Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu tarafından yönetilen varlıklar 2022’de 594 milyar doları aştı

Kızıldeniz projesi, Kamu Yatırım Fonu’nun sahip olduğu dev projelerden biri (Şarku’l Avsat)
Kızıldeniz projesi, Kamu Yatırım Fonu’nun sahip olduğu dev projelerden biri (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu tarafından yönetilen varlıklar 2022’de 594 milyar doları aştı

Kızıldeniz projesi, Kamu Yatırım Fonu’nun sahip olduğu dev projelerden biri (Şarku’l Avsat)
Kızıldeniz projesi, Kamu Yatırım Fonu’nun sahip olduğu dev projelerden biri (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından yönetilen varlıkların hacmi 2021’de 1,9 trilyon riyal (528 milyar dolar) iken, 2022’de yüzde 19,8 oranında artarak 2,23 trilyon riyale (594 milyar dolar) ulaştı.

PIF tarafından bugün yayınlanan yıllık raporda, toplam varlıklar içerisindeki uluslararası yatırımların yüzde 23 ile 512 milyar riyal (136,5 milyar dolar) olduğu, yerli yatırımların ise yüzde 77 ile 1.717 trilyon riyal (457.8 milyar dolar) değerinde olduğu bilgisi verildi.

PIF, 2022 yılında stratejik sektörlerde 120 milyar riyal (32 milyar dolar) değerinde yatırım yapıldığını ve 25 yeni şirketin kurulduğunu da bildirdi.

Geçtiğimiz yıl 181 bin yeni istihdam yaratılmasına katkıda bulunan PIF, küresel bir konuma ulaşmak için güçlü ve sağlam bir konumda olduğunu vurguladı.

Açıklamaya göre, 2030 Vizyonu’nu Gerçekleştirme Programı’nın başladığı Eylül 2017’den 2022 sonuna kadar hissedarların toplam getirisi yıllık bazda yüzde 8 oldu.

PIF, Yatırım için itici bir güç olmak, dünyanın en etkili yatırım kuruluşu haline gelmek ve küresel ekonominin geleceğini şekillendirmeye katkıda bulunan yeni sektörler ve fırsatların ortaya çıkmasını desteklemeyi hedefliyor.

Ekonomi son yıllardaki çalkantıdan kurtulmaya devam ederken, PIF geçen yıl içinde somut ve hızlı bir ilerleme kaydetti.

PIF, yeni şirketler kurarak ve Suudi pazarında milyarlarca riyal yatırım yaparak, yerel ekonominin dönüşümünü destekleyecek sektör ve endüstrilerdeki yerel yatırımlarına devam ediyor.

PIF Başkanı Yasir er-Rumayyan, fonun kendisine verilen görevleri yerine getirebildiğini ve yerel ekonominin gelişmesini ve çeşitlenmesini sağladığını söyledi.

Rumayyan, NEOM Yönetim Kurulu Başkanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz’in ana planını ve tasarımlarını açıkladığı ‘The Line’ şehri gibi büyük projelerin son 12 ayda dikkate değer ilerleme kaydettiğini vurguladı.



Dubai'de gizemli ölüm, ilaçla tedaviyi reddetmesiyle tanınan Mısırlı doktorun sonu

Kahire şehir merkezindeki Mısır Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Kahire şehir merkezindeki Mısır Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
TT

Dubai'de gizemli ölüm, ilaçla tedaviyi reddetmesiyle tanınan Mısırlı doktorun sonu

Kahire şehir merkezindeki Mısır Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Kahire şehir merkezindeki Mısır Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri’nde görev yapan Mısırlı bir doktorun ölümüyle ilgili belirsizlik sürüyor. İlaçla tedaviye karşı çıkmasıyla tanınan Diaa el-Avadi’nin ölümü gizemini koruyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, el-Avadi’nin ölümünü yakından takip ettiklerini belirtti. Açıklamada, Dubai Başkonsolosluğu’nun, Dubai Polisinden doktorun emirlikteki bir otelde hayatını kaybettiğine dair bildirim aldığı ifade edildi.

