Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu ırkçılıkla mücadele yollarını tartışıyor

Nura er-Raşud: İsrail’in Gazze’deki apaçık ihlalleri bizi dehşete düşürdü

BDİHK’nin 22. olağan oturumunun açılışı sırasında Büyükelçi Yusuf  ed-Dubaey (İİT)
BDİHK’nin 22. olağan oturumunun açılışı sırasında Büyükelçi Yusuf  ed-Dubaey (İİT)
TT

Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu ırkçılıkla mücadele yollarını tartışıyor

BDİHK’nin 22. olağan oturumunun açılışı sırasında Büyükelçi Yusuf  ed-Dubaey (İİT)
BDİHK’nin 22. olağan oturumunun açılışı sırasında Büyükelçi Yusuf  ed-Dubaey (İİT)

Merkezi Cidde’de (Suudi Arabistan’ın batısında kalıyor) bulunan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu (BDİHK), her türlü ayrımcılıkla mücadele etmeye yönelik aktif çabaların bir parçası olarak, ırk ayrımcılığı ve günümüzdeki farklı tezahürleri de dahil olmak üzere, artan ayrımcılık sorununu engellemek için gerekli yolları ve araçları araştırarak bu sorunları kapsamlı bir şekilde çözecek tavsiyeler ortaya koymayı amaçlıyor.

Cidde’de beş günlük çalışmalarına başlayan BDİHK’nin 22. olağan oturum toplantılarının önümüzdeki perşembe günü oturum sonunda nihai bir bildirge sunması planlanıyor. Söz konusu bildirgede, her türlü ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmak için normatif boşlukları doldurmaya ve uluslararası insan hakları belgeleriyle uyumu sağlamaya yönelik birçok tavsiyenin yer alması bekleniyor.

Dört kıtaya yayılmış 57 ülkeyi kapsayan İİT, olağan oturumunun açılışında ırk ayrımcılığının tehlikeleri konusunda uyarıda bulunarak, bunun ortadan kaldırılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. İlk günkü oturumlarda “Irk ayrımcılığının ortadan kaldırılması: İslami perspektif ve insan hakları perspektifi” başlıklı bir tartışma yapıldı.

Olağan oturum çalışmalarını İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha adına İİT Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Yusuf ed-Dubaey açtı. Oturuma ilgili uluslararası kuruluşlardan uzmanlar, üye devletlerin ve İİT’de gözlemci statüsünde olan devletlerin temsilcileri ve ulusal kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Taha, Suudi Arabistan’ın İİT’ye verdiği cömert desteği, tüm faaliyetlerine gösterdiği özel ilgiyi ve BDİHK’nin genel merkezine Cidde’de ev sahipliği yapılmasını takdir etti. BDİHK’nin gösterdiği somut çabalara dikkat çeken Taha, BDİHK’nin evrensel insan hakları ve temel özgürlüklerin İslami değerlerle uyumlu olmasını sağlama amacı kapsamında çeşitli konularda üye devletlere tutarlı tavsiyeler sunmak üzere önemli çalışmalar üstlendiğine işaret etti.

Genel Sekreter’in açıklaması Büyükelçi Dubaey tarafından okundu. Genel Sekreter açıklamasında, ırk ayrımcılığının bundan zarar gören bireyler ve topluluklar üzerindeki korkunç sonuçlarına dikkat çekti. İİT’nin ve üye devletlerin ırkçılıkla mücadelenin öncüleri olduğunu ve ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmanın bireyleri, toplumları ve hükümetleri kapsayan ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

cs
BDİHK Sekreteryası İcra Direktörü Dr. Nura er-Raşud (Şarku’l Avsat)

BDİHK Sekreteryası İcra Direktörü Dr. Nura er-Raşud, oturumun çalışmaları sırasında, BDİHK’nin olağanüstü ortak Arap-İslam Zirvesi’nin nihai bildirgesini desteklediğini belirtti.

Raşud konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Uluslararası insan hakları topluluğu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 75. yıldönümünü kutlarken, tüm dünya, İsrail işgal güçlerinin Gazze’deki masum Filistinlilere karşı işlediği apaçık insan hakları ihlalleri karşısında dehşete kapılmış durumda. 11 Kasım 2023’te Riyad’da olağanüstü ortak Arap-İslam Zirvesi’ne ev sahipliği yapma yönündeki iyi zamanlanmış girişim, övgüye değer bir girişimden başka bir şey değildir. Bu zirvenin sonuçlarının Gazze’deki insani krize derhal son verilmesi konusunda teşvik edici olması ümit ediliyor.

