Şeyh Abdullah bin Zayed: BAE, BRICS’te aktif olmaya çalışıyor

Zayed, ülkesinin grubun üyelik tabanını genişletme yönündeki yaklaşımını desteklediğini vurguladı.

Şeyh Abdullah bin Zayed, Güney Afrika’daki BRICS toplantısına katıldı. (WAM)
Şeyh Abdullah bin Zayed, Güney Afrika’daki BRICS toplantısına katıldı. (WAM)
TT

Şeyh Abdullah bin Zayed: BAE, BRICS’te aktif olmaya çalışıyor

Şeyh Abdullah bin Zayed, Güney Afrika’daki BRICS toplantısına katıldı. (WAM)
Şeyh Abdullah bin Zayed, Güney Afrika’daki BRICS toplantısına katıldı. (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, ülkesinin BRICS grubunun barış, güvenlik ve kalkınmayı teşvik etmek için uluslararası arenada üstlendiği olağanüstü önemi bildiğini ve desteklediğini vurguladı.

Şeyh Abdullah bin Zayed açıklamasında “BAE BRICS, üye devletleri ve kalkınma ve refah ortaklarından dostlarıyla iş birliğini genişletmek ve derinleştirmek için grubun ciddi dostlarından biri olmaktan memnuniyet duyuyor” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yılların BRICS grubunun oynadığı rolde artan bir büyümeye tanık olduğuna dikkat çeken Bakan, BRICS ekonomik bloğunun 2001’den bu yana küresel ekonomik büyümenin yüzde 30’unu oluşturduğunu ve bugün BRICS ekonomilerinin küresel ekonomik çıktının yüzde 25’ini oluşturduğunu kaydetti. Bakan “BRICS grubunun en seçkin özelliklerinden biri, uluslararası ekonomik kurumlarla ortaklığı güçlendirmeye yönelik açık yaklaşımı ve dünya genelinde gelişmekte olan ekonomileri temsil etmek için daha geniş bir platform sağlamasıdır” dedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Şeyh Abdullah sözlerini şöyle sürdürdü:

“Günümüz dünyasının tek taraflı yaklaşım, düşünce ve ideolojiden uzak çoğulculuk arayan bir bölümünde, BRICS grubu kurumsal sistemini geliştirmeye ve gelişmekte olan ekonomileri destekleyen küresel etkisini güçlendirmeye devam etmelidir. Bu doğrultuda, BAE’de bizler BRICS grubunun üyelik tabanını genişletme yaklaşımını destekliyoruz ve grubun aktif ve yapıcı bir parçası olma isteğimizi açıkça ifade ediyoruz.”

Bakan, BAE’nin BRICS grubunun ve üye devletlerinin ortağı olarak bir dizi önemli katkısı olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda BAE’nin sorumlu ve güvenilir bir enerji kaynağı olmasının ve gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelerin sorunlarını temsil eden en önemli seslerden biri olma rolünün yanı sıra, çok taraflı düzeydeki ortak eylemde öncü adımlarını sürdürdüğüne işaret etti. BAE’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da katılan BRICS tarafından oluşturulan Yeni Kalkınma Bankası’na ilk ülke olmasının bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti. Aynı zamanda devletin altyapı, gıda güvenliği, temiz enerji, ulaşım ve sanayi alanlarındaki kapsamlı yatırımlarının da bir başka gösterge olduğunu vurguladı.

