Suudi Arabistan BMGK’de reform çağrısını yineledi

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi’nin daha adil ve verimli olması doğrultusunda reform yapılması çağrısını yineledi

Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
TT

Suudi Arabistan BMGK’de reform çağrısını yineledi

Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suudi Arabistan’ın, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) reform yapılarak “Konsey’in bugünkü gerçekliğimizi temsil etme” konusunda daha adil bir rol oynaması, uluslararası toplumun dönüşümüne ve gelişmelere ayak uydurmada daha etkili olması ve ortak sorunları çözmede daha verimli olması yönündeki çağrısını yineledi.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nun 78’inci oturumunda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın BM’nin uluslararası barış ve güvenliği korumaya yönelik amaç ve hedeflerini gerçekleştirme doğrultusundaki daimi hedefi kapsamında reform çağrısı yaptı.

Prens Faysal bin Ferhan “uluslararası toplumun terörizmin ve radikalizmin desteklenmesi ve korunması karşısında kararlı bir şekilde durmasının önemini, kutsal değerlere herhangi bir şekilde zarar verilmesine ve hangi bahane altında olursa nefret ve İslamofobi’nin yayılmasına müsaade edilmemesi, bunlara karşı çıkılması ve Kur’ân-ı Kerim yakma eylemlerinin tekrarlanmaması gerektiğini” vurguladı.

scdvefr
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’ın konuşmasını yapıyor (Reuters)

Bakan, Suudi Arabistan’ın “karşılıklı saygıyı ve halklar arasındaki uyumu zayıflatan ve hoşgörü ve ılımlılık değerlerini yaymak, radikalizmi dışlamak, arabuluculuğun peşinden gitmek ve küresel barış kültürünü yerleştirmek için verilen uluslararası çabalarla çelişen bu eylemlerin tehlikesine karşı uyarıda bulunduğunu” vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı konuşmasında Bakan, ülkesinin “ülkelerin BM Şartı’na ve uluslararası meşruiyet ilkelerine bağlı kalmalarının gerekliliğini vurguladığını ve ülkelerin egemenliğine, bağımsızlığına ve değerlerine karşılıklı saygı gösterilmesi, iç işlerine karışılmaması ve anlaşmazlıkların güç ve tehdide sığınarak değil, barışçıl yollarla çözülmesi temelinde, insanlık için daha iyi bir geleceğe doğru ilerlemeyi arzu ettiğini” ifade etti.

Bakan “Krallığın 2030 Vizyonu, gelecek nesillerimizin isteklerini karşılama, kadınların ve gençlerin güçlenmesine katkıda bulunma, yaratıcılık ve yenilikçilik yeteneklerini geliştirme ve açıklık, diyalog, hoşgörü ve bir arada yaşama değerlerini yerleştirme doğrultusunda inşa ve kalkınma çabalarını güçlendirmeyi hedefliyor” dedi.

rg
Prens Faysal bin Ferhan, BM Genel Kurulu’nun önünde konuşuyor (Reuters)

Aynı zamanda Prens Faysal bin Ferhan “Suudi Arabistan’ın insan hakları dosyasına büyük önem verdiğini ve yönetmeliklerinde bu hakların desteklenmesini ve korunmasını amaçlayan açık metinlerin yer aldığını” vurguladı.

Suudi Arabistan’ın kalkınma yaklaşımıyla “merkezi ve hedefinde şimdinin kalkınma çarkını yürütecek ve geleceğin kalkınmasını bilgiyle oluşturacak olan insanın olduğu, sürdürülebilir ve kapsamlı bir kalkınmayı” hedeflediğine işaret etti.

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın “güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen her çabayı desteklemeye, kapsamlı kalkınmaya odaklanmaya, diyaloğa ve itidale alan açıp gerilimleri düşürmeye, bölge ülkelerini tansiyonu yükseltmekten kaçınmaya teşvik etmeye ve bölge halklarının umutları ve beklentilerini karşılamak üzere karşılıklı çıkarlara ve menfaatlere odaklanmaya” özen gösterdiğini kaydetti.

