Suudi Arabistan diplomasisi Karayipler’e açılıyor

Suudi - Karayip Bildirgesi, iş birliğinin ve stratejik ortaklığın genişletildiğini ortaya koydu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Riyad’daki zirveye katılan ülke liderleri ve başkanlarının hatıra fotoğrafı (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Riyad’daki zirveye katılan ülke liderleri ve başkanlarının hatıra fotoğrafı (SPA)
TT

Suudi Arabistan diplomasisi Karayipler’e açılıyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Riyad’daki zirveye katılan ülke liderleri ve başkanlarının hatıra fotoğrafı (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Riyad’daki zirveye katılan ülke liderleri ve başkanlarının hatıra fotoğrafı (SPA)

İki tarafın dün (16 Kasım Perşembe) başkent Riyad’da düzenlediği zirvede yayınlanan ortak Suudi-Karayip bildirisi, aralarındaki karşılıklı çıkarlara ve dostane ilişkilere değindi. Bildiriye göre taraflar, zirve sırasında ortak öneme sahip konularda görüş alışverişinde bulundular ve ortak vizyonlarına ve Birleşmiş Milletler (BM) Tüzüğü’nde yer alan değerlere dayanarak iki dinamik bölge arasındaki işbirliği yoluyla büyüme fırsatlarından yararlanmak için ortaklıklarını genişletmenin ve geliştirmenin yollarını ele aldılar.

Bildiride, sürdürülebilir kalkınmayı ve ilerlemeyi sağlamak, uluslararası hukuka ve BM Tüzüğü’ne bağlılığa ve kurallara dayalı uluslararası düzeni sürdürmek için ülkeler ve bölgeler arasında karşılıklı saygı ve işbirliği yoluyla barışı, güvenliği, istikrarı ve refahı teşvik etmek için ortak çabaların önemine dikkat çekildi. Bildiride ayrıca, sürdürülebilir kalkınma hedefleri de dahil olmak üzere eğitim (burslar), sağlık, denizcilik iş birliği, iletişim, lojistik, gıda güvenliği, enerji güvenliği, turizm ekonomisi ve diğer olası iş birliği alanları gibi iki taraf arasındaki işbirliğini artırmak için istişarelerde bulunma ve ortak öneme sahip belirli alanlarda işbirliği yolları ele alındı.

Ayrıca sürdürülebilir kalkınma, barış, güvenlik ve istikrar, turizm altyapısı, bilgi ve iletişim teknolojisi sektöründe iş fırsatları yaratma, küresel dijital hizmetler yaratma ve ticaret ve yatırım akışlarını artırma fırsatlarını keşfederek, sürdürülebilir altyapı, yenilenebilir enerji kaynakları, ticaret, turizm, lojistik ve bağlantı konularına özellikle odaklanarak ortak yatırımlar için karşılıklı yarar sağlayan fırsatlar sağlayarak, küresel forumlarda iki taraf arasındaki ilişkilerin her iki düzeyde de güçlendirilmesine dikkat çekildi. Bildiride, mevcut yeni fiziksel ve elektronik platformları, ticari misyonları, sergileri, seminerleri, konferansları ve diyalogları kullanarak, iki bölgede kamu-özel sektör ortaklıklarını güçlendirerek ve iş dünyası ilişkilerini geliştirerek Suudi Arabistan ile Karayipler Topluluğu (CARICOM) arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistam’ın Expo 2030’a Riyad’da ev sahipliği yapma teklifinin destek aldığı ve onaylandığı belirtilen bildiride, Karayip ülkelerinin, Krallığın Expo 2030’a ev sahipliği yapma adaylığını destekleme sözü verdiği göz önüne alındığında Krallık ile Karayipler Topluluğu arasındaki ekonomik ve kültürel alışverişi canlandırmak için bölgesel ve uluslararası sergiler düzenlemenin önemi vurgulandı.

Aynı şekilde sürdürülebilir ve döngüsel tarımın geliştirilmesi, sürdürülebilir gıda üretiminin teşvik edilmesi, su kaynaklarının kullanılması ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, gıda ve tarım endüstrilerinde ticaret ve yatırım fırsatlarının arttırılması ve bilgi alışverişinin, deneyim, araştırma, modern teknolojiler ve en iyi uygulamaların paylaşılmasının teşvik edilmesi alanlarında işbirliğine dikkat çekildi. Ayrıca kapasite geliştirme faaliyetleri yürütmek, her iki tarafın halkları ve kültürleri arasındaki diyaloğu teşvik ederek güveni ve karşılıklı anlayışı geliştirmek ve çeşitliliğe saygıyı artırmak, böylece barış kültürüne katkıda bulunmak için işbirliğine de vurgu yapıldı.

