Suudi Arabistan Enerji Bakanı: OPEC ve OPEC Plus yalnızca piyasa istikrarını hedefliyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, OPEC’in 63. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Bağdat’ta düzenlenen törende (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, OPEC’in 63. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Bağdat’ta düzenlenen törende (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: OPEC ve OPEC Plus yalnızca piyasa istikrarını hedefliyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, OPEC’in 63. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Bağdat’ta düzenlenen törende (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, OPEC’in 63. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Bağdat’ta düzenlenen törende (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC Plus ittifakının, üreticiler ve petrol endüstrisinin yararı ve enerji güvenliği kavramı dahil, yalnızca piyasaları istikrara kavuşturmayı amaçladığını söyledi.

Prens Abdulaziz, OPEC’in 63. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen törende, “Konsensüs OPEC Plus’ın temel ilkesidir ve onsuz, ekonomik dalgalanmaların ışığında piyasaların istikrarını koruyamazdık” dedi.

Bakan törende yaptığı konuşmada ayrıca şunları söyledi;

OPEC Plus’ın geçen haftaki kararları, OPEC ve OPEC Plus olarak iç durumumuzu eski haline getirecek olan toplu konsensüsle alındı. Son toplantıda geliştirilenler de dahil olmak üzere “OPEC Plus mekanizmaları, OPEC ve OPEC Plus’ın aktif rolünü korumaya devam etmemizi ve tüm üyeler için adaleti sağlamak da dahil olmak üzere görevlerini yerine getirmelerini sağlayacaktır. Bu mekanizmalar yatırım yapmaya devam edecek olan üye devletlere olanak sağlar. Bununla birlikte yatırım yapacak olanlara da bunun kesintiye uğramaması ve durmayacağı konusunda güvence veriyor. Aksine, kim yatırım yaparsa, yaklaşan OPEC Plus anlaşmalardaki payını artırabilecek şekilde ödüllendirilecek.

OPEC, OPEC Plus ittifakının 4 Haziran’daki mevcut toplantısında, bloğun üretim seviyesini Ocak 2024 itibarıyla bir yıl süreyle günde 40,4 milyon varile ayarlama kararı aldığını duyurdu.

Aynı gün Suudi Arabistan, Temmuz ayından itibaren petrol üretiminde günde bir milyon varil tutarında ek bir gönüllü kısıntıya gideceğini duyururken, Rusya ve Irak da dahil olmak üzere diğer üreticiler önceki kesintilerin uzatıldığını duyurdu.

Bugünkü törende konuşan Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ise, petrolün dünyada hala önemli bir ekonomik enerji kaynağı olduğunu ve OPEC’in sorumluluğunun sadece ihracat süreciyle bitmediğini, fiyatları düzenleme sürecini de kapsadığını dile getirdi.

Sudani, “Üye devletler, dünyadaki zorlukları ve doğal gazın enerji piyasasına girmesinin yeni sorumluluklara bir ek oluşturduğunu akılda tutmalı” ifadelerini de kullandı.

Irak ekonomisinin ana kaynak olarak petrole bağlı olduğunu vurgulayan Sudani, “Önemli gaz yatırım sözleşmeleri imzalandı, altıncı tur gaz yatırımına imza atacağız” diye ekledi.

Irak Petrol Bakanı Hayyan Abdulgani de, “OPEC petrol istikrarını sağlamaya çalışıyor ve OPEC ülkeleri arasında ortak çıkarlar adına işbirliği ve koordinasyon var” diye konuştu.



Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını kınamasını yineledi ve gerginliğin artmasının sonuçları konusunda uyardı

Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını kınamasını yineledi ve gerginliğin artmasının sonuçları konusunda uyardı

Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn Krallığı ve Kuveyt Devleti'ne yönelik saldırılarını ve ihlallerini "en sert ifadelerle" kınayarak, bu eylemlerin bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ettiğini ve bölgede istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, İran'ın devam eden saldırılarının bölgeyi daha fazla gerilime doğru sürüklediği, güvenlik ve istikrarı zedelediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan'ın Bahreyn ve Kuveyt ile dayanışmasını sürdürdüğü ve bu ülkelerin egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını korumak amacıyla alacakları bütün tedbirlere tam destek verdiği vurgulandı.

Suudi Arabistan'ın açıklaması, bu sabaha karşı Bahreyn ve Kuveyt'in hedef alındığı saldırıların sonrasında yapıldı. Bahreyn makamları, İran tarafından Bahreyn ve Kuveyt'e doğru fırlatılan 7 balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyururken, saldırılar sonucu herhangi bir hasar meydana gelmediğini bildirdi.

