IFAD Başkanı: Suudi Arabistan, iklim değişikliğinin zorluklarıyla mücadeleye yönelik uluslararası çabaların önemli bir ortağıdır

IFAD Başkanı Alvaro Lario (Şarku’l Avsat)
IFAD Başkanı Alvaro Lario (Şarku’l Avsat)
TT

IFAD Başkanı: Suudi Arabistan, iklim değişikliğinin zorluklarıyla mücadeleye yönelik uluslararası çabaların önemli bir ortağıdır

IFAD Başkanı Alvaro Lario (Şarku’l Avsat)
IFAD Başkanı Alvaro Lario (Şarku’l Avsat)

Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkanı Alvaro Lario, iklim değişikliği krizlerinin kontrol altına alınması, gıda ve su kıtlığının göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardı.

Lario, bugün Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Suudi Arabistan’ın ilgili uluslararası çabalarda önemli bir oyuncu olarak oynadığı önemli rolü vurgulayarak, bunun tarımsal kalkınma stratejisinin meyvelerinin toplanmasına olumlu yansıdığını ifade etti.

IFAD Başkanı, “Suudi Arabistan, özellikle IFAD’ın tarımsal kalkınma planları açısından Birleşmiş Milletler kuruluşları için temel öneme sahiptir” dedi.

IFAD’ın Cizan bölgesinde bir kalkınma projesi yürüttüğünü dile getiren Lario, “Önümüzdeki dönemde başka projelere de imza atmayı umuyoruz” diye konuştu.

Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası stratejiyle uyumlu olarak büyük çaba sarf ettiğini açıklayan Lario, şöyle devam etti:

“Bu konuda IFAD yaklaşımıyla uyumlu tarımsal kalkınma planlarını desteklemenin yanı sıra Yeşil Suudi Arabistan girişimi ve Yeşil Ortadoğu girişimi gibi değerli girişimler başlattı.”

IFAD’ın gıda güvenliğinin desteklenmesine yaptığı katkının yanı sıra, tarım sektörüne yatırım, sektörü geliştirme ve verimliliğini artırma alanlarında Suudi Arabistan ile ortaklığını güçlendirmeye çalıştığını aktaran Lario, Suudi Tarımsal Kalkınma Fonu gibi ilgili Suudi kurumlarıyla deneyim alışverişinde bulunulmaya hazır olduğunu dile getirdi.

IFAD’ın küçük kırsal üreticilerin dayanıklılığını artırmak amacıyla yeteneklerini güçlendirmek için çalıştığını söyleyen Lario, şu ifadelerle devam etti:

“IFAD yatırımları, iklim uyumuna ve sürdürülebilir gıda sistemlerine ek olarak, birçok sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşılmasına da katkıda bulunuyor. Dolayısıyla bu çabanın önemli bir ayırt edici özelliği, yoksulluğun temel nedenlerini ele almaya odaklanmamızdır. Diğer birçok insani yardımlar, hayatın zorluklarıyla başa çıkmak için çok önemli olan çok kısa vadeye odaklanmıştır. Ancak iklim değişikliğinin onları gerçekten etkilediği inancına ulaşmak amacıyla çiftçilerin onurlu ve üretken bir yaşam sürebilmesi için orta vadede kalkınmaya odaklanıyoruz. Ağaç dikerek ekosistemi yeniden canlandırmayı amaçlayan Yeşil Ortadoğu girişimiyle aynı ruhla çalıştığınızda galip geliyorsunuz. Küçük çiftçilerin doğayla olan sürekli çalışmalarını korumalarına yardımcı olarak geleceğin temellerini de atıyoruz. Bu nedenle sulu toprak, onlar için çok önemli bir unsurdur.”

Büyük iklim olayının ele alınmakta olduğuna dikkat çeken Lario, “Bu, pek çok hükümeti, özel sektör kurumunu ve sivil toplumu bir araya getiren acil bir konu. Bazı potansiyel finansman çözümlerinin görülebileceği bir etkinlik ve bu çözümler için sadece konuşmak değil, finansman bulmak da önemli” dedi.

FOTO: 2022 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi, Zanzibar’da ‘kırsal kesimdeki kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik ilerlemenin hızlandırılması’ projesini başlattı. (Birleşmiş Milletler web sitesinden)
2022 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi, Zanzibar’da ‘kırsal kesimdeki kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik ilerlemenin hızlandırılması’ projesini başlattı. (Birleşmiş Milletler web sitesinden)

Lario, iklim ve çevre sorunlarına yönelik acil çözümlerden birinin su, gıda ve enerji arasındaki ilişkiyi ele almak olduğunu söyleyerek şunları ekledi:

“Bu durum, özellikle su konusunda küçük çiftçilerin ve kırsal kesimde yaşayanların desteklenmesinin önemini gerektirmektedir. Bu, altyapı ve pazara erişim araçlarına odaklanılarak, üretim ve pazarlama sahaları için enerji ve altyapıya erişimin arttırılmasıyla başarılabilir. Gıda sistemleri çok karmaşıktır, zira bunlar yalnızca şiddetli hava olaylarıyla nasıl başa çıkılacağı gibi üretim ve üretkenlik unsurlarıyla ilgili değildir. Aynı zamanda su altyapısının finansmanı, verimli bir gıda sistemi için hazır ve doğru unsurlara nasıl erişilebileceğiyle de ilgilidir.”