Bildiride, hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşamanın milletler ve kültürler arasındaki dostane ilişkiler için en önemli değer ve ilkeler arasında yer aldığı, kültürel festivaller, sanat sergileri, film festivalleri, atölye çalışmaları, kitap fuarları ve diğer etkinlikler aracılığıyla Krallık ve CARICOM’daki kültürel ve yaratıcı endüstrileri teşvik edildiği belirtilirken, iki bölgenin kültürel çeşitliliğinden, açıklığından ve zengin tarihinden yararlanmanın önemi vurgulandı.

Aynı şekilde normatif faaliyetler yürüterek, ortak turizm yatırımları yaparak ve kapasite artırımı gerçekleştirerek, miras turizmi, kruvaziyer turizmi, sürdürülebilir ve çevre turizmi dahil olmak üzere, müzecilik, kültürel ve tarihi mirasın korunması ve restorasyonu alanlarında en iyi uygulamaların paylaşılmasının ve kapasitelerin geliştirilmesinin teşvik edilmesine ve turizm alanında işbirliğinin geliştirilmesine dikkat çekildi. Ayrıca iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak, etkilerine uyum sağlamak, çevreyi korumak, düşük karbonlu ve temiz enerji teknolojilerini geliştirmek için ortak eylemlerin artırılmasının acil önemli olduğu ifade edildi.

Emisyon azaltımlarının yönetilmesi, gelişmekte olan küçük ada devletleri için azaltım ve uyum önlemlerini desteklemek amacıyla iklim finansmanına adil erişimin teşvik edilmesi, düşük emisyonlu ekonomilere geçişi hızlandıracak yenilikçi teknik çözümler bulunması, Paris Anlaşması’nın hedeflerinin uygulanması için sürdürülebilir ve kapsayıcı yollar keşfetmeye devam edilmesi de dahil olmak üzere iklim değişikliğiyle ilgili küresel zorluklarla mücadele için birlikte çalışmanın önemi ve emisyonları azaltmaya yönelik iddialı hedefler belirleyip bu hedeflere ulaşarak ve yenilenebilir enerji üretimini ve temiz teknolojileri benimseyerek bu acil sorunu çözmek için her türlü çabayı gösterme kararlılığı yinelendi.

Bildiride, Yeşil Orta Doğu girişimi ve Suudi Arabistan’ın ‘bu girişime özel bir sekreterlik kurup ev sahipliği yapacağı ve projelerini ve yönetimini desteklemek için 2,5 milyar dolar tahsis edeceği’ ilanı memnuniyetle karşılandı. Aynı zamanda Su Riyad merkezli uluslararası bir su örgütü kurma ilanına destek verildiği belirtilirken, daha kararlı bir küresel eylem çağrısı yapıldı.

Suudi Arabistan ve Karayip Topluluğu’nun büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yapmada oynayabileceği önemli role dikkat çekilirken, zirvenin, Krallığın 2034 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma adaylığını desteklediği vurgulandı. Karayipler bölgesinin T20-2024 Kriket Dünya Kupası’na ev sahipliği yapması, iki tarafın kendi bölgelerindeki önemli girişimlerinin tanınması ve 2026’da aralarında ikinci bir zirve yapılması kararı da memnuniyetle karşılandı.



İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
TT

İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, Suudi Arabistan ile ilişkilerin ‘sağlam ve korunmuş’ olduğunu, bu ilişkilerin zedelenemeyeceğini söyledi. Tahran ile Riyad’ın bölgenin güvenliği ve istikrarına önem verdiğini vurgulayan yetkili, gerilimin tırmandırılmasından ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınıldığını ifade etti.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, iki ülke arasındaki temas ve koordinasyonun farklı düzeylerde sürdüğünü belirtti. İnayeti, bu kapsamda bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştiğini, bazılarının ise gözlerden uzak yürütüldüğünü kaydetti.

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

İnayeti, “Bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler ve benzeri görülmemiş bir gerilim riskinin bulunduğu mevcut koşullarda durumun hassasiyetinin farkında olmamız gerekiyor. İran İslam Cumhuriyeti olarak bölgesel istikrarın tüm bölge ülkelerinin çıkarına olduğuna inanıyoruz. Suudi yetkililerle yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bu yaklaşımın defalarca teyit edildiğini gördük” dedi.

