Suudi Arabistan Milli Günü, Ankara'da kutlandı

Suudi Arabistan Milli Günü, Ankara'da düzenlenen resepsiyonla kutlandı

Resepsiyona, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş (ortada), Ticaret Bakanı Ömer Bolat (sağ 2), AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım (sağ 3), Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi olarak atanan Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr (sol 3), Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş (sağda) ve çok sayıda davetli katıldı (AA)
Resepsiyona, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş (ortada), Ticaret Bakanı Ömer Bolat (sağ 2), AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım (sağ 3), Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi olarak atanan Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr (sol 3), Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş (sağda) ve çok sayıda davetli katıldı (AA)
TT

Suudi Arabistan Milli Günü, Ankara'da kutlandı

Resepsiyona, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş (ortada), Ticaret Bakanı Ömer Bolat (sağ 2), AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım (sağ 3), Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi olarak atanan Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr (sol 3), Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş (sağda) ve çok sayıda davetli katıldı (AA)
Resepsiyona, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş (ortada), Ticaret Bakanı Ömer Bolat (sağ 2), AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım (sağ 3), Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi olarak atanan Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr (sol 3), Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş (sağda) ve çok sayıda davetli katıldı (AA)

Suudi Arabistan ulusal gününün 93. yıl dönümü dolayısıyla Ankara'da bir otelde resepsiyon düzenlendi.

Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçiliğince düzenlenen resepsiyona, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi olarak atanan Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve çok sayıda davetli katıldı.

Ankara Büyükelçisi olarak atanan Abu Al-Nasr'ın mesajını Büyükelçi Müsteşarı Muhammed Alharbi okudu.

Abualnasr'ın mesajında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılı olduğu ve Suudi Arabistan'ın da ortak vizyonlar gerçekleştirmek, iki ülke arasında daha fazla işbirliği yapmak için Ankara'yla birlikte çalışmayı beklediği belirtildi.

Ankara ile Riyad arasındaki tarihi ilişkilere işaret edilen mesajda, Suudi Arabistan'ın 2030 Uluslararası Expo Fuarı'na ev sahipliği adaylığına verdiği destekten dolayı Türkiye'ye teşekkür edildi.

Mesajda, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın haziranda Ankara'yı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Temmuz'da Cidde'yi ziyaret ettiği ve bu ziyaretlerin iki ülke ilişkilerini taçlandırdığı kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cidde ziyaretinde doğrudan yatırım, savunma sanayi, enerji, savunma ve haberleşme alanlarında 9 anlaşmanın imzalandığı anımsatılarak şu ifadelere yer verildi:

İki ülke arasında gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaretler, Suudi Arabistan Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti arasında çeşitli alanlardaki iş birliğinin kapsamının genişletilmesine katkı sağlayan yakın ikili ilişkileri güçlendiren olumlu sonuçlar ortaya koymuştur ve yine Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi çerçevesinde ortak proje ve girişimler geliştirerek bunları uygulamanın önemini teyit etmiştir. Suudi Arabistan Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgede ve dünyadaki ağırlığı, süregelen bölgesel krizlerin çözülmesindeki yapıcı rolleri, G20 grubunun üyeleri olarak kardeş iki ülkenin büyük ekonomik potansiyellere sahip oldukları herkes tarafından bilinmektedir. Dolayısıyla iki ülkenin işbirliği kesinlikle halklarımızın ve tüm dünyanın çıkarınadır.

"İlişkilerimiz hem ülkelerimizin geleceği hem de bölgemizin istikrarı için çok önemli"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da konuşmasında Türkiye ve Suudi Arabistan'ın tarihi ve kültürel güçlü bağlara sahip iki dost ve kardeş ülke olduğunu belirtti.

Bakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens bin Selman arasındaki samimi üst düzey görüşmelerin de katkısıyla ilişkilerde ivme yakalandığını memnuniyetle gördüklerini ifade etti.