Lario, IFAD’ın iklim değişikliği konusundaki vizyonunu sergilemek üzere Birleşik Arap Emrilikleri’nde (BAE) düzenlenecek olan COP28 iklim konferansına katılmayı sabırsızlıkla beklediğini de belirtti.

Dünyada meydana gelen krizlerin ve çatışmaların insanın acı çekmesine ve yaşam kaybında bir artışa yol açtığını söyleyen Lario, “Umudun yitirilmesi kabul edilemez. Bu nedenle güçlerimizi birleştirmenin ve bu çatışmaların köklerine inmenin zamanı geldi” dedi.

IFAD Başkanı, açlığın bazen çatışmanın nedeni, bazen de çatışmanın sonucu olduğuna dikkat çekerek, “Bu nedenle, insani yardımdan daha fazlasına yatırım yapmamız ve insanlara gelecek için umut, üretken hayatlar yaşama olanağı ve onurlu bir yaşam alanı sağlamamız önemli” dedi.



Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti
TT

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar Dışişleri Bakanlığı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran Büyükelçiliği’nde görevli askeri ve güvenlik ataşeleri ile ataşeliklerde çalışan personelin Persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildiğini ve 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin talep edildiğini duyurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kişilere resmi bir nota teslim edildiği belirtilerek, “Katar Devleti, askeri ve güvenlik ataşesi ile ataşeliklerde görevli çalışanları istenmeyen kişiler olarak kabul etmekte ve en geç 24 saat içinde ülke topraklarını terk etmelerini istemektedir” denildi.

Bakanlık, bu kararın İran tarafına, Dışişleri Bakanlığı Törenler Müdürü İbrahim Yusuf Fakhro ile  İran'ın Doha Büyükelçisi Ali Salih Abadi arasında Çarşamba günü yapılan görüşmede iletildiğini açıkladı.

Kararın Gerekçesi: İran’ın tekrarlayan saldırıları

Bakanlık, kararın “Katar’ı hedef alan İran saldırıları ve saldırgan eylemlerinin, Katar’ın egemenliği ve güvenliğini ihlal etmesi” gerekçesiyle alındığını belirtti. Açıklamada, bu eylemlerin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, İran’ın saldırgan tutumunu sürdürmesi durumunda Katar’ın egemenlik, güvenlik ve ulusal çıkarlarını korumak için ek önlemler alacağını bildirdi. “Katar, uluslararası hukuka uygun şekilde gerekli tüm adımları atma hakkını saklı tutmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Doha, gaz tesislerine yapılan saldırıyı kınadı

Katar, İran’ın Ras Laffan Endüstri Bölgesi’ni hedef alan saldırısını da kınayarak, tesiste çıkan yangınlar nedeniyle ciddi maddi hasar oluştuğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıyı “ciddi bir tırmanış ve ülke egemenliğine açık bir ihlal” olarak nitelendirdi.

Bakanlık, Katar’ın savaşın başından itibaren çatışmalardan uzak durduğunu ve tırmanışa katılmadığını vurgularken, İran’ın kendisini ve komşu ülkeleri hedef almaya devam ettiğini ifade etti. Bu tutumun bölgesel güvenliği zayıflattığı ve uluslararası barışı tehdit ettiği kaydedildi.

Bakanlık, İran’a defalarca sivil ve enerji tesislerine saldırılmaması çağrısında bulunduklarını belirterek, “İran tarafı bölgeyi uçuruma sürükleyen ve bu krizin tarafı olmayan ülkeleri çatışma içine çeken tırmanmacı politikalarına devam ediyor” dedi.

Saldırının, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının ihlali olduğu vurgulandı ve Katar, Konsey’i uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Bakanlık, Katar’ın BM Antlaşması’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve vatandaşlarının korunmasını sağlamak için gerekli tüm adımları atacağını vurguladı.


