Kıtalararası ‘yeşil koridorlar’

G20 Zirvesi'nde Hindistan ile Avrupa'nın Ortadoğu üzerinden birbirine bağlanacağı duyuruldu.

 Uluslararası arenanın önde gelen liderleri Yeni Delhi'deki G20 Zirvesi Liderler Oturumu’nda bir araya geldi. (AFP))
Uluslararası arenanın önde gelen liderleri Yeni Delhi'deki G20 Zirvesi Liderler Oturumu’nda bir araya geldi. (AFP))
TT

Kıtalararası ‘yeşil koridorlar’

 Uluslararası arenanın önde gelen liderleri Yeni Delhi'deki G20 Zirvesi Liderler Oturumu’nda bir araya geldi. (AFP))
Uluslararası arenanın önde gelen liderleri Yeni Delhi'deki G20 Zirvesi Liderler Oturumu’nda bir araya geldi. (AFP))

Şakir Hüseyin

"Bu proje, son birkaç aydaki ortak çabalarımızın taçlandırılmasıdır. Ekonomik karşılıklı irtibatı ve diğer ülkelerdeki ortaklarımız üzerindeki ve bir bütün olarak küresel ekonomi üzerindeki olumlu etkiyi artırarak müşterek çıkarlara götüren ilkeler üzerine inşa edilmiştir.”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 9 Eylül Cumartesi günü Yeni Delhi'de düzenlenen G20 Zirvesi oturum arasında yaptığı bu konuşma ile Hindistan, Ortadoğu ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak çok uluslu bir demir yolu ve denizcilik projesi olan ‘Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nu duyurdu. Veliaht Prens konuşmasını, G20 Zirvesi’ne katılan ABD Başkanı Joe Biden, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed'in huzurunda yaptı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman konuşmasını şöyle sürdürdü:

Proje, yüksek verimli ve güvenilir sınır ötesi veri iletim kablolarına ek olarak küresel enerji arzının güvenliğini artırmak için elektrik ve hidrojen boru hatlarını genişletecek. ‘Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’, demiryolları ve limanların geliştirilmesine ve modernizasyonuna katkı sağlayacak.

Bu ulaşım ve dijital bağlantı projesi, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini birbirine bağlayan bir demiryolu projesi de dahil olmak üzere mevcut bölgesel entegrasyon planlarını tamamlıyor.

‘Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’, ortak ülkeler arasındaki ekonomik ve siyasi bağların derinleştirilmesini amaçlıyor. Proje iki koridor içeriyor: Hindistan ile Arap Körfezi arasındaki doğu koridoru ve Körfez ile Avrupa arasındaki kuzey koridoru.

Projenin hedefleri arasında mal ve hizmetlerin geçişini sağlamak için mevcut kara ve deniz ulaşım yollarını tamamlamak üzere demiryolu inşa etmek yer alıyor. 

SCDF
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi'deki G20 Zirvesi'nde bir araya geldiler.

ABD Başkanı Joe Biden, “Bu gerçekten büyük bir olay. Proje Ortadoğu bölgesini daha istikrarlı, müreffeh ve entegre hale getirmeye katkıda bulunak” dedi.

Koridorun doğu kısmı Hindistan'ı Arap Körfezi'ne, kuzey kısmı ise Körfez bölgesini Avrupa'ya bağlayacak.

Çin'in petrol zengini bölgedeki nüfuzunu güçlendirdiği bir zamanda ABD Hindistan, Ortadoğu ülkeleri ve Avrupa Birliği ile bu bölgeleri demiryolları ve deniz yolları ağıyla birbirine bağlamak amacıyla ortak altyapı planı imzalamayı hedefliyor. ABD, Ortadoğu ülkelerini demiryollarıyla, Hindistan'ı da bölgenin Avrupa'ya uzanan limanlarından nakliye hatlarıyla birbirine bağlamak için Hindistan, Suudi Arabistan ve BAE ile proje üzerinde sessizce çalışıyor.

ABD ve ortakları, iki kıtayı ticaret merkezleri olarak birleştirmeyi ve temiz enerjinin geliştirilmesini ve ihracatını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Elektriğe erişimi genişletmek için deniz altı kablolarının döşenmesi ve elektrik şebekeleri ile telekomünikasyon hatlarının bağlanması planlanıyor.

‘Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’, Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 kapsamındaki demiryolu genişletmesi ve altyapı büyümesiyle mükemmel uyum sağlıyor. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Krallık, Doğu Asya'daki büyük şirketler de dahil olmak üzere büyük ülkelerden altyapı yatırımları çekti. Prens Muhammed bin Selman’ın geçen yılın Kasım ayında düzenlediği Güney Kore ziyaretinde, sanayi devi Hyundai Rotem ile Suudi Yatırım Bakanlığı arasında, gelecekteki Neum şehri için bir demiryolu sistemi inşa etmek üzere bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Krallık, mevcut 3 bin 650 km'lik ağa 8 bin km demiryolu eklemeyi planlıyor.

