Suudi Arabistan’da turizm gelirleri hızla artmaya devam ediyor

Suudi Arabistan Merkez Bankası son açıklamalarında turizm sektörünün cari dengeye katkısının arttığına işaret etti (SPA)
Suudi Arabistan Merkez Bankası son açıklamalarında turizm sektörünün cari dengeye katkısının arttığına işaret etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da turizm gelirleri hızla artmaya devam ediyor

Suudi Arabistan Merkez Bankası son açıklamalarında turizm sektörünün cari dengeye katkısının arttığına işaret etti (SPA)
Suudi Arabistan Merkez Bankası son açıklamalarında turizm sektörünün cari dengeye katkısının arttığına işaret etti (SPA)

Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı, ödemeler dengesinin 2023 yılının ilk çeyreğinde 22,8 milyar riyal (6,08 milyar dolar) olduğunu açıkladı.

Açıklamada, 1.6 milyar riyal (430 milyon dolar) açığın olduğu kaydedildi.

Suudi Arabistan Merkez Bankası, turizm gelirlerinin bu yılın ilk çeyreğinde 37 milyar riyal (9,87 milyar dolar) olarak gerçekleştiğini, yılın ilk üç ayındaki büyüme oranının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 225'e yükseldiğini açıkladı.

Merkez Bankası son açıklamalarında, turizm sektörünün cari dengeye katkısının arttığına dikkati çekti.

7 milyonu aşkın turist

Diğer yandan Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı, bu yılın ilk çeyreğinde ülkeye 7,8 milyon turist geldiğini bu oranın geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 64 arttığını bildirdi.

dfr
Suudi Arabistan, geçtiğimiz yıl 2022'nin sonuna kadar yaklaşık 62 milyon ziyaretçi aldı (SPA)

Arap Turizm Örgütü (ATÖ) Genel Sekreter Yardımcısı Velid el Henavi Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'da turizm göstergelerindeki yükselişin Riyad'ın üzerinde çalıştığı turizm sektörünü geliştirmeye yönelik açıklanan iddialı ve stratejik planın uygulanmasından kaynaklandığını, böylece bu sektörün ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri haline geleceğini söyledi.

Eğlence turizminde patlama

Henavi açıklamasında, “Geçtiğimiz dönemlerde, ülkenin çeşitli bölgelerinde yıl boyunca eğlencenin yanı sıra birçok turizm sezonunun açılmasıyla iç turizm programlarında ivme ve çeşitliliğe tanık olduk. Bütün bunlar bu sektörde yerel bir patlama yarattı ve bu da hem yurt içinden hem de yurt dışından turist çekmeyi başardık” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında bu yılın ilk çeyreğinde ülkeye gelen turist sayısındaki artışa da değinen Henavi, geçtiğimiz yıl turist sayısının artmaya başladığına dikkati çekerek, 2022 yılında 62 milyon turistin Suudi Arabistan’ı ziyaret ettiğini bildirdi.

Ayrıca bu rakamların Suudi Arabistan’ın başta Arap turizmi olmak üzere dünya turizminde önemli bir destinasyon haline geldiğinin göstergesi olduğunu vurguladı.

ATÖ Genel Sekreter Yardımcısı, Riyad’ın sadece Arap turizmi düzeyinde değil, uluslararası düzeyde de en iyi turistik destinasyonlar arasında yer alma yolunda ileri adımlar attığını söyledi.

Yetkili turizm sektörünü geliştirme planlarıyla gayri safi yurt içi hasılaya yüzde 10'a yakın katkı sağlamanın hedeflendiğini bildirdi.

Ayrıca bunun gelir kaynaklarının enerji kaynaklarından uzaklaştırılmasını içeren Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu hedefleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.

Uluslararası turizm gelir endeksi

Bu bağlamda Bakanlık, Suudi Arabistan’ın 2019 yılında dünya çapında 27. sırada yer alırken, 2022 yılında turizm gelir endeksinde 11. sırada yer aldığını açıkladı.

sdfe
2023 yılının ilk çeyreğinde Suudi Arabistan’a 7,8 milyon turist geldi (SPA)

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Turizm Bakanlığı, turizmin geliştirilmesinde en iyi uygulamaları hayata geçirmek ve turizm hizmet ürünlerini iyileştirerek en iyi uluslararası merkezlere ulaşmayı amaçladığını aynı zamanda turizmi desteklemek için tüm ülkelerdeki hükümet sektörleriyle işbirliği yaptığını kaydetti.

2023 yılında 25 milyon turist hedefleniyor

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, Turizm Bakanı Ahmed el Hatib’in, Suudi Arabistan’ın bu yıl yurt dışından 25 milyon turist getirmeyi hedeflediğini belirttiği açıklamalarına yer verdi.

Hatib, turizm sektörünün GSYİH'ya doğrudan etkisinin 2030 yılına kadar yüzde 10'luk toplam hedefin dışında, geçtiğimiz 2022 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleştiğini aktardı. Suudi Bakan, geçtiğimiz yıl turizmde istihdam edilenlerin sayısında geçen yıla göre yüzde 15 artışla 880 bin olduğunu kaydederken, sektördeki kadın çalışanların oranının ise yüzde 44’e ulaştığını bildirdi.

*Independent Arabia’da yer alan bu haberin çevirisi Şarku’l Avsat’a tarafından yapılmıştır..



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.