Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İslam dininin ileri gelenleri için yıllık kabul töreni düzenledi

Veliaht Prens, ülkesinin kuruluşundan bu yana Haremeyn-i Şerîfeyn’e hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirildiğini bir kez daha vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İslam dininin ileri gelenleri için yıllık kabul töreni düzenledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, ülkesinin, kuruluşundan bu yana Yüce Allah tarafından Haremeyn-i Şerîfeyn’e (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi) hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirildiğini bir kez daha vurguladı. Ülkesinin “bunu önceliklerinin başında tuttuğunu ve Rahman’ın misafirlerine rahatlık ve güvence sağlamak için her türlü çabayı sarf ederek bütün olanaklarını kullandığını” belirtti.

Bu ifadeler Veliaht Prens’in, Mina Sarayı’ndaki Kraliyet Divanı’nda ülke liderleri, İslam dininin ileri gelenleri, Hâdimü’l-Haremeyn’in misafirleri, devlet kurumları ve bu yıl hac vazifesini yerine getiren hacıların işlerinden sorumlu heyet ve ofis başkanları için Kral Selman bin Abdulaziz adına dün düzenlenen yıllık törendeki konuşmasında dile getirildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman konuşmasında “Hâdimü’l-Haremeyn Kral Selman bin Abdulaziz adına, sizi Beytu’l-Haram yakınlarından selamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Beytullah hacıları ve İslam ümmetinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor Cenab-ı Allah’tan bizim, sizin ve evine gelen hacıların salih amellerini kabul etmesini, haclarını kabul etmesini, çabalarını mükafatlandırmasını ve günahlarını bağışlamasını niyaz ederiz” dedi.

swe
Prens Muhammed bin Selman yıllık törende konuşma yaparken (SPA)

Veliaht Prens “Suudi Arabistan Krallığı kuruluşundan beri Yüce Allah tarafından Haremeyn-i Şerîfeyn’e hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirilmiştir. Krallık bunu önceliklerinin başında tutmuş ve Rahman’ın misafirlerine rahatlık ve güvence sağlamak için her türlü çabayı sarf ederek bütün olanaklarını kullanmıştır” dedi. Veliaht Prens ayrıca “Allah’tan bizim ve İslam ümmetinin güvenliğini ve selametini daim kılmasını diliyoruz. Cenab-ı Hak’tan, evine gelen hacıları bu mübarek günlerde hac ibadetlerini tamamlamaya muvaffak kılmasını ve onları sağ salim evlerine ulaştırmasını niyaz ederiz” ifadelerini kullandı.

Veliaht Prens, törenin başında devlet başkanları ve liderlerle el sıkıştı. Bunlar; Malezya Kralı Sultan Abdullah Ri’ayatuddin el-Mustafa Billah Şah, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Maldivler Devlet Başkan Yardımcısı Faysal Nasim, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Lübnan Başbakanı Muhammed Necib Azmi Mikati, Somali Başbakanı Hamza Abdi Berri, Nijer Başbakanı ve Hükûmet Başkanı Ouhoumoudou Mahamadou, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye ve bazı Müslüman ülkelerin parlamento başkanları.

awd
Veliaht Prens, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu ile tokalaşırken (SPA)

Hac ve Umre Bakanı ve Hacılara Hizmet Programı Komitesi Başkanı Dr. Tevfik er-Rabia ise yaptığı konuşmada, hacıların manevi yolculuklarının tüm duraklarında kaliteli hizmetlerden yararlandığını belirtti. Bu hizmetlerle ilgili çalışmaların geçen yılki hac mevsiminin sona ermesiyle başladığına işaret etti. Haremeyn-i Şerîfeyn’e ve ziyaretçilerine yönelik dini ve vatani sorumluluklarından hareketle, bu cömert vatanın kız ve erkek evlatlarının öncülüğünde, Vizyon 2030 liderliğindeki iddialı dönüşüm projeleri kapsamında, hem yönetim hem de halkın Krallığın asil tarihi itibar ve sorumluluğunun bir uzantısı olarak 40’tan fazla devlet sektörünün bu hizmetleri yerine getirmede görev aldığını ifade etti.

Bakan “Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı’nın hedeflerinin hayata geçirilmesi doğrultusunda Veliaht Prens’in yönlendirmeler yaparak gelişmeleri sürekli takip ettiğini” belirtti. Amacın “tüm Müslümanların Mekke ve Medine’ye erişimini kolaylaştırmak ve umre ve ziyaretlerini gerçekleştirmelerini sağlamak” olduğunu kaydetti. Bu doğrultuda “prosedürlerin basitleştirilmesi, vize sistemlerinin geliştirilmesi ve çeşitli dillerde hizmet veren ortak bir platformda dijitalleştirilmesi” gibi adımlar atıldığına işaret etti. Bakan “bu çabalar sonucunda, bu yıl Suudi Arabistan’a gelen umre ziyaretçisi sayısının 10 milyonu aşarak tarihi bir rekor kırdığına” dikkat çekti.

sewf
Hac ve Umre Bakanı ve Hacılara Hizmet Programı Komitesi Başkanı Dr. Tevfik er-Rabia törende konuşma yaparken (SPA)