BDFGR
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman.

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki demiryolu planı, teknik ve idari nedenlerden dolayı gecikmelerle karşı karşıya kaldı. Çalışmalara on yılı aşkın bir süre önce 15 milyar dolardan fazla tahmini maliyetle başlandığından bu yana 2 bin 100 kilometrelik ağın yalnızca bir kısmı inşa edildi.

Diğer yandan söz konusu mutabakat zaptı, koridorun nasıl geliştirileceğine ve finanse edileceğine dair ayrıntılı bilgi vermiyor ancak katılımcıların ‘zaman çizelgelerini içeren bir eylem planı geliştirmek ve buna uymak için önümüzdeki 60 gün içinde bir araya gelme’ niyetini belirtiyor.

Suudi Arabistan-ABD mutabakatı

Diğer yandan, Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, Suudi Arabistan ve ABD hükümetlerinin, Asya Kıtası’nı Avrupa Kıtası’na bağlamak için Suudi Arabistan üzerinden kıtalararası yeşil geçiş koridorları kurulmasına yönelik bir protokolün geliştirilmesi amacıyla iki ülke arasında bir mutabakat zaptı imzaladığını duyurdu.

Bu proje, demiryolu hatlarının inşasının yanı sıra yenilenebilir elektriğin ve temiz hidrojenin iletim kabloları ve boru hatları aracılığıyla geçişini kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Aynı zamanda, enerji güvenliğini artırmak, temiz enerjinin geliştirilmesine yönelik çabaları desteklemek, dijital bağlantı ve fiber kablolar aracılığıyla veri iletimi yoluyla dijital ekonomiyi teşvik etmek ve malların demiryolu ve limanlar yoluyla ticaretini ve taşınmasını teşvik etmek de hedefleniyor.

Ajans haberinde "Krallık, ABD'nin yeşil geçiş koridorlarıyla ilgili ülkeleri kapsayacak protokolü oluşturmak ve uygulamak için müzakereleri desteklemek ve kolaylaştırmak adına oynadığı rolü memnuniyetle karşılıyor" ifadesine yer verdi.

Şarku’l Avsat’ın Al-Majalla’dan aktardığına göre Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada da şu ifadeler yer aldı:

ABD ve ortaklarının hedefinde iki kıtayı ticaret merkezleriyle birbiriyle bağlamak, temiz enerjiyi geliştirmek ve ihracatı kolaylaştırmak var. Ayrıca deniz altı kablolarını uzatmayı ve elektriğe erişimi genişletmek için elektrik şebekeleri ile telekomünikasyon hatlarını birbirine bağlamayı, ileri temiz enerji teknolojisinde yenilikçiliği mümkün kılmayı, toplulukları güvenli ve istikrarlı bir internete ulaştırmayı da bağlamayı hedefliyorlar.

Mutabakat zaptına göre, ortak ülkeler demiryolu hattı boyunca "temiz hidrojen ihracatına yönelik boru hatları döşemenin yanı sıra elektrik ve dijital ara bağlantı için kabloların döşenmesini sağlamayı" amaçlıyor.

Çin, çeşitli bölgelerde on milyarlarca dolar değerinde bir dizi proje geliştirirken, ABD ve Batılı müttefikleri, müttefik ve dost kazanmayı amaçlayan yeni jeopolitik altyapı rekabetinde geride kalmak istemiyor. ABD ve G7 müttefikleri, Küresel Altyapı ve Yatırım Ortaklığı aracılığıyla, Çin'in Asya, Afrika ve diğer bölgelerde Bir Kuşak Bir Yol Girişimi aracılığıyla geliştirdiği devasa altyapıya alternatifler sunmayı amaçlıyor.

Afrika'da Lobito Geçidi

Biden, Sahra altı Afrika'da Avrupa Birliği, Angola, Zambiya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ni birbirine bağlayan Lobito Koridoru’nu geliştirme planını duyurdu. Lobito Koridoru, Angola'daki Lobito limanı aracılığıyla güney Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile kuzeybatı Zambiya'yı bölgesel ve küresel ticaret pazarlarına bağlayacak.

Konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, ‘Avrupa Birliği ve ABD, üç Afrika ülkesiyle kollektif bir şekilde projeyi hızlandırmak amacıyla koridorun geliştirilmesini desteklemek için iş birliği yapıyor. Zambiya ile Angola arasındaki yeni demiryolu hattının genişletilmesi için fizibilite çalışmalarının başlatılması da bu iş birliği adımları arasında yer alıyor.’

