Suudi Arabistan Veliaht Prensi Expo 2030 zaferinin ardından konuştu: Eşi benzeri görülmemiş bir Expo sunacağız

Riyad, ilk tur oylamada 119 oyla büyük başarı elde etti

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Sekreteri ile birlikte Riyad'ın Expo 2030-zaferinin duyurulmasının ardından bir basın toplantısı düzenledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Sekreteri ile birlikte Riyad'ın Expo 2030-zaferinin duyurulmasının ardından bir basın toplantısı düzenledi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Expo 2030 zaferinin ardından konuştu: Eşi benzeri görülmemiş bir Expo sunacağız

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Sekreteri ile birlikte Riyad'ın Expo 2030-zaferinin duyurulmasının ardından bir basın toplantısı düzenledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Sekreteri ile birlikte Riyad'ın Expo 2030-zaferinin duyurulmasının ardından bir basın toplantısı düzenledi (Şarku’l Avsat)

Uluslararası Sergiler Bürosu, (The Bureau International des Expositions/BIE) Suudi Arabistan’ın Expo 2030'a ilk turda 119 oy alarak ev sahipliği yapmaya hak kazandığı büyük zaferini duyurdu. Duyurudan sonra Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkesinin ‘Expo tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir Expo versiyonu sunacaklarını’ söyledi. Veliaht Prens, Riyad’ın Expo’ya ev sahipliği yaparak elde ettiği zaferin, aynı zamanda ülkesinin öncü rolünü pekiştirdiğini vurguladı.

Riyad, Fransa'nın başkenti Paris'in batısındaki Issy-les-Moulineaux’de yapılan ilk tur oylamada İtalya'nın Roma şehrini ve Güney Kore'nin Busan şehrini büyük bir farkla geride bıraktı.

Riyad, BIE üyesi 180 ülkenin ‘her ülkeye bir oy’ ilkesi çerçevesinde yaptığı gizli e-oylamada 119 oy alarak büyük bir zafer elde etti. Suudi Arabistan, İtalya ve Güney Kore, salı günü öğleden sonra yapılan 173'üncü BİE Genel Kurulu toplantısında dosyalarını son kez sundu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman, Riyad’ın zaferinin ardından Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Al Suud'u tebrik etti. Ülkesine oy veren ülkelerin yanı sıra rakip iki ülkeye de teşekkür etti.

Veliaht Prens, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Suudi Arabistan’ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma hakkını kazanması, öncü ve önemli rolünün yanında sahip olduğu uluslararası güveni de pekiştiriyor. Bu güven, Suudi Arabistan’ı Expo'nun da aralarında bulunduğu önde gelen uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapmak için ideal bir destinasyon haline getiriyor.

Veliaht Prens, ülkesinin bu uluslararası fuarı en yüksek düzeyde yenilikle düzenleyerek, tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir versiyonunu sunacağını kaydetti. Ayrıca, fırsatlara en iyi şekilde yatırım yapmak ve gezegenimizin bugün karşı karşıya olduğu zorluklara çözümler sunmak amacıyla en son teknolojileri kullanacağının altını çizdi. Expo 2030’un en parlak beyinleri bir araya getiren uluslararası bir fuar olmasını sağlayacaklarını aktaran Veliaht Prens, insanlığın parlak yarınları için aktif ve olumlu bir rol oynamaya katkıda bulunmakta kararlı olduklarını bir kez daha vurguladı.

Veliaht Prens, sözlerini şöyle sürdürdü:

Expo 2030'a ev sahipliği yapmamız, Suudi Arabistan 2030 Vizyonu hedeflerinin ve planlarının doruğa ulaştığı yılla aynı zamana denk gelecek. Bu sebeple fuar, bu eşi ve benzeri görülmemiş dönüşüm yolculuğundan çıkarılan dersleri dünyayla paylaşmak için harika bir fırsat olacak.