Raşud, Suudi Arabistan hükümetinin BDİHK’nin genel merkezine ev sahipliği yapma ve etkili ve bağımsız çalışma için manevi ve lojistik destek sağlama konusunda sağladığı büyük hizmetlerden dolayı içten teşekkürlerini dile getirdi. Aynı zamanda BDİHK’ye verdikleri sürekli destek için İİT Genel Sekreteri’ne, tüm üye devletlere, gözlemci devletlere ve bu ülkelerin ulusal insan hakları kuruluşlarına teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

Raşud, açılış töreninin ve kapsamlı tartışmanın Suudi Arabistan ve BDİHK ile iş birliği içinde gerçekleştiğini ve bu adımın iki taraf arasında 2022’de imzalanan mutabakat zaptının etkinleştirilmesi açısından mükemmel ve başarılı bir adım olduğunu belirtti.

sxcdfr
Katılımcıların bir kısmı (Şarku’l Avsat)

Raşud, BDİHK’nin en önemli katkısının, üye devletlerdeki yönetişim ve kalkınma işlerinde insan haklarını tesis etmek ve İslami ve evrensel açıdan insan haklarına ilişkin kural ve ilkeler arasındaki boşluğu kapatmak olduğunu açıkladı. BDİHK’nin, İİT İnsan Hakları Kahire Bildirgesi’nin kabul edilmesine yaptığı katkıdan duyduğu gururu ifade etti. Aynı zamanda BDİHK’nin şu anda İİT’nin çocuk haklarına ilişkin revize edilmiş Cidde Sözleşmesi’ne son şeklini vermekte olduğunu kaydetti. Üye devletlerin bunun çalışmalarını yakın zamanda tamamlayacağından emin olduğunu belirtti.

Raşud, İİT İnsan Hakları Kahire Bildirgesi’nin kabul edilmesinin yanı sıra, İİT Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından, dünya çapında Müslümanlara karşı işlenen insan hakları ihlalleri hakkında bilgi toplama ziyaretleri yapılmasına ve raporlar yazılmasına ilişkin tavsiyelerin uygulanması noktasında BDİHK’nin katkılarını ele aldı.

BDİHK’nin, İİT’nin evrensel insan hakları ilkelerini teşvik etme çabalarını ilerletmek için izlediği yola dikkat çeken Raşud, “bölgesel insan hakları mekanizmasının” etkinliği çerçevesinde bölgesel kapsamlılık, bağımsızlık, soruşturma imkanı ve birçok alanı kapsayacak takip mekanizmaları da dahil olmak üzere “temel” standartların ele alındığını kaydetti.

Kapsamlı tartışma toplantısı, ırk ayrımcılığının modern tezahürlerinin kapsamlı bir analizinin yapılmasını, İslamofobi ile ilişkili ırkçılık ve bunun modern toplumlarda sürmesi de dahil olmak üzere ırk kimliğindeki karmaşıklıklar, çıkmazlar ve paradokslarla ilgili kritik soruların tartışılmasını ve nefret söylemiyle etkili bir şekilde mücadele edebilecek araçların ve yolların üzerinde düşünülmesini içeriyordu.

Toplantıda, aynı zamanda, Müslüman topluluklara karşı ayrımcı davranışlar ve politikaların kaynağının izini sürmenin yanı sıra, dünya çapında ırk ayrımcılığının farklı tezahürleriyle mücadele etmeye yönelik en ideal uygulamalar ve ırk ayrımcılığından etkilenen toplumlardaki azınlık ve Müslüman topluluklara gerekli korumayı sağlayacak şekilde, küresel düzeyde ve çeşitli düzeylerde rehberlik ve uygulama alanında bunların güçlendirilmesi tartışıldı.



Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı: Ulusal modelimiz ekonomiyi şoklara karşı korudu

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
TT

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı: Ulusal modelimiz ekonomiyi şoklara karşı korudu

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari, Suudi ekonomisinin bugün krizlere karşı direnç gösterebilen bir model haline geldiğini belirtti. Seyari, Vizyon 2030 hedeflerinin istikrarlı şekilde uygulanmasının, ülkeyi bölgesel şoklara karşı daha dayanıklı kıldığını; bunun da sağlam büyüme, kontrol altında tutulan enflasyon ve ihtiyatlı para politikalarıyla desteklendiğini ifade etti.

Bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını vurgulayan Seyari, söz konusu gücün, onlarca yıla yayılan yapısal reformlar ile altyapı ve kurumsal kapasiteye yapılan stratejik yatırımların bir sonucu olduğunu dile getirdi. Bu birikimin, Suudi Arabistan’a yüksek operasyonel kapasite ve şokları absorbe edebilme esnekliği kazandırdığı, böylece ulusal ekonomik temellerin yatırımcı ve tüketici güvenini koruyan bir güvence işlevi gördüğü belirtildi.

