Suudi Arabistan ve Güney Kore bir dizi anlaşmayla ortaklıklarını pekiştiriyor

Güney Kore Devlet Başkanı için düzenlenen resmi resepsiyon (SPA)
Güney Kore Devlet Başkanı için düzenlenen resmi resepsiyon (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Güney Kore bir dizi anlaşmayla ortaklıklarını pekiştiriyor

Güney Kore Devlet Başkanı için düzenlenen resmi resepsiyon (SPA)
Güney Kore Devlet Başkanı için düzenlenen resmi resepsiyon (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz’in Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’u Pazar günü başkent Riyad’da ağırladığı toplantı ve görüşmeler, iki ülke arasında siyasi, diplomatik, ekonomik ve çevresel yönleri içeren çok sayıda ikili anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanmasıyla sonuçlandı.

FOTO: Prens Muhammed bin Salman, iki tarafın katıldığı kapsamlı toplantı sırasında konuk Güney Kore Devlet Başkanı ile birlikte (SPA)
Prens Muhammed bin Salman, iki tarafın katıldığı kapsamlı toplantı sırasında konuk Güney Kore Devlet Başkanı ile birlikte (SPA)

Güney Kore Devlet Başkanı için resmi bir resepsiyon töreni düzenlendi. İki tarafın kapsamlı bir toplantıda bir araya gelmesi ardından iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ve çeşitli alanlarda işbirliğinin yönlerini geliştirmeye yönelik ortak koordinasyon çabalarının ele alındığı resmi bir tartışma oturumu gerçekleştirildi. Bölgesel ve uluslararası gelişmelerin, ortak çıkar konularının ve bunlarla ilgili yapılan çalışmaların incelenmesinin yanı sıra, her iki ülkede mevcut kaynakların ortak çıkarları sağlayacak şekilde kullanılmasına yönelik fırsatlar tartışıldı.

Çok sayıda ikili anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandı (SPA)
Çok sayıda ikili anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandı (SPA)

Görüşmelerde iki ülke arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına, yeşil ve temiz hidrojen alanında iş birliğine yönelik Hidrojen Vahası Girişimi'ne ilişkin mutabakat zaptı taslağı, ayrıca diplomatik, hususi ve resmi pasaport hamillerinin vize zorunluluğundan karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalandı.

Suudi Genel İstatistik Otoritesi ile Kore İstatistik Otoritesi arasında ortak bir istatistiksel işbirliği programının uygulanması üzerine durulurken Suudi Gıda ve İlaç Otoritesi ile Güney Kore Gıda ve İlaç Güvenliği Bakanlığı arasında gıda ve tıbbi ürün alanlarında işbirliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı.

FOTO: Güney Kore Devlet Başkanı, müzakerelerin başlaması öncesinde üst düzey Suudi yetkililerle el sıkıştı (SPA)
Güney Kore Devlet Başkanı, müzakerelerin başlaması öncesinde üst düzey Suudi yetkililerle el sıkıştı (SPA)

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki bin Faysal, İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef, Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah, Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid Al-Kasabi, Yatırım Bakanı Halid el-Falih, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Mühendis Abdullah es-Sevaha, Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim ve Suudi Arabistan’ın Güney Kore Büyükelçisi Sami es-Sadhan, Suudi Arabistan tarafında toplantı oturumuna ve resmi tartışma oturumuna katılan isimler arasında yer aldı.

FOTO: Prens Muhammed bin Selman, beraberindeki Kore heyetinin üyeleriyle selamlaşıyor (SPA)
 Prens Muhammed bin Selman, beraberindeki Kore heyetinin üyeleriyle selamlaşıyor (SPA)

Güney Kora tarafından katılanlar ise şöyleydi:

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Choi Kyoung-hwan, Dışişleri Bakanı Park Jin, Ticaret, Sanayi ve Enerji Bakanı Bang Moon-kyu, Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Won Hee-ryong, Ulusal Güvenlik Direktörü Cho Tae-yong, Suudi Arabistan Büyükelçisi Park Joon-yong, Savunma Satın Alma Programı İdaresi Bakanı Eom Dong-Hwan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Birinci Yardımcısı Kim Tae-hyo, Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Birinci Sekreteri Kim Eun-hye, Ekonomik Meselelerden Sorumlu Başkan Birinci Sekreteri Choi Sang-mok, Dış Politikadan Sorumlu Başkan Sekreteri Lee Choong-myon, Afrika ve Orta Doğu İşleri Ofisi Genel Müdürü Kim Eun-jeong.