Veliaht Prens, fuarın ‘Değişim Çağı: Birlikte Geleceğe Bakıyoruz’ üst başlığı ve ‘daha iyi bir yarın, iklim eylemi, herkes için refah ve tüm imkanlardan yararlanmak’ alt başlıklarına ulaşmak için aracı olacağını kaydetti. Ayrıca, katılımcı ülkelerin dosyasında yer alan taahhütlerini yerine getirmek amacıyla Riyad'ın Expo 2030'da dünyayı kucaklamaya hazır olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan Expo 2030’un Riyad'da gerçekleştirilmesi için adaylığını açıkladığında çalışma, Veliaht Prens'ten büyük ve doğrudan bir destek aldı. Suudi Arabistan, 29 Ekim 2021 tarihinde bu konuyla ilgili BIE’ye resmi talepte bulunduğunu duyurdu.

Paris’teki uzun günün detayları

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma teklifini sunduğu konuşmasında, Riyad’ın İtalya’nın başkenti Roma ve Güney Kore’nin Busan şehri ile rekabet ettiği yarışın kazananı olacağını söylediğinde yanılmıyordu. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, 7 yıl sonra gerçekleşecek Expo 2030’a ev sahipliği yapma hakkını kazandı. Prens Faysal bin Ferhan, dün öğleden sonra BIE Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, 130 ülkenin Riyad'ın adaylığını desteklediğini açıkladı.

Suudi Arabistanlı üst düzey bir yetkili, fuarın organizasyonunu ülkesinin kazanacağını doğrudan duyurdu. Prens Faysal bin Ferhan'ın açıklamaları ise üç heyetin konuşmalarının hemen ardından yapılan oylamanın sonucuyla teyit edilmiş oldu. Oylamada Suudi Arabistan 119 oy aldı. Onu, 29 oyla Güney Kore ve 17 oyla İtalya takip etti. Çıkan sonuçlar, Suudi Arabistan’ın açık ara farkla oylamayı kazandığını gösterdi.

BIE Genel Sekreteri, Suudi Arabistan'ın ilk turda oyların üçte ikisini aldığını ve ilk turda aday bir ülkenin oylamayı kazanmasının ender görülen bir durum olduğunu açıkladı.

Dün BIE Genel Kurulu toplantısı öncesinde ilk söz Güney Kore heyetine verildi. Resmi konuşmayı yapan Başbakan, Güney Kore'nin ‘herkesle çalışmak istediğini ve birlikte dünyayı değiştirebileceğimizi’ ifade etti. Son konuşmacı ise Suudi Arabistan heyeti oldu. Güney Kore’nin sözcüleri, Busan'ın adaylığının taşıdığı avantajları, çocukların ve yeni nesillerin hayalini gerçekleştirme arzusunu ve Seul'ün Expo 2030'u organize etme konusundaki ilgisinden herkesin faydalanmasını istediğini vurguladı. Güney Kore heyeti, doğayı ve çevreyi korumaya, temiz enerji, yapay zeka, deniz suyunun tuzdan arındırılması, sağlık ve iletişim alanlarında somutlaştırdığı teknolojik ilerleme çerçevesinde Busan'ın temsil ettiklerine dikkat çekti. Güney Kore heyetine göre, Expo 2030 ‘insanlığın birlikte çalışma, yaratıcılık, yenilikçilik ve özgürlük rüyasının’ somutlaşmış hali olmalı. Katılımcılara seslenen Güney Kore heyeti, “Sürdürülebilirlik ve barış dolu bir dünya için çalışalım. Bunun için tek seçeneğiniz: Busan” ifadelerini kullandı.

Başkent Roma'nın Expo 2023 adaylığını tanıtan İtalya heyetinin sunumunda, ilk çağların en ünlü başkentinin önemine vurgu yapıldı. Hem tarihte hem de günümüzde temsil ettiklerinin fazlasıyla vurgulanması dikkati çekti. İtalya heyeti, Roma’nın geçmişin olduğu gibi bugünün ve geleceğin de öne çıkan yüzü olması gerektiğini vurguladı. Heyet, İtalya'nın çeşitliliği ve zenginliğinin yanı sıra Roma'nın ‘yaşayan, misafirperver, sanata ve yaratıcılığa kollarını açan, esaslı sakinlere sahip, medeniyetin ve dinler arası diyaloğun başkenti bir şehir olduğunu ve geçmişle geleceği birleştirmenin ideal formülü olan Roma'da her şeyi başarılabileceğini’ vurgulamak için bir aktris ve uluslararası şampiyon tenisçi Jannik Sinner’ın yüzünü kullandı.

