Suudi Arabistan: Hacı sayısı pandemi öncesindeki sayıya ulaşacak

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı: Hacı sayısı pandemi öncesindeki döneme ulaşacak

Bu yılki hac sayıları “Korona” pandemisi öncesine ulaşacak (SPA)
Bu yılki hac sayıları “Korona” pandemisi öncesine ulaşacak (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Hacı sayısı pandemi öncesindeki sayıya ulaşacak

Bu yılki hac sayıları “Korona” pandemisi öncesine ulaşacak (SPA)
Bu yılki hac sayıları “Korona” pandemisi öncesine ulaşacak (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Abdulfettah Meşat, Bakanlığın her ülkeden gelecek Hacı sayısını koronavirüs pandemisi öncesi kaydedilen seviyeye döndürmek amacıyla salgın öncesi yürürlükte olan mekanizmayı takip edeceğini belirterek, Hac mevsiminin eşsiz olduğunu ve kutsal mekanlarda tüm hizmetlerin hazır olduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Meşat, ilgili makamların Hac mevsiminde ortaya çıkabilecek herhangi bir sağlık veya organizasyonel acil durumla başa çıkmak için ihtiyati planları olduğunu ve bunun Suudilerin kalabalıkları yönetme ve tüm verilerle ilgilenme yetenekleri dahilinde gerçekleştiğine değinerek, ülkedeki ilgili makamların “Mekke Yolu” girişimine katılmak için çok sayıda talep aldıklarını ve bu taleplerin İçişleri Bakanlığı tarafından incelendiğini açıkladı.

Abdulfettah Meşat ile röportaj (Şarku’lA vsat)
Abdulfettah Meşat ile röportaj (Şarku’lA vsat)

Meşat şirketlerin sınıflandırılmasıyla ilgili olarak, bu yıl hizmet veren şirketlerin, ilgili değerlendirme formlarına göre müşterinin (hacı) memnuniyetine göre sınıflandırılacağını söyledi. Bir dizi önde gelen konaklama şirketine rekabetçi hizmetlerin sunulması için fırsat verildiğini söyleyen Meşat, temerrüde düşen şirketlerin sorumlu tutulacağını ve hacıların maruz kaldıkları eksiklikleri telafi edecek mekanizmaların bulunduğunu vurguladı.

Hazırlıklar

Açıklamasında bu yıl hac mevsimini farklı olduğuna işaret eden Meşat, Hac’a gelecek tüm taraflar için hizmet, entegrasyon, koordinasyon ve tüm planlar arasındaki uyum için erken hazırlık yapıldığını ve bunun için Hac ve Umre Bakanlığı ile tüm yetkili makamlar arasında büyük bir ortak çalışma olduğunu aktardı. Ayrıca, operasyonel düzeyde gerçekleşen tüm işlerin sürekli takibi için İş Takip Ofisi (BIMOA) ve Merkezi Hac Komitesi aracılığıyla yürütülen  koordineli bir operasyonel planın oluşturulmasında işbirliği yapıldığını söyledi.

Suudi yetkili, hacılara sunulan tüm hizmetler için erken hazırlıkla ilgili olarak Hac ve Umre Bakanlığı'nın genel stratejisi ile uyumlu olan organizasyon sürecinin önemli bir yönüne değinerek, tüm paketlerin Hac Platformu aracılığıyla yerel platform üzerinden internetle  Avrupa, ABD, Avustralya ve Kanada'dan hacıların  erken hazırlık yapabildiğini söyledi.

Bireysellik

2023 hac mevsiminin önceki yıllardan ayıran özelliklere de dikkati çeken Meşat, bu yılın en önemli özelliğinin tamamen salgın öncesi rakamlara dönüş olduğunu ve bu nedenle sayıların, bakanlığın her ülkeden gelecek hacı sayısını belirlemek için izlediği mekanizma ile pandemi öncesi onaylanan sayıların aynısı olacağını vurguladı.

Meşat doğrudan rakam açıklamazken, Genel İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan veriler 2,4 milyonu aşkın hacı olacağını öngörüyor. Bunlardan 634 binini ise Suudi Arabistan vatandaşı ve ülkede ikamet edenler oluşturuyor.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı, bu yıl da uzun bir süredir  hacılara elektrik ve su hizmeti sağlayan Kidana Şirketi ile işbirliği yaptıklarını ifade ederek, bu Hac mevsiminde bir çok firmaya hizmet verme imkanı sağlandığını,  çalışmaların sadece geçmiş yıllarda var olan eski firmalar ile sınırlı kalmayarak konaklama ve hizmet sektöründe öncü firmalarla çalıştıklarını bildirdi. Meşat, bunun hacılara en iyi hizmeti sağlamak için şirketler arasındaki rekabetçi pazara yansıdığını aktardı.