Suudi Savunma Bakanlığı: Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef alan iki İHA imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
TT

Suudi Savunma Bakanlığı: Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef alan iki İHA imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef almaya çalışan iki insansız hava aracının (İHA) hava savunma unsurları tarafından engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Maliki, saldırının başarıyla bertaraf edildiğini belirterek, müdahale sonucu siviller arasında herhangi bir yaralanma kaydedilmediğini ifade etti. Rafineri içerisinde düşen şarapnel parçaları nedeniyle sınırlı çapta bir yangın çıktığını, ancak yangının kısa sürede kontrol altına alındığını aktardı.

Sözcü, hava savunma operasyonu sırasında düşen şarapnel parçalarının sivil yerleşim alanları ve sivillerin yakınına düştüğünü de sözlerine ekledi.


Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları dün video konferans yöntemiyle düzenlenen olağanüstü toplantıda, İran’ın saldırılarına karşı ülkelerinin yasal yanıt hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Bakanlar, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik açık ve gerekçesiz saldırılarını en sert ifadelerle kınadıklarını bildirdi.

50’nci olağanüstü KİK Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ele alındığı belirtildi. Söz konusu saldırıların, cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği operasyonların arifesinde başladığı ifade edildi.

Bakanların, İran’ın bu ülkelere yönelik saldırıları sonucu meydana gelen ağır hasarı değerlendirdiği aktarılan bildiride; sivil tesisler, hizmet altyapıları ve yerleşim bölgelerinin hedef alındığı, ciddi maddi kayıplar yaşandığı ve vatandaşlar ile ülkede yaşayan yabancıların güvenlik ve hayatlarının tehdit edildiği kaydedildi. Toplantıda ayrıca bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve barışın sağlanmasına yönelik çabaların koordinasyonu için atılması gereken adımlar ele alındı.

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın Körfez ülkelerinin yanı sıra Ürdün’ü de hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde reddettiğini ve kınadığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu eylemlerin ilgili ülkelerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine ağır bir ihlal teşkil ettiği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının ise uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğu belirtildi.

Bakanlar Kurulu, üye ülkeler arasındaki tam dayanışmayı yineleyerek saldırılara karşı ortak duruş sergilendiğini ifade etti. Açıklamada, üye ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının tüm KİK ülkelerine yapılmış sayılacağı ve bunun KİK’in temel tüzüğü ile Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde değerlendirileceği kaydedildi.

Ayrıca üye ülkelerin silahlı kuvvetleri ile hava savunma sistemlerinin hazırlık ve etkinliğine övgüde bulunulan açıklamada, füze ve İHA saldırılarına yüksek profesyonellikle karşılık verildiği, tehdidin etkisiz hale getirilerek can kayıplarının ve kritik altyapı zararlarının sınırlandırıldığı belirtildi. KİK, BM Şartı’nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51’inci maddesi uyarınca, üye ülkelerin bireysel ve kolektif meşru müdafaa kapsamında gerekli tüm tedbirleri alma; egemenlik, güvenlik ve istikrarlarını koruma hakkını saklı tuttuklarını yineledi.

sv
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran'ın ülkelerine yönelik saldırganlığındaki gelişmeleri görüştüler. (KİK)

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın üye ülkelere yönelik ‘gerekçesiz saldırganlığı’ karşısında, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak, topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede yaşayan yabancıları savunmak için gerekli tüm tedbirleri alacağını, buna saldırılara karşılık verme seçeneğinin de dahil olduğunu bildirdi.

Açıklamada, KİK ülkelerinin gerilimin artmasını önlemek amacıyla çok sayıda diplomatik girişimde bulunduğu ve topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmayacağını açıkça beyan ettiği hatırlatıldı. Buna karşın İran’ın, sivil yerleşim alanlarını hedef alan askeri operasyonlarını sürdürdüğü ifade edildi.