Çin'in farklı bölgelerde on milyarlarca dolar değerinde bir dizi proje geliştirmesi nedeniyle ABD ve Batılı müttefikleri, müttefik ve dost kazanmayı amaçlayan yeni jeopolitik altyapı rekabetinde geride kalmak istemiyor.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al-Majalla’dan çevrildi.



Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
TT

Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)

Suudi Arabistan, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon aracılığıyla güney vilayetlerinde askeri ve siyasi faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Bu adımların, durumun normalleştirilmesi, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ve askeri oluşumların Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında düzenlenmesi hedefleri doğrultusunda atıldığı belirtildi. Söz konusu çabalar, tansiyonun düşürülmesi ve ulusal meseleler etrafında diyalog kanallarının açılmasına yönelik diplomatik girişimlerle eş zamanlı yürütülüyor.

Bu çerçevede, geçici başkent Aden’deki Yemen Savunma Bakanlığı binasında askeri istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Ahmed el-Basr başkanlık etti. Görüşmede, askerî birliklerin statüsü ve faaliyetlerine ilişkin karar ve talimatlarının uygulanması ele alındı.

Resmi medyaya göre toplantıya, ortak harekât birimleri temsilcileri, askeri oluşumların komutanları ile Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri katıldı. Toplantıda, kuvvetlerin tek bir komuta yapısı ve ortak bir harekât merkezi altında faaliyet gösterecek birleşik ve düzenli bir ulusal ordu çatısı altında örgütlenmesine yönelik adımlar gözden geçirildi. Bu sürecin, geçici başkent Aden ile diğer kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

sdfrgty
Yemenli askeri liderlerin Aden'deki Savunma Bakanlığı binasında yaptığı toplantıdan (SABA)

Tümgeneral Ahmed el-Basr, siyasi ve askeri liderliğin bu dosyaya büyük önem verdiğini belirterek, söz konusu adımı birleşik bir ulusal askeri kurumun inşası yolunda kilit bir aşama olarak nitelendirdi. El-Basr, kurumsal çalışma anlayışına ve askeri disipline bağlı kalınması, Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın şemsiyesi altında faaliyet yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

El-Basr ayrıca, meşru hükümeti destekleyen ortak kuvvetlerin askeri heyetiyle tam eşgüdümün önemine dikkat çekti. Ortak Kuvvetler Komutanı’nın danışmanı Tümgeneral Fellah eş-Şehrani başkanlığındaki heyetle koordinasyonun, verilen talimatların uygulanmasını ve güvenlik hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağını ifade etti.

Tümgeneral Fellah eş-Şehrani de tüm güçlerin ve silahlı unsurların Aden kentinden çıkarılmasının önemini vurgulayarak, geçici başkentin sivil niteliğinin korunması gerektiğini söyledi. Eş-Şehrani, Aden Havalimanı’nın vatandaşlara hizmet veren sivil bir tesis olarak kalmasının zorunlu olduğunu da kaydetti.

xcdfgrt
Suudi Arabistan'dan bir askeri heyet, güvenlik durumunu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek amacıyla Aden'de bulunuyor. (X)

Eş-Şehrani, Aden’de aralarında feshedilen Güney Geçiş Konseyi’ne (GGK) bağlı oluşumların da bulunduğu askeri birliklerin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, koalisyon heyetinin Aden’de bulunmasının vatandaşlar ve yerel yönetimler için bir güven mesajı taşıdığını söyledi. Eş-Şehrani, bu durumun Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarı, yeni bir kalkınma aşamasına geçişin ve vatandaşların ihtiyaçlarına yanıt verebilmenin temel şartı olarak gördüğünü ve bu yöndeki kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Şebva, el-Mehra ve Sokotra

Yemen’in resmî medyasına göre, Şebve Valisi Avad Muhammed bin el-Vezir, meşru hükümeti destekleyen koalisyon komutanlığından Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi başkanlığındaki askeri bir heyetle bir araya gelerek, vilayette güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak koordinasyon başlıklarını ele aldı.

Vali el-Vezir, ortak kuvvetler komutanlığının Şebve’ye gösterdiği ilgiyi ve güvenliğin tesis edilmesi ile istikrarın pekiştirilmesine yönelik süregelen desteğini takdir etti. El-Vezir, yerel yönetim, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında kurumsal çalışmanın güçlendirilmesi ve görevlerin tamamlayıcı şekilde yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.

Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi ise askeri komitenin görevinin, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ile meşru hükümeti destekleyen koalisyon liderliğinin talimatları doğrultusunda, vilayet yönetimine askeri ve güvenlik birimlerinin yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılmasında destek vermek olduğunu belirtti. El-Uteybi, bu sayede söz konusu birimlerin Şebve’de güvenlik ve istikrarın korunması ile toplumsal barışın muhafazasında rollerini etkin biçimde sürdürebileceğini ifade etti.

