Kuveyt Ulusal Meclisi yarışında ‘eski yüzler’ başı çekiyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/4328361-kuveyt-ulusal-meclisi-yar%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda-%E2%80%98eski-y%C3%BCzler%E2%80%99-ba%C5%9F%C4%B1-%C3%A7ekiyor
Kuveyt Ulusal Meclisi yarışında ‘eski yüzler’ başı çekiyor
Kuveyt İçişleri Bakanlığı Seçim İşleri Dairesi adaylıktan vazgeçme kapısını 30 Mayıs’a kadar açık tutacak (KUNA)
Kuveyt İçişleri Bakanlığı Seçim İşleri Dairesi, Ulusal Meclis seçimleri için adaylık kapısını kapattı. 10 günlük kayıt süresi boyunca seçimlere katılmak için başvuran toplam aday sayısı 15’i kadın olmak üzere 252’ye ulaştı.
17. yasama dönemi Ulusal Meclis üyelerinin seçileceği seçimlerin 6 Haziran’da yapılması planlanıyor.
Adaylıktan vazgeçme kapısı, seçim yasasına göre seçim gününden yedi gün öncesi olan 30 Mayıs’a kadar açık kalacak.
Seçim kararı, Anayasa Mahkemesi kararıyla yeniden kurulan 2020 Ulusal Meclis’in anayasal çözüm olarak feshedilmesinin ardından alındı.
Veliaht Prens Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, ‘milletvekilleri arasındaki uyumsuzluk nedeniyle’ Ağustos 2022’de meclisi feshetmiş, ülkede Eylül 2022’de erken seçime gidilmişti.
Ancak Anayasa Mahkemesi, 19 Mart’ta, bu fesih kararının hukuksuz olduğu gerekçesiyle 2022’deki genel seçimin iptaline karar vermişti.
Yüksek mahkeme, parlamentonun bir önceki seçimde yani 2020’de seçilen üyelerle devamına hükmetmişti.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının ardından yeniden Ulusal Meclis Başkanlığı koltuğuna oturan Merzuk el-Ganim, 21 Mart’ta düzenlediği basın toplantısında yeni seçim mesajı vermişti.
Ulusal Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim (AFP)
Adaylık için başvuranlar arasında, yeni yüzlere kıyasla eski isimlerin daha fazla olduğu görüldü. Hükümete yakın veya muhalif olsun, çok sayıda eski meclis üyesi adaylık için başvurdu.
Ama bu seçimde en fazla dikkat çeken şey, Ulusal Meclis Başkanı Ganim’in, Başbakan Şeyh Ahmed Nevaf el-Ahmed es-Sabah’a muhalefet eden isimlerden biri olarak öne çıkması oldu.
Ganim, 4 Nisan’da başbakanı mevcut krize neden olmakla suçlayarak, “Bulunduğunuz mevkide bulunmanız ülke için tehlike arz ediyor, kaosun sebebi ve zararının sorumlusu sizsiniz” ifadeleriyle daha önce tanık olunmayan öfkeli bir konuşma yapmıştı.
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları dün video konferans yöntemiyle düzenlenen olağanüstü toplantıda, İran’ın saldırılarına karşı ülkelerinin yasal yanıt hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Bakanlar, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik açık ve gerekçesiz saldırılarını en sert ifadelerle kınadıklarını bildirdi.
50’nci olağanüstü KİK Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ele alındığı belirtildi. Söz konusu saldırıların, cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği operasyonların arifesinde başladığı ifade edildi.
Bakanların, İran’ın bu ülkelere yönelik saldırıları sonucu meydana gelen ağır hasarı değerlendirdiği aktarılan bildiride; sivil tesisler, hizmet altyapıları ve yerleşim bölgelerinin hedef alındığı, ciddi maddi kayıplar yaşandığı ve vatandaşlar ile ülkede yaşayan yabancıların güvenlik ve hayatlarının tehdit edildiği kaydedildi. Toplantıda ayrıca bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve barışın sağlanmasına yönelik çabaların koordinasyonu için atılması gereken adımlar ele alındı.
KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın Körfez ülkelerinin yanı sıra Ürdün’ü de hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde reddettiğini ve kınadığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu eylemlerin ilgili ülkelerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine ağır bir ihlal teşkil ettiği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının ise uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğu belirtildi.
Bakanlar Kurulu, üye ülkeler arasındaki tam dayanışmayı yineleyerek saldırılara karşı ortak duruş sergilendiğini ifade etti. Açıklamada, üye ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının tüm KİK ülkelerine yapılmış sayılacağı ve bunun KİK’in temel tüzüğü ile Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde değerlendirileceği kaydedildi.
Ayrıca üye ülkelerin silahlı kuvvetleri ile hava savunma sistemlerinin hazırlık ve etkinliğine övgüde bulunulan açıklamada, füze ve İHA saldırılarına yüksek profesyonellikle karşılık verildiği, tehdidin etkisiz hale getirilerek can kayıplarının ve kritik altyapı zararlarının sınırlandırıldığı belirtildi. KİK, BM Şartı’nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51’inci maddesi uyarınca, üye ülkelerin bireysel ve kolektif meşru müdafaa kapsamında gerekli tüm tedbirleri alma; egemenlik, güvenlik ve istikrarlarını koruma hakkını saklı tuttuklarını yineledi.
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran'ın ülkelerine yönelik saldırganlığındaki gelişmeleri görüştüler. (KİK)
KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın üye ülkelere yönelik ‘gerekçesiz saldırganlığı’ karşısında, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak, topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede yaşayan yabancıları savunmak için gerekli tüm tedbirleri alacağını, buna saldırılara karşılık verme seçeneğinin de dahil olduğunu bildirdi.
Açıklamada, KİK ülkelerinin gerilimin artmasını önlemek amacıyla çok sayıda diplomatik girişimde bulunduğu ve topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmayacağını açıkça beyan ettiği hatırlatıldı. Buna karşın İran’ın, sivil yerleşim alanlarını hedef alan askeri operasyonlarını sürdürdüğü ifade edildi.
KİK, bölgeye güvenlik, barış ve istikrarın yeniden kazandırılması için söz konusu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca bölgedeki hava ve deniz güvenliğinin, su yollarının emniyetinin ve tedarik zincirlerinin korunmasının, küresel enerji piyasalarının istikrarının sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Körfez bölgesinin istikrarının yalnızca bölgesel bir mesele olmadığı, küresel ekonomi ve deniz ticareti açısından temel bir unsur olduğu kaydedildi.
Bakanlar Kurulu, uluslararası toplumu söz konusu saldırıları açık biçimde kınamaya çağırdı ve BM Güvenlik Konseyi’ni, sivillerin hayatını tehlikeye atan bu ihlallerin önlenmesi ve tekrarının engellenmesi için derhal kararlı bir tutum almaya davet etti. Açıklamada, gelişmelerin bölgesel ve uluslararası barışa ciddi yansımaları olabileceği uyarısında bulunuldu.
Bakanlar Kurulu ayrıca, İran’ın saldırılarını kınayan, Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduğunu açıklayan ve egemenlik ile güvenliğin korunmasına yönelik adımlara destek veren kardeş ve dost ülkelere teşekkür etti.
Açıklamada, Körfez ülkelerinin İran ile tüm meselelerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana olduğu vurgulanarak, bu çerçevede Umman’ın rolüne övgüde bulunuldu.
KİK Bakanlar Kurulu, devletler arası ilişkilerde diyalog ve diplomasinin önemini yineleyerek, mevcut krizin aşılmasının ve bölge halklarının güvenliğinin korunmasının tek yolunun bu süreç olduğunu belirtti. Herhangi bir tırmanmanın bölgesel güvenliği zayıflatacağı ve bölgeyi uluslararası barış ve güvenlik açısından ağır sonuçlar doğurabilecek tehlikeli bir sürece sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.
Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çektihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5246443-birle%C5%9Fik-arap-emirlikleri-i%CC%87ran%C4%B1n-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1-protesto-etmek-i%C3%A7in-tahrandaki
Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), son günlerde İran'ın BAE topraklarını hedef alan füze saldırılarının ardından Tahran'daki büyükelçiliğini kapattığını ve büyükelçisi ile diplomatik misyonunun tüm üyelerinin İran'dan çekildiğini duyurdu.
BAE Dışişleri Bakanlığı, kararın "açık füze saldırıları" sonrasında alındığını ve bu saldırıların, yerleşim alanları, havaalanları, limanlar ve hizmet tesisleri de dahil olmak üzere sivilleri hedef alan, masum sivilleri tehlikeye atan saldırganlık olduğunu açıkladı. BAE, bu gerilim artışını "tehlikeli ve sorumsuz" olarak nitelendirdi.
Bakanlık, bu saldırıların ulusal egemenliğin açık bir ihlali ve uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın net bir ihlali olduğunu teyit ederek, BAE'nin güvenliğine, toprak bütünlüğüne veya vatandaşlarının ve sakinlerinin güvenliğine yönelik herhangi bir ihlale müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.
Büyükelçiliğin kapatılması ve büyükelçi ile diplomatik misyon üyelerinin geri çekilmesi kararının, BAE'nin güvenliğine ve egemenliğine yönelik her türlü saldırganlığı reddetme konusundaki kararlı ve sarsılmaz duruşunu yansıttığını belirtti. Bu karar, gerilimi azaltma fırsatlarını baltalayan ve bölgeyi son derece tehlikeli yollara iten saldırgan ve kışkırtıcı bir yaklaşımın devam ettiği bir dönemde alındı.
Bölgenin artan gerilimlere tanık ve itidalin gerekli olduğu, diplomatik çözümlerin önceliklendirilmesinin önlendiği bir dönemde, bu tür eylemlerin sadece bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı değil, aynı zamanda enerji güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını da tehdit ettiği ifade edildi.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararı, son saldırılara verilen en son siyasi önlem olup, çatışmanın askeri ve güvenlik çerçevesinden doğrudan diplomatik düzeye kaymasını yansıtıyor; bu durum, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve bölgede daha fazla gerilimin önlenmesi yönündeki resmi çağrılar ortamında gerçekleşiyor.
Suudi Arabistan İran Riyad Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5246215-suudi-arabistan-i%CC%87ran-riyad-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isini-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-%C3%A7a%C4%9F%C4%B1rd%C4%B1
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid bin Abdülkerim el-Hurayci, İran’ın Riyad Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti’yi bakanlığa çağırdığı sırada (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan İran Riyad Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid bin Abdülkerim el-Hurayci, İran’ın Riyad Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti’yi bakanlığa çağırdığı sırada (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, İran’ın son saldırıları üzerine İran’ın Riyad Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak, Körfez ülkelerin egemenliğini hedef alan her türlü ihlalin kesin biçimde kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Krallık ve bazı kardeş ülkelere yönelik açık saldırıları üzerine, İran’ın Riyad Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti’yi bakanlığa çağırdı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid bin Abdülkerim el-Hurayci, İran Büyükelçisi ile gerçekleştirdiği görüşmede, İran’ın Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine yönelik saldırılarından duyulan rahatsızlığı, kınama ve güçlü biçimde reddetme tutumunu dile getirdi. El-Hurayci, bölgenin güvenlik ve istikrarını zedeleyen, ülkelerin egemenliğinin ihlal edilmesini kesin bir dille reddettiklerini ifade etti.
El-Hurayci ayrıca, Krallığın güvenliğini savunmak ve topraklarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alacağını vurguladı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة