Kuveytli parlamenterler Şarku'l Avsat'a konuştu: “Yeni meclis uyumlu olacak”

Usfur, “Hükümeti zorlu bir aşama bekliyor” derken, Vesmi ise ‘endişe duymadığını’ söyledi.

Kuveytliler, Ulusal Meclis’in belirlenmesi için oy kullandılar. (KUNA)
Kuveytliler, Ulusal Meclis’in belirlenmesi için oy kullandılar. (KUNA)
TT

Kuveytli parlamenterler Şarku'l Avsat'a konuştu: “Yeni meclis uyumlu olacak”

Kuveytliler, Ulusal Meclis’in belirlenmesi için oy kullandılar. (KUNA)
Kuveytliler, Ulusal Meclis’in belirlenmesi için oy kullandılar. (KUNA)

Kuveytliler dün, Ulusal Meclis (parlamento) üyelerini seçmek için oy kullandıkları uzun bir seçim gününü geride bıraktı. Kuveytlilerin siyasi istikrarın sağlanmasına ve reform projelerinin onaylanmasına yol açacak uyumlu bir meclis oluşturmak için güvendikleri seçimlere katılımda ise bir tutarsızlık gözlemlendi.

Bazı sandık merkezleri yoğun seçmen katılımına sahne oldu. Oy kullanma işleminin sona ermesine birkaç saat kala, havanın düzelmesinin ardından katılım arttı.

Seçim komitesi çalışanları, Şarku’l Avsat’a oy verme merkezlerindeki katılımın yüzde 60'a ulaştığını aktarırken bazı görevliler merkezlerin kapanmasına dakikalar kala düşük katılımdan şikâyet ettiler. Resmi kaynaklar tarafından henüz doğrulanmayan raporlar, katılımın yüzde 53'ü aştığını gösteriyor.

Seçim sandıklarının kapanmasının hemen ardından seçmen oylarının sayım süreci başladı. Yargı ve sivil toplum kuruluşlarının gözetiminde gerçekleşen seçimler, hükümetin seçmenlerin sandıklara erişimini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etmesiyle sorunsuz bir şekilde tamamlandı.

Kuveyt Emiri ve Veliaht Prensi, 2023 Ulusal Meclis seçimlerini organize ettikleri için üst düzey yetkililere teşekkür ettiler. Vatandaşların anayasal haklarının kullanılmasına aktif katılımlarında somutlaşan vatanseverlik duygularına övgüde bulundular.

Emir ve Veliaht Prens, seçimlerin yürütülmesini denetleyen Yüksek Yargı Komitesi üyelerine de teşekkürlerini iletti.

Fotoğraf Altı: Kuveyt’te 21. Ulusal Meclis seçimleri için oy kullanıldı. (KUNA)
Kuveyt’te 21. Ulusal Meclis seçimleri için oy kullanıldı. (KUNA)

Ulusal Meclis'in 50 üyesini 207 erkek ve kadın arasından seçmek için tek oylu seçim sistemine göre beş seçim bölgesinde dün sabah saat sekizde başlayan oy verme işlemi12 saat devam etti.

Kuveyt, yasama ve yürütme makamları arasında, ekonomik reform yasalarının çıkarılmasının aksamasına yol açan ve siyasi hayatın çıkmaza girmesine sebebiyet veren keskin çatışmalara tanık oldu. Bu krizin ışığında ülke son dört yılda üç yasama konseyine tanık oldu.

Seçimler, Anayasa Mahkemesi'nin anayasal çözüm kararıyla restore edilen 2020 Ulusal Meclisi'nin feshedilmesinin ardından geldi. 19 Mart'ta Anayasa Mahkemesi, 2022 Kuveyt Ulusal Meclisi seçimlerini ve daha önce 2 Ağustos 2022'de feshedilen eski Ulusal Meclis'in (2020 Meclisi) başkanı ve tüm üyelerinin geri dönüşünü iptal eden bir karar yayınladı.

Ulusal Meclis seçimlerine katılan güçler, istenen değişikliği yapmak adına halkı seçimlere katılmaya teşvik etmek için tüm imkanlarını kullandı. Oy kullanma hakkı bulunan 793 bin 646 seçmen, tek oylu seçim sistemine göre yürütülen seçim sürecinde 15'i kadın olmak üzere 207 aday arasından 50 milletvekili için sandık başına gitti.

Fotoğraf Altı: Kuveytliler, Ulusal Meclis’in oluşması için oy verdi. (KUNA)
Kuveytliler, Ulusal Meclis’in oluşması için oy verdi. (KUNA)

Usfur: Zor bir aşama

Oy verme merkezlerinin kapanmasıyla birlikte Şarku'l Avsat'ın görüştüğü önde gelen siyasetçi ve analistlerin seçimler hakkındaki görüşlerinin farklılaştığı gözlemlendi. Önde gelen Kuveytli bir siyasetçi, yeni parlamentonun 2022 yılında feshedilen parlamentoya kıyasla Başbakan için daha zor olacağı görüşünü dile getirdi.

İki önde gelen analist ise iki otorite arasında bir sonraki aşamayı karakterize edecek bir uzlaşma beklediklerini söylediler. Yıllarca derinleşen siyasi krizlerin ardından, ülkenin içinde bulunduğu siyasi çıkmazdan kurtulmak için son dört yılda üç yasama meclisi kuruldu.

Ülkenin önde gelen milletvekillerinden Suud el-Usfur'un görüşüne göre bir sonraki meclis, Başbakan Şeyh Ahmed Nevaf için ‘seçilmiş milletvekillerinin farklı doğası nedeniyle’ 2022 yılında iptal edilen bir önceki parlamentoya göre daha zor olacak.

Usfur, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Önceki meclis, Şeyh Ahmed Nevaf ile tamamen çelişmiyordu. Ancak bir sonraki meclis, onunla çeliştiğine inanılan bazı unsurları içerecek” dedi.

Başbakanın büyük bir sorumluluğu olduğunu düşünen Usfur, bu sorumluluğun ‘Meclis ile başa çıkabilecek güçlü bir hükümet oluşturmak, böylece net bir plan ve vizyona sahip ve insanların hissettiği bazı popüler başarılar elde etme yeteneğine gücü yeten bir çalışma ekibi oluşturmak’ olduğunu vurguladı.

Fotoğraf Altı: Kuveytli milletvekili Suud el-Usfur.
Kuveytli milletvekili Suud el-Usfur.

Usfur’un görüşüne göre önceki deneyimden farklı olarak 2022 Meclisi, Emirlik Kararnamesi’nin çizdiği bir iyimserlik halinin ortasında gelirken bir sonraki meclis, siyasi sürecin seçilmiş meclisin iptali ve tasfiyesi vakalarıyla sonuçlanmasının ardından bir beklenti ve endişe halinin ortasında oluşuyor.

Usfur, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“2023 Meclisi temsilcilerinin, 2022 Meclisi'nde yasama makamı tarafından yapılan önceki hatalardan kaçınma konusunda büyük sorumluluğu var. Bunların en önemlisi, önceliklerin yokluğu ve üyeler arasındaki koordinasyon eksikliğidir. Reformcu milletvekillerinin öncelikli gördükleri yasaların belirlenmesi için yemin töreninden önce koordinasyon sağlanmalı. İptallerin bir daha tekrarlanmaması için başta Anayasa Mahkemesi Kanunu ve değişiklikleri olmak üzere erken onaylanması gerekiyor.”

Usfur, bir sonraki hükümeti, hükümet tarafından sunulan eylem planına dayalı olarak daha fazla iş birliğini garanti edecek şekilde, gündeme getirilen konuların önceliği hakkında Ulusal Meclis ile anlaşmanın gerekliliğiyle tek bir ekip olarak çalışabilecek sağlam bir yapı oluşturmaya çağırdı.

