‘Riyad Zirvesi’, Gazze ablukasının kırılmasına vurgu yaptı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Savaşı durdurmak için uluslararası baskı oluşturacak bir Arap ve İslam komitesi

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’daki Arap-İslam zirvesi sonunda düzenlenen basın toplantısı sırasında (Reuters)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’daki Arap-İslam zirvesi sonunda düzenlenen basın toplantısı sırasında (Reuters)
TT

‘Riyad Zirvesi’, Gazze ablukasının kırılmasına vurgu yaptı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’daki Arap-İslam zirvesi sonunda düzenlenen basın toplantısı sırasında (Reuters)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’daki Arap-İslam zirvesi sonunda düzenlenen basın toplantısı sırasında (Reuters)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ‘olağanüstü Arap-İslam zirvesinde’ bir araya gelen liderlerin, “Gazze’deki kuşatmanın kırılması ve gıda, ilaç ve yakıt da dahil olmak üzere Arap, İslami ve uluslararası insani yardım konvoylarının Gazze Şeridi’ne derhal girişinin sağlanması” konusunda hemfikir olduklarını vurguladı.

Bakan “Bu, yalnızca İsrail’in yardımların ulaşmasını engellemeye yönelik uygulamalarını değil, aynı zamanda daha ziyade, İsrail'in Gazze'de toplu cezalandırma konusunda, çözümün var olduğunu ve yardım dağıtımının mümkün olduğunu kanıtlama konusunda yaptıklarını göz ardı eden uluslararası toplumun ve ülkelerin başarısızlığıdır.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, dün (Cumartesi) Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen ‘Olağanüstü Ortak Arap ve İslam Zirvesi’nin ardından Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu el-Gayt ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha’nın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında yapıldı.

Filistin devleti olmadan barış olmaz

Prens Faysal bin Ferhan, Gazze’deki savaşın artık durması gerektiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasının ancak barışla mümkün olabileceğini vurguladı. Bu bağlamda “ancak uluslararası meşru kararlar ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda bir Filistin devletinin kurulması ile barışa ulaşılabileceğine” dikkat çekti.

Savaşı durduracak ve barış sürecini başlatacak bir bakanlık komitesi

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Gazze’deki savaşı durdurmak için uluslararası düzeyde hareketlilik sağlamak ve kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşma doğrultusunda siyasi bir süreç başlatmak için Arap Birliği ve İİT genel sekreterlerinin yanı sıra Suudi Arabistan da dahil olmak üzere, birçok aktif ülkenin katılımı ile oluşan bir bakanlar komitesi kurulduğunu açıkladı.

Bakan bu konuda şöyle dedi:

“Bu komite G20’nin iki ülkesini kapsıyor. Bunlar Suudi Arabistan ve Endonezya. Afrika’nın en büyük ekonomisini ve nüfus bakımından en büyük ülkesini de içermektedir. Bu, İslam dünyasının Filistin davasını güçlü ve öncelikli olarak desteklediğine dair açık ve önemli bir mesajdır. Bu büyük ülkelerin ortak tutumu karşısında uluslararası toplum bu mesajı görmezden gelemeyecektir.”

İsrail’in savaş suçlarının soruşturulması

Bakan, zirvenin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı’na İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla ilgili soruşturma sağlaması çağrısında bulunduğunu belirtti. Zirvede Arap Birliği ve İİT genel sekreterliklerine bunun uygulanmasını takip ve denetleme görevi verildiğini belirtti.

Bakan, devam eden savaşın tek geleceğinin “derhal ateşkes” olduğunu vurgulayarak “Gazze yerle bir edilirken ve her saat onlarca kişi ölürken hangi gelecekten bahsediyoruz?” diye sordu.

İsrail’e ve Batı’ya “hayır” diyen karar

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu el-Gayt ise “Zirvenin kararı gücünü İsrail’e ve Batı dünyasına hayır diyen 57 Arap ve İslam ülkesinden alıyor” dedi. Bunun “İsrail’e bu barbarca eylemlerde bulunması için beyaz kart verenler üzerinde ciddi bir baskı” oluşturacağını vurguladı.

Arap Birliği Genel Sekreteri, “Gazze savaşındaki kanlı trajediye ve şerre rağmen, iki devletli çözüm fikriyle ciddi bir şekilde ilgilenilmeye başlandığını ​​görüyorum” dedi.

Genel Sekreter basın toplantısında, Filistin meselesinin “son yıllarda köşeye çekildiğini” ancak bu trajedinin, bu suçun ve bu eylemlerin, meselenin tekrar gün yüzüne çıkmasını sağladığını ifade etti.



Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Göstergeleri Veri Tabanı'ndaki ülke verileri ile Genel İstatistik Kurumu'nun (GASTAT) pazartesi günü yayımladığı 2025 Güvenlik Endeksi sonuçlarına göre G20 ülkeleri arasında güvenlik açısından ilk sırada yer aldı.

Açıklanan sonuçlara göre, gece saatlerinde yaşadıkları bölgelerde tek başına yürürken kendilerini güvende hissettiğini belirtenlerin oranı, toplam nüfusun yüzde 97,7'sine ulaştı.