Suudi Arabistan’ın altyapısı

Seyari, ulusal hazırlık ile küresel makroekonomik güvenlik arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, Uluslararası Para Fonu (IMF) bünyesindeki Uluslararası Para ve Finans Komitesi toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Komiteye, Muhammed el-Cedan başkanlık ediyor.

Seyari, Suudi Arabistan’ın enerji ve ticaret alanındaki çeşitlendirilmiş altyapısının, kriz dönemlerinde arz sürekliliğini sağlama açısından temel bir unsur olduğunu vurguladı. Uzun vadeli yatırımların önemine işaret eden Seyari, özellikle Doğu-Batı Boru Hattı projesinin, Yanbu Limanı’na uzanarak hem Suudi petrol ihracatı hem de küresel enerji arzı açısından kritik bir rol oynadığını belirtti. Bu altyapının, ihracatın alternatif güzergâhlara yönlendirilmesini ve Kızıldeniz limanlarına güvenli erişimi mümkün kıldığını ifade eden Seyari, uzun vadeli planlamanın küresel tedarik kesintilerini önlemede hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Seyari ayrıca, enerji güvenliğinin uluslararası finansal istikrarın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, fosil yakıtların ticaret ve büyümenin sürdürülebilirliğindeki merkezi rolünü göz ardı eden politikalardan kaçınılması çağrısında bulundu.

Uluslararası sorumluluk

Seyari, bu güçlü zeminden hareketle çok taraflı sistemin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekerek, Ortadoğu’daki savaşın küresel ekonomiyi, 1970’lerde görülen stagflasyon riskini yeniden gündeme getirebilecek somut bir sınamayla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Seyari, Diriye Rehber İlkeleri olarak adlandırılan girişimi övgüyle karşılayarak, bunu IMF yönetişim reformu sürecinde yaklaşık yirmi yıllık durgunluğun ardından önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Söz konusu ilkelerin, Diriye Deklarasyonu hedeflerini yansıttığını ve hem gerçekçi hem de iddialı bir çerçeve sunduğunu belirten Seyari, bunun IMF’nin günümüz küresel ekonomilerini daha etkin temsil etmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Seyari ayrıca, bu adımın IMF’nin denetim ve kredi sağlama gibi temel işlevlerini güçlendirmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Kurumun aynı zamanda yapay zekâ ve dijital varlıklar gibi karmaşık teknolojik dönüşümlere uyum sağlaması gerektiğini belirten Seyari, bu sayede uluslararası para sisteminin jeopolitik riskler ve yeniden gündeme gelen stagflasyon tehdidi karşısında istikrarını koruyabileceğini söyledi.

Kapasite geliştirme alanında liderlik

Seyari, Suudi Arabistan’ın ekonomik başarısını uluslararası topluma somut destek olarak yansıttığını belirtti. Bu kapsamda, IMF bünyesinde kapasite geliştirme çalışmalarını desteklemek üzere 279 milyon dolarlık taahhütte bulunulduğunu ve Riyad’da açılan bölgesel ofisin, bölge ülkeleri ve diğer ekonomilerle iş birliğini güçlendirdiğini ifade etti. Seyari ayrıca, AlUla Gelişmekte Olan Piyasa Ekonomileri Konferansı gibi platformların, deneyim paylaşımı ve gerekli reformların teşvik edilmesi açısından önemli araçlar olduğunu belirterek, bu girişimlerin ekonomik dayanıklılığı artırma ve uzun vadeli büyümeyi destekleme hedeflerine katkı sağladığını vurguladı.


Suudi Arabistan ilk hacı gruplarını ağırlamaya başladı

Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)
Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan ilk hacı gruplarını ağırlamaya başladı

Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)
Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)

Suudi Arabistan, bu yılki Hac mevsimi için hazırlıklarını tamamladı. Dünyanın dört bir yanından gelecek hacı adayları, bugünden itibaren ülkeye girmeye başladı ve ibadetlerini kolaylıkla ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için kapsamlı hizmetler sunulacak.

Suudi Arabistan Pasaport Genel Müdürlüğü dün yaptığı açıklamada, tüm uluslararası hava, kara ve deniz giriş noktalarının hacı adaylarını karşılamaya ve işlemlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlamaya tamamen hazır olduğunu vurguladı.

Pasaport Genel Müdürlüğü, hacı adaylarının giriş işlemlerini kolaylaştırmak için mevcut tüm kaynakları kullanma konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu, giriş noktalarındaki platformların en son modern teknolojiyle donatılmasını ve hacı adaylarının konuştuğu çeşitli dillerde yetkin personel tarafından yönetilmesini içeriyor.