Ubeyd el-Vesmi: Endişeye gerek yok

Eski milletvekillerinde olan ve şu an da parlamentoda yer almak için adaylar arasında bulunan Ubeyd el-Vesmi, Şarku’l Avsat'a  “Anayasaya bağlı kalındığı sürece yasama ve yürütme makamları arasındaki ilişkinin keskin bir çekime tanık olmasını beklemediğini” söyledi. El-Vesmi, sandıklar kapanmadan önce Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Hükümet net bir eylem programı sunarak oluşturulan anayasal standartlara bağlı kaldığı sürece herhangi bir endişe duyulacak gibi görünmüyor” dedi.

Seçilmesi halinde yasama dönemini hükümetle gerilim olmadan geçirme sözü vermediğini ifade eden el-Vesmi açıklamasının “Ben söz vermiyorum, çünkü her şey yürütmenin elinde. Yürütme, vatandaşın kabul edeceği bir proje ortaya koyarsa milletvekillerinin işi bu programın takibini yapmaktır” ifadesini kullandı.

El-Vesmi, bir sonraki aşamanın öncelikleriyle ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Bu öncelikler, ülkenin Emirine sunulan Kuveyt Belgesi'nin kabul edilmesinden öncekilerden farklı olmayacak. Siyasi sürece tarafların kabulünü mümkün olduğunca sağlamaya çalıştık ve önümüzdeki dönemde Kuveyt'in farklı bir projeye ihtiyacı var.”

Muna: Yeni bir fırsat

Kuveytli akademisyen ve siyasi analist Dr. Ayed el-Muna, Şarku’l Avsat'a şu açıklamalarda bulundu:

“Meclisin feshi ve tasfiyesi gibi meydana gelen şokların ışığında, seçimlerin sonucu, yürütme erki ile olan ilişkilerde eskisinden daha az gergin görünüyor. Hükümet kurulduktan sonra iki hafta içinde Meclis'e sunulacak programda sakinleşme ve çalışma arzusu var. Bu program ışığında, yasama otoritesinin, gözetim çalışmaları ve yasal mevzuat yoluyla sürekli takip ile hükümete programını uygulama fırsatı vermesi bekleniyor.”

Fotoğraf Altı: Dr. Ayed el-Muna.
Dr. Ayed el-Muna.

Muna sözleirni şöyle sürdürdü:

“Özellikle Veliaht Prens Şeyh Mişal el-Ahmed es-Sabah'ın 22 Haziran 2022'de yaptığı Emirlik konuşmasını hatırladığımız için, önümüzdeki dönemin bir öncekinden daha az gergin olacağını düşünüyorum. Zira o konuşmada, siyasi durumun reform için zorlaşması durumunda daha etkili tedbirlere başvurmanın mümkün olduğuna ve bunun milletvekilleri tarafından kabul edilmeyen ve demokratik yola hizmet etmeyen seçeneklere yol açabileceğine işaret edilmişti.”

Bu seçenekler arasında ‘anayasanın bazı maddelerini askıya almak ve parlamento hayatını bir süreliğine de olsa kesintiye uğratmak’ yer aldığını belirten Muna, “Bu nedenle, seçim sonuçlarının açıklanmasından sonraki süreçte iki otorite arasında bir iş birliği aşamasına ihtiyaç duyulmaktadır” dedi.

Deşti: Temkinli iyimserlik

Üçüncü seçim bölgesinden aday olan siyasi analist Dr. İbrahim Deşti, Şarku'l Avsat'a “Yeni meclisin hükümetle anlaşma içinde olacağını, ancak başbakanın halkın isteklerine uygun bir program teklifi sunacağını umduğunu” söyledi.

