Suudi Arabistan uyuşturucu kaçakçılarını neden idam ediyor?

 (SPA)
(SPA)
TT

Suudi Arabistan uyuşturucu kaçakçılarını neden idam ediyor?

 (SPA)
(SPA)

Suudi Arabistan yönetimi, uyuşturucu belasının toplumlar için oluşturduğu tehlike ve ülkedeki toplumsal bileşen üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle, uyuşturucunun özendirilmesine karşı sürekli bir savaş yürütüyor. Devlet bununla mücadelede dikkate değer başarılar elde etti ve kaçakçılara ölüm cezasına varan ağır cezalar verdi.

Suudi Arabistan'da uyuşturucu kaçakçılarına idam cezası nasıl uygulandı? Cezayı ilk uygulayan kimdi?

Şarku’l Avsat adına Suudi yazar ve araştırmacı Bender bin Abdurrahman bin Muammer ile röportaj yapan emekli Tuğgeneral Said bin Ahmed el-Esmeri, Hakkı Cadu Muhammed’in (idam cezasının uygulandığı ilk kişi) nasıl tutuklandığıyla ilgili şunları söyledi: “Cidde'den bir şahıs bana gelip ticari sicilinin olduğunu söyledi. Kurumu aracılığıyla 11 milyon riyale “mal alması” teklif edilmişti. “Malın” ne olduğunu bilmiyordum. O günlerde İran'dan Suudi Arabistan'a silah gireceğini düşündüğümüz için görev bana verildi ve ben de müessese sahibinin çalışanı olduğumu söyleyerek sorumlularla görüştüm. “Mallar” Cidde limanına geldi, biz de gümrük işlemlerine göre çıkışlarını kolaylaştırdık. Daha sonra benden malları almamı isteyen şahsınmış gibi bir depo kiraladım. “Mallar”, yalnızca vinçle taşınabilen birçok büyük kutu grubundan oluşan bir arabaya (kamyona) alındı. Her kutuda 25 milyon narkotik hap, bir oda büyüklüğünde sarhoş edici maddeler ve aynı miktarda esrar dolu psişik haplar (uyuşturucular) bulunuyordu. Bunun yanında milyonlarca dolarlık silahlar ve çeşitli haplar da ele geçirildi.

Emekli Suudi Tuğgeneral açıklamalarına şöyle devam etti: Bir video raporu yapıldı ve Tümgeneral Mahmud'a teslim edildi, o da onu Prens Mecid bin Abdulaziz'e (Mekke bölgesi eski valisi) götürdü, o da onu Kral Fahd'a (Allah rahmet eylesin) götürüp ona sundu. Raporlar arasında, teşvikçilere ve kaçakçılara idam cezası uygulamam için bir teklif vardı ve Kral Fahd bu fikri onayladı ve Prens Macid’e, yanımıza gelmesini ve ofisimde bana Cesaret Madalyası vermesini emretti.

Suudi yetkililer tarafından bir grup mürevviç (piyasaya süren) tutuklandı (SPA)
Suudi yetkililer tarafından bir grup mürevviç (piyasaya süren) tutuklandı (SPA)

Esmeri, açıklamalarına şöyle devam etti: “Merhum Kral Fahd, Tümgeneral Cemil el-Meyman’a, (Suudi Arabistan'daki Uyuşturucu Kontrolü Genel İdaresi eski Başkanı) benim ofisime gelmesini emretti ve ben de ona olayı anlattım ve bana, ‘Bu suçta (uyuşturucu kaçakçılığı ve teşviki) bir kişi için idam cezası yok. Biz bunu daha önemsiz görerek suçun ağırlığına göre beş, on veya on beş yıl hapis cezası öngörüyoruz.’ Dedi. Ben de, ‘Şuan tecrübe ediyoruz. Sen ne düşünüyorsun?’ diyerek falancanın, falancanın… hikayesini anlattım. “Bu yeryüzündeki fesat çıkartmak değil mi? Bence ölüm ceza uygulanmalı neden Singapur gibi davranmıyoruz?’ dedim. O günlerde gazetelerde Singapur'un İngiliz müverriçleri Singapur'da ölüme mahkum edeceğini okuyordum.”

Sonunda öneri kabul edildi ve Kıdemli Alimler Konseyi, haklarında ölüm cezasının uygulanmasına karar verdi. Bundan sonra cezanın onaylanması için emir çıkarıldı ve idam edilecek ilk kişi “Hakkı Cadu Muhammed” oldu.

Esmeri, Hakkı Cadu’nun nasıl tutuklandığı konusuna geri dönerek şunları söyledi: “Bir finans kuruluşundan veya bir bankadan, bir Afrika ülkesinin büyükelçiliğine bağlı falanca konsolosun haftalık olarak milyonlarca riyal transfer ettiğinin belirtildiği bir işlem aldım. Ben de bankada çalışan bir postacı kılığına büründüm ve bankaya gidip onlarla görüştüm. Daha sonra elçilikteki adama ulaştırmak için onlardan bir mektup aldım ve amaç onu elçilikte tanımaktı. Ayrıca onun hakkında bilgi toplarken kimlerden faydalanabileceğimi bulmaktı. Ben de elçiliğe gittim ve Asya uyruklu bir kişiyi gözüme kestirdim ve aradığım şahsı sorarak ondan yararlanmaya karar verdim. Hakkı Cadu Muhammed’i sordum ve orada olmadığını söylediler.”

(Fotoğraf)

Sürekli izleme ve incelemelerin ardından yaşadığı villa tespit edildi ve kaçmaya çalışması üzerine tutuklanarak evi arandı. Londra’daki bir bankada 44 milyon doları olduğunu gösteren dosyalar, bir Suudi bankasında 10 milyon doları olduğunu gösteren dosyalar ve bir başka bankada altın olarak 11 milyon doları bulunduğunu gösteren dosyalar bulundu. Bunun yanında toprağı kazıp buraya gömdüğü “Sanduka”ya gizlediği 10 milyon riyale, değeri 25 milyonu bulan üç kamyon uyuşturucuya ve iki karton içinde 629 bin kapsüle ulaşıldı.

Suudi Arabistan'daki "uyuşturucuyla mücadele"nin toplumları tehdit eden bu belayla mücadelede eşsiz bir model teşkil etmesi dikkat çekiyor. Çünkü burada mücadelenin alanı ülkenin tüm geniş bölgelerini kapsayacak şekilde genişlemiş ve mücadele güvenlik, hukuk, sosyal ve hatta siyasi yönlerden çeşitli şekillerde gerçekleştirilmiş. Bu durum, Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef’in uyuşturucu tacirleri ve kaçakçıları ile toplumu ve milleti hedef gösterenlere yönelik uyarısının somutlaşmış hali.



Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla ABD Senatörü Lindsey Graham ile iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi.

Prens Muhammed bin Selman ile Graham ve beraberindeki heyet arasında dün Riyad'daki el-Yemame Sarayı'ndaki ofisinde bir görüşme gerçekleşti. Görüşmede bölgesel ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmeler ve ortak ilgi alanlarına giren konular ele alındı.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban katıldı.


Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.