Bakan Rabia, bu yıl ilk kez dışarıdan gelen hacılara hizmet için adil rekabetin başlatıldığını ve Mekke Yolu girişiminin kapsamının genişletildiğini belirtti. Bu girişimden bugüne kadar yedi ülkenin ve 400 binden fazla hacının yararlandığını kaydetti. Hacıların ve ziyaretçilerin dini ve kültürel deneyimlerini zenginleştirmek için ortaklarla iş birliği yaparak, İslam tarihi mekanlarını ve kültürel zenginleşme mekanlarını yenilemek için çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Gelecek birkaç yıl içinde Hz. Muhammed’in hayatını anlatan 100’den fazla tarihi mekân ve sergi açılması planlandığına işaret etti. Ayrıca, Rahman’ın misafirlerine hizmet eden insani yeteneklerin, hükümet, özel sektör ve kâr amacı gütmeyen sektörlerde kullanılması üzerinde çalışılacağını belirtti.

Şeyh Muhammed en-Nahvi, Dünya İslam Birliği (Rabıta) adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın hac mevsimlerini yönetme, Rahman’ın misafirlerine hizmet etme ve bu hizmetleri üst düzeyde yenileme ve geliştirme çabalarını övgüde bulundu. Aynı zamanda, Rabıta’nın Suudi Arabistan’dan aldığı destek ve güçle İslam dünyası ve Müslümanlara hizmet etme konusundaki dünya çapındaki rolünün belirginleştiğini ifade etti. Mekke Belgesi’nin, İslam dünyası alimlerinin yolculuğunda bir değişim yarattığına, her iki dünyada da gurur duyulacak bilimsel ve entelektüel bir fener olduğuna ve İslam dünyasındaki dini kurumlarda eğitim metodu ve materyali olarak kullanıldığına dikkat çekti.

swefde
Şeyh Muhammed el-Hafız en-Nahvi, Rabıta adına konuşma yaptı (SPA)

Ürdün, Vakıflar, İslamî İşler ve Mukaddesat Bakanı Muhammed el-Halayile, hac işleri ofisleri başkanları adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan hükümetinin hacılara hizmet etme ve ibadetlerini kolaylıkla yerine getirmelerini sağlama hedefi doğrultusunda gösterdiği büyük çabaları takdirle karşılayarak şükranlarını sundu. Bakan, “Bugün Suudi Arabistan Krallığı’nın hacıları kabul etmek, onlara hizmet etmek ve desteklemek için yaptığı büyük başarılara tanık oluyoruz. Cenab-ı Hakk’ın Müslümanlar’a verdiği en büyük nimetlerinden biri de hac farizasını yerine getirmeleri için yolculuklarını ve ikametlerini kolaylaştıracak her şeyi onlara sunan kardeşleri hazırlamasıdır” dedi. Bakan ayrıca, hacıların her yıl dünyanın dört bir yanından gelip buluştuğu, birbirlerini tanıdıkları, Allah’ı andıkları ve ibadet ve dua yoluyla O’na yaklaştıkları Mekke ve Medine’de Müslümanların kutsal yerlerine ev sahipliği yapması nedeniyle Suudi Arabistan’ın İslam’ın direği olarak kabul edildiğine işaret etti.

sa
Ürdün, Vakıflar, İslamî İşler ve Mukaddesat Bakanı Muhammed el-Halayile, hac işleri ofisleri başkanları adına konuşma yaparken (SPA)

Bu konuşmanın ardından herkes Veliaht Prens’e selam verdi ve kabul töreninin kapanışında birlikte öğle yemeği yediler.

Kabul törenine: Prens Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Prens Mansur bin Suud bin Abdulaziz, Prens Suud bin Saad bin Abdulaziz, Prens Sattam bin Suud bin Abdulaziz, Prens El-Velid bin Talal bin Abdulaziz, Prens Dr. Bender bin Abdullah bin Turki, Prens Faysal bin Bender bin Halid bin Abdulaziz, Prens Mutaib bin Suud bin Saad, Hâdimü’l-Haremeyn’in özel danışmanı Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz, Prens Dr. Muhammed bin Selman bin Muhammed, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Dr. Turki bin Suud bin Muhammed, Prens Dr. Suud bin Selman bin Muhammed, El-Baha Bölgesi Emiri Prens Dr. Husam bin Suud bin Abdulaziz, Prens Nevaf bin Nasır bin Abdulaziz, Prens Mansur bin Nasır bin Abdulaziz, Prens Abdülaziz bin Ahmed bin Abdulaziz, Prens Dr. Bender bin Selman bin Muhammed, Prens Halid bin Turki bin Faysal, Prens Fahd bin Halid bin Abdullah, Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Prens Suud bin Abdullah bin Abdulaziz, Bakanlar Kurulu üyesi Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Mekke Emiri Yardımcısı Prens Bender bin Sultan bin Abdulaziz, Taif Valisi Prens Suud bin Nehar bin Suud bin Abdulaziz, Mekke Bölgesi Emirliği’nin Haklardan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Prens Faysal bin Muhammed bin Saad, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Celavi, Spor ve Gençlik Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz, İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef bin Abdulaziz, Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Prens Bender bin Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdulaziz, Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Suud bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Prens Mişal bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Saad bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Meşhur bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Abdulmecid bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Sultan bin Abdullah bin Abdulaziz ve Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah gibi davetliler katıldı.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.