Muhammed bin Selman: Suudi Arabistan bu yüzyılın hikayesidir ve Filistin meselesi normalleşme açısından önemlidir

Muhammed bin Selman: Suudi Arabistan bu yüzyılın hikayesidir ve Filistin meselesi normalleşme açısından önemlidir
TT

Muhammed bin Selman: Suudi Arabistan bu yüzyılın hikayesidir ve Filistin meselesi normalleşme açısından önemlidir

Muhammed bin Selman: Suudi Arabistan bu yüzyılın hikayesidir ve Filistin meselesi normalleşme açısından önemlidir

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Fox News'in ABD'deki siyasi haber sunucusu Bret Baier’e Neom'da verdiği kapsamlı röportajda, ülkesinin ‘yirmi birinci yüzyılın en büyük başarı öyküsü ve bu yüzyılın hikayesi’ olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan'ın şu anda tüm sektörlerde en hızlı büyüyen ülke olduğunu belirtti. Veliaht Prens, "Hedefimiz Suudi Arabistan'ı her zaman daha iyiye taşımak ve zorlukları fırsata dönüştürmektir.” dedi. Ayrıca, "2030 Vizyonu iddialı bir vizyondur ve hedeflerine daha hızlı ulaştık. Daha büyük bir iddiayla yeni hedefler belirledik" ifadelerini kullandı. Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan'ın G20 içinde iki yıl üst üste en hızlı GSYİH büyümesini gerçekleştirdiğini de vurguladı.

dfv
Prens Muhammed bin Selman röportaj sırasında

Suudi Veliaht Prensi, Riyad’ın G7’ye katılmaya çalıştığını ancak bazı ülkelerin şartlar dikte etmek istediğini söyledi. Veliaht Prens, “Zamanımı Suudi Arabistan ve halkının çıkarlarına hizmet eden şeyleri takip etmeye odaklıyorum. Suudi halkı değişime inanıyor ve bunun için çalışanlar da onlar, ben de onlardan biriyim" şeklinde konuştu.

 Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, turizme yapılan yatırımın, turizmin GSYİH'ye katkı payını yüzde 3'ten yüzde 7'ye çıkardığını söyledi. Veliaht Prens, Suudi Arabistan turizminin 2022 yılında 40 milyon ziyaretçi çektiğini ve 2030 yılına kadar 100 ila 150 milyon ziyaretçi çekmeyi hedeflediklerini belirtti.

Veliaht Prens, siyasi alanda "Amerikalılarla iyi sonuçlara ulaşmak ve Filistinlilerin acılarını hafifletmek için görüşüyoruz." diyerek, Filistin meselesinin önemini vurguladı ve bunu İsrail ile herhangi bir normalleşmenin temeli olarak kabul etti. İsrail ile ilişki konusundaki müzakerelerin askıya alındığına dair iddialara yanıt veren Prens Muhammed bin Selman, bunun ‘doğru olmadığını’ söyledi. “Her gün ilerleme kaydediyoruz ve nereye varacağını göreceğiz" dedi. Biden yönetiminin Suudi Arabistan ve İsrail arasında bir anlaşma imzalaması durumunda, bunun Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonraki en büyük anlaşma olacağını düşündüğünü söyleyen Muhammed bin Selman, "ABD ile yapılacak anlaşmalar, iki ülke, bölge ve dünya güvenliği için faydalı olacaktır" dedi.

İran ile ilişkiler hakkında konuşan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, bunların ‘iyi bir şekilde ilerlediğini’ ve ‘bölgenin güvenliği ve istikrarı için faydalı’ olmasını umduklarını söyledi. Ayrıca "Herhangi bir nükleer silahlanma yarışı, yalnızca bölge güvenliğini değil, aynı zamanda dünya güvenliğini de tehdit eder. Bölgedeki güçler dengesi, İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda bizim de nükleer silaha sahip olmamızı gerektiriyor" dedi. İranlılarla arasında arabuluculuk yapmayı seçenin Çin olduğuna dikkat çekti.

Prens Muhammed bin Selman, NEOM şehrinde Bret Baier’e röportaj verirken.
Prens Muhammed bin Selman, NEOM şehrinde Bret Baier’e röportaj verirken.

