Suudi Dr. Hani Necm tıp alanında ‘Arap Dahiler Ödülü’ne layık görüldü

Şeyh Muhammed bin Raşid, Necm’in kalp cerrahisindeki katkıları ve yaptığı yenilikler nedeniyle ödülü kazandığını duyurdu.

Dr. Hani Necm.
Dr. Hani Necm.
TT

Suudi Dr. Hani Necm tıp alanında ‘Arap Dahiler Ödülü’ne layık görüldü

Dr. Hani Necm.
Dr. Hani Necm.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkan Yardımcısı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Mektum, ‘Arap Dahiler’ girişiminin ilk oturumunda, çocuklar ve yetişkinlere yönelik kalp cerrahisi alanına yaptığı olağanüstü katkılar ve konjenital kalp hastalıklarının tedavisindeki geliştirdiği cerrahi yenilikler nedeniyle Dr. Hani Necm’in tıp alanında 2023 Arap Dahiler ödülünü kazandığını duyurdu.

Dr. Necm, çocuklar ve yetişkinlere yönelik 10 binden fazla kalp ameliyatı gerçekleştirdi. Kalp cerrahisi ve doğuştan gelen hastalıklar alanında yenilikçi ve sıra dışı cerrahi uygulamalar geliştirdi. Ayrıca annesinin rahmindeki 26 haftalık bir fetüsün kalbinden kritik bir kanserli tümörün alınması için yapılan hassas bir ameliyata katıldı.

Şeyh Muhammed bin Raşid, Arap bölgesinin yüzyıllar önce dünyaya bilimi, buluşları, modern tıbbın ve gelişmiş cerrahinin temellerini oluşturan aletleri alana kazandırdığını, bugün de bu yola devam ettiğini söyledi. İnsanlığın geleceği için çalışmaya inanan seçkin Arap beyinlerinin sayısının milyonlarla ifade edildiğini, yenilikçiliği ve yaratıcılığı destekleyen girişimlerle desteklerinin sürdüğünü zira söz konusu girişimlerin bölgenin küresel bilgi toplumuna ve insan uygarlığına katkısının yeniden başlamasına öncülük ettiğini belirtti.

Arap Dahiler Ödülü’nün  Arap beyinleri ve yenilikçileri için bir kutlama olduğunu ve Arap dünyasının bilgi alanında liderliğine katkıda bulunan ve çocuklarına rol model olan herkese bir takdir mesajı olduğunu da sözlerine ekledi.

Suudi Dr. Hani Necm, tıp alanında 2023 Arap Dahiler Ödülü’nü kazandı. Bu ödül, Necm’in çocuklar ve yetişkinlere yönelik kalp cerrahisi alanına yaptığı olağanüstü katkıların ve konjenital kalp hastalıklarının tedavisindeki cerrahi yeniliklerinin takdir edilmesi kapsamında verildi.

Girişimin Yüksek Komitesi Başkanı Muhammed Abdullah el-Karkavi, bunun ‘seçkin Arap dahilerini onurlandırmayı, onları desteklemeyi ve insanlığa hizmet etme yönündeki katkılarını genişletmelerini sağlamayı amaçlayan, uluslararası Nobel Ödülü’ne benzer bir Arap girişimi’ olduğunu söyledi.

Bebekle birlikte büyüyen ilk esnek kalp kapağı

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dr. Hani Necm, yıllar içinde çocuğun büyümesine ayak uyduracak şekilde vücutta büyüyebilen esnek bir kalp kapakçığının tasarlanmasına ve geliştirilmesine katkıda bulundu. Bu gelişme binlerce bebek ve çocuğu art arda yapılan ameliyatların zorluklarından ve risklerinden koruyan bir adım oldu.

Biyografisi ve kariyeri

Dr.Necm şu an  ABD’nin Ohio eyaletinde bulunan Cleveland Clinic’te Pediatrik ve Erişkin Kalp Cerrahisi Bölümü’ne başkanlık ediyor.

Necm, Suudi başkenti Riyad’da doğdu ve eğitim gördü. 1985 yılında King Saud Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olana kadar okul hayatına başarı gösterdi. Daha sonra kardiyotorasik cerrahi ve pediatrik konjenital kalp cerrahisi konularında eğitim almak ve uzmanlaşmak için yurt dışına gitti.

17 yıl boyunca Suudi Arabistan’ın Riyad kentindeki Kral Abdülaziz Tıp Merkezi’ne bağlı Çocuk Kalp Merkezi’ni gelişimine katkıda bulundu. Hastaların karmaşık kalp ameliyatlarının tedavi için yurt dışına seyahat etmeleri yerine Krallık’ta gerçekleştirmesinin öncüsü oldu. Ayrıca Suudi Arabistan’da yapay kalp naklini ilk gerçekleştirenler arasında yer aldı.

Kariyerinin bir bölümünde Suudi Kardiyologlar Derneği’ne başkanlık etti. Suudi Kalp Derneği dergisinin genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı. Kral Abdülaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde doçent ve konjenital kalp cerrahisi alanında uluslararası öğretim görevlisi olarak görevlerde bulundu.

Pediatrik ve Konjenital Kalp Cerrahisi Enstitüsü şefi olarak 2016 yılında Cleveland Clinic’e katıldı. Körfez Kalp Hastalıkları Birliği, Amerikan Kardiyoloji Koleji’nin Mütevelli Heyeti ve Avrupa Kardiyotorasik Cerrahi Derneği gibi birçok ulusal ve uluslararası mesleki kuruluşuna üyeliği bulunuyor.

Kalp cerrahisi uzmanı

Dr. Necm, akademik düzeyde prestijli Suudi ve Amerikan üniversitelerinde ders veriyor ve Cleveland’daki Lerner Tıp Fakültesi’nde cerrahi alanında ve Krallık’taki Kral Suud bin Abdulaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde doçent olarak görev yapıyor.

Aynı zamanda, konjenital kalp hastalıklarında kanıta dayalı uygulamalar için değerli bir araç olan, çok merkezli bir veri tabanı da dahil olmak üzere çok sayıda araştırma projesinde katılımcı olarak yer alıyor.

400 bilim, tıp ve araştırma toplantısı

Necm, kariyeri boyunca 400’den fazla bilim, tıp ve araştırma toplantısında konuşma yaparak, deneyimlerini ve bilgilerini küresel tıp topluluğuyla paylaştı.

Tıp alanında 2023 Arap Dahisi Ödülü’nün kazananı, Arap dünyasındaki çeşitli kurum ve kişilerden onbinlerce adayın alınması, sınıflandırılması ve değerlendirilmesi gibi tüm aşamaların tamamlanmasının ardından açıklandı.

Arap Dahisi ödülü, mühendislik ve teknoloji, tıp, ekonomi, mimarlık ve tasarım, doğa bilimleri, edebiyat ve sanat olmak üzere 6 kategoride veriliyor.

Ödül, Arap dahilerini destekleyerek, onları çabalarını sürdürmeye motive ederek ayrıca yerel, Arap ve küresel ölçekte yararlanıcı çemberini genişleterek Arap dünyasında inovasyona ve bilimsel, bilişsel, kültürel ve entelektüel ilerlemeye destek sağlıyor.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.