

Ali Laricani 67), 17 Mart'ta Tahran'ın Pardis bölgesinde ABD ve İsrail’in ortak hava saldırısında oğlu ve yardımcılarından biriyle birlikte öldürüldü.

Laricani, eski DMO komutanı ve İran’ın nükleer müzakerecisiydi. İran’ın eski Dini Lideri Ali Hamaney’in yakın danışmanı olarak öne çıkan Laricani, İran'ın güvenlik ve dış politika politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir rol oynamıştı.


Netanyahu: İsrail, İran'ın çelik ve petrokimya fabrikalarını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
TT

Netanyahu: İsrail, İran'ın çelik ve petrokimya fabrikalarını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)

Reuters'e göre, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, Tel Aviv'in İran'ın petrokimya tesislerini hedef aldığını ve önemli silah malzemelerinin üretiminde kullanılan çelik tesislerini bombaladığını söyledi.

İran medyası, ABD ve İsrail savaş uçaklarının dün İran'ı bombalamaya devam ettiğini ve aralarında bir petrokimya tesisinin de bulunduğu çok sayıda hedefi vurduğunu bildirdi. Resmi Tehran Times gazetesi, hava saldırısının güneybatıdaki Huzistan eyaletinde bulunan Mahşehr Özel Ekonomik Bölgesi petrokimya kompleksini hedef aldığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın İran medyasından aktardığına göre saldırıda en az beş kişi hayatını kaybetti.

Netanyahu, cuma günü ofisi tarafından yayınlanan bir videoda, ABD ile birlikte İran altyapısına yönelik daha fazla ortak saldırı düzenleneceğini duyurdu.

Netanyahu, “Amerikalı dostlarımızla birlikte İran'daki terörist rejime saldırmaya devam edeceğiz. Liderleri ortadan kaldırıyoruz, köprüleri ve altyapıyı bombalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun açıklamaları, ABD ordusunun Tahran yakınlarındaki önemli bir otoyol köprüsünü bombalamasının ardından geldi.

Netanyahu ayrıca, "İsrail Hava Kuvvetleri son günlerde İran'ın çelik üretim kapasitesinin yüzde 70'ini imha etti" ifadesini kullandı.

İran medyasının perşembe günü bildirdiğine göre, İsfahan yakınlarındaki Mübarake Çelik Fabrikası, İran çelik endüstrisini hedef alan yeni hava saldırılarının ardından faaliyetlerini durdurdu.

Netanyahu, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na atıfta bulunarak, "Bu, Devrim Muhafızlarını hem mali kaynaklardan hem de silah üretme yeteneğinden mahrum bırakan büyük bir başarıdır" dedi.

İran'da çelik endüstrisi, otomotiv üretimi ve savunma sanayinde önemli rol oynayan kilit bir sektördür. İsfahan yakınlarındaki Mübarake Çelik Fabrikası, ülkenin en büyük çelik üreticisidir ve yerel tedarik zincirinin hayati bir bileşenidir.


Arjantin, İran'ın en üst düzey diplomatının ülkeden sınır dışı edildiğini duyurdu

Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
TT

Arjantin, İran'ın en üst düzey diplomatının ülkeden sınır dışı edildiğini duyurdu

Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)

Arjantin Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İran rejimi ile ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle ittifak halinde olan Arjantin hükümeti arasında artan gerilimler nedeniyle İran'ın en üst düzey diplomatını sınır dışı ettiğini belirtti.

X platformunda dün yayınlanan bir mesajda, Arjantin Dışişleri Bakanı Pablo Quirno, İran'ın maslahatgüzarı Muhsin Sultani Tehrani'nin, perşembe günü verilen ve İranlı diplomata Güney Amerika ülkesini terk etmesi için 48 saat süre tanıyan karara "uygun olarak" ülkeyi terk ettiğini söyledi.

Arjantin'in İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu "terör örgütü" olarak ilan etmesinin ardından iki ülke arasındaki gerilim son zamanlarda arttı. Bu adım, Arjantin hükümetinin İran silahlı kuvvetlerinin bu koluyla iş yapanlara mali yaptırımlar uygulamasına ve Arjantin'de sahip olabileceği tüm varlıklara el koymasına olanak tanıyacak.

İran Dışişleri Bakanlığı, terör örgütü ilanına yanıt olarak, Arjantin'in eylemlerinin ABD'nin etkisiyle "affedilemez bir suç" teşkil ettiğini belirten bir açıklama yaptı.