Suudi Arabistan’ın sunumu

Dışişleri Bakanı Bin Ferhan başkanlığındaki Suudi Arabistan heyeti ise Suudi Arabistan'ın ‘Dünyadan Dünyaya’ başlığı altında, Suudi Arabistan ile dünya ülkeleri arasında en büyük iş birliği ilişkileri ağını kurmaya odaklanacak bir fuar düzenlemek için çalışacağını teyit ettiği bir sunum yaptı. Suudi Arabistan’ın, ‘Tek dünya, tek koridor’ başlığı altında Riyad Expo 2030'a katılmalarını sağlamak için yardıma ihtiyacı olan 100 ülkeye yardım etmek üzere 384 milyon dolar tahsis etmek istemesi, bu iş birliğinin bir tezahürü niteliğindeydi.

Bakan Ferhan, ülkesinin kalkınma hedeflerine odaklanma, tüm düzeylerdeki ilerlemeleri hızlandırma ve başta iklim sorunları, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası iş birliği olmak üzere günümüz dünyasının zorluklarıyla mücadele ettiğini belirtti. Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin 2030 sergisinin ‘farklı bir versiyonu’ için çalışma taahhüdünü iletti.

Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) temsilcisi Prenses Hayfa el-Mukrin ise Suudi Arabistan'ın 2030 yılına kadar atacağı ve herkes için eğitim, sağlık, çevre ve refah fırsatları sağlamaya, akıllı şehir projesi ve çevrenin korunması için çalışmaya yönelik her adımda tüm ülkelerle el ele çalışacağını söyledi. Prenses Mukrin, Roma ve Busan’ın aday sunumlarına kıyasla tüm alanlarda yatırım projeleri başlatmak için ‘2025 yılı itibariyle tüm yaratıcılar, hayalperestler ve girişimciler için platformlar başlatılmasının’ önemini vurguladı. Riyad'ın ‘çözümler sağlamak ve 2030 sonrası bir gündem geliştirmek’ için çalışmak istediğini de ifade eden Prenses Mukrin, “Gençlik ve canlılıkla dolu bir ülkenin kalbi olan Riyad, sizi ağırlamak için daha fazla beklemek istemiyor” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Misafir ağırlamanın yolu: Expo

Expo 2030'a ev sahipliği yapmak için adaylığını açıklayan 5 şehirden ikisi başlarda yarıştan çekildi. Bu şehirlerden biri Rusya’nın başkenti Moskova, diğeri ise Ukrayna'nın Karadeniz'e bakan şehri Odessa’ydı. Odessa, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali nedeniyle adaylıktan geri çekildi. Moskova’nın adaylığı, BIE tarafından bu kadar önemli bir etkinliğin düzenlenmesi için gerekli koşulları karşılamadığı gerekçesiyle değerlendirilmedi. Böylece Riyad, Roma ve Busan, bu küresel etkinliğe ev sahipliği yapma umuduyla iddialı bir plan ortaya koyan yarışmacılar arasında kaldı.

Expo, ilk kez 1851 yılında İngiltere’nin başkenti Londra'nın ev sahipliğinde düzenlendi. Ardından Fransa’da, sonrasında Avrupa ülkelerinin başkentlerinde, ABD’de, Japonya, Çin ve diğer ülkelerde yapıldı. Riyad, Roma ve Busan, birbirini takip eden kilometre taşlarını aştı ve dün öğleden sonra 180 üye ülkenin katılımıyla e-oylamanın yapıldığı o belirleyici an geldi çattı. Merkezi Paris'te bulunan BIE, rakiplere sunumlarını yapmaları ve ‘kazanacaklarına’ inandıkları başlıca noktalara değinmeleri için son bir fırsat daha verdi. BIE Genel Sekreteri, her iki tarafa da verilen ve 20 dakikayı aşmayan süreye uyulması gerektiğini vurgulamıştı. Bu yüzden verilen bu ‘son şans’, geçtiğimiz haziran ayında rakiplere verilenden tamamen farklıydı.