Bakan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“BAE, en öne çıkan küresel sıkıntılarla mücadele etmek, iklim ile ilgili çalışmaları teşvik etmek için dengeli ve sürdürülebilir bir yaklaşımı desteklemek ve enerji sektöründe istenen dönüşümü sağlamak için sizlerle birlikte çalışmaya devam ediyor (...) Yapıcı iş birliğine ve ortak hedeflere ulaşmaya dayalı bir geleceği dört gözle bekliyoruz. BAE, şu eksenlere odaklanarak BRICS grubuna desteğini bildiriyor: Birincisi, katılımcılık ve açıklık temellerine dayalı finansal ve ekonomik kalkınmayı desteklemek. İkincisi, diğer ülkelerin iç işlerine karışmama taahhüdünün yanı sıra çatışmalara ve krizlere her zaman barışçıl çözümler bulmaya çalışmak. Üçüncüsü, küresel yönetişim sisteminde adaleti ve temsiliyeti her zaman teşvik etmeye çalışmak.”

Abdullahiyan ile görüşme

Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, ülkesinin bölge ülkeleri ile olumlu iletişim ve verimli iş birliği köprüleri kurmanın ve iyi komşuluk kavramlarını barış ve istikrarın tesis edilmesinin yanı sıra halkları için kalkınma ve refahın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde güçlendirmenin önemine inandığını vurguladı.

Şeyh Abdullah bin Zayed’in açıklamaları, Güney Afrika’nın Cape Town kentinde düzenlenen ‘BRICS Dostları’ toplantısının oturum aralarında İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile yaptığı görüşme sırasında geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ilerletmenin ve iş birliğini ortak çıkarları tesis edip bölgenin güvenlik, refah ve istikrarını artıracak şekilde geliştirmenin yolları ele alındı. BAE Dışişleri Bakanı ve İranlı mevkidaşı, bölgedeki gelişmelere ek olarak ortak endişe konuları ve bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Fotoğraf Altı: Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile bir araya geldi. (WAM)
Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile bir araya geldi. (WAM)

Diğer yandan toplantının oturum aralarında Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile de bir araya gelerek iki ülke arasındaki dostluk ve stratejik ortaklık ilişkilerini ve bunları her alanda derinleştirmenin yollarını görüştü. İki taraf ayrıca toplantı gündemine ilişkin çok sayıda mevzuyu gözden geçirerek bölgesel ve uluslararası sahadaki gelişmeleri ele aldı ve görüş alışverişinde bulundu.

Görüşmede Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, BAE-Rusya ilişkilerinin sağlam bir uzlaşı, karşılıklı saygı ve verimli ve yapıcı iş birliği temellerine dayandığını ve ilişkilerin özellikle 2018 yılında iki ülke arasında stratejik ortaklık imzalarının atılmasından sonra hızlı bir büyümeye tanık olduğunu vurguladı. Her iki ülkenin de bu ilişkileri geliştirmeye ve tüm alanlarda ortak iş birliği perspektiflerini her iki halkın yararına olacak ve karşılıklı çıkarlara ulaşılmasını sağlayacak şekilde ilerletmeye istekli olduğuna işaret etti.

Bakan, BAE’nin BRICS ülkeleriyle iş birliğini güçlendirme, tüm toplumlarda kalkınmayı sağlamayı amaçlayan çok taraflı eylemi destekleme, uluslararası barış ve güvenliği koruma ve gelecek nesiller için müreffeh bir gelecek inşa etme arzusunu dile getirdi.

Fotoğraf Altı: Şeyh Abdullah bin Zayed, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü. (WAM)
Şeyh Abdullah bin Zayed, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü. (WAM)

Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, toplantının oturum aralarında Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile de bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ilişkiler, iş birliği ve kapsamlı ekonomik ortaklık ve bu ortaklığın başlatılmasından yaklaşık bir yıl sonra elde eden kazanımlar ve bunların iki ülke için sürdürülebilir ekonomik refah sağlamadaki rolü ele alındı. İki taraf ayrıca BRICS Dostları toplantısının gündemiyle ilgili bir dizi ortak öneme sahip meseleyi ve BRICS grubu ile BAE arasındaki iş birliğini geliştirmenin yollarını tartıştı.