Suudi Veliaht Prensi, 2019'dan bu yana büyük bir ABD haber ağına verdiği ilk röportajda, petrol üretimini azaltma kararlarının piyasayı istikrara kavuşturmayı amaçladığını ve Rusya'ya savaşında yardımcı olma amacı olmadığını söyledi. Suudi Veliaht Prensi, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşa ilişkin "Rusya ve Ukrayna ile ilişkilerimiz iyi, diyalog yolunu tercih ediyoruz ve bir tarafı diğerinin pahasına desteklemeyiz" ifadelerini kullandı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD ile ilişkiler hakkında ise “Washington ile önemli güvenlik bağlarımız var... Başkan (Joe) Biden ile özel bir ilişkimiz var. O çok odaklanmış ve iyi hazırlanıyor. Suudi Arabistan Ortadoğu'da güvenli bir ortamda, ABD ve yabancı şirketlerin yatırım yapmasını istiyor. ABD silahlarının en büyük beş müşterisinden biriyiz. ABD dışındaki ülkelerden silah satın alma hamlemiz onların çıkarına değil” dedi.



Suudi Arabistan Yatırım Bakanı: Ekonomik endişeler arasında gayrimenkul güvenli bir liman

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)
TT

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı: Ekonomik endişeler arasında gayrimenkul güvenli bir liman

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, gayrimenkulün ekonomik istikrar için güvenli bir liman olduğunu vurguladı. El-Falih, jeoekonomik belirsizlikler ve piyasa dalgalanmalarının sürdüğü bir ortamda, gayrimenkulün yatırımcılar için kritik bir rol oynadığını belirtti.

“Gayrimenkul başta olmak üzere reel varlıklar, sermayeyi temkinli bir şekilde yeniden tahsis etmek için güvenli bir seçenek olmaya devam ediyor” diyen el-Falih, bu varlıkların hisse senetlerine kıyasla daha düşük oynaklığa sahip olduğunu ve küresel enflasyon oranlarını aşan sağlıklı getiriler sağlayarak yatırımcı ve vatandaş için garanti bir değer deposu oluşturduğunu ifade etti.

El-Falih gayrimenkul ve inşaat sektörünün ulusal büyüme için ‘sağlam bir temel’ oluşturduğunu ve halihazırda ülke gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 13’üne katkı sağladığını aktardı. El-Falih, bu ivmenin, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından yönlendirilen 400 milyar doları aşan yatırımlarla desteklendiğini ve bunun, sektörün olgunluğunu, yabancı yatırımları çekme kapasitesini ve yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 12 seviyesinde olduğunu gösterdiğini belirtti.

Gayrimenkulün Geleceği Forumu, ‘Ufukları genişletmek, gayrimenkul sektörünü geliştirmek’ temasıyla düzenleniyor. Foruma, yerel ve uluslararası ilgiyi yansıtan, 140’tan fazla ülkeden karar vericiler, uzmanlar ve yatırımcılar katılıyor. Etkinlikte, kamu ve özel sektörden liderler ile alanında uzman 300 konuşmacı yer alıyor ve hem yerel hem uluslararası düzeyde etkili isimler etkinliğe katkı sağlıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimiz bölgesel istikrar için önemlidir

Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)
Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimiz bölgesel istikrar için önemlidir

Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)
Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi-BAE ilişkilerinin bölgesel istikrar için önemini vurgulayarak, iki ülke arasında Yemen konusunda “vizyon farklılıkları” olduğunu belirtti.

Varşova'da Polonyalı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında Suudi bakan, Krallığın Polonya ile ilişkilerini güçlendirmeye istekli olduğunu belirterek, iki ülke arasında ortak bir koordinasyon konseyi kurulması için mutabakat zaptı imzalandığını ve Riyad'ın özellikle ekonomik alanlarda iş birliğini genişletme arzusunu dile getirdi.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 8 milyar dolara ulaştığını belirten Prens Faysal bin Ferhan, bunun iki taraf arasındaki ekonomik ilişkilerin gücünü ve artan ortaklığı yansıttığını söyledi.

Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin Polonya ile iş birliği içinde Filistin, Yemen ve Sudan'da istikrarın desteklenmesinin önemini vurguladığını belirterek, ortak çıkarları olan bölgesel ve uluslararası konularda koordinasyonun devam edeceğini vurguladı.