Kuveyt'te ise Genelkurmay Başkanlığı, hava savunma sistemlerinin düşmanca füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını engellediğini açıkladı. Yetkililer, bazı bölgelerde duyulan patlama seslerinin hava savunma unsurlarının gerçekleştirdiği önleme faaliyetlerinden kaynaklandığını belirtti.

Söz konusu gelişmeler, İran ile bağlantılı bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde yaşanırken, uzmanlar ve yetkililer olası yeni bir gerilimin Körfez bölgesinin güvenliği ile uluslararası deniz ticareti üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.


Körfez ülkelerinden yapılan açıklamada, İran'ın saldırıları barışı baltalayan terör eylemleri olarak nitelendirildi

Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)
Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)
TT

Körfez ülkelerinden yapılan açıklamada, İran'ın saldırıları barışı baltalayan terör eylemleri olarak nitelendirildi

Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)
Casim el-Budeyvi, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), bugün yaptığı açıklamada, İran yönetiminin altyapı ve sivil tesisleri hedef alan saldırılarını sürdürmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarı bozma ve barış çabalarını baltalama isteğinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.

Konsey Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alan düşmanca saldırılarının devam etmesini en sert ifadelerle kınadığını açıkladı.

El- Budeyvi, söz konusu eylemlerin "tehlikeli ve sorumsuz bir gerilim" niteliği taşıdığını vurgulayarak, bunların bütün uluslararası hukuk kuralları ve teamüllerinin açık bir ihlali olduğunu, ayrıca bölgenin güvenlik ve istikrarına doğrudan tehdit oluşturduğunu ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Bahreyn ve Kuveyt'in güvenliğinin Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, üye devletlerin her iki ülkenin yanında birlik içinde durduğunu söyledi.

El-Budeyvi ayrıca, Körfez ülkelerinin Bahreyn ve Kuveyt'in güvenliklerini korumak, egemenliklerini savunmak ve toprak bütünlüklerini muhafaza etmek amacıyla aldığı tüm tedbirlere tam destek verdiğini kaydetti.


Bahreyn'den İran'a: Saldırıları durdurun... Güvenlik füzeler ve İHA’larla inşa edilmez

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
TT

Bahreyn'den İran'a: Saldırıları durdurun... Güvenlik füzeler ve İHA’larla inşa edilmez

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, bugün sabaha karşı Bahreyn Krallığı ve Kuveyt Devleti topraklarına yönelik fırlatılan ve hava savunma sistemlerince herhangi bir hasara yol açmadan başarıyla imha edilen 7 balistik füze saldırısının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlık, yaşanan gelişmeyi "İran’ın mükerrer saldırganlığı" olarak nitelendirerek şiddetle kınadı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu saldırının Bahreyn ve Kuveyt’in egemenliğine yönelik "açık bir ihlal" teşkil ettiği, BM Şartı ile uluslararası hukuku çiğnediği ve Basra Körfezi bölgesinin güvenlik ve istikrarına doğrudan tehdit oluşturduğu vurgulandı.

Güvenlik füzelerle inşa edilemez

Açıklamada, "Güvenlik füze ve İHA’larla inşa edilemez, istikrar ise mayın döşeyerek korunamaz" ifadelerine yer verilerek İran’a, bu gerekçesiz saldırılara derhal son verme, barış ve diyalog yolunu seçme ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyma çağrısı yapıldı.

Şarku'l Avsat'ın açıklamadan aktardığına göre Bakanlık, deniz seyrüsefer özgürlüğünün korunması adına Tahran yönetiminden şu taleplerde bulundu:

Hürmüz Boğazı'nın hiçbir kısıtlama veya harç olmaksızın tamamen trafiğe açılması,

Deniz mayınlarının konumlarının açıklanması ve bunların temizlenmesi için iş birliği yapılması,

Sivil gemilerin güvenliğini garanti altına alacak ve bölgede mahsur kalan binlerce denizcinin ayrılmasına izin verecek güvenli bir insani koridorun sağlanması.

Egemenliğimiz kırmızı çizgimizdir

Bu tür gerilim hamlelerinin küresel ekonomi ve uluslararası ticaret için hayati öneme sahip bir bölgede gkrizi artıracağına dikkat çeken bakanlık; Bahreyn'in barış ve istikrar seçeneğine bağlılığını yineledi. Ancak bununla birlikte, ulusal güvenlik ve egemenliğin korunmasının "kırmızı çizgi" olduğunu vurgulayan Manama yönetimi, topraklarını ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm meşru önlemleri alacağını, bu konuda kardeş ve müttefik ülkelerin desteğine güvendiğini belirtti.

Açıklama, bölgenin geleceğinin iki seçeneğe bağlı olduğunun altı çizilerek sonlandırıldı: Ya barış ve iş birliği yoluna dahil olunacak ya da bölgeyi daha fazla izolasyon ve dışlanmaya sürükleyecek gerilimi artırma politikalarına devam edilecek.