BAE ve Fas’tan Gazze'de ateşkes için uluslararası eylemin gerekliliği vurgusu

Şeyh Muhammed bin Zayed ve Fas Kralı 6. Muhammed. (WAM)
Şeyh Muhammed bin Zayed ve Fas Kralı 6. Muhammed. (WAM)
TT

BAE ve Fas’tan Gazze'de ateşkes için uluslararası eylemin gerekliliği vurgusu

Şeyh Muhammed bin Zayed ve Fas Kralı 6. Muhammed. (WAM)
Şeyh Muhammed bin Zayed ve Fas Kralı 6. Muhammed. (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Fas, Fas Kralı 6. Muhammed’in başkent Abu Dabi'ye yaptığı ziyarette çeşitli ekonomik, ticaret ve yatırım iş birliği alanlarını geliştirmek ve bunları niteliksel ufuklara taşımak için bir ortaklık beyanı imzaladı.

Yenilikçi ve köklü ortaklık olarak adlandırılan deklarasyon, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Fas Kralı 6. Muhammed  tarafından imzalandı. Görüşmede ise iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmenin yolları ile tüm bölgesel ve uluslararası ortak çıkar konularını ele alındı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Görüşmede ayrıca ekonomik, yatırım, kalkınma ve kültürel fırsatlar ile iki ülke halklarının kalkınma ve refah hedeflerine ulaşmak için bunları çeşitlendirmek ve daha geniş ufuklara ilerletmek için mevcut fırsatlar masaya yatırıldı.

BAE Devlet Başkanı ve 6. Muhammed, başta Filistin topraklarındaki gelişmeler olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası konu ile Ortadoğu bölgesindeki son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunurken, Gazze Şeridi'nde ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması ve yeterli insani yardımın güvenli ve kalıcı mekanizmalar içerisinde ulaşmasını sağlamak adına uluslararası eylem ihtiyacını vurguladı. İki devletli çözüme dayalı kalıcı ve kapsamlı barışın önemine değinen taraflar, istikrarı sağlamanın tüm bölge halklarının kalkınması ve refahı yararına iş birliğini geliştirecek uygun ortamı yaratmanın yolu olduğunu kaydetti.

BAE Devlet Başkanı, “BAE ile Fas arasında, her alanda genişletmeye istekli olduğumuz önemli bir ortak çıkar tabanı var” diyerek, ziyaret sırasında iki ülke arasında imzalanan anlaşmalara işaret etti. Nahyan, iki ülkenin kalkınmasının sağlanması ortak hedefine katkı sağlayacak anlaşmaların önümüzdeki dönemde ekonomik ve yatırım iş birliğinde büyük ve niteliksel bir gelişmenin başlangıç ​​noktası olacağını söyledi.

Açıklamasında BAE ve Fas'ın bölgede bir istikrar ve kalkınma unsurunu temsil ettiğine ve Arap halklarının kalkınma ve refah isteklerini gerçekleştirmek adına ortak Arap eylemini geliştirmek için çalıştıklarına atıfta bulunan Nahyan, Fas Kralı’nın ziyaretinin iki ülke ilişkilerin her  düzeyde daha da ilerletilmesine katkıda bulunacağına dair güvenini dile getirdi.

Taraflar, ikili ilişkileri geliştirmeye devam etme ve ilişkileri karşılıklı çıkarlara hizmet ettirmenin yanı sıra ekonomik, ticari ve yatırım işbirliği ve ortak koordinasyon gibi daha geniş niteliksel ufuklara taşıma konusundaki isteklerini teyit etti.

Abu Dabi'de düzenlenen törende iki taraf, Fas'ta yüksek hızlı tren projelerinde yatırım ortaklığı kurulmasına ilişkin ve su sektöründe yatırım da dahil olmak üzere çok sayıda başlıkta mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca ADNOC ile Office Chérifien des Phosphates arasında bir mutabakat zaptı ve enerji sektörü projelerinde bir yatırım ortaklığı, tarım ve balıkçılık sektörlerinde yatırım ortaklığına ilişkin mutabakat konuları görüşüldü.



Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün üst düzey Amerikan ve İran liderleri arasında başlayan müzakerelerle eş zamanlı olarak İran, ajanları ve ona bağlı gruplar tarafından Kuveyt Devleti'ndeki bir dizi hayati tesise yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırıları en sert şekilde kınadı ve lanetledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt Devleti'nin egemenliğini hedef alan ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden bu saldırıları Krallığın kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, bu ihlallerin bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan, İran ve vekillerinin Arap ve İslam ülkelerine karşı bütün düşmanca eylemlerine son vermesi ve Güvenlik Konseyi'nin 2026 tarihli 2817 sayılı kararını uygulaması gerektiğinin altını çizdi. Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Suudi Arabistan, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkını korumak için aldığı bütün önlemlere tam desteğini yineledi.


Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD ve İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

İki lider, telefon görüşmesinde bölgedeki denizcilik tehditlerinin etkisini ve küresel ekonomiye yansımalarını ele aldı. Ayrıca karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuda görüş alışverişinde bulundular.

Macron, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ortadoğu'daki durumu görüştüm. Ateşkesin tam olarak saygı görmesi ve gecikmeden Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine olan desteğimi yineledim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Hürmüz Boğazı'nda tam ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünün en kısa sürede yeniden sağlanması ihtiyacını görüştük" diye belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "İslamabad'da görüşmeler henüz yeni başladığı için gerginliğin azaltılmasına, denizcilik özgürlüğüne ve bölgede kalıcı barış ve güvenliği garanti altına alacak bir anlaşmaya varılmasına katkıda bulunmak amacıyla yakın temas halinde kalma konusunda mutabık kaldık."


Pakistan askeri gücü, "ortak savunma anlaşması" kapsamında Suudi Arabistan'a geldi

JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)
JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)
TT

Pakistan askeri gücü, "ortak savunma anlaşması" kapsamında Suudi Arabistan'a geldi

JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)
JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı bugün, iki ülke arasında imzalanan ortak stratejik savunma anlaşması kapsamında Pakistan'dan bir askeri birliğin Doğu Sektöründeki Kral Abdulaziz Hava Üssü'ne geldiğini duyurdu.

Pakistan Hava Kuvvetleri'nin savaş ve destek uçaklarından oluşan gücü, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki ortak askeri koordinasyonu artırmak ve operasyonel hazırlık seviyesini yükseltmek, böylece bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarı desteklemek amacıyla oluşturulmuştur.

Suudi Arabistan ve Pakistan, iki ülkeden birine yönelik herhangi bir dış silahlı saldırıyı her ikisine de yapılmış olarak değerlendirmeyi içeren stratejik bir anlaşmayla savunma ortaklıklarını genişlettiler.

Bu anlaşma, iki ülke arasındaki uzun süreli güvenlik ve askeri iş birliğinin doruk noktası olup, ortak bir güvenlik kaderi ilkesine dayalı yeni savunma ortaklığı dönemine doğru ilerlemeyi temsil etmektedir.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından yayınlanan ortak açıklamaya göre bu anlaşma, "iki ülkenin güvenliklerini artırma, bölgede ve dünyada güvenlik ve barışı sağlama çabaları çerçevesinde gerçekleşmiş olup, savunma iş birliğinin çeşitli yönlerini geliştirmeyi ve her türlü saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı amaçlamaktadır ve iki ülkeden birine yapılacak herhangi bir saldırının her ikisine de yapılmış bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörmektedir."