Geçmişten günümüze Suudi Arabistan: Nereden nereye?

Riyad'ın en önemli tarihi ve modern simgeleri

TT

Geçmişten günümüze Suudi Arabistan: Nereden nereye?

Geçmişten günümüze Suudi Arabistan: Nereden nereye?

Yassin Abou Ghoneim

Turizm Bakanlığı, 2023 yılının ilk 7 ayında gelen turist sayısında 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 58'lik bir büyüme kaydederek Suudi Arabistan'ın dünya sıralamasında ikinci sıraya yükseldiğini duyurdu.

Bu veriler geçen eylül ayında Dünya Turizm Örgüatü (UNWTO) tarafından yayımlanan 'Turizm Barometresi' raporunda yer aldı.

Suudi Arabistan'ın turizm sektöründe elde ettiği olağanüstü başarılar ve bu önemli sektörde liderlik rolünü sürdürdüğü gerçeğinin göstergesi niteliğindedir.

Turizm Bakanı Ahmed bin Akil el-Hatib, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'in turizm sektörüne verdiği benzeri görülmemiş destek ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yakın takip ve ilgisi olmadan bu başarıların mümkün olmayacağını vurguladı.

Bu başarılar, Suudi Arabistan'ın dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendiriyor.

Artan turist sayısı, ülkenin cazip turistik seçeneklerine ve çeşitliliğine olan güveni yansıtıyor.

Suudi Arabistan Turizm Otoritesi'nin "Suudi Arabistan Ruhu" ekibinin daveti üzerine, Suudi Arabistan'ı ziyaret ederek en önemli tarihi yerleri tanımak ve ülkenin turistlere hizmet etmek için yaptığı en son projeleri yerinde görmek üzere bir gezi gerçekleştirdik.

Turizm sektörü, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu'nu gerçekleştirmek için önemli bir faktör.

Bu sektör, ulusal ekonominin tabanını çeşitlendirmeye ve petrole olan bağımlılığı azaltmaya katkıda bulunuyor.

Turizm sistemi, Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı, Turizm Kalkınma Fonu ve Suudi Arabistan Turizm Otoritesi'nden oluşuyor.

Bu kuruluşlar, dünya standartlarına göre kuruldu ve bu önemli sektörün hedeflerine ulaşmasına, büyümesine ve gelişmesine yardımcı olmak için koordineli olarak rollerini tamamlıyor.

Suudi Arabistan ve Türkiye arasındaki entegrasyon çerçevesinde, Suudi Arabistan, Türk vatandaşlarının e-vizelerini konsolosluğa gitmeden web sitesi aracılığıyla almalarını kolaylaştırdı.

Türk vatandaşları, bir yıl boyunca geçerli, toplam olarak 90 gün kalabilecekleri çok girişli vizelerini konsolosluğa gitmeden alabilirler. Turist olarak gidebilir, umre yapabilir, Suudi Arabistan'ın her yerine seyahat edebilir, tarihi ve turistik yerlerini kolaylıkla tanıyabilir.

dfbgrn

Ziyaret, başkent Riyad'ın en önemli tarihi ve modern simgelerinden bazılarını içeriyordu:

1. Masmak Sarayı

El-Masmak Kalesi, aynı zamanda Masmak Sarayı olarak da bilinir. Riyad'ın Diriye bölgesinde bulunan kerpiç ve toprak bir kaledir.

sdcfr
Masmak Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

1865 yılında Prens Abdurrahman için inşa edilmiştir. Kale 1995'te Suudi mirasının en önemli simgelerinden birini sergileyen müzeye dönüştürülmüştür.
 

rgthyj
Masmak Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Suudi Arabistan Krallığı'nın kuruluş tarihinde Cessam'da yaşanan olaylara sessiz tanık olduktan sonra turistik bir destinasyona dönüştü.
 

hy6u
Masmak Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Saray, 14'üncü yüzyılda, İmam Abdullah bin Faysal'ın hükümdarlığı döneminde inşa edildi.

İmam'ın ikametgahı, yönetim merkezi ve ekonomik merkez olarak kullanıldı.

sdfegr
Masmak Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Saray, düşmanlardan korunmak için sağlam bir kale olarak inşa edilmiştir. Bu nedenle duvarlarının sağlamlığı ve yüksekliği ile öne çıkar.

Pencereleri yoktur, sadece iki giriş ve savaş zamanında top namlularının sığabileceği küçük delikler vardır.

cdh5yj67
Masmak Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Günümüzde saray, hükümdarlığı ve ülkeyi yeniden kazanan tarihi bir dönemi anlatan görsel bir anıt olarak karşımıza çıkıyor.

1416/1995 yılında müzeye dönüştürüldükten sonra, sergi salonlarında o dönemin önemli anıları ve liderlerinin tanıtımları yer alıyor.

rhyjefrr

Masmak veya el-Mesmek kelimesi kalın ve müstahkem bina anlamına gelir.

Bu kalenin bir önemi de mühimmat ve silahlar için bir depo olarak kullanılmış olmasıdır.

vfrgth
Masmak Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Daha sonra tarihi bir simge haline getirilerek müzeye dönüştürülmesine karar verilmiştir.
 

sxd

2. Diriye Kenti

Yeşil bir vaha kalbinde, bahçeler, çiftlikler ve verimli palmiye ağaçları ile dolu, Arap çölünün ortasında ve Vadi Hanife Nehri kıyısında, Riyad'ın kuzeybatısında 20 kilometre uzaklıkta tarihi Diriye yer alıyor.

grthy
Vadi Hanife / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Burada, İmam Muhammed bin Suud, Birinci Suudi Devleti hükümdarlığının temellerini attı. Bu, bölgedeki benzeri görülmemiş bir insani uygarlığın gelişmesine yol açtı ve etkisi yüzyıllar boyunca sürdü.

werg
Diriye Kenti / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Diriye tarihi, 1446 yılında Mansur bin Rabia el-Meridi'nin, el-Katif yakınlarındaki küçük bir köyden, Vahde Nehri kıyısındaki verimli araziye gelmesiyle başladı.

Ailesiyle birlikte buraya yerleşti ve zamanla nüfuzları ve çiftlikleri genişledi. Sonunda, o bölgenin ve çevresinin emirlerine dönüştüler.

sdef
Diriye Kenti / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Bina ve yapılar medeniyetin şahididir

Birinci Suudi Devleti'nin güvenliğinin yayılması, topraklarının genişlemesi ve şehirleşmenin gelişmesiyle birlikte Diriye'de mimarlık da gelişti, mahalle ve cami sayısı arttı. Emirler, kabile reisleri ve elçiler meclislerine akın ettiler.

Diriye'nin istikrar, güvenlik ve refahın hüküm sürdüğü bir başkent olarak ünü yayıldı.

rgthy
Diriye Kenti / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Diriye'nin en önemli mahallelerinden bazıları şunlardır:

Tarif Mahallesi

Tarif Mahallesi, Diriye'nin en önemli mahallesidir ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan beş Suudi sitesinden biridir. Tarif Mahallesi, Birinci Suudi Devleti'nin yönetiminin yer aldığı Selva Sarayı'nı içerir. Komşu bölgelerin elçileri tarafından ziyaret edilirdi.

Buceyri Mahallesi 

Buceyri (Bujairi) Mahallesi, Vadi Hanife Nehri'nin doğu tarafında yer alır ve Şeyh Muhammed bin Abdulvehhab Camii'ni ve okulunu içermektedir.

rgthy
Buceyri Mahallesi / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Siriha Mahallesi

Siriha Mahallesi, Buceyri Mahallesi'nin kuzeyinde yer alır ve birkaç ev ve çiftliğe ev sahipliği yapar.

Ayrıca, Diriye'nin en eski camilerinden biri olan Seriha Camii de bu mahallede bulunuyor.

Gasibe Mahallesi

Gasıbe Mahallesi, bölgenin ilk başkentidir ve Tarif Mahallesi'nden 2 kilometre uzaklıkta yer alır.

Mahalle, kayalardan inşa edilmiş surlarla çevrilidir ve ana kapı, mahallenin doğu surunun ortasında yer alır.

3. Murabba Sarayı

Riyad'ın kadim hatıralarından bir görüntü, Riyad'ın geçmişine bir pencere niteliği taşıyan, bin 680 metrekarelik bir alana yayılan Tarihi Murabba Sarayı'nın duvarlarında somutlaşıyor.

Bu duvarlar, mekânın hafızasıyla, içinde yaşadığı tarihi olaylarla ve bu topraklarda yaratılan ihtişamla doludur.

erhtyt
Murabba Sarayı / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Murabba Sarayı Kral Abdulaziz bin Suud'un emriyle eski Riyad şehrinden iki kilometre uzaklıkta, şehrin o dönemdeki gelişimi ve genişlemesi ile uyumlu olarak inşa edildi. Saray ve çevresinde birkaç bina içeren küçük bir şehir olarak kuruldu.

Kral, 1939'da ailesiyle birlikte yaşamak için saraya taşındı. Saray, kralın ikametgahı, devlet yönetiminin merkezi ve dünyanın önde gelen liderlerini kabul ettiği bir saray olarak hizmet etti.

4. Burc el-Faysaliye

Burc el-Faysaliye (Al Faisaliah Tower), Riyad şehrinin en önemli binalarından biridir.

267 metre yüksekliğindeki 30 katlı bir ofis kulesi vardır ve dünyanın en uzun 40. binasıdır.

asev
Burc el-Faysaliye / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Kule, kenarları kavisli bir piramit şeklinde yükselir ve tepesinde cam bir küre bulunur.

srgt
Burc el-Faysaliye / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Burc el-Faysaliye'nin tepesinde, şehrin en güzel manzaralarından birinin keyfini çıkarabileceğiniz restoranlar bulunuyor.

srgt
Burc el-Faysaliye / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Burc el-Faysaliye, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın ilk gökdelenidir. Oteli ve tüm olanakları en son teknolojiyle donatılmıştır.

ergtrh
Burc el-Faysaliye / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

5. Burc el-Memleke

Burc el-Memleke (Kingdom Centre), 2002 yılında tamamlandı ve Riyad'ın merkezinde, Prens el-Velid bin Talal'ın 1990 yılında satın aldığı bir arazi üzerinde yer alıyor.

