Japonya'nın Körfez ile yakınlaşması, bölgesel dönüşüm ikliminde büyüyor

Tokyo, enerji piyasasındaki kargaşa ve dalgalanmaların ortasında sıvılaştırılmış gaz arzını güvence altına almaya çalışıyor

Suudi Veliaht Prens, geçtiğimiz temmuz ayında bölgeyi ziyaret eden Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'nı karşılarken / Fotoğraf: SPA
Suudi Veliaht Prens, geçtiğimiz temmuz ayında bölgeyi ziyaret eden Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'nı karşılarken / Fotoğraf: SPA
TT

Japonya'nın Körfez ile yakınlaşması, bölgesel dönüşüm ikliminde büyüyor

Suudi Veliaht Prens, geçtiğimiz temmuz ayında bölgeyi ziyaret eden Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'nı karşılarken / Fotoğraf: SPA
Suudi Veliaht Prens, geçtiğimiz temmuz ayında bölgeyi ziyaret eden Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'nı karşılarken / Fotoğraf: SPA

Eymen el-Gabivi 

Japonya büyük ölçüde, Batı'daki pazarında sıkıntı yaşanan enerjiye bağımlı olduğu bir zamanda doğuya, özellikle de petrol ve gaz açısından zengin ve istikrarlı Arap (Basra) Körfezi'ne doğru adımlarını genişletmeye başladı.

Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'nın bölgeye yaptığı ziyaretin üzerinden bir buçuk aydan fazla bir süre geçmemişken diplomatik kaynaklar, önümüzdeki eylül ayında Japonya Dışişleri Bakanı ile Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanlarının Suudi Arabistan'da bir araya geleceğini bildirdi. 

Yaklaşan toplantı

Japon haber ajansı Kyoda'nın ismini vermediği diplomatik kaynaklardan aktardığına göre görüşme, yaklaşık 10 gün sonra gerçekleşecek. İlgili haberde şu ifade yer alıyor:

Tokyo, ABD'nin etkisi azalırken Çin'in etkinliğinin arttığı Ortadoğu'dan enerji arzının istikrarını sağlamak için petrol üreten ülkelerle ilişkilerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Bunun yanı sıra Rusya-Ukrayna savaşının yansımaları da Japonya ve başka yerlerde enerji güvenliği için bir tehdit haline geldi. 

Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida, temmuz ayında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ı ziyaret etmişti.

Japon haber ajansı Japonya Dışişleri Bakanı Yoshimasa Hayashi'nin de görüşme yapacağını ve Mısır ile Ürdün'ü ziyaret edebileceğini belirtti. 

Fumiyo'nun önceki ziyaretinde Körfezliler ile Tokyo arasında 'serbest ticaret' anlaşmasına dair görüşmeler yeniden başladı.

Bunun yanı sıra Fumiyo, ülkesinin, 'sıfır emisyon' düzeyine ulaşmayı kolaylaştıracak modern teknolojilerinin sunumunu da yaptı. Sıfır emisyon düzeyine ulaşmak, Körfez ülkelerinin varmak için hızla ilerlediği bir hedef.  

Kyodo'ya göre dışişleri bakanlarının anlaşmayı ve yeni nesil enerji kaynaklarında teknik iş birliğini masaya yatırması bekleniyor. Bununla beraber İran'ın nükleer programı da gündemde olabilir. 

Camp David'den Körfez'e

Enerjisinin geleceğinden endişe duyan Japonya; ABD Başkanı Joe Biden, Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol ve Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida'yı bir araya getiren 'tarihî üçlü' zirveyi birkaç gün önce bitirdi.

Zirvenin ardından Washington, askerî tatbikatların yürütülmesini ve yıllık üçlü zirvelerin düzenlenmesini içeren bir 'güvenlik iş birliğinin' ilan ettikten sonra bunun 'yeni bir dönemi' temsil ettiğini söyledi.  

Camp David'de düzenlenen zirve, coğrafya ve sınırlarından kaynaklanan köklü anlaşmazlıklar nedeniyle on yıllardır süren bir kopuşun ardından iki Asya ülkesi liderlerini bir araya getiren ilk zirve olma özelliğini taşıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, konuya ilişkin şu yorumda bulundu: 

Toplantı, bölgenin ve dünyanın jeopolitik rekabet, iklim krizi, Rusya'nın Ukrayna saldırısı ve nükleer provokasyonlarla sınandığı bir zamanda yapılıyor.

Uluslararası sahada etkinliği zayıflayan ABD, Körfez ülkelerinin geleneksel bir müttefiki olsa da Körfez ülkeleri, son yıllarda bilhassa Amerika'ya ve onun politikalarına karşı çıkan Rusya ve Çin gibi ülkelerle ilişkilerini çeşitlendirmeye başladı. 

Körfez İşbirliği Konseyi'nin altı ülkesi 'tarafsızlığıyla, Şubat 2022'den beri Kuzey Yarım Küre'de Rusya ile Ukrayna arasında cereyan eden savaşın taraflarından birini kınamaktan kaçındı. 