Üst düzey bir Suudi yetkili ise cumartesi günü Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı medya organlarında yer alan ve Krallığın bölgedeki gerilime yaklaşımında bir değişiklik olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Yetkili, Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki tüm ihtilaflı konuların diyalog ve diplomatik yollarla barışçıl şekilde çözülmesine yönelik çabaları desteklediğini vurgularken, Krallığın hava sahasının ya da topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri faaliyette kullanılmasını reddettiğinin altını çizdi.

İnayeti de iki ülke arasında farklı düzeylerde ‘süregelen temas ve karşılıklı görüş alışverişinin’ bulunduğunu, bunlar kapsamında bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirildiğini, bazılarının ise medya dışında yürütüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan çok önemli bir ülke

İnayeti, Tahran’ın Suudi Arabistan’ı ‘bölgede kilit ve etkili bir ülke olarak gördüğünü’ vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin ortak ilgi alanlarındaki konularda ‘bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığını’ bildirdi.

İnayeti, “İran ve Suudi Arabistan, bölgenin güvenliği ve istikrarına önem veriyor; gerilimin tırmandırılmaması ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguluyor” dedi. İki taraf arasında süregelen istişarelerin, ‘her iki ülkede de oluşan stratejik bir kanaatten kaynaklandığını ve bunun yalnızca ikili çıkarlara değil, bölgenin tamamının menfaatine hizmet ettiğini’ belirtti. İnayeti ayrıca, “Suudi Arabistan İran’ı güvenilir bir ortak olarak görürken, İran da Suudi Arabistan’ı bölgede önemli ve etkili bir aktör olarak değerlendiriyor. Ortak ilgi alanlarındaki iş birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

‘Güçlendirilmiş’ ilişkiler

İnayeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘korunaklı olduğunu ve zedelenemeyeceğini’ belirterek, bunun her iki ülkenin liderliğinin bu ilişkilerin kaçınılmazlığını kavramasından kaynaklandığını söyledi. İnayeti, bu anlayışın ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini sağladığını, olumlu etkilerinin de tüm taraflara yansıdığını ifade etti.

İnayeti, İsrail’in son saldırıları sırasında Suudi Arabistan’ın Tahran’a verdiği desteği hatırlatarak, “İran, kendisine dayatılan savaş sırasında Suudi Arabistan’ın destekleyici tutumunu memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını güçlü biçimde kınadı. O sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan bir telefon aldık. Bu tutum, o dönemde yanımızda duran Suudi kardeşlerimizden beklenen bir tavırdı” dedi.

İnayeti sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, İran’a yönelik herhangi bir saldırı tüm bölgenin güvenliğini etkiler. Bu durum, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere sergilenen yapıcı tutumlarda açık biçimde görülmüştür. Üçüncü olarak ise İran’a yönelik saldırı, İsrail’in bölge ülkelerine karşı gerçekleştirdiği saldırılar zincirinin bir parçasıdır ve hiçbir ülke bu saldırılardan muaf değildir.”

ABD ile müzakere çerçevesi

İran ile ABD arasında şekillenmekte olduğu belirtilen müzakere çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnayeti, “İran İslam Cumhuriyeti 2015 ve 2025 yıllarında yürütülen müzakerelere son derece ciddi bir yaklaşımla girdi; ancak bu süreçlerden çekilen ve çelişkili bir tutum sergileyen taraf ABD oldu” dedi.

İnayeti, “Eğer ABD, ön koşulsuz ve eşit bir diyalog konusunda samimiyse, İran bunu memnuniyetle karşılar. İranlı yetkililer bu tutumu defalarca dile getirdi. Son dönemde iki tarafın müzakereler için bir çerçeve oluşturmaya çalıştığına işaret eden açıklamalar duyduk; ancak müzakereler önceden belirlenmiş sonuçlarla başlayamaz. Sonuçlar, müzakere sürecinin kendisinden doğmalı, önceden dayatılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirecek diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözülmesine yönelik her türlü çabayı desteklediklerini vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmede Riyad’ın Tahran’ın egemenliğine saygı konusundaki tutumunu yineleyerek, Suudi Arabistan’ın hava sahasının veya topraklarının herhangi bir askeri operasyon veya saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Bu uyarının, saldırının kaynağı veya hedefi ne olursa olsun geçerli olduğu ifade edildi.

Pezeşkiyan da İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki tutumundan dolayı Suudi Arabistan’a teşekkür ederek, Veliaht Prens’in bölge güvenliği ve istikrarını sağlama çabalarını takdir etti.


Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele ve Denetim Kurumu dün, son zamanlarda soruşturduğu suç davalarına karışan hem kamu hem de özel sektör çalışanlarını içeren kişilerin gözaltına alındığını duyurdu. Kurum, gerekli yasal işlemlerin tamamlanması için yasal süreçlerin devam ettiğini belirtti.