Görüşmelerde bölgesel ve uluslararası gelişmeler de gündeme geldi, görüş alışverişinde bulunuldu. BAE Dışişleri Bakanı, ülkesinin ve Hindistan’ın, çeşitli alanlarda ortak çalışma ve verimli ikili iş birliği açısından çok sayıda başarılı döneme tanık olan köklü tarihi ve stratejik ilişkilere sahip olduğunu vurguladı. 2017’de iki ülke arasında kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasının ve 2022’de kapsamlı ekonomik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının, BAE-Hindistan iş birliği ilişkilerinin seyrinde güçlü bir ivme ve niteliksel bir değişim oluşturduğuna dikkat çekti. İlişkilerin birçok alanda istikrarlı bir büyümeye tanık olduğunu vurgulayan Bakan, örneğin iki ülke arasındaki petrol dışı ticaret hacminin geçen yıl yaklaşık 189 milyar dirheme (51,4 milyar dolar) yükseldiğini kaydetti.

BAE Dışişleri Bakanı toplantı kapsamında ayrıca Güney Afrika Dışişleri Bakanı Naledi Pandor ve Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ile de bir araya geldi.



Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
TT

Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Financial Times, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) üst düzey yöneticilerinin, yıllık ana toplantının geleneksel olarak gerçekleştirildiği İsviçre Alpleri’ndeki Davos’un etkinliği artık karşılayamayacağı endişesiyle yer değiştirme olasılığını incelediğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve WEF’in geçici eş başkanı Larry Fink, zirvenin kalıcı olarak Davos’tan taşınması veya alternatif mekanların dönüşümlü olarak kullanılması seçeneklerini gayri resmi şekilde ele aldı. Görüşülen potansiyel lokasyonlar arasında Detroit ve Dublin de bulunuyor.

Fink, forumun aşırı elitist ve gerçeklikten kopuk olduğu yönündeki geniş çaplı eleştiriler sonrası, organizasyonu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Fink, “Forumun erişilebilirliği, yalnızca siyasi liderler ve iş dünyası yöneticileri ile sınırlı olmamalı” dedi.

Fink, pazartesi günü yayımladığı bir yazıda, “WEF, yeni bir şey yapmaya başlamalı: Modern dünyanın gerçekten inşa edildiği yerlerde bulunmak ve dinlemek. Davos, evet. Ama aynı zamanda Detroit, Dublin ve Jakarta ile Buenos Aires gibi şehirler de düşünülmeli” ifadelerini kullandı.

WEF yönetimi Davos’un, yaklaşık altmış yıldır yıllık toplantılara ev sahipliği yapan operasyonel merkez olarak önemini vurgulamaya devam etse de, içeriden gelen bilgiler, söz konusu mekânın artan lojistik ve stratejik zorluklarla karşı karşıya olduğuna dair farkındalığın da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Hafta boyunca etkinliklere katılmak için Davos’a girmeye çalışırken trafik sıkışıklığında 3 buçuk saat bekleyen üst düzey bir yetkili, WEF’in kapasitesini aştığını belirtti.

Toplantının yeriyle ilgili tartışmalar, forumun başlangıçtaki kimliğini aşarak Avrupa yönetim elitleri için bir kulüp olma rolünden çok daha geniş bir yapıya dönüşmesiyle gündeme geliyor. Beş gün süren WEF, düzenli olarak on binlerce katılımcıyı çekiyor; bunlar arasında resmi davetliler, devlet başkanları, iş dünyası ve sivil toplumdan yöneticiler bulunuyor.

Görüşmelere aşina bir kaynak, “Forum artık başarısının kurbanı haline geldi” dedi.

WEF yetkilileri, konaklama yetersizliği, güvenlik maliyetleri ve fiziksel altyapının sınırlılığı gibi sorunların, mevcut dönemde rekor katılımın kaydedildiği göz önüne alındığında ciddi problemler oluşturduğunu kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının, zirvenin lojistik zorluklarını daha da artırması bekleniyor.