Yeni uygulamalar

Mekke Yolu girişimi ve önemi ile ilgili de konuşan Meşat, “Girişime katılmak için birçok ülkeden  talep aldık. İçişleri Bakanlığı liderliğindeki ihtisas komitesi, komite ve bu taleplerle yaptığı çalışma arasındaki koordinasyon yoluyla tüm bu talepler hakkında profesyonel bir şekilde kapsamlı bir çalışma yürütüyor” dedi.

Mekke Yolu’nun tüm hacı adayları üzerinde büyük olumlu izlenim bırakan çok başarılı bir milli fikir olduğunu ve bu yıl hizmetin ilk kez Türkiye'ye verildiğine değinen Meşat, Mekke Yolu üzerinden verilen hizmetlerin pozitifliği çok büyük olduğunu, bunlardan en önemlisinin ise Suudi Arabistan’a giriş mekanizmalarının hızlandırılması ve Rahman’ın misafirlerinin gelmeden önce tüm işlemlerinin tamamlanması olduğuna atıfta bulundu.

Bağlı şirketler

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bir gözetim çalışma modeline göre, gözetim ve takip için yetenekli bir ekip tahsis etti. Bu yılki tüm hizmetlerin izlenmesi için uzman bir elektronik platform kullanıldığına vurgu yapan Meşat, tüm hacılar için hizmet standartlarını ölçmek üzere 65'ten fazla anket uygulamaya konulduğunu ve bunların stratejik, operasyonel ve denetleyici seviyeler olmak üzere 3 seviyede takip edildiğin bildirdi. Ayrıca, üç seviyedeki izlemenin günlük ve haftalık olduğunu, bu hizmetlerin değerlendirilme ve düzeltilmesi için ihtisas komiteleri sunulduğunu aktardı. Yetkili, Mekke, Medine ve kutsal mekanlarında her birinde izleme ekibinin olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz yıl Mina (Fotoğraf: Adnan Mehdili)
Geçtiğimiz yıl Mina (Fotoğraf: Adnan Mehdili)

Grupları izleme

Grupların özel hizmetleriyle ilgili olarak Meşat, grupları takip etmek ve hacıların resmi, tarihe göre ayrılmalarını sağlamak için modern teknolojilerinin en üst seviyesini kullanan uzman ekiplerin olduğunu söyleyerek, bu yıl bakanlığın  Türkiye, Malezya ve Afrika ülkelerinde yaşayan farklı ülkeler dengelen hacılarla gözlemci ve rehberlere eğitim vermek için yeni bir adım atarak birçok dilde çeşitli kurslar açtığını aktardı. Yetkili ayrıca, Hac ve Umre Bakanlığı ile Spor Bakanlığı arasında, ihlallerin izlenmesi ve kontrol edilmesi sürecinde yardımcı olacak izciler ve korucular sağlamak için bir işbirliği olduğunu dile getirerek, ayrıca İçişleri Bakanlığı’ndaki güvenlik makamlarıyla çalıştıklarını vurguladı.

Teknoloji ve Hac

Meşat, Hac ve Umre Bakanlığı tarafından birkaç ay önce başlatılan yeni teknolojili “Nusuk Hac” Avrupa, ABD ve Avustralya'dan gelen hacılara yönelik en önemli programlar arasında yer aldığını söyleyerek, bu platform tarafından verilen vize sayısının 20 bini aştığını bildirdi.

Suudi yetkili, yakın zamanda hayata geçirilen yeni platformlar arasında, bakanlığa net bir vizyon ve verilen tüm hizmetlerin doğru bir şekilde takip edilmesini sağlayan hizmetlerin izleme ve takip platformu olduğuna dikkat çekti.

Caydırıcılık ve sınıflandırma

Meşat, Hac ve Umre Bakanlığı'nın takip ekipleri aracılığıyla, herhangi bir hizmet vermeyen şirketler konusunda çok sert davranacağını ve hesap vermenin açık olduğunu vurgulayarak, hizmet tahsis etmeyen şirketlerin para cezasına mahkum edileceğini, Rahman’ın misafirlerinin maruz kaldıkları eksiklerin telafi edileceği mekanizmalar geliştirildiğini aktardı.