Bakan konuşmasında, “Suudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Arap Birliği çerçevesinde, Suriye’deki krizi çözmenin bölgenin ve dünyanın istikrarına katkı sağlayacağı inancından hareketle Suriye Arap Cumhuriyeti de dahil edilmek üzere tüm ülkelerin katıldığı bir dizi ortak bölgesel zirveye ev sahipliği yaparak bölge ve dünya için daha iyi bir gelecek inşa etme yolunda kolektif eylem ilkesini yerleştirmeye çalışmıştır” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı “Riyad, nükleer silahların ortadan kaldırılması hedeflerine ulaşmaya yönelik çabaların önemini vurguluyor. Bunun için öncelikle, başta Ortadoğu bölgesinde olmak üzere nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya ulaşmak amacıyla, tüm uluslararası toplumun mevcut anlaşmalara ve yasal çerçevelere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekliliğinin farkında olunması gerekiyor” dedi.

Bakan “Suudi Arabistan, uluslararası barış ve güvenliğin korunması ve sürdürülmesinin önemine vurgusunu yineliyor. Uluslararası ve bölgesel anlaşmazlıkların uluslararası ilke ve normlara uygun olarak çözülmesi için var gücüyle çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Ferhan, “dünyanın farklı bölgelerinde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin ancak ülkeler arasında iş birliği ve istişare yoluyla, kalkınma ve ilerleme için çaba gösterilmesiyle ve insanlık için yıkıcı olan bu silaha sahip olma yarışından kaçınılmasıyla sağlanabileceğini” vurguladı.

Bakan, dünya ekonomisi ile ilgili olarak Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı “Küresel enerji piyasalarının istikrarı, küresel ekonominin ve büyümesinin önemli bir dayanağıdır. Suudi Arabistan Krallığı, üreticilere ve tüketicilere fayda sağlayan sağlam bir küresel ekonomi sağlamak için küresel petrol piyasalarının istikrarını, güvenilirliğini, sürdürülebilirliğini ve selametini korumaya ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermiştir” ifadelerini kullandı.

Çevre hususunda ise bakan “Suudi Arabistan, iklim değişiminin getirdiği sıkıntılarla mücadelenin öneminin farkında olarak, emisyonların azaltılmasına ve etkilerine uyum sağlanmasına katkıda bulunmaya büyük önem vermektedir. Daha sürdürülebilir olacak şekilde tüm kaynakları kullanan temiz ve düşük emisyonlu enerji sistemlerine doğru kademeli ve sorumlu bir geçişin gerekliliklerini desteklemektedir. Bu hedeflere ulaşmak, uluslararası iş birliğinin devamlılığını ve arzu edilen hedeflere ulaşmak için çabaların birleştirilmesini gerektirir” dedi.

Bakan “Suudi Arabistan çevreyi korumaya, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, halkın sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmeye, yenilenebilir enerji oranlarını ve emisyon azaltma ve giderme teknolojilerini artırmaya ve sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmaya yönelik küresel çabalara öncülük etmek için ‘Yeşil Suudi Arabistan’ ve ‘Yeşil Ortadoğu’ girişimlerini başlattı” dedi.

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın emisyon azaltımına katkısını 2015 yılına kıyasla iki katına çıkarma duyurusuna dikkat çekerek “Hedef 2030 yılına kadar yıllık 278 milyon ton. Döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımının uygulanmasıyla ilan edildiği gibi net sıfır emisyona ulaşmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan sözlerine şöyle devam etti:

Dünya çapında su kaynaklarının güvenliğini sağlamaya yönelik uluslararası çabaları artırmak amacıyla, Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman, geçtiğimiz günlerde ülkelerin ve kuruluşların su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik çabalarını geliştirip bunları entegre etmeyi ve toplu bir şekilde su sıkıntılarını çözmek için herkesin bu kaynaklara erişimini artırmayı amaçlayan küresel bir su örgütü kurduğunu duyurdu (...) Suudi Arabistan, ‘Değişim Çağı: Dünyamızı Geleceğe Taşımak’ sloganıyla Expo 2030’a ev sahipliği yapma talebinde bulundu. Riyad, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine odaklanarak fuarın, gezegenin geleceğini ve bu geleceğin sahip olacağı ileri teknolojiyi öngörme fikrini gerçekleştirmek için çalışacak.



Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler kollarını terör örgütü olarak ilan etmesini memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, aşırıcılığı ve terörizmi kınadığını ve Arap devletlerinin güvenliği, istikrarı ve refahına, ayrıca bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkıda bulunan tüm çabalara destek verdiğini teyit etti.


El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.


El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.