Nijerya’nın Riyad Büyükelçisi: Küresel enerji piyasalarının istikrarını korumak için Suudi Arabistan ile dayanışma içindeyiz

Lawal, iki gün önce Nijerya Milli Günü vesilesiyle Riyad’da Suudi yetkililer, diplomatlar ve büyükelçiler ile birlikte kutlamada (Şarku’l Avsat)
Lawal, iki gün önce Nijerya Milli Günü vesilesiyle Riyad’da Suudi yetkililer, diplomatlar ve büyükelçiler ile birlikte kutlamada (Şarku’l Avsat)
TT

Nijerya’nın Riyad Büyükelçisi: Küresel enerji piyasalarının istikrarını korumak için Suudi Arabistan ile dayanışma içindeyiz

Lawal, iki gün önce Nijerya Milli Günü vesilesiyle Riyad’da Suudi yetkililer, diplomatlar ve büyükelçiler ile birlikte kutlamada (Şarku’l Avsat)
Lawal, iki gün önce Nijerya Milli Günü vesilesiyle Riyad’da Suudi yetkililer, diplomatlar ve büyükelçiler ile birlikte kutlamada (Şarku’l Avsat)

Nijerya’nın Riyad Büyükelçisi Yahya Lawal, ülkesinin, OPEC+ ittifakını küresel enerji piyasalarında istikrarın devamını sağlamaya iten stratejisinde Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

Lawal, şu anda stratejik ilişkileri ve ortak çalışmayı geliştirmeye yönelik 12’den fazla anlaşma ve mutabakat zaptı üzerinde ikili müzakerelerin sürdüğünü de bildirdi.

Şarku’l Avsat’a özel açıklama yapan Büyükelçi şunları söyledi:

“Abuja ve Riyad, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi olarak küresel petrol piyasasının yararına yakın işbirliklerini sürdürüyor. İki ülke, piyasa istikrarını korumak ve adil bir fiyata ulaşmak için OPEC+ çerçevesinde yakın işbirliği içinde çalışıyor. Suudi Arabistan ve Nijerya önemli petrol üreticileridir. Küresel ekonomi için çok önemli olan petrol piyasasının istikrarını korumak için güçlü bir ortaklığa sahipler.”

OPEC verilerine göre Nijerya, ağustos ayında günde 1,18 milyon varil petrol üretimi yaptı.

12 anlaşma ve işbirliği protokolü

Lawal, Nijerya ve Suudi Arabistan’ın Ticaret ve Sanayi Odaları arasında imzalanan, ortak çalışmayı en üst düzeye çıkaracak ekonomik, ticari ve yatırım işbirliğini geliştirecek mevcut anlaşmanın yanı sıra, ortak ikili komiteler çerçevesinde şu anda 12’den fazla anlaşma ve mutabakat zaptı hakkında müzakere yaptığını dile getirdi.

Nijerya’nın Riyad Büyükelçisi, mevcut müzakerelerin enerji, petrol ve gaz, yatırımların korunması, çifte vergilendirme, ulaştırma, yolsuzlukla mücadele, kara para aklama ve mali suçlarla mücadele, eğitim ve insan kaçakçılığının önlenmesi de dahil olmak üzere birçok alanda işbirliğini derinleştirmeyi amaçladığını vurguladı.

Nijerya Büyükelçisi’ne göre, Suudi Arabistan-Nijerya ilişkileri son dönemde çeşitli alanlarda büyük gelişmelere sahne oldu.

Bazı Suudi yatırımcılar, ticaret seviyesinin yükseliş eğilimi gösterdiği Nijerya’ya, özellikle de gayrimenkul geliştirme ve tarım alanında yatırım yapmaya başladı.

Suudiler, 2021’de Nijerya’ya yaklaşık 696,28 milyon dolarlık ihracat yaptı.

Büyükelçi, Suudilerin Nijerya’ya ihracatının petrokimya ürünleri ve diğer nihai malları içerdiğini, Nijerya’nın ise tarım ürünleri, kömür ve bazı ev eşyalarını ihraç ettiğini açıkladı.