Doktorun avukatı Mostafa Macid, olayda suç şüphesi olup olmadığına dair kesin bir yargıya varmak için elde yeterli delil olmadığını ifade etti. Ancak “Şarku’l Avsat”a konuşan Macid, doktorun ailesinin, birkaç gün önce gizemli bir ortadan şekilde kaybolmuş olması nedeniyle ölümün büyük olasılıkla bir suç sonucu gerçekleştiğine inandığını belirtti. Ailenin, ölüm nedeninin netleşmesi için BAE makamlarının yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarını beklediğini kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Bakan Bedr Abdulati, Dubai Başkonsolosluğu’na BAE’deki yetkili makamlarla sürekli temas halinde olunması, olayın ayrıntılarının aydınlatılması ve ilgili işlemlerin takip edilmesi talimatını verdi. Ayrıca cenazenin en kısa sürede Mısır’a nakli için gerekli işlemlerin hızlandırılması istendi.

Açıklamada, bakanlığın vefat eden doktorun ailesi ve hukuki temsilcisiyle koordinasyon içinde konsolosluk işlemlerini tamamlamak ve sürecin yakından izlendiği vurgulandı.

Anestezi, yoğun bakım ve ağrı tedavisi uzmanı olan el-Avadi’nin kaybolması, son günlerde sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Ailesiyle iletişimin kesilmesinin ardından kullanıcılar, doktorun kilo verme ve diyabet tedavisinde ilaç kullanımına karşı uyarılarda bulunduğu eski videolarını paylaştılar.

Geçen mart ayında Mısır Tabipler Birliği, sosyal medya üzerinden “bilimsel olarak kanıtlanmamış ve yanıltıcı tıbbi bilgiler yaymak” gerekçesiyle el-Avadi’nin üyeliğini iptal etmişti. Birlik, paylaşımlarının halk sağlığı için risk oluşturduğunu belirtmiş, kronik hastalıklar için onaylanmamış tedavi yöntemlerini teşvik etmesini "meslek etiğinin ciddi ihlali" olarak değerlendirmişti.

thyjuk8
Birleşik Arap Emirlikleri'nde hayatını kaybeden Mısırlı doktor Diaa el-Avadi (Facebook sayfası)

El-Avadi, "İyi Beslenme Sistemi" adını verdiği ve belirli yiyecekleri tamamen kaldırıp, sadece belirli gıdaları tüketmeyi içeren bir beslenme rejimini tanıtarak geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Bu rejimin bir iyileşme yöntemi olduğunu iddia etti. Bu sistemi dört ila altı hafta boyunca bir grup hastaya uyguladığını ve durumlarında önemli bir iyileşme gözlemlediğini, bunun da ilaç kullanımının azalmasına yol açtığını belirtti.

Ailenin, BAE makamlarının yürüttüğü soruşturmayı takip etmesi için Dubai Başkonsolosluğu’nu yetkilendirdiği belirtilirken, Avukat Macid, ailenin pazartesi günü Mısır Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşerek adli tıp raporları ve cenazenin Kahire’ye nakliyle ilgili süreçleri koordine ettiğini ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Haddad el-Guhari ise doktorun ölüm nedeninin belirlenmesi için bir hastaneye nakledildiğini ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra cenazenin Kahire’ye gönderileceğini açıkladı.

Mısır Tabipler Birliği Başkanı Osama Abdel Hay, doktorun geçen ay birlikten ihraç edilmesine rağmen soruşturma sürecini takip ettiklerini belirterek, ölüm nedenine ilişkin sonuçları beklediklerini ifade etti.

Abdel-Hay, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, "Sendikanın, yerleşik bilimsel prensiplere aykırı tıbbi tavsiyeler yaydığı gerekçesiyle doktoru sendikanın disiplin kuruluna sevk ettikten sonra ihraç etme kararı aldığını" belirtti.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kuveyt ve Ummanlı mevkidaşları ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kuveyt ve Ummanlı mevkidaşları ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kuveytli mevkidaşı Şeyh Cerrah el-Sabah ve Ummanlı mevkidaşı Bedr el-Busaidi ile bölgesel durumdaki son gelişmeleri ve bu konudaki çabaları görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Şeyh Cerrah el-Sabah ve Bedr el-Busaidi'den aldığı iki telefon görüşmesinde, bölgenin güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik ortak çabaları gözden geçirdi.