Yetkili, yurt içi hacı firmaları dışında yurtdışındaki hacılara hizmet için toplamda 16 firmaya ruhsat verildiğini aktardı.

Kalabalık Yönetimi

Salgın hastalıklar ve bunlarla nasıl başa çıkılacağından söz eden Bakan yardımcısı koronavirüs salgınının sona ermesiyle, bu dönemde ortaya çıkabilecek herhangi bir sağlık veya organizasyonel acil durumla başa çıkmak için proaktif ve önleyici ihtiyati planlar olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan'ın geçmiş yıllarda edindiği deneyimle kalabalıkları yönetmek için onurlu modeller geliştirdiğini ve her durumla başa çıkabileceğini vurgulayan Meşat, beş gün boyunca çeşitli limanlardan Suudi Arabistan'a akın eden çok sayıda insanın zaman ve mekan koşulları nedeniyle dünyanın hiçbir yerinde tekrarlanamayacak bir model olduğunu bildirdi.



Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.


Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
TT

Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)

Tevfik Şanvah

Geçtiğimiz ay boyunca Hadramut şehri halkı, devam eden askeri gelişmelerin kanlı bir çatışmaya yol açacağı ve her daim barış ve huzura olan eğilimiyle bilinen şehirlerini vahim sonuçlar doğuracak bir çatışmaya sürükleyeceği endişesi, korkusu ve beklentisiyle boğuştu. Ardından, salı günü Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin kararları ve bundan önce, Suudi Arabistan liderliğindeki Koalisyon’un savaş uçaklarının Mukalla Limanı’nda Güney Geçiş Konseyi’ne gönderilen silah sevkiyatlarını hedef alan sınırlı bir askeri operasyonu, mevcut durumu umut edilen yöne çevirdi. Bunların gerilimi artırma faaliyetlerini durdurması, sükuneti sağlaması ve Güney Geçiş Konseyi’nin bir oldubitti dayatmaya yönelik tek taraflı icraatlarını önlemesi umuluyor. Ayrıca Geçiş Konseyi’ne bağlı güçlerin meşru hükümet ve Riyad'ın ele geçirdikleri bölgelerden çekilme ve “aklın sesine kulak verme” çağrısına uymaları da bekleniyor. Bu çağrı Yemen ve Suudi Arabistan'ın bunun “kabul edilemez bir isyan” olduğu yönündeki görüşüne dayanıyor.

Hadramut halkı, bilhassa meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın açık tutumuna dayanan ve Hadramut ile komşu şehir Mehra’nın istikrarına yönelik kesin desteğini vurgulayan tepkisiyle birlikte, bu önlemlerin stratejik öneme sahip şehirlerine yeniden sükuneti getirmesini ve şehirlerini yönetmelerini sağlamasını umuyor.

Gerilimin durdurulması yönündeki yerel beklenti ve umut

Alimi'nin kararları arasında BAE ile ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesi, kendisine bağlı güçlerin ve personelin 24 saat içinde Yemen'den çekilmesi kararı da yer alıyordu. Ayrıca, meşru hükümete bağlı “Vatan Kalkanı Kuvvetleri”ne harekete geçme, Hadramut ve Mehra (doğu Yemen) şehirlerindeki tüm askeri kampların kontrolünü teslim alma direktifi verdi. Gerektiğinde uzatılabilecek 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etti. Tüm limanlara ve sınır kapılarına 72 saatlik hava, deniz ve kara ablukası uygulanması emrini verdi.

Güney Geçiş Konseyi'nin bu ayın başlarındaki eylemlerine yönelik toplumsal muhalefete dayanarak, Hadramut halkı bu önlemlerin silahlı tırmandırmayı durduracağı, sükuneti sağlayacağı, şehrin sakinlerinin Suudi Arabistan'ın himayesinde meşru hükümetle varılan uzlaşı formlarına göre kendi iç işlerini yönetmelerini sağlayacağı umuduyla memnuniyetle karşıladı. Kendi iç işlerini yönetme birçok yerel oluşumun ve genel kamuoyunun yıllardır talep ettiği bir husus.

Güney Geçiş Konseyi'ne karşı olan Hadramut Kabileleri İttifakı'nın sözcüsü Sabri bin Mehaşen, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Hadramut halkının, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladığını, çünkü bu kararların, Güney Geçiş Konseyi'nin bir ay önce kontrolü ele geçirmesinden bu yana bu barışçıl şehrin sakinlerinin uğradığı ciddi zararı hafiflettiğini söyledi.