Önümüzdeki dönemde ikili ticarette önemli bir artış yaşanmasını bekleyen Lawal, iki ülke arasındaki olumlu değişimin gerçekleştiğini vurguladı.

İki ülke arasındaki ticaretin geçtiğimiz yıllarda düşük seviyede olduğunu ve özellikle Hac mevsiminde büyük ölçüde gayri resmi ticarete odaklanıldığını da ekledi.

Suudi Arabistan ve Nijerya’nın, iki ülkenin kuruluşundan yüzyıllar öncesine uzanan uzun bir ilişki geçmişine sahip olduğunu belirten Lawal, “Nijeryalılar Hac yapmak ve ticari amaçlarla Suudi Arabistan’a giderken, kültürel genişlemeyi daha geniş ufuklara doğru geliştirmeyi umuyorlar” dedi.

Lawal, her iki ülkedeki iş dünyasının, yatırım ve ticaret alanlarında Nijerya’daki devasa pazardan yararlanma fırsatlarını keşfetmesi yönündeki arzusunu da dile getirdi.

Ayrıca, ortak çıkarlara yönelik yeni girişimler ışığında, iki ülke yararına pek çok ortak avantajın üzerinde çalışıldığına dikkat çekti. Lawal, ülkesinde 220 milyondan fazla insanın bulunduğunu ve bunların büyük bir üretici güç oluşturduğunu ifade etti.

Lawal, ülkesinin büyük bir potansiyele ve çok sayıda kaynağın yanı sıra yatırımı teşvik eden yasalara sahip olduğunu söyleyerek sözlerini noktaladı.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’dan eski Yemen Cumhurbaşkanı Hadi’nin ailesine taziye telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’dan eski Yemen Cumhurbaşkanı Hadi’nin ailesine taziye telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin vefatı dolayısıyla oğlu Nasır Abdurabbu Hadi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman görüşmede, merhumun ailesine ve yakınlarına içten taziyelerini ve başsağlığı dileklerini iletti.

Merhumun oğlu Nasır Abdurabbu Hadi ise Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a taziye ve destek mesajı dolayısıyla teşekkür etti.


İnayati, 30 bin İranlı hacı Suudi Arabistan'dan hava yoluyla dönmeye başladı

Bu yılki Hac ibadeti sırasında İranlı hacılar (İran Büyükelçiliği)
Bu yılki Hac ibadeti sırasında İranlı hacılar (İran Büyükelçiliği)
TT

İnayati, 30 bin İranlı hacı Suudi Arabistan'dan hava yoluyla dönmeye başladı

Bu yılki Hac ibadeti sırasında İranlı hacılar (İran Büyükelçiliği)
Bu yılki Hac ibadeti sırasında İranlı hacılar (İran Büyükelçiliği)

İranlı hacıların hac ibadetlerini tamamlamalarının ardından Suudi Arabistan’dan ülkelerine dönüş süreci bugün başladı. Dönüşler, Suudi Arabistan hükümetinin hacılara sunduğu kapsamlı hizmetler eşliğinde gerçekleştiriliyor.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu yıl yaklaşık 30 bin İranlı hacının hac ibadetini yerine getirdiğini belirterek, İranlı hacıların diğer tüm hacılar gibi sıcak bir karşılama ve misafirperverlikle ağırlandığını söyledi.

Bu yılki Hac ibadeti sırasında İranlı hacılar (İran Büyükelçiliği)Bu yılki Hac ibadeti sırasında İranlı hacılar (İran Büyükelçiliği)

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu verilerine göre, bu yıl toplam hacı sayısı 1 milyon 707 bin 301 olarak kaydedildi. Bunların 1 milyon 546 bin 655’i, 165 farklı ülkeden gelerek çeşitli sınır kapılarından ülkeye giriş yapan yabancı hacılardan oluşurken, 160 bin 646’sını Suudi Arabistan vatandaşları ve ülkede ikamet edenler oluşturdu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, İslam dünyasının liderleri ve önde gelen isimleriyle düzenlenen yıllık kabul programında yaptığı konuşmada, ülkesinin Haremeyn-i Şerifeyn’e ve kutsal mekânlara hizmet etme sorumluluğuyla onurlandırıldığını belirtti. Bin Selman, Kral Abdülaziz döneminden bu yana Suudi yönetiminin hacılara hizmet etme görevini sürdürdüğünü vurguladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Mina Sarayı'ndaki yıllık resepsiyonda (SPA)Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Mina Sarayı'ndaki yıllık resepsiyonda (SPA)

Büyükelçi İnayeti, İranlı hacıların hava yoluyla ülkelerine dönüşünün bugün başladığını ve ay sonuna kadar devam etmesinin beklendiğini ifade etti.