KİK, bölgeye güvenlik, barış ve istikrarın yeniden kazandırılması için söz konusu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca bölgedeki hava ve deniz güvenliğinin, su yollarının emniyetinin ve tedarik zincirlerinin korunmasının, küresel enerji piyasalarının istikrarının sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Körfez bölgesinin istikrarının yalnızca bölgesel bir mesele olmadığı, küresel ekonomi ve deniz ticareti açısından temel bir unsur olduğu kaydedildi.

Bakanlar Kurulu, uluslararası toplumu söz konusu saldırıları açık biçimde kınamaya çağırdı ve BM Güvenlik Konseyi’ni, sivillerin hayatını tehlikeye atan bu ihlallerin önlenmesi ve tekrarının engellenmesi için derhal kararlı bir tutum almaya davet etti. Açıklamada, gelişmelerin bölgesel ve uluslararası barışa ciddi yansımaları olabileceği uyarısında bulunuldu.

Bakanlar Kurulu ayrıca, İran’ın saldırılarını kınayan, Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduğunu açıklayan ve egemenlik ile güvenliğin korunmasına yönelik adımlara destek veren kardeş ve dost ülkelere teşekkür etti.

Açıklamada, Körfez ülkelerinin İran ile tüm meselelerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana olduğu vurgulanarak, bu çerçevede Umman’ın rolüne övgüde bulunuldu.

KİK Bakanlar Kurulu, devletler arası ilişkilerde diyalog ve diplomasinin önemini yineleyerek, mevcut krizin aşılmasının ve bölge halklarının güvenliğinin korunmasının tek yolunun bu süreç olduğunu belirtti. Herhangi bir tırmanmanın bölgesel güvenliği zayıflatacağı ve bölgeyi uluslararası barış ve güvenlik açısından ağır sonuçlar doğurabilecek tehlikeli bir sürece sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), son günlerde İran'ın BAE topraklarını hedef alan füze saldırılarının ardından Tahran'daki büyükelçiliğini kapattığını ve büyükelçisi ile diplomatik misyonunun tüm üyelerinin İran'dan çekildiğini duyurdu.

BAE Dışişleri Bakanlığı, kararın "açık füze saldırıları" sonrasında alındığını ve bu saldırıların, yerleşim alanları, havaalanları, limanlar ve hizmet tesisleri de dahil olmak üzere sivilleri hedef alan, masum sivilleri tehlikeye atan saldırganlık olduğunu açıkladı. BAE, bu gerilim artışını "tehlikeli ve sorumsuz" olarak nitelendirdi.

Bakanlık, bu saldırıların ulusal egemenliğin açık bir ihlali ve uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın net bir ihlali olduğunu teyit ederek, BAE'nin güvenliğine, toprak bütünlüğüne veya vatandaşlarının ve sakinlerinin güvenliğine yönelik herhangi bir ihlale müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.

Büyükelçiliğin kapatılması ve büyükelçi ile diplomatik misyon üyelerinin geri çekilmesi kararının, BAE'nin güvenliğine ve egemenliğine yönelik her türlü saldırganlığı reddetme konusundaki kararlı ve sarsılmaz duruşunu yansıttığını belirtti. Bu karar, gerilimi azaltma fırsatlarını baltalayan ve bölgeyi son derece tehlikeli yollara iten saldırgan ve kışkırtıcı bir yaklaşımın devam ettiği bir dönemde alındı.

Bölgenin artan gerilimlere tanık ve itidalin gerekli olduğu, diplomatik çözümlerin önceliklendirilmesinin önlendiği bir dönemde, bu tür eylemlerin sadece bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı değil, aynı zamanda enerji güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını da tehdit ettiği ifade edildi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararı, son saldırılara verilen en son siyasi önlem olup, çatışmanın askeri ve güvenlik çerçevesinden doğrudan diplomatik düzeye kaymasını yansıtıyor; bu durum, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve bölgede daha fazla gerilimin önlenmesi yönündeki resmi çağrılar ortamında gerçekleşiyor.