Körfez ülkeleri dışişleri bakanları işbirliğini ve ortak koordinasyonu geliştirmeyi görüştü

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları New York’taki koordinasyon toplantısında. (SPA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları New York’taki koordinasyon toplantısında. (SPA)
TT

Körfez ülkeleri dışişleri bakanları işbirliğini ve ortak koordinasyonu geliştirmeyi görüştü

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları New York’taki koordinasyon toplantısında. (SPA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları New York’taki koordinasyon toplantısında. (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bugün ABD’nin New York kentinde Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri dışişleri bakanlarının koordinasyon toplantısına katıldı.

KİK ülkeleri bakanları ve KİK Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf’ın de katıldığı toplantıda, Körfez bölgesi ve uluslararası arenalardaki son gelişmelerin yanı sıra işbirliği ve ortak koordinasyon sürecini geliştirmenin yolları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan. (SPA)

Toplantıda, uluslararası barış ve güvenliğin artırılması için uluslararası kuruluşlarla iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine de değinildi.

Bakanlar Konseyi, KİK dışişleri bakanlarının huzurunda konseyin Irak ile güncel gelişmeleri görüştüğünü belirten bir bildiri yayınladı. Konsey Irak’a, Federal Yüksek Mahkeme’nin kararından kaynaklanan bu gelişmelerin olumsuz sonuçlarının ve karardaki tarihsel bilgilerle çelişen hususların giderilmesi çağrısında bulundu. Kuveyt ve Irak arasında Khor Abdullah’ta deniz seyrüseferinin düzenlenmesine ilişkin 2012 yılında imzalanan anlaşma, Irak tarafından 2013 yılında onaylandı ve Birleşmiş Milletler’e (BM) tevdi edildi.

Konsey, bu gelişmelerin KİK ülkeleriyle ilişkilere hizmet etmediğini ve BM Güvenlik Konseyi’nin 833 sayılı kararı da dahil olmak üzere uluslararası sözleşmeleri ve anlaşmaları ihlal ettiğini vurguladı.



Abu Dabi'ye füze parçaları düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı

28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).
28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).
TT

Abu Dabi'ye füze parçaları düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı

28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).
28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkilileri bugün yaptıkları resmi açıklamada, balistik füze parçalarının Abu Dabi'ye düşmesi sonucu 2 kişinin öldüğünü, 3 kişinin yaralandığını ve birçok aracın hasar gördüğünü duyurdu.

Abu Dabi Medya Ofisinin basın açıklamasında, hava savunmasının balistik füzeyi başarılı bir şekilde engellemesinin ardından Sweihan Caddesi'ne düşen parçalarla ilgili olaya yetkililerin müdahale ettiğini belirtti.

Olayda kimlikleri henüz belirlenemeyen iki kişinin öldüğünü, üç kişinin yaralandığını ve çok sayıda aracın hasar gördüğünü belirtildi.


Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.