Kurum, yaptığı açıklamada, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde, PIF'in bir yan kuruluşunda proje yöneticisi olarak çalışan bir Suudi vatandaşının gözaltına alındığını açıkladı. Bu kişi, ticari bir işletmenin sahibi olan iki Suudi vatandaşından (onlar da tutuklandı) ve farklı bir ticari işletmede yönetici olarak çalışan başka bir Suudi vatandaşından (o da tutuklandı) 2.175.000 riyal rüşvet aldığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Rüşvetler, ticari işletmeye bir şirket alanının yenilenmesi projesinin verilmesi ve her iki işletmenin de projede taşeronluk işi almasının sağlanması karşılığında ödenmişti.

Açıklamada, Sağlık İşleri Bakanlığı'nda çalışan bir kişinin, toplam 384 milyon 295 bin 150 riyal tutarındaki iki projenin ticari bir kuruluşa verilmesi ve ihale süreçlerinin kolaylaştırılması karşılığında 500 bin riyal aldığı sırada gözaltına alındığı belirtildi. Soruşturmalar sonucunda, kararlaştırılan toplam tutarın 10 milyon riyal olduğu, bu tutarın 4 milyon 500 bin riyalinin daha önce ticari kuruluşun genel müdüründen (görevden uzaklaştırılmış) alındığı, ilk olarak bu tutarın mühendislik işleri müdürüne, yardımcısına ve ihale inceleme komitesi başkanına (görevden uzaklaştırılmış) teslim edildiğinin kanıtlandığı ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, emekli bir astsubay, polis karakolunda görev yaptığı dönemde suç davalarında ele geçirilen 2,16 milyon riyali zimmetine geçirmekten; Sivil Savunma'da görevli bir astsubay, ticari kuruluşlardan güvenlik yönetmeliklerine uymama nedeniyle ceza kesmemek karşılığında para talep etmekten; ve bir polis karakolunda görevli bir asker ile iki vatandaş, bir vatandaştan 1,4 milyon riyali zimmetine geçirmek ve bu olaya katılmaktan tutuklandı.

Açıklamada, Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan 3 kişinin, gözaltına alınan bir vatandaştan, usulsüz bir şekilde doğum kaydı yaptırmak ve ulusal kimlik kartı çıkarmak karşılığında taksitler halinde 850 bin riyal aldıkları gerekçesiyle tutuklandığı belirtildi. Ayrıca, belediyelerde çalışan 3 kişiden ilkinin, arsa ruhsatı ve imar planı işlemlerinin kolaylaştırılması ve tamamlanması karşılığında kararlaştırılan 800 bin riyalden 300 bin riyal aldığı, ikincisinin, ihale değerlendirme komitesi üyesi olması nedeniyle belediye binası inşaatı ve geliştirme projesi ihalesinin kolaylaştırılması karşılığında gözaltına alınan bir vatandaştan 20 bin riyal aldığı, üçüncüsünün ise bir müteahhit firmada çalışan ve gözaltına alınan bir vatandaşla iş birliği içinde usulsüz bir şekilde inşaat ruhsatı ve inşaat tamamlama belgesi düzenlemek karşılığında para aldığı belirtildi.

Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı çalışanı ve bir bölge sakini, vatandaşlardan para alarak, var olmayan hayvanlar için hayali kayıt numaraları oluşturarak tarımsal hayvancılık desteği konusunda dosya açma ve uygunluk güncellemesi yapma suçundan tutuklandı. Bölgesel kalkınma otoritesinin bir başka çalışanı ise eşini işvereninin sözleşme yaptığı şirketlerde çalışıyor gibi gösterip, çalışmadığı halde aylık maaşını ödemesi nedeniyle tutuklandı. Otorite, kamu fonlarını zimmete geçiren veya konumunu kişisel kazanç veya kamu yararına zarar vermek için kullanan herkesi izleme ve yakalama konusundaki kararlılığını teyit etti ve bu kişilerin işlerine son verildikten sonra bile hesap vereceklerini belirtti. Mali ve idari yolsuzluk suçlarının zaman aşımı olmadığını vurgulayan otorite, ihlal edenlere karşı kanunun tüm gücünü hoşgörü göstermeden uygulama kararlılığını dile getirdi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla dün Fas Kralı VI. Muhammed ile telefon görüşmesi yaptı.

Görüşme sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Fas Kralı'nın sağlık durumunu sordu ve kendisine geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kral VI. Muhammed ise Prens Muhammed bin Salman'a asil kardeşlik duygularından dolayı minnettarlığını ifade etti.