Suudi Arabistan Gazze’ye yardımlarını hızlandırmak için Kahire’ye ekip gönderdi

Suudi Arabistan’da yürütülen Gazze’ye yardım kampanyasında yaklaşık 107 milyon dolar toplandı.

Krallık, yaşadıkları krizlerde Filistin halkının yanında olmaya yönelik tarihsel rolü kapsamında yardımlarını sürdürüyor. (Şarku’l Avsat)
Krallık, yaşadıkları krizlerde Filistin halkının yanında olmaya yönelik tarihsel rolü kapsamında yardımlarını sürdürüyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Gazze’ye yardımlarını hızlandırmak için Kahire’ye ekip gönderdi

Krallık, yaşadıkları krizlerde Filistin halkının yanında olmaya yönelik tarihsel rolü kapsamında yardımlarını sürdürüyor. (Şarku’l Avsat)
Krallık, yaşadıkları krizlerde Filistin halkının yanında olmaya yönelik tarihsel rolü kapsamında yardımlarını sürdürüyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan pazartesi günü Mısır’ın başkenti Kahire’ye bir ekip gönderdi. Ekip, Gazze Şeridi’ndeki insanlara insani ihtiyaçların öncelikleri dikkate alınarak barınma malzemelerinin, yiyecek kolilerinin ve tıbbi araç ve malzemelerin Refah Sınır Kapısı’ndan mümkün olan en kısa sürede nakledilmesi ve dağıtılması için sistem ve prosedürleri kolaylaştırmanın ve hızlandırmanın yollarını görüştü.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz’in direktifleri doğrultusunda, Gazze Şeridi’ndeki kardeş Filistin halkına yardım sağlamak amacıyla Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi’ne (KSRelief) bağlı Sahem platformu aracılığıyla bir kampanya başlatıldı. KSRelief’ten uzman bir ekip Mısır’a, söz konusu kampanya kapsamında gitti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre uzman ekip, Suudi Arabistan’ın Kahire Büyükelçisi Usame bin Ahmed Nakli ile görüştü. Görüşmede yardımların Refah Sınır Kapısı’ndan mümkün olan en kısa sürede nakledilmesine yönelik sistem ve prosedürleri hızlandırmanın yolları gündeme geldi. Diğer yandan Gazze Şeridi’ndeki Filistin Halkına Yardım İçin Kampanya’ya yapılan bağışlar, altıncı itibarıyla 107 milyon doların üzerinde bir meblağa ulaştı.

XSCDFRG
Gazze halkına yardım etmeye yönelik kampanya, Suudi liderliğinin Filistin halkına ve onların davasına olan tarihi ve sağlam bağlılığını gözler önüne serdi. (SPA)

Suudi liderliğinin kampanyayı başlatma talimatı, Filistin halkına ve onların davasına olan tarihi ve sağlam bağlılığını gözler önüne seriyor. Ayrıca insani durumun iyileştirilmesi, sivillerin acılarının hafifletilmesi ve Gazze sakinlerinin yaşadığı trajik sonuçların hafifletilmesi için mümkün olan her şeyin yapılması konusundaki büyük endişeyi yansıtıyor.

Suudi Arabistan, son 30 yılda 5 milyar doları bulan toplam mali yardım ve desteğiyle, Filistin davasının Arap ve küresel düzeydeki en büyük tarihsel destekçisi konumunda. Yeni kampanya, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne yardımların girmeye başladığı, çok önemli bir zamanda düzenlendi. Krallık, Filistin halkını çatışma belasından kurtarmak ve savaşın neden olduğu insani acıyı hafifletmek için çalışmalarını sürdürüyor.



Altı Arap ülkesi, İran’ın saldırılarını kınadı ve Irak’taki İran yanlısı milisleri uyardı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesine İHA ile gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesine İHA ile gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman (AP)
TT

Altı Arap ülkesi, İran’ın saldırılarını kınadı ve Irak’taki İran yanlısı milisleri uyardı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesine İHA ile gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesine İHA ile gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman (AP)

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Ürdün dün yayınladıkları ortak açıklamada, Irak’taki İran yanlısı silahlı grupların bölgedeki ülkelere, tesislerine ve altyapısına yönelik saldırılarını kınadılar.

Altı ülke, saldırıya uğradıkları takdirde devletlerin bireysel ve toplu olarak meşru müdafaa hakkını güvence altına alan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı uyarınca, bu suç niteliğindeki saldırılara karşı meşru müdafaa hakkının kendilerine ait olduğunu vurguladı.

Ortak açıklamada, Irak hükümetine, kardeşlik ilişkilerini korumak ve daha fazla gerginliği önlemek amacıyla, Irak topraklarından komşu ülkelere yönelik milisler ve silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilen saldırıları derhal durdurmak için gerekli önlemleri alması çağrısında bulunuldu.

Öte yandan BM İnsan Hakları Konseyi dün İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını ‘çirkin’ olarak nitelendirerek kınadı ve Tahran'a bu saldırılardan zarar gören herkese bir an önce tazminat ödemesi çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan savunma güçleri, doğu bölgesinde bir balistik füzeye ve 35 insansız hava aracına (İHA), Riyad'da ise bir İHA’ya müdahale etti. Ayrıca Kuveyt Silahlı Kuvvetleri, 13 balistik füzenin engellendiğini açıkladı. Açıklamaya göre bunlardan 7'si herhangi bir tehlike oluşturmadan tehdit bölgesi dışına düşürüldü.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla savaşın başlamasından bu yana İran’ın füzeler ve İHA’larla düzenlediği saldırılara ilişkin verilere göre bu saldırıların yaklaşık yüzde 83’ü Körfez Arap ülkelerini hedef alırken, yalnızca yüzde 17’si İsrail’i hedef aldı. 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana İran saldırılarına maruz kalan ülkelerin açıkladığı resmi verilere göre İran dün akşama kadar Körfez Arap ülkelerine 4 bin 391 füze ve İHA ile saldırı düzenledi. Bu saldırılar, bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden ciddi bir tırmanışa yol açarken, hayati öneme sahip tesisleri ve sivil hedefleri hedef aldı. İran, savaşı başlatan İsrail'e karşı ise toplam saldırıların yüzde 17'sini oluşturan 930 füze ve İHA ile saldırdı.


Abu Dabi'ye füze parçaları düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı

28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).
28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).
TT

Abu Dabi'ye füze parçaları düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı

28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).
28 Şubat'ta Abu Dabi üzerinde bir İran füzesi engellendi (AFP).

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkilileri bugün yaptıkları resmi açıklamada, balistik füze parçalarının Abu Dabi'ye düşmesi sonucu 2 kişinin öldüğünü, 3 kişinin yaralandığını ve birçok aracın hasar gördüğünü duyurdu.

Abu Dabi Medya Ofisinin basın açıklamasında, hava savunmasının balistik füzeyi başarılı bir şekilde engellemesinin ardından Sweihan Caddesi'ne düşen parçalarla ilgili olaya yetkililerin müdahale ettiğini belirtti.

Olayda kimlikleri henüz belirlenemeyen iki kişinin öldüğünü, üç kişinin yaralandığını ve çok sayıda aracın hasar gördüğünü belirtildi.


Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.