Suudi Arabistan’dan Karayipler ile ortaklığı güçlendirmek için zirve

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan, geçtiğimiz mayıs ayında Karayipler Birliği devlet ve hükümet başkanlarının zirvesine katıldı. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan, geçtiğimiz mayıs ayında Karayipler Birliği devlet ve hükümet başkanlarının zirvesine katıldı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan Karayipler ile ortaklığı güçlendirmek için zirve

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan, geçtiğimiz mayıs ayında Karayipler Birliği devlet ve hükümet başkanlarının zirvesine katıldı. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan, geçtiğimiz mayıs ayında Karayipler Birliği devlet ve hükümet başkanlarının zirvesine katıldı. (SPA)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad bugün ortaklığı geliştirmek ve iki taraf arasında özellikle ekonomi, yatırım, ticaret, turizm ve diğer alanlarda iş birliği için yeni ufuklar açmak amacıyla Karayipler Birliği ülkeleriyle ilk Suudi zirvesine ev sahipliği yapacak.

Zirveye katılmak üzere dün akşam bugün Riyad’a gelmeye başlayan isimler arasında şunlar var:

Surinam Devlet Başkanı Chan Santokhi, Guyana Devlet Başkanı Muhammed İrfan Ali, Saint Kitts ve Nevis Federasyonu Dr. Terrence Drew, Antigua ve Barbuda Başbakanı Gaston Browne, Saint Lucia Başbakanı Philippe Guy Pierre, Saint Vincent ve Grenadinler Başbakanı Ralph Gonsalves, Barbados Başbakanı Mia Amor Mottley ve Grenada Başbakanı Dickon Mitchell.

Ayrıca Jamaika Başbakanı Andrew Michael Holness, Belize Başbakanı Johnny Briceno, Haiti Devlet Başkanı Ariel Henry, Karayipler Topluluğu (CARICOM) Genel Sekreteri Carla Anne Barnett’te Riyad’a ulaştı. Bahsi geçen tüm bu isimler Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Bölge Polis Müdürü Tümgeneral Fahd el Mutairi’nin yanı sıra ülkelerin Suudi Arabistan büyükelçileri tarafından karşılandı.

Fotoğraf Altı: Riyad Vali Yardımcısı, Antigua ve Barbuda Başbakanı’nı Kral Halid Uluslararası Havaalanında karşıladı. (SPA)
 Riyad Vali Yardımcısı, Antigua ve Barbuda Başbakanı’nı Kral Halid Uluslararası Havaalanında karşıladı. (SPA)

 Zirve, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Karayipler Birliği (2023-2027) arasındaki ortak eylem planının geçen 18 Eylül'de New York'ta yapılan ortak dışişleri bakanları toplantısında kabul edilmesinden iki ay sonra gerçekleşti. Oturumlar, siyasi diyalog, ticaretin kolaylaştırılması, yatırım teşviki ve turizm iş birliğine yönelik ana hedefleri ve mekanizmaları tanımlıyor ve iki bölge arasındaki ticaret ve yatırım akışının artırılmasına katkı sağlayacak.

Körfez ve Karayip ülkeleri arasındaki ticaret hacminin 2021 yılında yaklaşık 6,5 milyar dolara ulaşmasıyla birlikte plan, her iki tarafın yetkilileri arasında diyalog yoluyla ticaret ve yatırım hacminin artırılmasına yönelik bir çerçeve sunuyor.

Fotoğraf Altı: Taraflar, ortaklıklarının parametrelerini tanımlamak için geçen eylül ayında bir mutabakat zaptı imzaladı. (İşbirliği Konseyi)
Taraflar, ortaklıklarının parametrelerini tanımlamak için geçen eylül ayında bir mutabakat zaptı imzaladı. (İşbirliği Konseyi)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, geçtiğimiz mayıs ayında Guatemala'da Karayipler Birliği'nin bakanlar toplantısına katılarak, ülkesinin Krayip ülkeleriyle dostane ilişkileri ve iş birliğini güçlendirmeye istekli olduğuna değinerek, grubun bölgesel iş birliğini geliştirmede ticaret, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve diğerleri gibi ortak çıkarları ilgilendiren konularda kolektif eylemi ilerletmedeki önemli rolüne işaret etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Prens Faysal, Suudi Arabistan'ın ulusal kalkınma ve karşılıklı refah, barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasının önemine olan inancını Karayip ülkeleriyle paylaştığına işaret ederek Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi’nin (KSRelief) 1,3 milyar dolardan fazla yardım sağladığını söyledi. Suudi Arabistan Kalkınma Fonu’nun ise Karayipler bölgesinde çeşitli sektörleri kapsayan 242,6 milyon dolar değerindeki projeler üzerinde çalıştığını aktardı.

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı geçen mayıs ayında Guatemala'da Karayipler Birliği toplantısına katıldı. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı geçen mayıs ayında Guatemala'da Karayipler Birliği toplantısına katıldı. (SPA)

Prens Faysal, Suudi Arabistan'ın, Karayipler bölgesindeki diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde ortak öncelikleri teşvik etme kararlılığını yineledi. Faysal, farklı ulusal koşullar ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik çabalar bağlamında, daha büyük iklim eylemi sağlayan çeşitli girişimlerin desteklenmesinde Krallığın küresel ortaklarla katılımına atıfta bulundu.

Otuzuncu yılını kutlayan CARICOM, Antigua ve Barbuda, Bahamalar, Barbados, Belize, Dominika, Grenada, Guyana, Haiti, Jamaika, Montserrat, Saint Kitts ve Nevis, Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadinler, Surinam ve Trinidad ve Tobago gibi 15 ülkeyi içeriyor. CARICOM, Suudi Arabistan'ın, Riyad'da düzenlenecek Expo 2030 uluslararası sergisine ev sahipliği yapmasına yönelik adaylığını desteklediğini bildirmişti.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.