Enerji arzı

Doğal kaynaklar bakımından fakir olan Japonya, halen büyük ölçüde petrol ve sıvılaştırılmış gaz ithalatına bağımlı olduğundan enerji güvenliğini artırmaya çalışıyor.

Ülke, ham petrolün yüzde 90'ından fazlasını elde etmek için Ortadoğu'ya bel bağlıyor. 

Suudi Arabistan ile BAE, dünyanın petrol ihraç eden en büyük ülkeleri arasında yer alırken Katar, doğalgaz ihraç eden en büyük ülke tahtına kuruluyor ve Japonya da bundan büyük oranda nasipleniyor.

Doğu Asya'nın sanayi ülkesi, bir buçuk yıl önce yaşadığı şiddetli enerji krizinin tekrarlanmaması için özellikle Körfez ülkelerinden gelen enerji arzını güvence altına almaya çalışıyor. 

Karbon nötrlüğü

Petrol ülkelerinin 'karbon emisyonunu sıfırlama' hedefine yöneldiği bir zamanda Japonya, 2050'ye kadar karbon nötrlüğü seviyesine ulaşmak istediği için yenilenebilir kaynaklara daha yatkın enerji teknolojileri geliştirmeye başladı. 

Kişida, önceki ziyaretinde şu ifadeleri dile getirdi:

Gerçekleşmesini umduğumuz başarılardan biri, Japon teknolojilerden istifade edilerek hidrojen ve amonyak gibi çevre dostu enerji kaynaklarına dayalı yeni enerji alanında iş birliği yapmak ve enerji alanındaki iş birliği ilişkilerini güçlendirmektir.

Körfez-Japonya iş birliği

Suudi Arabistan ile Japonya geçtiğimiz aralık ayında Riyad'da düzenlenen Suudi-Japon Yatırım Forumu esnasında 15 ikili anlaşmaya imza attı.

O dönemde Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Yasutoshi Nishimura, Suudi Arabistan'ı "ülkesine ham petrol tedarik eden güvenilir en büyük kaynak" olarak niteledi.  

İki ülke arasında imzalanan anlaşmalar; yapay zekâ, spor, finans, bankacılık hizmetleri, polyester geri dönüşümü, tarım, gıda, sanayi, imalat, ticaret, enerji, dijitalleşme, akıllı şehirler ve kişiselleştirme alanlarını kapsıyordu.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, o dönemde forum münasebetiyle yaptığı basın açıklamasında "Vizyon 2030 üzerine iki ülke olarak ortak çalışmak, Japonya ile ekonomik ortaklığın yeni nitelikli sektörlere doğru ilerlemesine katkı sağladı" ifadelerini kullandı. 

2017 yılında 2030 Suudi-Japon Vizyonu başladığından bu yana iki ülke arasındaki ortak projelerin sayısı 30'dan 100'e yükseldi.

Halihazırda Suudi Arabistan Krallığı'nda faaliyet yürüten 100'den fazla Japon şirketi bulunuyor. Suudi Arabistan'da yaşayan Japonların sayısı ise yaklaşık 600 olup, bunların çoğu, şirket sektöründe çalışıyor. 

Mavi amonyak

400'den fazla Japon şirketinin faaliyet yürüttüğü BAE, Tokyo'ya petrol ihraç eden en büyük ikinci ülke konumunda. İki ülke arasındaki ticari alışveriş hacmi, 2021'de 30 milyar ABD dolarından fazlaydı.

BAE'nin Japonya'ya ihracat değeri, 26 milyar ABD dolarına yükselirken Tokyo'dan ithalatı ise 6,2 milyar ABD doları olacak şekilde arttı. 

Haziran 2022'de BAE'li şirketler ile Japon şirketler arasında üç anlaşma imzalayan BAE, o dönemde bu projelerin, temiz hidrojen taşıyan bir yakıt olarak mavi amonyağa yönelik küresel talepten faydalanarak, düşük karbonlu yakıt alanındaki liderliğini pekiştirmeye katkı sağlamasını umduğunu duyurdu. 

Küresel düzeyde 'mavi amonyak' üretim projesinin, üretim faaliyetlerine 2025 yılında Abu Dabi'de yıllık yaklaşık 1 milyon tona varan üretim kapasitesiyle başlaması bekleniyor.  

KhalifaSat uydusunun 2018'de Tanegashima'dan ilk kez fırlatılması ve sonra Körfez ülkesinin ilk uzay araştırma projesi olan BAE Mars Görevi'nin (Misbar el-Emel) Temmuz 2020'de Mars'a fırlatılmasından sonra Abu Dabi ile Tokyo arasında uzay alanındaki iş birliği arttı.

Misbar el-Emel, 9 Şubat 2021'de Mars gezegeninin yörüngesine ulaştı. 

BAE'de yaklaşık 4 bin Japonya vatandaşı yaşıyor ki bu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşayan Japonya vatandaşları için en büyük sayıyı temsil ediyor. İki ülke arasındaki ilk diplomatik ilişki, 1972'ye dayanıyor. 