Oylama sonuçlarının X platformunda (eski adıyla Twitter) açıklanmasının ardından düzenlenen kısa basın toplantısında konuşan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin zaferinin küresel konumu ve uluslararası toplumun ona olan güveni açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Ülkesinin uluslararası fuarlarda dengeleri değiştirecek yeni bir Expo versiyonu sunacağının altını çizen Prens Bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın ‘elde ettiği olağanüstü başarıdan ve BIE Genel Kurulu’nun ülkesine olan güveninden gurur duyduğunu’ da sözlerine ekledi. Güney Kore ve İtalya'nın yaptığı sunumlara dikkati çekerek, Riyad’a oy veren ülkelere teşekkür iletmeyi ihmal etmeyen Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, fuarın ‘sadece Suudi Arabistan için değil, tüm dünya için’ olduğunu vurguladı. Riyad’ın tüm ülkelerin Expo’nun konsepti, planlaması ve uygulamasına katılması için bazı çalışmalar yapacağını ve bu ülkelere Expo’ya katılmaları için bir fırsat vereceğini söyleyen Prens Faysal Bin Ferhan, “Tüm ülkelere hoş geldiniz diyoruz” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan BIE Genel Sekreteri Dimitri Kerkentzes, “Bugün gördüğümüz nihai sonuçlar çerçevesinde Suudi Arabistan'ın gerçekleştirdiği olağanüstü kampanya nedeniyle Suudileri tebrik ediyorum. Suudi Arabistan'daki hiç kimse, dünyanın Expo 2030'u görmek istediğinden şüphe etmesin. Veliaht Prens'in Vizyon 2030 projesiyle 2030 yılına kadar Riyad'da muhteşem işler yapıldığına tanık olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Başkent Paris'in güneyinde kalan Issy-les-Moulineaux şehrinin merkezinde yer alan Konferans Sarayı, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun güvenlik önlemleri, basının ve halkın olağanüstü ilgisi altında, heyetleri taşıyan resmi siyah araçların gittiği müstahkem bir kaleye dönüştü.

BIE, basın çalışanlarının Konferans Sarayı’nın bodrum katında bulunan basın merkezine erişimini belirli bir gazeteci ve fotoğrafçı listesiyle sınırlandırdı. Bu sayede her heyetin yerini alması için erken gelmesini sağlayarak izdiham oluşmasını engelledi. Toplanan coşkulu kalabalık, bir yandan şarkılar söylüyor, bir yandan tezahürat yapıyordu. Suudi Arabistan ile büyük bir basın heyeti gönderen ve yoğun bir halkla ilişkiler kampanyası başlatan Güney Kore arasındaki yoğun rekabet öne çıktı. Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk-yeol, Busan'ın adaylığını desteklemek ve bir halkla ilişkiler kampanyası yürütmek için geçtiğimiz hafta Paris'i ziyaret etmişti. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Avrupa ülkelerine baskı uygulayarak İtalya’yı desteklemeleri çağrısında bulunmuştu. Fransız bir kaynağa göre, kampanyada en etkili olan yöntem, ilgi odağından uzakta gerçekleşen temaslardı. Kazanan ülkenin belirlenmesinde en büyük rolü Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB), Arap Ligi (AL) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) gibi coğrafi gruplar oynadı.



Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)

Suudi Arabistan, bugün ateşkes anlaşmasını ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devleti içindeki tüm sivil ve askeri kurumlara entegrasyonunu memnuniyetle karşıladı ve bu anlaşmaya ulaşılmasında ABD'nin çabalarını övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu anlaşmanın güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, devlet kurumlarının inşasına ve hukukun üstünlüğünün uygulanmasına katkıda bulunarak, Suriye halkının kalkınma ve refah özlemlerini karşılayacağı umudunu dile getirdi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın Suriye hükümetinin sivil barışı teşvik etme ve Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına tam destek verdiği yinelendi.


El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.