Bir kaynak, “İsviçre hükümeti için WEF’in ülkeyle güçlü ilişkilerini sürdürmesi önemli. Forumun Avrupa’da kalması, birçok üst düzey yetkili için öncelik teşkil ediyor” dedi.

Bu tartışmalar, forumun üst yönetiminde yapılan değişikliklerle de örtüşüyor. Ağustos ayında Larry Fink ve Roche’un Başkan Yardımcısı Andre Hofmann, yönetim kurulunun geçici eş başkanlık görevine getirilmişti.


Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında, Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu (Infra), fonun portföyündeki şirketlerden biri olan HUMAIN ile stratejik finansman için 1,2 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir çerçeve anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma, ülkedeki yapay zekâ ve dijital altyapı projelerinin genişletilmesini desteklemeyi hedefliyor.

Fonun CEO’su İsmail bin Muhammed es-Sellum, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bu adımın ‘fonun, hızlı talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir devamı’ olduğunu belirterek, “gelişmiş altyapının, Vizyon 2030 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde temel bir şart” olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mayıs’ta HUMAIN’i yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile sektör ekosistemine yatırım yapmak amacıyla kurmuştu.

fde
Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu CEO'su İsmail bin Muhammed es-Sellum (Şarku’l Avsat)

HUMAIN tarafından yayımlanan resmî açıklamaya göre anlaşma, şirketin yapay zekâ veri merkezlerini geliştirmek için bağlayıcı olmayan finansman şartlarını belirliyor. Proje kapsamında, ileri düzey grafik işlem birimleri kullanılarak yapay zekâ modellerinin eğitimi ve uygulanmasına hizmet edecek, toplam kapasitesi 250 megavat olan ultra ölçekli veri merkezleri kurulacak ve bu merkezler hem yerel hem bölgesel hem de küresel müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak.

Açıklamada, Infra ve HUMAIN’in, yapay zekâ veri merkezlerine yatırım yapacak bir platform oluşturmayı da araştırmayı kabul ettiği belirtildi. Platform, iki tarafın merkezinde yapılandırılacak ve kurumsal yatırımcıların katılımına imkân sağlayacak; bu adım, HUMAIN’in sektördeki stratejisini genişletme hedefini destekleyecek.

HUMAIN CEO’su Tarık Emin’in açıklamasına göre, “İleri düzey hesaplama kapasitesine talep giderek artıyor ve bu anlaşma, şirketi hızlı ve geniş çapta yanıt verebilecek konuma taşıyor.” Emin, amaçlarının, şirketlerin artan karmaşık hesaplama ihtiyaçlarını karşılayabilecek dünya standartlarında yapay zekâ veri merkezleri altyapısı sunmak olduğunu ifade etti.

Finansman açığını kapatmak

Sellum, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ulusal Altyapı Fonu’nun rolünü, stratejik etkiye sahip bazı altyapı projelerinin karşılaşabileceği finansman ve yapısal boşlukları doldurmak olarak tanımladı. Bu rol, ticari finansmanın tek başına ihtiyaçları karşılamaya yetmediği aşamalarda öne çıkıyor. Sellum, fonun rolünün projelere doğrudan finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, asıl amacının bu projeleri yatırım yapılabilir hale getirmek olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği güçlendirirken doğrudan devlet finansmanına olan bağımlılığı da azaltıyor.

Altyapı varlıklarının kapsamının genişletilmesi

Sellum, HUMAIN ile yapılan çerçeve anlaşmasını, fonun hızla talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir uzantısı olarak nitelendirdi. Özellikle dijital altyapı ve yapay zekâ veri merkezleri öncelikli alanda yer alıyor.

Sellum’a göre bu tür varlıklar, ‘yüksek ve uzun vadeli sermaye yatırımlarına ihtiyaç duyan, ayrıca genellikle geleneksel finansman koşulları tamamlanmadan önce erken aşamalarda finansman gerektiren’ özellikler taşıyor.