Kuveyt, hayati tesisleri hedefleyen Hizbullah hücresini çökertti

Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
TT

Kuveyt, hayati tesisleri hedefleyen Hizbullah hücresini çökertti

Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)

Kuveyt İçişleri Bakanlığı, çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, Devlet Güvenlik Teşkilatı’nın hayati öneme sahip tesisleri hedef alan bir terör hücresini etkisiz hâle getirildiğini ve hücrede 10 kişinin bulunduğunu duyurdu. Hücre üyelerinin Hizbullah ile bağlantılı olduğu belirtildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı’nın sözcüsü Tuğgeneral Nasır Busalib, yerel televizyon aracılığıyla yaptığı açıklamada, hücrenin 10 Kuveytli’den oluştuğunu, üyelerin Hizbullah kamplarında eğitim aldıklarını ve insansız hava araçları (drone) kullanımı konusunda da eğitim gördüklerini söyledi.

İçişleri Bakanlığı açıklamasında, “Devlet Güvenlik Teşkilatı, yoğun güvenlik takip ve istihbarat çalışmaları sonucunda ülkedeki hayati tesisleri hedef alan bir terör saldırısı planını engelledi” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık, “Hizbullah’a bağlı yasaklı bir terör örgütüne mensup 10 vatandaşın, önceden plan yaparak ve dış bağlantılarla koordinasyon kurarak hedeflenen bölgelerin koordinatlarını temin etmeye çalıştıkları tespit edildi. Bu durum, ülke güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır” bilgisini paylaştı.

Güvenlik sözcüsü, hücre üyelerinin yurt dışında Hizbullah kamplarında aldıkları eğitimlerin silah kullanımı ve drone operasyonlarını kapsadığını ve tüm bu hazırlıkların, ülkenin egemenliğini hedef alan ve toplumu korku ve panik içinde bırakmayı amaçlayan sabotaj faaliyetleri için yapıldığını belirtti. Sözcü, “Şüpheliler detaylı itiraflarda bulundu” dedi.

İçişleri Bakanlığı, ülke güvenliğini tehlikeye atan veya terör örgütleriyle işbirliği yaptığı kanıtlanan kişilerle en sert şekilde mücadele edileceğini, herhangi bir tehdide karşı caydırıcı müdahalelerden çekinilmeyeceğini vurguladı. Bakanlık ayrıca, Kuveyt’in güvenliği öncelikli ve egemenliği korunmaktadır. Güvenlik güçleri, bu tür terör planlarının arkasında kimlerin olduğunu ortaya çıkarmakta ve en ağır cezai ve hukuki tedbirleri uygulamakta kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Daha önce, Kuveyt İçişleri Bakanlığı pazartesi akşamı, ülkede güvenliği sarsmayı ve yasaklı örgüte üye kazandırmayı hedefleyen Hizbullah bağlantılı bir terör grubunu çökertmiş, 14 Kuveytli ve 2 Lübnanlı şüpheliyi tutuklamıştı. Yetkililer, örgüt üyelerinin elinde çeşitli silahlar, mühimmat, şifreli iletişim cihazları, drone ve uyuşturucu maddeler bulunduğunu açıklamıştı.


Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri: Cuma, Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür

Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
TT

Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri: Cuma, Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür

Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Irak ve Yemen, bu akşam Şevval ayının hilalinin görülmemesi üzerine perşembe gününün Ramazan ayının son günü, cuma gününün ise Ramazan Bayramı'nın ilk günü olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı'ndan yapılan açıklamada, "Yüksek Mahkeme Hilal Gözlem Komitesi bu akşam (Çarşamba) toplandı ve mahkemelerden ve gözlemevlerinden hilalin görülmesiyle ilgili alınan raporları inceledi. Dikkatli değerlendirme sonucunda, hilalin görüldüğünü doğrulayacak hiçbir kanıt bulunamadı" denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Hilal görüldüğüne dair kesin bir kanıt bulunmaması nedeniyle, Hilal Gözlem Komitesi, Ummul Kura takvimine göre 30 Ramazan 1447 Perşembe gününün, mübarek Ramazan ayının 30. ve son günü olacağına ve takvime göre 1 Şevval Cuma gününün, yani 20 Mart 2025'in bu yılki Ramazan Bayramı günü olacağına karar vermiştir."

Yüksek Mahkeme, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz'i, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı, Başbakanı ve tüm vatandaşları, yerleşik halkı ve Müslümanları Ramazan Bayramı vesilesiyle tebrik ederek, Allah'tan Müslümanların oruçlarını, dualarını ve tüm iyi amellerini kabul etmesini, aralarındaki anlaşmazlıkları gidermesini, dinini desteklemesini ve kelamını yüceltmesini, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve refahını korumasını diledi.

Suudi Arabistan'daki astronomik gözlemevleri, bugün öğleden sonra Şevval ayının hilalini gün batımında gözlemlemek için hazırlıklara başladı. Çoğu bölgede hava bulutlu olsa da gözlem çalışmaları medyada geniş yankı buldu.