Konuşmasının sonunda Prens Faysal bin Ferhan, Krallığın Rusya-Ukrayna krizine barışçıl çözümler için tam desteğini yinelediğini ve böylece uluslararası güvenlik ve istikrarın teşvik edilmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski ise Suudi Arabistan'ın ülkesinin Ortadoğu'daki en büyük ortağı olduğunu belirterek, Ukrayna meselesinde Krallığın çabalarına Varşova'nın takdirini belirtti.

Ülkesinin Filistin'de istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları desteklediğini belirten Sikorski, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki eylemlerini kınadığını vurguladı.

Polonya bakanı, İran meselesiyle ilgili gelişmelere atıfta bulunarak, ülkesinin ABD'nin İran konusunda ne yapacağına dair hiçbir bilgiye sahip olmadığını ifade etti.


Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
TT

Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Financial Times, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) üst düzey yöneticilerinin, yıllık ana toplantının geleneksel olarak gerçekleştirildiği İsviçre Alpleri’ndeki Davos’un etkinliği artık karşılayamayacağı endişesiyle yer değiştirme olasılığını incelediğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve WEF’in geçici eş başkanı Larry Fink, zirvenin kalıcı olarak Davos’tan taşınması veya alternatif mekanların dönüşümlü olarak kullanılması seçeneklerini gayri resmi şekilde ele aldı. Görüşülen potansiyel lokasyonlar arasında Detroit ve Dublin de bulunuyor.

Fink, forumun aşırı elitist ve gerçeklikten kopuk olduğu yönündeki geniş çaplı eleştiriler sonrası, organizasyonu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Fink, “Forumun erişilebilirliği, yalnızca siyasi liderler ve iş dünyası yöneticileri ile sınırlı olmamalı” dedi.

Fink, pazartesi günü yayımladığı bir yazıda, “WEF, yeni bir şey yapmaya başlamalı: Modern dünyanın gerçekten inşa edildiği yerlerde bulunmak ve dinlemek. Davos, evet. Ama aynı zamanda Detroit, Dublin ve Jakarta ile Buenos Aires gibi şehirler de düşünülmeli” ifadelerini kullandı.

WEF yönetimi Davos’un, yaklaşık altmış yıldır yıllık toplantılara ev sahipliği yapan operasyonel merkez olarak önemini vurgulamaya devam etse de, içeriden gelen bilgiler, söz konusu mekânın artan lojistik ve stratejik zorluklarla karşı karşıya olduğuna dair farkındalığın da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Hafta boyunca etkinliklere katılmak için Davos’a girmeye çalışırken trafik sıkışıklığında 3 buçuk saat bekleyen üst düzey bir yetkili, WEF’in kapasitesini aştığını belirtti.

Toplantının yeriyle ilgili tartışmalar, forumun başlangıçtaki kimliğini aşarak Avrupa yönetim elitleri için bir kulüp olma rolünden çok daha geniş bir yapıya dönüşmesiyle gündeme geliyor. Beş gün süren WEF, düzenli olarak on binlerce katılımcıyı çekiyor; bunlar arasında resmi davetliler, devlet başkanları, iş dünyası ve sivil toplumdan yöneticiler bulunuyor.

Görüşmelere aşina bir kaynak, “Forum artık başarısının kurbanı haline geldi” dedi.

WEF yetkilileri, konaklama yetersizliği, güvenlik maliyetleri ve fiziksel altyapının sınırlılığı gibi sorunların, mevcut dönemde rekor katılımın kaydedildiği göz önüne alındığında ciddi problemler oluşturduğunu kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının, zirvenin lojistik zorluklarını daha da artırması bekleniyor.

Bir kaynak, “İsviçre hükümeti için WEF’in ülkeyle güçlü ilişkilerini sürdürmesi önemli. Forumun Avrupa’da kalması, birçok üst düzey yetkili için öncelik teşkil ediyor” dedi.

Bu tartışmalar, forumun üst yönetiminde yapılan değişikliklerle de örtüşüyor. Ağustos ayında Larry Fink ve Roche’un Başkan Yardımcısı Andre Hofmann, yönetim kurulunun geçici eş başkanlık görevine getirilmişti.