Putin’in Suudi Arabistan’ı ziyaretinin ana gündemi bölgesel gelişmeler ve OPEC + olacak

İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)
İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)
TT

Putin’in Suudi Arabistan’ı ziyaretinin ana gündemi bölgesel gelişmeler ve OPEC + olacak

İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)
İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)

Moskova'nın bölgedeki ve dünyadaki mevcut gelişmeler ışığında ortaklıklarını çeşitli düzeylerde güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bugün Suudi Arabistan’a resmi ziyarete bulunacak.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Putin’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'a iki çalışma ziyareti yapacağını ifade ederek, uluslararası ve bölgesel ilişkiler, Filistin-İsrail çatışması ve petrol piyasasında işbirliği konularına ilişkin görüşmelerde bulunacağını söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı Yuri Ushakov'a göre Putin, BAE ve Suudi Arabistan'a iki çalışma ziyareti yapacak. Ushakov açıklamasında, “Suudi  Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir çalışma ziyareti gerçekleştireceğiz. Arabistan’dan önce BAE’ye uçacağız. Çok önemli gördüğümüz bu müzakerelerin faydalı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Ushakov, Putin'in Suudi Arabistan, Rusya ve BAE'nin de üyesi olduğu OPEC + ittifakı çerçevesinde petrol üretiminin azaltılmasının yanı sıra ikili ilişkiler, İsrail ile Hamas arasındaki savaş ve uluslararası politikayı ele alacağını doğruladı.

Ziyaretlerin geçmişi

TASS haber ajansına göre Putin, Suudi Arabistan ve BAE’yi en son 2019 yılında ziyaret etmişti. Bu, Putin'in Rusya'da iktidara gelmesinden bu yana Riyad'a yaptığı ikinci ziyaret olacak.

FOTO: Kral Selman ve Putin'in  Riyad'daki Kral Abdülaziz Tarihi Merkezi'nde çekilmiş bir arşiv fotoğrafı ( SPA)
 Kral Selman ve Putin'in  Riyad'daki Kral Abdülaziz Tarihi Merkezi'nde çekilmiş bir arşiv fotoğrafı ( SPA)

Gözlemcilere göre Suudi Arabistan ile Rusya arasındaki ikili ilişkilerin kendine has özellikleri var, resmi kaynaklara göre aralarındaki siyasi tarih 1926 Sovyet dönemine kadar uzanıyor. S Sovyetler Birliği, 1926'da Suudi Arabistan’ı bağımsız bir devlet olarak tanıyan ilk Arap olmayan ülke oldu ve 1930'da Cidde'deki Sovyet konsolosluğu büyükelçiliğe dönüştürüldü.

Suudi Arabistan'ın resmi ziyaretleri, Kral Selman bin Abdülaziz'in Ekim 2017'de Moskova'ya yaptığı tarihi ziyaretle sonuçlandı. O dönemde bu, bir Suudi kralının Moskova'ya yaptığı ilk ziyaretti ve Rusya Devlet Başkanı’nın seçkin bir kutlamasına sahne oldu.

FOTO: Kral Selman bin Abdülaziz'in Ekim 2017'de Moskova'ya tarihi ziyareti (SPA)
 Kral Selman bin Abdülaziz'in Ekim 2017'de Moskova'ya tarihi ziyareti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, 2015-2018 yılları arasında iki taraf arasındaki ilişkilerin seviyesini yükseltmek için Rusya'ya çok sayıda ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretler sırasında Putin ve katkı sağlayan çok sayıda Rus bakan, yetkili ve iş adamıyla görüştü.

Resmi kaynaklara göre dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olarak kabul edilen iki ülke arasında Suudi Arabistan birinci sırada yer alırken, onu Rusya takip ediyor. İki ülke, OPEC ve OPEC + çerçevesinde yakın iş birliği yapıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında Rusya Devlet Başkanı, Moskova'nın Riyad ile iş birliğini sürdüreceğini ifade ederek, “Eğer koordineli üretim kesintileri olmasaydı fiyat varil başına 50 doların altına düşebilirdi” dedi. Putin, Veliaht Prens’in enerji piyasasındaki önemli rolünü övdü.

Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk

Ukrayna'daki savaşla ilgili olarak Suudi Arabistan Veliaht Prensi, “Orada yaşananlar kötü, kimse bunu görmek istemiyor. Bir ülkenin işgal edilmesi Birleşmiş Milletler kurallarına aykırı ve Suudi Arabistan bu işgale karşı oy kullandı” ifadelerini kullandı.

Veliaht Prens geçtiğimiz Eylül ayında Fox News'a verdiği bir televizyon röportajında, “Rusların NATO'nun genişlemesi vb. nedeniyle yaptıklarına dair bir mazeretleri ve bir dizi argümanları var. Herhangi bir ülkeyi işgal etmek kötü bir şey. Ancak Suudi Arabistan'ın Rusya ile iyi ilişkileri var, Ukrayna ile de iyi ilişkilerimiz var. Ukrayna ve Rusya ile iyi ve canlı bir ticaretimiz var. Bu nedenle, bu sorunu çözmek için adımlar atabilmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Suudi Arabistan, Rusya ile Ukrayna arasında çözüme ulaşılmasını destekliyor ve iki ülke arasında arabulucu rolü oynuyor” dedi.

Diğer yandan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman önceki gün, Riyad ile Moskova arasında petrol politikasına ilişkin güven ve işbirliği düzeyini doğruladı ve bunun "OPEC +’ taki temel ilişki olduğunu belirtti.

FOTO: Suudi Arabistan -Rusya Ortak Komitesi toplantılarından birinin parçası ( SPA)
Suudi Arabistan -Rusya Ortak Komitesi toplantılarından birinin parçası ( SPA)

İki ülke ilişkilerinde her zaman yeni bir şeyler var

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin ortak ilişkiler geliştirmek ve uluslararası zorluklarla yüzleşmek için Rusya ile çeşitli alanlarda kalıcı koordinasyon arayışında olduğunu açıklamış ve geçtiğimiz Mart ayında Moskova'yı ziyareti sırasında yaptığı basın açıklamasında, iki dost ülke arasındaki her düzeyde güçlendirmeye ve geliştirmeye çalıştığımız ilişkilerde her zaman yeni bir şeyler vardır” diyerek,  uluslararası zorluklarla yüzleşmek için ortak ilişkiler ve koordinasyon geliştirme konusunda iki ülke arasında çeşitli alanlarda mevcut çalışmalara övgüde bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmenin Rusya için bir öncelik olduğunu düşünerek ülkesinin Rusya-Suudi ilişkilerinin seviyesinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Lavrov, Putin ve Veliaht Prens arasında iki ülkenin liderleri düzeyinde varılan anlaşmaların gerçekleşmesi ve uygulanması için gereken her şeyi yaptıklarını vurguladı.

İşbirliğin genişlemesi

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise, barışçıl nükleer enerji alanındaki projeler ve jeolojik araştırma, sondaj, hidrokarbon üretimi ve işlenmesi, dijital teknolojilerin uygulanması alanındaki teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması yoluyla enerji sektöründe iki ülke arasındaki iş birliğinin genişletilmesinin beklenebileceğine değinerek, Rusya ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret alışverişinin 2023'ün ilk yedi ayında 2022'nin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 arttığını aktardı.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'ndan resmi bir kaynak, Riyad’ın, OPEC +’a katılan bazı ülkelerle koordinasyon halinde geçtiğimiz Temmuz ayında başlayan gönüllü günlük bir milyon varillik petrol kesintisini gelecek yılın ilk çeyreğinin sonuna kadar uzatacağını söyledi.  Geçtiğimiz Perşembe Rusya, petrol arzını gönüllü olarak günde 500 bin varile düşüreceğini ve bunu 2024'ün ilk çeyreğinin sonuna kadar uzatacağını duyurdu.

Suudi Arabistan’ın hamlelerinin etkinliği

Uluslararası Kriz Grubunda görevli Rus analist Oleg Ignatov, Riyad'ın Moskova üzerinde etkisi olduğunu ve bunun öncelikle petrol ve Rusya'nın OPEC + ‘a katılımı yoluyla sağlandığını, bu nüfuzu savaşı durdurma çabalarında kullanmasının olası olduğunu ifade ederek, Suudi Arabistan’ın Ukrayna savaş dosyasında etkili bir şekilde hareket edebildiği ve özellikle Çin ve Hindistan'ın yanı sıra küresel Güney'i de diyaloğa getirebildiği için son dönemde önemli bir rol üstlendiğini bildirdi.



Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.


Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
TT

Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)

Tevfik Şanvah

Geçtiğimiz ay boyunca Hadramut şehri halkı, devam eden askeri gelişmelerin kanlı bir çatışmaya yol açacağı ve her daim barış ve huzura olan eğilimiyle bilinen şehirlerini vahim sonuçlar doğuracak bir çatışmaya sürükleyeceği endişesi, korkusu ve beklentisiyle boğuştu. Ardından, salı günü Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin kararları ve bundan önce, Suudi Arabistan liderliğindeki Koalisyon’un savaş uçaklarının Mukalla Limanı’nda Güney Geçiş Konseyi’ne gönderilen silah sevkiyatlarını hedef alan sınırlı bir askeri operasyonu, mevcut durumu umut edilen yöne çevirdi. Bunların gerilimi artırma faaliyetlerini durdurması, sükuneti sağlaması ve Güney Geçiş Konseyi’nin bir oldubitti dayatmaya yönelik tek taraflı icraatlarını önlemesi umuluyor. Ayrıca Geçiş Konseyi’ne bağlı güçlerin meşru hükümet ve Riyad'ın ele geçirdikleri bölgelerden çekilme ve “aklın sesine kulak verme” çağrısına uymaları da bekleniyor. Bu çağrı Yemen ve Suudi Arabistan'ın bunun “kabul edilemez bir isyan” olduğu yönündeki görüşüne dayanıyor.

Hadramut halkı, bilhassa meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın açık tutumuna dayanan ve Hadramut ile komşu şehir Mehra’nın istikrarına yönelik kesin desteğini vurgulayan tepkisiyle birlikte, bu önlemlerin stratejik öneme sahip şehirlerine yeniden sükuneti getirmesini ve şehirlerini yönetmelerini sağlamasını umuyor.

Gerilimin durdurulması yönündeki yerel beklenti ve umut

Alimi'nin kararları arasında BAE ile ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesi, kendisine bağlı güçlerin ve personelin 24 saat içinde Yemen'den çekilmesi kararı da yer alıyordu. Ayrıca, meşru hükümete bağlı “Vatan Kalkanı Kuvvetleri”ne harekete geçme, Hadramut ve Mehra (doğu Yemen) şehirlerindeki tüm askeri kampların kontrolünü teslim alma direktifi verdi. Gerektiğinde uzatılabilecek 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etti. Tüm limanlara ve sınır kapılarına 72 saatlik hava, deniz ve kara ablukası uygulanması emrini verdi.

Güney Geçiş Konseyi'nin bu ayın başlarındaki eylemlerine yönelik toplumsal muhalefete dayanarak, Hadramut halkı bu önlemlerin silahlı tırmandırmayı durduracağı, sükuneti sağlayacağı, şehrin sakinlerinin Suudi Arabistan'ın himayesinde meşru hükümetle varılan uzlaşı formlarına göre kendi iç işlerini yönetmelerini sağlayacağı umuduyla memnuniyetle karşıladı. Kendi iç işlerini yönetme birçok yerel oluşumun ve genel kamuoyunun yıllardır talep ettiği bir husus.

Güney Geçiş Konseyi'ne karşı olan Hadramut Kabileleri İttifakı'nın sözcüsü Sabri bin Mehaşen, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Hadramut halkının, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladığını, çünkü bu kararların, Güney Geçiş Konseyi'nin bir ay önce kontrolü ele geçirmesinden bu yana bu barışçıl şehrin sakinlerinin uğradığı ciddi zararı hafiflettiğini söyledi.

Meşru hükümet ve Suudi Arabistan tarafından alınan önlemleri “sivil barış ve doğu bölgesinde ve genel olarak Yemen'de güvenlik ve kalkınmayı güçlendirme çabaları için bir zafer” olarak değerlendirdi.