Suudi Arabistan: Filistin'in güvenliği bölgesel güvenlikten ayrılamaz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan Dr. Manal Rıdvan, toplantıda Krallığı temsil eden konuşmayı yapıyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan Dr. Manal Rıdvan, toplantıda Krallığı temsil eden konuşmayı yapıyor.
TT

Suudi Arabistan: Filistin'in güvenliği bölgesel güvenlikten ayrılamaz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan Dr. Manal Rıdvan, toplantıda Krallığı temsil eden konuşmayı yapıyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan Dr. Manal Rıdvan, toplantıda Krallığı temsil eden konuşmayı yapıyor.

Suudi Arabistan, dün yaptığı açıklamada Filistin güvenliğinin bölgesel güvenlikten ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, kalıcı barışın sağlanması için karşılıklı güvenlik kaygılarını ele alan, egemenliğe saygı gösteren ve gerilimi önleyen daha kapsamlı bir çerçevenin gerekli olduğunu vurguladı.

Açıklama, Belçika’nın Brüksel kentinde düzenlenen “İki Devletli Çözümün Uygulanması Uluslararası Koalisyon"un 9. toplantısında yapıldı. Suudi Arabistan, Avrupa Birliği ve Norveç’in eş başkanlığında gerçekleştirilen ve “Gazze savaşı sonrasında barışa nasıl ilerlenir?” temasıyla düzenlenen toplantıya 83 ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri katıldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Özel Temsilcisi Manal Rıdvan, ülkesini temsilen yaptığı konuşmada, mevcut temel zorluğun kırılgan ateşkesi geri dönülmez bir barış sürecine dönüştürmek olduğunu ifade etti. Rıdvan, güvenlik ile siyasi çözümün birbirinden ayrılamayacağını, güvenilir bir siyasi ufuk olmadan sağlanacak istikrarın geçici ve sürdürülemez olacağını dile getirdi.

Rıdvan, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararının uygulanmasının, kapsamlı planın hayata geçirilmesinin ve Barış Konseyi çabalarının desteklenmesinin; ateşkes, insani yardım, yönetişim, güvenlik ve yeniden imar süreçlerinin entegre bir çerçevede uyumlu hale getirmek için gerçek bir fırsat sunduğunu belirterek, istikrarın egemenliğin yerini alamayacağını da vurguladı.

evfr
"İki Devletli Çözümün Uygulanmasına Yönelik Uluslararası Koalisyon"un 9. toplantısı dün Brüksel'de yapıldı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

İnsani yardımların tam ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının önemine dikkat çeken Rıdvan, erken toparlanma ve yeniden imar çalışmalarında mükerrerliği önleyecek bir ilerleme sağlanması gerektiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın, Filistin hükümetinin reform programına tam destek verdiğini ve bu çabaların Gazze’ye dönüş sürecini, Gazze ile Batı Şeria’nın birliğini koruyacak şekilde hazırladığını ifade etti.

Rıdvan ayrıca silahsızlanma konusunun, meşruiyete dayalı daha geniş bir siyasi ve kurumsal çerçevede ele alınması gerektiğini ve nihai hedefin Filistin devletinin hayata geçirilmesi olduğunu belirtti. Batı Şeria’daki durumun iki devletli çözümü tehdit eden ve tehlikeli bir tırmanışa sahne olduğunu kaydeden Rıdvan, Filistinli sivillerin korunmasının istikrar çabalarının temel unsuru olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan’ın hukukun üstünlüğünü güçlendiren, Filistin kurumlarının kapasitesini artıran ve özellikle polis ile adalet sektörlerini destekleyen girişimlere desteğini yineleyen Rıdvan, uluslararası hukuka saygı gösterilmeden ve işgali pekiştiren uygulamalar reddedilmeden hiçbir güvenlik düzenlemesinin sürdürülebilir olmayacağını kaydetti.

Uluslararası istikrar gücünün rolünün zamanla sınırlı olması ve Filistin kurumlarını desteklemesi gerektiğini, onların yerine geçmemesi gerektiğini ifade eden Rıdvan, “New York Deklarasyonu”nun güvenlik düzenlemelerini güvenilir bir siyasi süreçle ilişkilendiren önemli bir referans olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan temsilcisi konuşmasını, her türlü istikrar çabalarının 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı. Rıdvan, Suudi Arabistan’ın adil ve kapsamlı bir barış için ortaklarıyla çalışmayı sürdüreceğini yineledi.