Geçtiğimiz temmuz ayında Japonya'nın Katar Büyükelçisi Satoshi Maeda, ülkesinin 2022'de Katar'dan en çok ithalat yapan ülke olarak dördüncü sırada yer aldığını belirtti.  

İki ülke arasındaki ihracat hacmi, 2021 yılında 0,76 milyar ABD doları iken 2022 yılında yaklaşık 1,23 milyar ABD dolarına ulaştı.

Doha'nın ithalatı ise 2021 yılında yaklaşık 9,57 milyar ABD doları iken 2022 yılında yükselerek yaklaşık 13,05 milyar ABD dolarına ulaştı. 

Yerel Lusail dergisine konuşan Büyükelçi'ye göre Doha'da yaklaşık 34 Japon şirketi bulunuyor. Katar'a araba ihracatının hacmi ise 2020 yılından bu yana artış göstererek 2022 yılında 21 bin 825'e ulaştı. 

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

TT

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bu çerçevede yürütülen çabaları ele aldı. Görüşmede özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarıyla ilgili dosyalar üzerinde duruldu.

İki lider, Pazartesi akşamı Cidde’deki Selam Sarayı’nda iftar sofrasında bir araya geldikleri görüşmede, iki ülke arasındaki köklü ve tarihi ikili ilişkileri ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı. Ayrıca Arap ve İslam dünyasını ilgilendiren bir dizi konu da masaya yatırıldı.

frgtyh
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pazartesi öğleden sonra Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda, Cumhurbaşkanı Sisi’yi karşılamıştı. Ziyaretin, “iki ülke arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerini güçlendirme ve ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde istişare ve koordinasyonu sürdürme” çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed eş-Şennavi, Veliaht Prens’in görüşmede iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin merkezi önemini vurguladığını ve bunları iki kardeş halkın çıkarları doğrultusunda daha ileri ufuklara taşımayı arzu ettiğini ifade ettiğini aktardı. Sisi’nin ise Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinde kaydedilen büyük gelişmeye işaret ederek, ikili iş birliğinin farklı alanlarda ilerletilmesinin önemini vurguladığını kaydetti.

dfrthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Sözcü, görüşmede Gazze’deki durumun da ele alındığını belirterek, tarafların savaşın durdurulmasına ilişkin anlaşmaya tüm tarafların bağlı kalmasının ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının uygulanmasının gerekliliğini teyit ettiğini söyledi. Ayrıca Gazze’ye insani yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasının artırılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistin halkının toprakları dışına zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimin reddedildiği vurgulanarak, çözümün iki devletli çözümün hayata geçirilmesine götürecek kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasında yattığı ifade edildi.

xscdfgt
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bir dizi bölgesel ve uluslararası dosya ele alındı. Bölgede gerilim ve tırmanıştan kaçınılmasının, krizlerin diyalog yoluyla barışçıl çözümlerle ele alınmasının ve Arap dayanışmasının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Devletlerin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarafların, bölgesel istikrarın korunması amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonu sürdürme ve güçlendirme konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.

Görüşmeye Suudi tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Şura Konseyi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı İsam bin Said ve Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan katıldı. Mısır tarafından ise Cumhurbaşkanlığı Divan Başkanı Tümgeneral Ahmed Ali, Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği ile Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedr Abdülati, Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ve Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Müsteşar Ömer Mervan hazır bulundu.

frgth
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Cumhurbaşkanı Sisi, Pazartesi akşamı Cidde’den ayrıldı. Sisi’yi Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan Veliaht Prens Muhammed bin Selman uğurladı.

Riyad ile Kahire, bölgede gerilimin düşürülmesinin önemi konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Mısır’ın gerilimi azaltmaya yönelik çabalara angaje olduklarını ve diğer ülkelerle birlikte bölgeyi ateşe atabilecek bir savaşın önüne geçmek için siyasi çözümler üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

Heridi, iki ülke arasında Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunda da mutabakat bulunduğunu belirterek, tarafların ateşkese ulaşılması ve tüm güçlerin katılacağı siyasi çözümlerin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen Ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ı Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda kabul etmişti. İki ülke, özellikle Sudan, Yemen, Somali ve Gazze Şeridi başta olmak üzere bölge krizlerine barışçıl çözümler bulunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda görüş birliği içinde olduklarını teyit etmişti.

67jı8
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi uğurlarken (SPA)

İkili düzeyde ise Suudi Arabistan ile Mısır, Kahire ile Riyad arasındaki kapsamlı kurumsal iş birliği çerçevesini oluşturan ve stratejik ortaklığın tüm boyutlarının takibini sağlayacak olan Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının düzenlenmesine yönelik hazırlıkları sürdürüyor.

Pazar akşamı Mısır Devlet Enformasyon Bakanı Diya Reşvan, Kahire’de Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki el-Şeyh’i kabulü sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin kader birliği ve çıkarların örtüşmesine dayanan, köklü bir Arap bütünleşmesi ve stratejik ortaklık modeli teşkil ettiğini, Arap ulusal güvenliğini tehdit eden tüm meydan okumalar karşısında uzun bir koordinasyon ve dayanışma geçmişine sahip olduğunu söyledi.


Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.