Suudi Arabistan, uluslararası ve bölgesel taraflarla Gazze ve çevresinde tırmanan gerilimi durdurma kararlılığını vurguladı

Suudi Arabistan, Gazze ve çevresindeki gerilimi durdurma ve bölgede yayılmasını önlemenin önemini bir kez daha teyit etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan, uluslararası ve bölgesel taraflarla Gazze ve çevresinde tırmanan gerilimi durdurma kararlılığını vurguladı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bugün Kral Selman bin Abdulaziz’in başkanlığında, başkent Riyad’daki Yemame Sarayı’nda toplandı.

Oturumun başında, Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın, geçtiğimiz günlerde birçok kardeş ve dost ülkenin liderleriyle yaptığı görüşmelerin içeriği hakkında bilgi verildi.

Toplantıda, Muhammed bin Selman’ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmeleri ele alındı.

Veliaht Prens söz konusu görüşmelerde, Suudi Arabistan’ın Gazze ve çevresinde tırmanan gerilimi durdurmak, bölgede yayılmasını önlemek için tüm uluslararası ve bölgesel taraflarla iletişim kurma konusunda daha fazla çaba sarf ettiğini vurguladı.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)

Aynı zamanda, Riyad’ın ‘meşru haklarını elde etmek, umutlarını gerçekleştirmek, adil ve kalıcı barışa ulaşmak için Filistin halkının yanında olmaya’ devam edeceğini de dile getirdi.

Enformasyon Bakanı Selman Dusari’nin toplantının ardından Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’ya yaptığı açıklamaya göre, Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’ın bir dizi bölgesel ve uluslararası toplantıya katılımının genel sonuçlarını gözden geçirdi.

OPEC+ Ortak Bakanlar İzleme Komitesi toplantısının sonuçlarını değerlendiren Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’ın petrol piyasalarının istikrara kavuşturulması ve dengelenmesine yönelik çabaları ile küresel ekonominin büyüme oranlarının artırılmasına katkıda bulunacak her şeyi desteklediğini bir kez daha ifade etti.

Bakanlar Kurulu, Riyad’ın şu anda ev sahipliği yaptığı ‘2023 Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) İklim Haftası’na katılan ülkeler ve uluslararası kuruluşları memnuniyetle karşıladı.

Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)
Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Toplantıda, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Avusturya'nın Seibersdorf kentinde Uluslararası Nükleer Güvenlik Eğitim ve Gösteri Merkezi’nin açılışı nedeniyle tebrik edildi.

Suudi Arabistan’ın, uluslararası nükleer güvenlik sistemini güçlendirme ve nükleer terörizmle mücadele çabalarının bir parçası olarak, bu merkezi kurma ve mali açıdan destekleme fikrinin öncülerinden olduğunun da altı çizildi.

Bakanlar Kurulu, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayınlanan Deniz Taşımacılığı Bağlantı Endeksi’nde devam eden ilerlemenin yanı sıra, gelen turist sayısındaki artış oranında küresel olarak ikinci sırayı elde etmesi ve ülkenin bir dizi uluslararası göstergede gerçekleştirdiği niteliksel sıçramalara dikkat çekti.

Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)
Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Toplantıda, Şura Meclisi’nin gündemindeki konular da dahil olmak üzere Ekonomi ve Kalkınma İşleri Konseyi, Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Kurulu ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Kurulu’nun kararları hakkında bilgi verildi.

Sosyal Güvenlik hakkına sahip olanlar için emekli maaşının hesaplanmasında temel asgari tutarı artırma ve Vatandaş Hesabı Programı yararlanıcılarına üç ay süreyle ek desteği sürdürme kararına övgü yapıldı.

Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)
Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Toplantıda, Suudi Arabistan ile Kuveyt hükümetleri arasında kamu hizmeti, idari gelişim ve sosyal işler alanında işbirliğini öngören mutabakat zaptı hakkında karşı tarafla görüşmesi için İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı’na yetki verildi.

Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanlığı, Hindistan Maliye Bakanlığı ve Komorlar Ekonomi, Sanayi ve Yatırım Bakanlığı arasında ekonomik işbirliğini içeren iki mutabakat zaptı taslağı konusunda taraflarla görüşmesi için Ekonomi ve Planlama Bakanı yetkilendirildi.

Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanlığı ile Arjantin Ulaştırma Bakanlığı arasında kara taşımacılığı alanında bir mutabakat zaptı taslağına ilişkin Arjantin tarafıyla görüşmelerde bulunması için Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı’na yetki verildi.

Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)
Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Ekonomi ve Planlama Bakanı, Suudi Arabistan İstatistik Genel Otoritesi ile Bahreyn Bilgi ve e-Devlet Otoritesi arasında istatistik alanında işbirliğine yönelik bir mutabakat zaptı taslağı hakkında karşı tarafla görüşmesi için yetkilendirildi.

Bakanlar Kurulu toplantısında ülkenin iç işlerine ilişkin birtakım kararlar da alındı.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.