Bu bakış açısıyla, fonun bu aşamadaki müdahalesi, ‘pazar olgunluğunu artırmak, uygun finansal yapıyı belirlemek ve kurumsal yatırımcıların daha geniş ve sürdürülebilir katılımını sağlamak’ amacını taşıyor.

Kapsamlı yaklaşım

Bu adımın yapay zekâ sektörüne özel bir odaklanmayı mı işaret ettiği sorusuna yanıt olarak Sellum, fonun belirli sektörleri hedeflemediğini, aksine altyapı projelerinin ekonomik büyümeyi destekleme ve güçlendirme etkisine odaklandığını söyledi. Sellum, “Bugün yapay zekâ, enerji, su, iletişim ve veri merkezlerini kapsayan birbirine bağlı bir altyapı ekosistemine dayanıyor. Bu projeler sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmada ve yatırımları çekmede kritik bir unsur haline geldiğinde, fonun müdahalesi de rolünün doğal bir uzantısı oluyor” dedi.

Esnek finansman çözümleri

Geleneksel ticari finansmanla kıyaslandığında Sellum, fonun sağladığı katma değerin, yatırım yapılan varlığın doğasına uygun bir finansman yapısı sunmak olduğunu vurguladı. Sellum, “Yeni altyapı projelerinde ya da operasyonel ve finansal modellerinde dönüşüm geçiren projelerde, riskler dengesiz veya getiriler uzun vadeli olabilir; bu durum geleneksel ticari finansman şartlarıyla uyumlu değildir. Bu bağlamda fon, özel sektörün katılımını teşvik eden, riskleri hafifleten ve projelerin finansal sürdürülebilirliğini destekleyen esnek finansman çözümleri sunar; hem piyasa dengesini bozmaz hem de ticari finansmanı ikame etmez” dedi.

Yapay zekâ veri merkezleri için yatırım platformu

Sellum, yapay zekâ veri merkezleri için bir yatırım platformu oluşturma çalışmasının, ‘fonun bu tür varlıkları ayrı projeler olarak değil, entegre bir çerçevede ele alma yönelimini yansıttığını’ belirtti. Buna ek olarak, bu yaklaşımın “varlıkları bir araya getirmeyi, standartları tekleştirmeyi ve kurumsal yatırımcılardan uzun vadeli sermaye çekmeyi mümkün kılan, tekrarlanabilir ve ölçeklendirilebilir bir model inşa etmeyi amaçladığını; bu sayede finansmanın verimliliği ve yatırımın sürdürülebilirliği artırılmış olur” dedi.

Finansal sürdürülebilirlik ve özel sektör katılımı

Daha geniş bir çerçevede Sellum bu yaklaşımı Vizyon 2030 hedefleriyle ilişkilendiriyor. Ona göre, “ilerlemiş altyapının geliştirilmesi, dijital altyapı da dahil olmak üzere, bu hedeflerin gerçekleşmesi için temel bir şart.” Bu bağlamda, fonun rolü, bu altyapının finansal olarak sürdürülebilir bir şekilde hızlandırılmasını sağlamak ve özel sektör katılımını güçlendirmek olarak öne çıkıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri ve bunlara yönelik çabaları görüşmek üzere Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi.

Görüşme, dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Yıllık Toplantısı'nın oturum aralarında gerçekleşti ve ikili ilişkiler gözden geçirilerek, ortak iş birliği alanları ele alındı.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati ile bir araya gelerek bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

asdfe
Prens Faysal bin Ferhan ile Dr. Bedr Abdulati’nin dün Davos'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Prens Faisal bin Ferhan dün ayrıca, Hollanda Dışişleri Bakanı David van Welhole ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bu ilişkileri çeşitli alanlarda güçlendirme ve geliştirme yollarını gözden geçirdi. Ayrıca, en önemli bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeleri ve bu konularda yapılan çalışmaları da ele aldılar.