Meşru hükümet ve Suudi Arabistan tarafından alınan önlemleri “sivil barış ve doğu bölgesinde ve genel olarak Yemen'de güvenlik ve kalkınmayı güçlendirme çabaları için bir zafer” olarak değerlendirdi.

Halk ve resmi destek

Meşru hükümetin kararlarından duyulan memnuniyet, meşru hükümetin ve Suudi Arabistan'ın taleplerinin karşılık bularak tansiyonun düşmesini ve anlaşmazlığın çözülmesini bekleyen halkla sınırlı kalmadı. Bunu, Hadramut'un Yemen ve komşuları için jeostratejik önemini kavrayan güçlü bir Suudi duruşuyla pekiştirilen resmi destek izledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Hadramut şehrindeki yerel yönetim, tüm idari, siyasi, askeri, güvenlik, kabilesel ve sosyal bileşenleriyle, bugün Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladı. “Bu kararların, Konsey’in ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki anayasal ve ulusal sorumluluklarına dayandığını” belirtti. Buna dayanarak, Hadramut yerel yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın, BAE ile ortak savunma anlaşmasını iptal etme ve tüm güçlerinden Yemen topraklarından çekilmesini isteme kararına tam destek verdiğini vurguladı. “Ulusal egemenliği güçlendiren ve vatanın güvenliğini ve istikrarını korumaya katkıda bulunan bu kararında, siyasi liderliği desteklediğinin” altını çizdi.

Suudi Arabistan arabuluculuğuyla krizin başlangıcında üzerinde anlaşmaya varılan çözüm önerisi kapsamında beklenen askeri çözümlerle ilgili olarak, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi başkanlığındaki yerel yönetim, “vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek ve daha fazla kan dökülmesini önleyecek şekilde askeri sorumlulukların sorunsuz ve güvenli bir şekilde devredilmesini, askeri kampların ve hayati öneme sahip mevkilerin teslim edilmesini sağlamak için Vatan Kalkanı Kuvvetleri ile koordinasyon ve iş birliğine tamamen hazır olduklarını” yineledi.

Çözüm önerisi, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut şehrine güneyli güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili olarak tekrar tekrar kullandığı bahaneleri ortadan kaldırıyor; zira yeni kurulan Vatan Kalkanı Kuvvetleri, meşru hükümete sadık ve çoğunlukla güney şehirlerinin evlatlarından oluşan bir askeri birlik.

Daha fazla kan dökülmesini önlemek ve iç çatışmayı engellemek için Vali, “Hadramut'un tüm onurlu vatandaşlarını, silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçlerini meşru liderliğin etrafında toplanmaya ve bu egemen kararları uygulamak için birleşik bir ekip olarak çalışmaya, böylece Hadramut ve anavatanın güvenliğini korumaya” çağırdı. Ayrıca, “Suudi Arabistan tarafından temsil edilen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğine, samimi ve kardeşçe tutumları, Yemen'in güvenliği ve istikrarını destekleme yönündeki sürekli çabaları, devletin yeniden kurulması ve tüm zorluklarla mücadele sürecindeki değerli himayeleri için” minnettarlığını dile getirdi.

Diyaloğu önceliklendirme ve sert çatışmalardan sakınma, meşru hükümet içinde genişleme, nüfuz temelli parçalanma ve bölünmeyle devletin temel yapısını tehdit eden ayrışmayı derinleştirmekten kaçınma yaklaşımını sürdüren Yemen hükümeti, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra şehirlerinden derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi çağrısını yineledi. Hükümet ayrıca, Konsey’den mevzilerini ve askeri kamplarını Vatan Kalkanı Güçleri’ne ve şehirlerdeki yerel makamlara devretmesini, geçiş aşaması için üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveye uymasını ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayan tüm askeri veya gerilimi artırıcı eylemlere son vermesini istedi. Hükümet, “bu kritik aşamada iç cepheyi parçalamanın ve ulusal çabaları başka yöne çekmenin doğrudan terörist Husi milislerine hizmet ettiğini, darbelerinin ömrünü uzattığını, bu nedenle ulusal birliğin bugün ertelenemez bir askeri ve siyasi zorunluluk olduğunu” vurguladı.