Genel İstatistik Kurumu, elde edilen sonuçların Suudi Arabistan'ın tüm bölgeleri ve vilayetlerinde sağlanan güvenlik ortamının, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Açıklamada, bu başarının ülkede ekonomik, gıda, çevre, sağlık, sosyal, siyasi, fikrî, teknolojik ve siber güvenlik başta olmak üzere birçok alanda güvenliğin ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalarla uyumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesinin de bu sonuca katkı sağladığı, bunun da Suudi Arabistan Vizyonu 2030 hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Genel İstatistik Kurumu'nun tüm istatistik çalışmalarını, her istatistiksel ürünün niteliğine uygun, uluslararası istatistik kuruluşlarının benimsediği iş süreçleriyle uyumlu standart bir metodoloji çerçevesinde yürüttüğü belirtildi. Kişisel Yaşam Kalitesi Araştırması'nın da kurumun istatistiksel ürünlerinden biri olduğu ifade edildi.


Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, İsrail'in bölgedeki uluslararası hukuku açıkça ihlal eden eylemlerini sürdürmesini ve son olarak Suriye topraklarına yönelik kara operasyonları düzenleyerek Kuneytra ve Dera illerini topçu atışlarıyla hedef almasını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, "Krallık, İsrail işgal güçlerinin sivilleri korkuya sevk eden ve uluslararası hukuk ile uluslararası teamülleri ihlal eden uygulamalarını kesin bir dille reddetmektedir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik ihlallerine son vermesinin ve bölgenin güvenliği ile istikrarının korunması amacıyla 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması'na uymasının önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, açıklamasında Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği bir kez daha yineledi.


Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
TT

Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)

Ortadoğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticileri, Umman Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nda gemileri hedef alan son saldırılara ve son günlerde ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilime rağmen sevkiyatlarını yüklemeye ve ihracata devam ediyor. Söz konusu durum, gemi trafiği izleme verilerine yansıdı.

Perşembe günü bir konteyner gemisine, cumartesi günü ise bir petrol tankerine düzenlenen saldırıların ardından boğaz üzerinden geçen enerji taşımacılığı trafiğinde yavaşlama yaşandı. Saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi yeniden tırmandırırken taraflar arasındaki geçici ateşkes sürecini de gölgelemişti. Ancak ABD’li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, iki ülkenin son çatışmaları durdurma ve stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştığını bildirdi.

Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu’na (LSEG) ait verilere göre, yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip dördüncü bir dev tanker bugün Suudi Arabistan’ın Ras Tanura limanından ham petrol yüklemesi yaptı. Bu gelişme, dün işletmeci şirkete ait bir helikopterin düşmesi ve 14 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından yaşandı.

Ayrıca hafta sonu boyunca Ras Tanura’dan petrol yüklü üç büyük tanker daha ayrıldı. Söz konusu gemilerin, Körfez’den geçişleri sırasında takip sistemlerini kapattıkları ve bunun bazı gemilerin saldırı riskini azaltmak için başvurduğu bir yöntem olduğu belirtildi.

Verilere göre bu tankerlerden birinin, Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra takip sistemlerinde yeniden görünerek Japonya’ya doğru yol aldığı tespit edildi.

Öte yandan iki dev petrol tankeri dün boğazdan geçerek Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) bir limana yanaştı ve ham petrol yükledi.

İran petrol sevkiyatlarını hızlandırıyor

Buna karşılık İran, ABD’nin petrol ihracatına yönelik yaptırımları 60 gün süreyle askıya alma kararının ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini artırdı.

Deniz istihbaratı alanında faaliyet gösteren Windward şirketi, Tahran’ın cumartesi günü, yaklaşık bir haftalık aranın ardından ilk kez Hürmüz Boğazı’ndaki ihracat terminalleriyle eş zamanlı olarak Hark Adası’nda petrol yüklemesi gerçekleştirdiğini bildirdi.

Kpler şirketine ait verilere göre İran’a ait iki dev petrol tankeri cumartesi günü Hürmüz Boğazı’na giriş yaptı. Öte yandan hafta sonu boyunca dört büyük tanker, BAE ve Katar’dan yaklaşık 8 milyon varil petrol yükleyerek bölgeden ayrıldı.

Petrol fiyatları üzerinde baskı

Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatındaki artışın, küresel arzın yaklaşık üçte birini sağlayan bu bölgeden gelen ek hacim nedeniyle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtiliyor.

Brent petrol geçen hafta yüzde 10,6 gerileyerek üst üste üçüncü haftalık kaybını kaydetmişti. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılar, bugün işlemlerde fiyatların yeniden yükselmesine yol açtı.

IG Markets analisti Tony Sycamore, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasının önümüzdeki haftalar ve aylarda devam etmesi halinde petrol fiyatlarının düşüş eğilimine girebileceğini belirtti. Ancak Sycamore, yeni bir gerilim durumunda mevcut fiyat seviyelerinin, jeopolitik risklerin büyüklüğünü yansıtmaktan uzak kalabileceği uyarısında bulundu.

Doğalgaz ihracatı devam ediyor

LNG piyasasında ise gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı’nın batısında 26 Haziran’da iki ek tankerin daha ortaya çıktığını gösterdi. Söz konusu gemilerin, daha önce takip sistemlerini kapattıkları belirtilirken, hafta sonu boyunca iki LNG yüklü tanker boğazdan ayrıldı.

Al Kharaitiyat adlı tanker, Katar’ın Ras Laffan limanından yükünü aldıktan sonra Kuveyt’e doğru ilerliyor. QatarEnergy’ye ait Al Kharsaah adlı bir diğer tanker ise Katar açıklarında beklemede bulunuyor.

Ayrıca QatarEnergy’ye ait Al Hamla adlı tankerin de 18 Haziran’da Ras Laffan’dan yüklediği LNG kargosuyla Çin’e 3 Temmuz’da varmasının beklendiği aktarıldı.