İnayeti, “İranlı hacıların hava yoluyla dönüş süreci bugün itibarıyla başladı. Hac ibadetlerini kolaylıkla yerine getiren hacılarımız, diğer tüm hacılar gibi sıcak bir şekilde karşılandı ve ağırlandı. Şimdi de haclarını tamamlamış olarak güven içinde ülkelerine dönüyorlar” dedi.

Bu yıl yaklaşık 30 bin İranlı hacının kutsal topraklarda bulunduğunu belirten İnayeti, bu sayının İran’a ayrılan hac kotasının yaklaşık üçte birine karşılık geldiğini söyledi. Hacıların Suudi Arabistan’a hava yoluyla ulaştığını ve dönüşlerinin de aynı şekilde gerçekleştirildiğini kaydetti.

Kara yoluyla dönüşü gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığını ifade eden İnayeti, “Hava ulaşımı normal şekilde devam ediyor. Dönüş işlemleri önceden hazırlanan program çerçevesinde yürütülüyor” diye konuştu.

 Arafat'ta dua eden bir hacı (Reuters)Arafat'ta dua eden bir hacı (Reuters)

Hac sezonu boyunca İranlı hacılara eşlik ettiğini belirten Büyükelçi İnayeti, tüm süreçlerin sorunsuz ve düzenli geçtiğini söyledi. İranlı hacıların diğer ülkelerden gelen hacılarla birlikte ibadetlerini rahat bir ortamda yerine getirdiğini kaydeden İnayeti, Suudi Arabistan’ın Mekke, Medine ve kutsal bölgelerde sunduğu gelişmiş hizmetlerin hacıların huzur ve güven içinde ibadet etmelerine katkı sağladığını dile getirdi.

İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi, Medine'deki İran Hac misyonu başkanı için düzenlenen resepsiyonda (İran Büyükelçiliği).İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi, Medine'deki İran Hac misyonu başkanı için düzenlenen resepsiyonda (İran Büyükelçiliği).

İranlı diplomat ayrıca, İran Hac ve Ziyaret Kurumu ile Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin başarılı geçtiğini belirterek, bunun İranlı hacıların işlemlerinin kolaylaştırılmasına olumlu yansıdığını ifade etti.

İnayeti, “İran Hac ve Ziyaret Kurumu ile Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı yetkilileri, İranlı hacıların ihtiyaçlarının karşılanması ve işlemlerinin kolaylaştırılması için büyük çaba gösterdi. Suudi makamları da bu önemli ibadetin sorunsuz şekilde yerine getirilebilmesi için gerekli tüm kolaylıkları sağladı” dedi.

Ayrıca İranlı ve Suudi yetkililere teşekkür eden İnayeti, hacılara gösterilen ilgi, misafirperverlik ve sağlanan kolaylıklar nedeniyle memnuniyetini dile getirdi.

 Suudi Arabistan, tüm kaynaklarını kutsal mekanlardaki hacılara hizmet etmeye adamıştır (SPA).Suudi Arabistan, tüm kaynaklarını kutsal mekanlardaki hacılara hizmet etmeye adamıştır (SPA).

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu verilerine göre, bu yıl hacıların 1 milyon 485 bin 729’u hava yoluyla, 54 bin 429’u kara yoluyla ve 6 bin 497’si deniz yoluyla ülkeye giriş yaptı.

Bu yılki hac organizasyonunda görev yapan personel sayısı 441 bin 49 olarak açıklanırken, çeşitli alanlarda görev alan gönüllü sayısı ise 26 bin 701’e ulaştı.