Öte yandan el-Mehra vilayetinde Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Tuğgeneral Abdullah el-Cedhi, Şahn ilçesi ile Umman Sultanlığı sınır kapısındaki güvenlik durumunu yerinde inceledi. El-Cedhi, güvenlik birimleri ile ilgili kurumlar arasındaki hazırlık seviyesi, disiplin ve koordinasyonu değerlendirdi.

El-Cedhi, stratejik ve hayati öneme sahip Şahn Sınır Kapısı’nın önemine dikkat çekerek, Vatan Kalkanı Güçleri’nin kapının güvenliğini sağlama, geçişlerin düzenli şekilde sürdürülmesi ve vatandaşlar ile yolcular için işlemlerin kolaylaştırılması konusunda tam hazırlık içinde olduğunu vurguladı.

zASDF
Sokotra'da Suudi görev gücüyle iş birliği içinde durumun normalleştirilmesi için resmi çalışmalar sürüyor. (SABA)

Resmi kaynaklara göre Sokotra vilayetinde, Vali Rafet es-Sekali başkanlığında geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya yerel yönetim yetkilileri ile yerleşim merkezlerinin aşiret liderleri katıldı; vilayetteki genel durum ile güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yollar ele alındı.

Vali es-Sekali, safların birleştirilmesi ve toplumsal bilincin artırılmasının önemine vurgu yaparak, Başkanlık Konseyi ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun denetiminde faaliyet gösteren ulusal bir güç olarak Vatan Kalkanı Güçleri’ni memnuniyetle karşıladı.

Resmi medyaya göre toplantıda, vilayetin aşiret liderlerinden oluşacak özel bir komite kurulması kararlaştırıldı. Komitenin, yerel yönetim ve 808’inci Görev Gücü Komutanı ile sürekli iletişim halinde olarak çabaların eşgüdümünü sağlaması ve ortaya çıkabilecek sorunlara hızla çözüm üretmesi hedefleniyor.

Siyasi ve diplomatik faaliyetler

Siyasi ve diplomatik temaslar kapsamında, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Muhrimi, Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Catherine Corm-Kammoun ile bir araya geldi.

Şarku’l Avsat’ın Yemen medyasından aktardığına göre el-Muhrimi, Fransa’nın Yemen’de ekonomik ve kalkınma reformlarına verdiği desteği takdir ederek, silahlı grupların oluşturduğu tehditlere karşı su yolları ve uluslararası deniz ticaret hatlarının korunmasında uluslararası toplumla ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

El-Muhrimi ayrıca, son gelişmelerin kontrol altına alınması ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabalara öncülük eden Suudi Arabistan’ın rolünü övdü; Riyad’ın kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın temellerini sağlamlaştırma konusundaki kararlılığına dikkat çekti.

El-Muhrimi, güney meselesine adil ve kapsayıcı bir diyalog yoluyla bulunacak çözümün, devlet kurumlarının yeniden inşasına ve Husilerin darbesinin sona erdirilmesine yönelik çabaların temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti. El-Muhrimi, yeniden imar programlarının desteklenmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesi için uluslararası bağışçılarla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

XSDEFR
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih, Avrupa Birliği (AB) büyükelçisiyle bir araya geldi. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih de Avrupa Birliği’nin (AB) Yemen Büyükelçisi Patrick Simonnet’i kabul etti. Resmi medyaya göre görüşmede, Yemen ile AB ülkeleri arasındaki ortaklığın ufukları, Başkanlık Konseyi ve hükümetin kurtarılmış vilayetlerde güvenliği tesis etmeye yönelik çabaları ile Kızıldeniz’de terörizm ve korsanlıkla bağlantılı riskler ele alındı.

Resmî kaynaklara göre Salih, AB’nin Yemen’e ve ülkenin toprak bütünlüğüne verdiği desteği takdir ederek, son yıllarda insani operasyonlara sağladığı katkılardan övgüyle söz etti. Salih, AB Büyükelçisi’ni kurtarılmış vilayetlerdeki son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, istikrarın iyileşmesinin devletin sahadaki varlığının güçlendirilmesini ve temel hizmetlerin etkinliğinin artırılmasını gerektirdiğini vurguladı. Salih ayrıca, özellikle Riyad’da yapılması planlanan güney-güney diyaloğuna verdiği destek bağlamında Suudi Arabistan’ın üstlendiği rolü övdü.


Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler kollarını terör örgütü olarak ilan etmesini memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, aşırıcılığı ve terörizmi kınadığını ve Arap devletlerinin güvenliği, istikrarı ve refahına, ayrıca bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkıda bulunan tüm çabalara destek verdiğini teyit etti.


El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.