Burc el-Memleke, Suudi Arabistan'ın en önemli ve en ünlü kültürel simgelerinden biridir.
 

cdht
Burc el-Memleke / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Merkez, 94 bin 230 metrekarelik bir arazi üzerinde inşa edildi ve toplam alanı 300 bin metrekaredir.

Kullanım alanları, lüks bir alışveriş merkezi, bir kutlama salonu, ofis katları, ofis suitleri ve lüks daireler arasında değişiyor. Ayrıca, Four Seasons oteli ve çok sayıda dünya mutfağı restoranı da bulunuyor.

ascdfergt
Burc el-Memleke / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Riyad'ın büyüsünü ortaya çıkaran bir manzara

300 metre yükseklikte, gözleriniz, şehrin güzelliğini yüksek güvenlikli cam paneller aracılığıyla ortaya çıkaran panoramik bir manzara tarafından büyülenir.

Bu manzara, ışıltılı yıldızlarla süslenmiş karanlık gökyüzünü görmenizi ve Riyad'ın yollarına ve Kingdom Tower asma köprüsüne uzanan altın ışıkların tadını çıkarmanızı sağlar.

6. Boulevard Riyad

Riyad'ın en büyük eğlence bölgesinde, 900 bin metrekarelik bir alan üzerinde yer alan Bulvar Riyad, dünyanın en büyük kış eğlence etkinliklerinden biridir.

xsc
Boulevard Riyad / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Dördüncü yılında bize eğlence, lunapark, spor, sanat, kültür ve daha fazla alanda yeni ve yenilikçi her şeyi sunuyor.

Bu yılki büyük buluşma, milyonlarca yerli ve yabancı turistin olağanüstü deneyimler yaşayacağı 12 bölgeyi içeriyor.

scdf
Boulevard Riyad / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

7. Kral Abdullah Finans Merkezi (KAFD)

Merkez, Riyad şehrinde yer alan ve devam eden en büyük projelerinden biridir. Ortadoğu'da türünün tek örneğidir ve Riyad'ın Ortadoğu'nun ekonomi başkenti olmasına yardımcı olacaktır.

rgthyj
Kral Abdullah Finans Merkezi / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

Merkezde birkaç sektör var ve aralarında kolayca hareket etmek için birbirine köprülerle bağlanmış 56'dan fazla gökdelen bulunuyor.

Merkez 1,6 milyon metrekarelik bir alana sahip ve Riyad'ın kuzeyinde yer alıyor. Dünyanın en ünlü şirketlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor.

ghnjy
KAFD / Fotoğraf: Yassin Abou Ghoneim-Independent Türkçe

8. Ez-Zel Çarşısı 

Riyad'ın merkezindeki Diriye semtinde, tarihi Meydan Sarayı'ndan yaklaşık 5,4 km uzaklıkta, 38 bin metrekarelik bir alana yayılmış, Riyad'ın en eski ve en köklü halk pazarlarından biri olan Zel Halk Pazarı yer almaktadır.

Zel Halk Pazarı, 100 yılı aşkın bir süredir şehrin kültürünü ve tarihini hafızasında taşımaktadır.

Çarşıdaki gezinize başladığınız anda, satıcıların sesleriyle kendinizi şehrin geçmişinde ve eski tarihindeymiş gibi hissedersiniz; antik eserler, nadir paralar, antika kaplar, burada bir müzik aleti keşfedebilir, bir pikap bulabilirsiniz.

Zel Halk Pazarı'ndaki yüzlerce sergi size Riyad halkının eski geleneklerini yansıtan bir müzede olduğunuzu hissettirir.

yjuykjuyk

Bu yerler, ziyaretimiz sırasında, Turizm Bakanlığı tarafından bir turist rehberi eşliğinde, konaklama, ulaşım ve Türkçe tercüman gibi tüm rahatlık koşulları sağlanarak, bu simge yapılar hakkında kolayca bilgi almak ve merak ettiğimiz konuları cevaplamak için bize eşlik etti.

Ziyaret edilen her yerde rahatlık ve misafirperverlik sağlamak için çaba sarf ettiler.

Suudi Arabistan, yıllık turist sayısıyla belirlenen hedeflere beklenenden daha hızlı ulaştığı için2030 vizyonunun hedeflerini düzenli olarak yükseltmeye devam ediyor.

Turizm Bakanı Ahmed Hatib, Suudi Arabistan'ın yıllık hedeflenen turist sayısını 100 milyondan 150 milyona çıkarıldığını söyledi.

Independent Türkçe



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.