Halk ve resmi destek

Meşru hükümetin kararlarından duyulan memnuniyet, meşru hükümetin ve Suudi Arabistan'ın taleplerinin karşılık bularak tansiyonun düşmesini ve anlaşmazlığın çözülmesini bekleyen halkla sınırlı kalmadı. Bunu, Hadramut'un Yemen ve komşuları için jeostratejik önemini kavrayan güçlü bir Suudi duruşuyla pekiştirilen resmi destek izledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Hadramut şehrindeki yerel yönetim, tüm idari, siyasi, askeri, güvenlik, kabilesel ve sosyal bileşenleriyle, bugün Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladı. “Bu kararların, Konsey’in ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki anayasal ve ulusal sorumluluklarına dayandığını” belirtti. Buna dayanarak, Hadramut yerel yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın, BAE ile ortak savunma anlaşmasını iptal etme ve tüm güçlerinden Yemen topraklarından çekilmesini isteme kararına tam destek verdiğini vurguladı. “Ulusal egemenliği güçlendiren ve vatanın güvenliğini ve istikrarını korumaya katkıda bulunan bu kararında, siyasi liderliği desteklediğinin” altını çizdi.

Suudi Arabistan arabuluculuğuyla krizin başlangıcında üzerinde anlaşmaya varılan çözüm önerisi kapsamında beklenen askeri çözümlerle ilgili olarak, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi başkanlığındaki yerel yönetim, “vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek ve daha fazla kan dökülmesini önleyecek şekilde askeri sorumlulukların sorunsuz ve güvenli bir şekilde devredilmesini, askeri kampların ve hayati öneme sahip mevkilerin teslim edilmesini sağlamak için Vatan Kalkanı Kuvvetleri ile koordinasyon ve iş birliğine tamamen hazır olduklarını” yineledi.

Çözüm önerisi, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut şehrine güneyli güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili olarak tekrar tekrar kullandığı bahaneleri ortadan kaldırıyor; zira yeni kurulan Vatan Kalkanı Kuvvetleri, meşru hükümete sadık ve çoğunlukla güney şehirlerinin evlatlarından oluşan bir askeri birlik.

Daha fazla kan dökülmesini önlemek ve iç çatışmayı engellemek için Vali, “Hadramut'un tüm onurlu vatandaşlarını, silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçlerini meşru liderliğin etrafında toplanmaya ve bu egemen kararları uygulamak için birleşik bir ekip olarak çalışmaya, böylece Hadramut ve anavatanın güvenliğini korumaya” çağırdı. Ayrıca, “Suudi Arabistan tarafından temsil edilen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğine, samimi ve kardeşçe tutumları, Yemen'in güvenliği ve istikrarını destekleme yönündeki sürekli çabaları, devletin yeniden kurulması ve tüm zorluklarla mücadele sürecindeki değerli himayeleri için” minnettarlığını dile getirdi.

Diyaloğu önceliklendirme ve sert çatışmalardan sakınma, meşru hükümet içinde genişleme, nüfuz temelli parçalanma ve bölünmeyle devletin temel yapısını tehdit eden ayrışmayı derinleştirmekten kaçınma yaklaşımını sürdüren Yemen hükümeti, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra şehirlerinden derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi çağrısını yineledi. Hükümet ayrıca, Konsey’den mevzilerini ve askeri kamplarını Vatan Kalkanı Güçleri’ne ve şehirlerdeki yerel makamlara devretmesini, geçiş aşaması için üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveye uymasını ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayan tüm askeri veya gerilimi artırıcı eylemlere son vermesini istedi. Hükümet, “bu kritik aşamada iç cepheyi parçalamanın ve ulusal çabaları başka yöne çekmenin doğrudan terörist Husi milislerine hizmet ettiğini, darbelerinin ömrünü uzattığını, bu nedenle ulusal birliğin bugün ertelenemez bir askeri ve siyasi zorunluluk olduğunu” vurguladı.

Hadramut şehrinden Salim bin Brik başkanlığındaki hükümet, “Güney Geçiş Konseyi'nin tek taraflı askeri eylemlerinin ve resmi çerçeveler dışında silah ve güçlerin devreye sokulmasının, tehlikeli bir güvenlik ihlali, geçiş aşamasının ilkelerinin ve gerilimi azaltma çabalarının açık bir ihlali, vatandaşların güvenliğine ve devletin birliğine doğrudan tehdit ve ekonomik reformlara ciddi bir engel teşkil ettiğini” vurguladı.

Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Başkanı’nın olağanüstü hal ilanı da dahil olmak üzere aldığı önlemleri ve kararları, “devleti korumayı, güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlayan yasal önlemler” olarak değerlendirerek “tam destek” verdiğini açıkladı.

Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçler, Hadramut Vadisi ve Mehra şehrindeki bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bunun ardından Konsey, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetindeki bakanlara, eylemlerine destek vermeleri için baskı yaptı; bu da yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı.

Suudi Arabistan’ın vurgusu

Hem yerel hem de bölgesel düzeyde bu gelişmelerin önemi, Hadramut şehrinin tarihi ve ekonomik önemi, krizin başlangıcında komşu ülkedeki gerilimi kontrol altına almak için hemen harekete geçmenin önemini yansıtan bir ziyaretle, güvenlik ve askeri ekip gönderen Suudi Arabistan sınırındaki hassas konumu sebebiyle, Suudi Arabistan Kabinesi, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki toplantısında, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir ihlal veya tehditle mücadele etmek için gerekli adımları ve önlemleri almaktan çekinmeyeceğini yineledi. İki ülkenin birbirine bağlı kaderleri göz önüne alındığında, Kabine ayrıca Yemen'in güvenliğine, istikrarına ve egemenliğine olan bağlılığını ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümetine tam desteğini vurguladı.

Diyaloğun önemini ve askeri eylemden kaçınmayı açıkça vurgulayan açıklamada, Suudi Arabistan'ın tutumu şu şekilde ifade edildi: “Krallık, aklın galip geleceğine, kardeşlik, iyi komşuluk ilkelerinin ve Körfez İşbirliği Konseyi devletlerini birbirine bağlayan yakın ilişkilerin yanı sıra Yemen'in çıkarlarının da korunacağına, BAE'nin Yemen Cumhuriyeti'nin BAE güçlerinin çekilmesi talebine 24 saat içinde uyacağına, Güney Geçiş Konseyi'ne ve Yemen içindeki diğer tüm taraflara askeri ve mali desteği keseceğine, BAE'nin, Suudi Arabistan'ın güçlendirmek istediği iki ülke arasındaki ikili ilişkileri korumak ve bölge ülkelerinin refahını, kalkınmasını ve istikrarını artıracak her şey için birlikte çalışmak üzere gerekli adımları atacağına dair umudunu dile getirmektedir.”

Meşru hükümet ve destekçisi Riyad ile artan gerilimin gölgesinde, Güney Geçiş Konseyi, cuma günü yayınlanan kısa bir açıklamayla, operasyonlarını “halkın taleplerine yanıt olarak” gerekçelendirdi ve terörizmle mücadele etmeyi, Husi ikmal hatlarını kesmeyi ve güney vatandaşlarının kaynaklarını korumayı amaçladığını belirtti. Konsey Başkanı Riyad ile koordinasyona açık olduğunu teyit etti ama “güney halkının iradesinin müzakere edilemez olduğunu” vurguladı. Aynı askeri mantıkla muamele görme işaretleri karşısında, güçlerinin hedef alınmasının “ortaklığa hizmet etmeyeceği” konusunda uyardı.

Güney Geçiş Konseyi, BAE'nin desteğiyle Güney Yemen “devletini yeniden kurma” projesini benimseyen bir Yemenli siyasi oluşum. Başkanlık organı, liderleri ile eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi arasında yaşanan sert anlaşmazlıkların ardından 11 Mayıs 2017'de kuruldu. Üyeleri arasında ülkenin güneyinden, coğrafi olarak geçmişte “Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti” olarak bilinen bölgeyi temsil eden birçok isim yer alıyor. Başında da daha sonra Husi karşıtı bir koalisyon olan Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne üye olarak atanan Ayderus ez-Zübeydi bulunuyor.


Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
TT

Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre iki taraf Gazze Şeridi'ndeki durum ve Yemen'deki son gelişmeler de dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

Görüşme sırasında Şeyh Abdullah bin Zayid, BAE'nin bölgede kalıcı bir barış inşa etme ve halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde güvenlik ve istikrarı pekiştirme çabalarını desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri ve ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü teyit etti.