Göktaş, "Türkiye'nin stratejik konumu, aynı şekilde Suudi Arabistan'ın Körfez bölgesi ve Arap coğrafyası için önemi bölgesel huzur ve istikrar için belirleyici rol oynuyor. Stratejik ortaklık temelinde yürüttüğümüz ilişkilerimiz hem ülkelerimizin geleceği hem de bölgemizin istikrarı için çok önemli. İçinde bulunduğumuz dönemde dünyanın karşı karşıya kaldığı krizler karşısında ülkelerimiz arasındaki stratejik işbirliği giderek daha fazla önem kazanıyor" diye konuştu.

İki ülkenin ekonomik ve ticari olarak güçlü ilişkilere sahip bulunduğuna dikkati çeken Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen temmuzda Cidde'ye ziyarette bulunduğunu hatırlattı. Göktaş, ziyaretin ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerletilmesinde çok önemli ve verimli olduğunu söyledi.

Ziyaret vesilesiyle başarıyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ile ticari açıdan birçok işbirliğine zemin oluşmasının sağlandığını belirten Göktaş, şunları kaydetti:

İkili ticaret hacmimiz yıllık ortalama yüzde 200 gibi bir oranla hızla artmaktadır. Bu ivmenin daha da güçlenerek devamını hedefliyoruz. Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin müteakip toplantısını gerçekleştireceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin tüm alanlarda daha da geliştirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.

Bakanlık olarak biz de çalışma alanımıza giren konularda işbirliğini geliştirmeyi hedefliyoruz. Suudi Arabistan'ın ülkemizde yaşanan deprem felaketi sonrasında gösterdiği dayanışma ve yardım için teşekkürlerimi sunuyorum. Suudi Arabistan'ın zor günlerimizde sergilediği dayanışma bizim için son derece anlamlıdır. Suudi Arabistan Milli Günü'nü tekrar kutluyorum. Kardeş Suudi Arabistan halkına tebriklerimi ve iyi dileklerimi sunuyorum.

"Suudi Arabistan, Türkiye'nin kardeş ülkesi"

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım da Suudi Arabistan'ın Türkiye'nin kardeş ülkesi olduğunu ve iki ülke arasında derin tarihi ve kültürel bağlar bulunduğunu belirtti.

Türk ve Suudi Arabistan halkı arasındaki etkileşimin her zamankinden daha yoğun olduğunu söyleyen Yıldırım, "Türk vatandaşları Suudi Arabistan'ı, Suudi vatandaşları da Türkiye'yi daha çok ziyaret ettikçe birbirimizi daha iyi tanıyor, daha iyi anlıyoruz. Bu da bizi daha da yakınlaştırıyor" dedi.

İki ülke liderlerinin Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerde her zaman öncü olduğunu ve Ankara ile Riyad'ı daha sağlam ilişkilere yönlendirdiğini ifade etti.

"Türkiye ve Suudi Arabistan bölgeyi daha iyi ve güvenli hale getirebilecek iki ülke"

Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2 ay önce Cidde'ye başarılı bir ziyaret gerçekleştirdiğini ve bu ay Hindistan'da yapılan G20 zirvesinde de bin Selman ile Yeni Delhi'de görüştüğünü anımsattı.

Suudi Arabistan yatırım çevrelerinin Türkiye'ye ilgisine işaret eden Yıldırım, "Elbette Suudi yatırım çevrelerinin Türkiye'ye ilgisi artıyor. Sonuçta Türkiye yükselişte ve üretimini artırmak isteyenler için pek çok fırsat yaratıyor" ifadesini kullandı.

Yıldırım, Türk şirketlerinin Suudi Arabistan'daki fırsatlara ilgisinin giderek arttığını, bu ülkenin özellikle müteahhitlik firmaları için bir çekim merkezi haline geldiğini kaydetti.

Suudi Arabistan'ın gelecek için büyük bir vizyonu olduğunu ve Türk şirketlerin bu zorlu mücadeleye hazır olduğunu söyleyen Yıldırım, "Türkiye ve Suudi Arabistan, lokomotif görevi görebilecek, daha güçlü sinerjiler yaratarak bölgeyi daha iyi ve daha güvenli hale getirebilecek iki ülke" şeklinde konuştu.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.