“Bu seçimlerin sonuçları arasında yeni kabine oluşumunun değişime yol açacak net bir stratejiyle gelmesini umuyoruz. Kuveyt sokağı hüsrana uğradı ve sonuçları felaket olduğu için bu hüsranı sürdürmek veya artırmak için zamanımız yok” diyen Deşti, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mevcut seçim sisteminde, parlamento değişiklik yapabilir. Ancak bunun sınırları var. Çünkü demokrasimiz görecelidir ve mükemmel değildir. Anayasa, Kuveytli milletvekillerine yasama ve denetim için bir alan veriyor ve biz bu alanın reformlar yaratmak için kullanılmasını istiyoruz.”

Fotoğraf Altı: Dr. İbrahim Deşti.
Dr. İbrahim Deşti.

Sorumluluğu kim alıyor?

Suud el-Usfur, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda, feshedilen meclisin parlamento deneyiminin ‘olgunlaşmamış ve eksik bir deneyim olduğu için değerlendirilemeyeceğine’ inandığını ifade etti. El-Usfur sözleirni şöyle sürdürdü:

“2022 Meclisi Kuveyt halkı için altın bir fırsatı temsil ediyordu ancak bu fırsat kaçırıldı. Zira meclis içinde, üyeler ve başkanlık arasında ve meclis ile hükümet arasında büyük bir anlaşma vardı. Zemin, ülkede somut bir değişiklik getirebilecek yasal kazanımları ilerletmek için uygundu. Ancak fırsat değerlendirilemedi. Bu nedenle meclis ilk aydan itibaren tatil edildi. Ardından hükümet, Anayasa Mahkemesi kararıyla meclis iptal edilinceye kadar oturumlardan çekildi.”

El-Usfur'a göre 2022 Meclisi’nin başarısız olmasının sorumluları yürütme ve yasama organları:

“Yürütmenin sorumluluğu var ama az da olsa meclisin de sorumluluğu bulunuyor. Yasama organı, 2022 Meclisi'ne eşlik eden memnuniyet durumu ve en fazla sayıda reform odaklı milletvekilinin gelişi, üyeler arasında daha fazla koordinasyon oluşturma arzusunun eksikliğine yol açtı. Öncelikler için bir yarış vardı ve onlar hakkında bir anlaşma yoktu ve bu anlaşma geç saatlere kadar gelmedi. En büyük sorumluluk, hükümet üyeleri arasında büyük bir görüş ayrılığıyla, kararı açıklanmayan yürütmeye aittir.”

El-Usfur, sorgulamaların iki makam arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine katkıda bulunduğu yönündeki açıklamaya yanıt olarak “Sorgulamalar, hükümetten tekrar tekrar geri çekilmelerin ardından bir tepki olarak geldi. Bir sebep değil sonuçtu” dedi.

Üyelerin bir halk yardım paketini onaylama istekleriyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Üyelerin istediklerini ortaya koyma hakları var ve hükümetin bunu iade edecek anayasal araçları mevcut. Ulusal Meclis Başkanlığı neredeyse Ahmed es-Sadun'un lehine kararlaştırıldı.



Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
TT

Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin, Husiler tarafından bugün sabaha karşı başkent Riyad’a fırlatılan bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin gerilimi artırmasının ve başkent Riyad’daki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alma girişimlerini sürdürmesinin, 8 milyondan fazla vatandaş ve yabancının yaşadığı kentte bu milislerin tutumundaki ısrarı ortaya koyduğunu belirtti. Maliki, söz konusu girişimlerin sivilleri ve sivil unsurları kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alan “terörist ve saldırgan bir davranış” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Maliki ayrıca Husilerin Biş, Taif, Fursan ve Yanbu kentlerindeki sivilleri ve sivil unsurları hedef almaya çalıştığını, ancak hava savunma sistemlerinin bu saldırı girişimlerini engellediğini söyledi.

Maliki, yayımlanan açıklamada, koalisyon yönetiminin Husilerin “terörist faaliyetlerini” caydırmak amacıyla, uluslararası insancıl hukuk ve teamül hukuku kurallarıyla uyumlu olmak kaydıyla, uygun gördüğü tedbirleri alma konusunda asli hakkına sahip olduğunu vurguladı.


Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.