Suudi Arabistan'a ilk Hac uçuşu bugün gerçekleşirken, ilgili makamlar, liderliğin, tüm kaynakları hacı adaylarına hizmet etmeye ve beklentilerini karşılayan güvenli ve rahat bir deneyim sağlamaya yönelik direktifleri doğrultusunda kapsamlı bir hizmet sistemi hazırladı.

Çeşitli tarafların yoğun hazırlıkları eşliğinde, hacıların geliş anından ayrılış anına kadar yolculuklarını kolaylaştırmak ve Suudi Arabistan'ın İki Kutsal Mescid'e ve Allah'ın misafirlerine hizmet etmedeki öncü konumunu güçlendirmek amacıyla, önümüzdeki günlerde Zilhicce ayının başlangıcına (18 Mayıs) kadar uçuş akışı devam edecektir.

Hac Bakanlığı, daha kolay ve güven verici bir manevi yolculuk için çeşitli platformlarında birçok dilde sunulan dijital bilgilendirme kılavuzlarındaki talimat ve yönergelerin takip edilmesini tavsiye etti.

Bakanlık, hacı adaylarını uçuş programlarına uymaya, hafif bagaj taşımaya, büyük miktarda para veya ilaçları gümrüğe beyan etmeye, seyahat belgelerini ve Hac vizelerini hazır bulundurmaya, gümrük düzenlemelerine uymaya ve yasak eşyaları taşımamaya çağırdı.

Ayrıca, hacı adaylarına gerektiğinde kullanmak üzere reçete ve tıbbi raporları yanlarında bulundurmalarını, hizmet sağlayıcılarıyla "Bagajsız Hac" girişimi hakkında bilgi edinmelerini ve "Nusuk" kartlarını almalarını tavsiye etti.

Hac Bakanlığı, uçakla seyahat eden yolcuları, varış noktaları Mekke ise uçağa binmeden önce ihramlarını giymeye ve mikattan geçerken yapılan anonsu dikkatle dinleyerek niyetlerini belirtmeye ve telbiyeye başlamaya çağırdı.

Bu yılki sezonda, Bakanlık, hacıların rahatlığını sağlamak ve manevi yolculuklarını kolaylaştırmak için teknolojik olanaklardan yararlanmak amacıyla sürdürdüğü çalışmaların devamı olarak "Nusuk" kartını kullanmaya devam etmektedir.

Yurt dışından gelenlere vize verildikten sonra hizmet sağlayıcı tarafından teslim edilen ve "Nusuk" ve "Tawakkalna" uygulamalarında dijital versiyonu da bulunan kart, hacı adaylarının çok çeşitli avantajlardan ve hizmetlerden yararlanmasını sağlar. 

"Çantasız Hac" hizmeti, hacı adaylarının bagajlarını ülkelerinden Mekke ve Medine'deki ikametgahlarına göndermelerine ve ibadetleri yerine getirdikten sonra tekrar ülkelerine geri göndermelerine olanak tanırken, daha kolay ve sorunsuz hareket etme, bagaj durumunu takip etme, güvenlik ve eşyalara özen gösterme gibi özellikleriyle öne çıkmaktadır.


Faysal bin Ferhan ve Rubio, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının sürdürülebilirliğini görüştü

Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Faysal bin Ferhan ve Rubio, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının sürdürülebilirliğini görüştü

Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile bölgedeki son gelişmeleri, özellikle de Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının sağlanması ve Lübnan'daki ateşkesin pekiştirilmesi çabalarını görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan ile Bakan Rubio arasında dün gerçekleşen telefon görüşmesinde, her iki taraf da bölge ülkeleri için güvenlik ve istikrarın sağlanmasında diyaloğun ve diplomatik çözümlerin önemini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün Hürmüz Boğazı'nın ticari gemi trafiğine tamamen açıldığını duyurdu. Diğer yandan Lübnan'daki 10 günlük ateşkesin sürdüğü görülüyor.

Trump, sosyal medya paylaşımında, İran'ın ABD'nin yardımıyla boğazdaki tüm deniz mayınlarını temizlemek için çalıştığını belirtti.

Suudi Arabistan perşembe günü ABD Başkanı'nın Lübnan'da ateşkes ilan etmesini memnuniyetle karşıladı ve Lübnanlı mevkidaşı Joseph Avn, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ve Meclis Başkanı Nebih Berri'nin oynadığı önemli olumlu rolü takdirle karşıladı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın Lübnan'ın egemenliğini genişletme, silahları devlet kurumlarıyla sınırlama, attığı reform adımları ve Lübnan'ın kaynaklarını, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına verdiği destek yinelendi.