Bahreyn: DMO üyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar güvenliği tehdit eden suçları ortaya koydu

Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
TT

Bahreyn: DMO üyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar güvenliği tehdit eden suçları ortaya koydu

Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)

Bahreyn Başsavcılığı dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı ana örgüte yönelik soruşturmanın bulgularını kısmen kamuoyuyla paylaştı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, bir kısmı avukatları eşliğinde olmak üzere gözaltına alınan 41 sanığın tamamına yasal güvenceler sağlandıktan sonra sorgularının başladığı, soruşturma süresince tutuklu kalmaları için karar çıkarıldığı bildirildi.

Bahreyn Başsavcılığı’nın sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yayımladığı açıklamaya göre sanıkların banka hesaplarının gizliliğinin kaldırılmasına, hesaplarına ve mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Açıklamada soruşturmanın sürdüğü ve tamamlanır tamamlanmaz sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı vurgulandı.

Terör Suçları Savcısı Dr. Ahmed Muhammed el-Hammadi, soruşturmaların sanıkların ülkenin güvenliğini ve toplumsal düzeni tehdit eden pek çok suçun yanı sıra mali suçlar da işlediğini ortaya koyduğunu açıkladı. Hammadi, Velayet-i Fakih düşüncesini yaymaya yönelik çok sayıda materyale ve bir miktar nakit paraya el konulduğunu da belirtti.

Hammadi ayrıca sanıkların DMO’yu finanse etmek amacıyla para topladığını ve bu fonların bir bölümünü İran, Irak ve Lübnan'a oradaki terör örgütlerini desteklemek amacıyla transfer edildiğini açıkladı. Bazı sanıkların ise topladıkları paranın bir kısmını altın mücevher, gayrimenkul ve araç satın almak ile çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak gibi kişisel ihtiyaçlarına harcadıkları da tespit edildi.

Başsavcı, savcılığın DMO’ya ve Velayet-i Fakih düşüncesine bağlı ana örgüte yönelik soruşturmaları başlattığını belirtti. Mahkeme kararıyla kapatılan İlim Adamları Konseyi üyelerinden oluşan bu örgütün; İran'daki Velayet-i Fakih'e vatana ve onun temel düzenine değil bağlılığı esas alan aşırı görüşleri yaymak ve böylece İran rejiminin Bahreyn'in iç işlerine müdahalesine zemin hazırlamak amacıyla kurulduğunu vurguladı.

Başsavclıkı, örgüt üyelerinin camilere, dini taziye merkezlerine ve dini ilim yuvalarına hâkim olmaya çalıştığını, bu platformları söz konusu düşünceyi yaymak ve vatanın çıkarlarına karşı kışkırtıcı hutbeler vermek için araçsallaştırdığını ortaya koydu. Aynı zamanda İran'da Velayet-i Fakih müfredatını öğrenip Bahreyn'de yaymak üzere örgüte üye devşirdiklerini, bu görüşe karşı çıkan din adamlarını ise fetvalar yayımlayarak, dışlayarak, düşünsel baskıyla ve hatta şiddet tehdidiyle sindirmeye çalıştıklarını aktardı. Bunlara ek olarak örgüt mensuplarının, Velayet-i Fakih düşüncesini ve İran'daki Yüce Rehber'e dini ve siyasi bağlılığı yaymak, halkı kışkırtmak ile terör eylemleri, kargaşa ve sabotaj faaliyetleri yürütmek amacıyla para toplamayı ve bu kaynakları kullanmayı meşru gördüklerini de ekledi.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, 9 Mayıs'ta DMO ile Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı bir örgüte üye oldukları gerekçesiyle 41 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu. Bakanlık, söz konusu örgütün mahkeme kararıyla kapatılan İlim Adamları Konseyi üyeleri ve onların takipçilerinden oluştuğunu, üyelerinin ‘terör örgütü kurup yönetmenin yanı sıra terörü finanse etmek, yabancı bir devletle İran ve terör örgütleriyle Irak ve Lübnan'daki taraflarla casusluk ilişkisi kurmak ve bu amaçla askeri eğitim almakla’ suçlandıklarını belirtmişti.