Hadramut şehrinden Salim bin Brik başkanlığındaki hükümet, “Güney Geçiş Konseyi'nin tek taraflı askeri eylemlerinin ve resmi çerçeveler dışında silah ve güçlerin devreye sokulmasının, tehlikeli bir güvenlik ihlali, geçiş aşamasının ilkelerinin ve gerilimi azaltma çabalarının açık bir ihlali, vatandaşların güvenliğine ve devletin birliğine doğrudan tehdit ve ekonomik reformlara ciddi bir engel teşkil ettiğini” vurguladı.

Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Başkanı’nın olağanüstü hal ilanı da dahil olmak üzere aldığı önlemleri ve kararları, “devleti korumayı, güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlayan yasal önlemler” olarak değerlendirerek “tam destek” verdiğini açıkladı.

Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçler, Hadramut Vadisi ve Mehra şehrindeki bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bunun ardından Konsey, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetindeki bakanlara, eylemlerine destek vermeleri için baskı yaptı; bu da yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı.

Suudi Arabistan’ın vurgusu

Hem yerel hem de bölgesel düzeyde bu gelişmelerin önemi, Hadramut şehrinin tarihi ve ekonomik önemi, krizin başlangıcında komşu ülkedeki gerilimi kontrol altına almak için hemen harekete geçmenin önemini yansıtan bir ziyaretle, güvenlik ve askeri ekip gönderen Suudi Arabistan sınırındaki hassas konumu sebebiyle, Suudi Arabistan Kabinesi, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki toplantısında, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir ihlal veya tehditle mücadele etmek için gerekli adımları ve önlemleri almaktan çekinmeyeceğini yineledi. İki ülkenin birbirine bağlı kaderleri göz önüne alındığında, Kabine ayrıca Yemen'in güvenliğine, istikrarına ve egemenliğine olan bağlılığını ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümetine tam desteğini vurguladı.

Diyaloğun önemini ve askeri eylemden kaçınmayı açıkça vurgulayan açıklamada, Suudi Arabistan'ın tutumu şu şekilde ifade edildi: “Krallık, aklın galip geleceğine, kardeşlik, iyi komşuluk ilkelerinin ve Körfez İşbirliği Konseyi devletlerini birbirine bağlayan yakın ilişkilerin yanı sıra Yemen'in çıkarlarının da korunacağına, BAE'nin Yemen Cumhuriyeti'nin BAE güçlerinin çekilmesi talebine 24 saat içinde uyacağına, Güney Geçiş Konseyi'ne ve Yemen içindeki diğer tüm taraflara askeri ve mali desteği keseceğine, BAE'nin, Suudi Arabistan'ın güçlendirmek istediği iki ülke arasındaki ikili ilişkileri korumak ve bölge ülkelerinin refahını, kalkınmasını ve istikrarını artıracak her şey için birlikte çalışmak üzere gerekli adımları atacağına dair umudunu dile getirmektedir.”

Meşru hükümet ve destekçisi Riyad ile artan gerilimin gölgesinde, Güney Geçiş Konseyi, cuma günü yayınlanan kısa bir açıklamayla, operasyonlarını “halkın taleplerine yanıt olarak” gerekçelendirdi ve terörizmle mücadele etmeyi, Husi ikmal hatlarını kesmeyi ve güney vatandaşlarının kaynaklarını korumayı amaçladığını belirtti. Konsey Başkanı Riyad ile koordinasyona açık olduğunu teyit etti ama “güney halkının iradesinin müzakere edilemez olduğunu” vurguladı. Aynı askeri mantıkla muamele görme işaretleri karşısında, güçlerinin hedef alınmasının “ortaklığa hizmet etmeyeceği” konusunda uyardı.

Güney Geçiş Konseyi, BAE'nin desteğiyle Güney Yemen “devletini yeniden kurma” projesini benimseyen bir Yemenli siyasi oluşum. Başkanlık organı, liderleri ile eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi arasında yaşanan sert anlaşmazlıkların ardından 11 Mayıs 2017'de kuruldu. Üyeleri arasında ülkenin güneyinden, coğrafi olarak geçmişte “Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti” olarak bilinen bölgeyi temsil eden birçok isim yer alıyor. Başında da daha sonra Husi karşıtı bir koalisyon olan Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne üye olarak atanan Ayderus ez-Zübeydi bulunuyor.


Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
TT

Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre iki taraf Gazze Şeridi'ndeki durum ve Yemen'deki son gelişmeler de dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

Görüşme sırasında Şeyh Abdullah bin Zayid, BAE'nin bölgede kalıcı bir barış inşa etme ve halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde güvenlik ve istikrarı pekiştirme çabalarını desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri ve ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü teyit etti.