Putin’in Suudi Arabistan’ı ziyaretinin ana gündemi bölgesel gelişmeler ve OPEC + olacak

İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)
İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)
TT

Putin’in Suudi Arabistan’ı ziyaretinin ana gündemi bölgesel gelişmeler ve OPEC + olacak

İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)
İki ülke arasındaki ilişkiler özellikle yakın düzeyde siyasi ve ekonomik işbirliğine sahip ( Reuters)

Moskova'nın bölgedeki ve dünyadaki mevcut gelişmeler ışığında ortaklıklarını çeşitli düzeylerde güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bugün Suudi Arabistan’a resmi ziyarete bulunacak.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Putin’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'a iki çalışma ziyareti yapacağını ifade ederek, uluslararası ve bölgesel ilişkiler, Filistin-İsrail çatışması ve petrol piyasasında işbirliği konularına ilişkin görüşmelerde bulunacağını söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı Yuri Ushakov'a göre Putin, BAE ve Suudi Arabistan'a iki çalışma ziyareti yapacak. Ushakov açıklamasında, “Suudi  Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir çalışma ziyareti gerçekleştireceğiz. Arabistan’dan önce BAE’ye uçacağız. Çok önemli gördüğümüz bu müzakerelerin faydalı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Ushakov, Putin'in Suudi Arabistan, Rusya ve BAE'nin de üyesi olduğu OPEC + ittifakı çerçevesinde petrol üretiminin azaltılmasının yanı sıra ikili ilişkiler, İsrail ile Hamas arasındaki savaş ve uluslararası politikayı ele alacağını doğruladı.

Ziyaretlerin geçmişi

TASS haber ajansına göre Putin, Suudi Arabistan ve BAE’yi en son 2019 yılında ziyaret etmişti. Bu, Putin'in Rusya'da iktidara gelmesinden bu yana Riyad'a yaptığı ikinci ziyaret olacak.

FOTO: Kral Selman ve Putin'in  Riyad'daki Kral Abdülaziz Tarihi Merkezi'nde çekilmiş bir arşiv fotoğrafı ( SPA)
 Kral Selman ve Putin'in  Riyad'daki Kral Abdülaziz Tarihi Merkezi'nde çekilmiş bir arşiv fotoğrafı ( SPA)

Gözlemcilere göre Suudi Arabistan ile Rusya arasındaki ikili ilişkilerin kendine has özellikleri var, resmi kaynaklara göre aralarındaki siyasi tarih 1926 Sovyet dönemine kadar uzanıyor. S Sovyetler Birliği, 1926'da Suudi Arabistan’ı bağımsız bir devlet olarak tanıyan ilk Arap olmayan ülke oldu ve 1930'da Cidde'deki Sovyet konsolosluğu büyükelçiliğe dönüştürüldü.

Suudi Arabistan'ın resmi ziyaretleri, Kral Selman bin Abdülaziz'in Ekim 2017'de Moskova'ya yaptığı tarihi ziyaretle sonuçlandı. O dönemde bu, bir Suudi kralının Moskova'ya yaptığı ilk ziyaretti ve Rusya Devlet Başkanı’nın seçkin bir kutlamasına sahne oldu.

FOTO: Kral Selman bin Abdülaziz'in Ekim 2017'de Moskova'ya tarihi ziyareti (SPA)
 Kral Selman bin Abdülaziz'in Ekim 2017'de Moskova'ya tarihi ziyareti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, 2015-2018 yılları arasında iki taraf arasındaki ilişkilerin seviyesini yükseltmek için Rusya'ya çok sayıda ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretler sırasında Putin ve katkı sağlayan çok sayıda Rus bakan, yetkili ve iş adamıyla görüştü.

Resmi kaynaklara göre dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olarak kabul edilen iki ülke arasında Suudi Arabistan birinci sırada yer alırken, onu Rusya takip ediyor. İki ülke, OPEC ve OPEC + çerçevesinde yakın iş birliği yapıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında Rusya Devlet Başkanı, Moskova'nın Riyad ile iş birliğini sürdüreceğini ifade ederek, “Eğer koordineli üretim kesintileri olmasaydı fiyat varil başına 50 doların altına düşebilirdi” dedi. Putin, Veliaht Prens’in enerji piyasasındaki önemli rolünü övdü.

Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk

Ukrayna'daki savaşla ilgili olarak Suudi Arabistan Veliaht Prensi, “Orada yaşananlar kötü, kimse bunu görmek istemiyor. Bir ülkenin işgal edilmesi Birleşmiş Milletler kurallarına aykırı ve Suudi Arabistan bu işgale karşı oy kullandı” ifadelerini kullandı.

Veliaht Prens geçtiğimiz Eylül ayında Fox News'a verdiği bir televizyon röportajında, “Rusların NATO'nun genişlemesi vb. nedeniyle yaptıklarına dair bir mazeretleri ve bir dizi argümanları var. Herhangi bir ülkeyi işgal etmek kötü bir şey. Ancak Suudi Arabistan'ın Rusya ile iyi ilişkileri var, Ukrayna ile de iyi ilişkilerimiz var. Ukrayna ve Rusya ile iyi ve canlı bir ticaretimiz var. Bu nedenle, bu sorunu çözmek için adımlar atabilmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Suudi Arabistan, Rusya ile Ukrayna arasında çözüme ulaşılmasını destekliyor ve iki ülke arasında arabulucu rolü oynuyor” dedi.

Diğer yandan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman önceki gün, Riyad ile Moskova arasında petrol politikasına ilişkin güven ve işbirliği düzeyini doğruladı ve bunun "OPEC +’ taki temel ilişki olduğunu belirtti.

FOTO: Suudi Arabistan -Rusya Ortak Komitesi toplantılarından birinin parçası ( SPA)
Suudi Arabistan -Rusya Ortak Komitesi toplantılarından birinin parçası ( SPA)

İki ülke ilişkilerinde her zaman yeni bir şeyler var

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin ortak ilişkiler geliştirmek ve uluslararası zorluklarla yüzleşmek için Rusya ile çeşitli alanlarda kalıcı koordinasyon arayışında olduğunu açıklamış ve geçtiğimiz Mart ayında Moskova'yı ziyareti sırasında yaptığı basın açıklamasında, iki dost ülke arasındaki her düzeyde güçlendirmeye ve geliştirmeye çalıştığımız ilişkilerde her zaman yeni bir şeyler vardır” diyerek,  uluslararası zorluklarla yüzleşmek için ortak ilişkiler ve koordinasyon geliştirme konusunda iki ülke arasında çeşitli alanlarda mevcut çalışmalara övgüde bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmenin Rusya için bir öncelik olduğunu düşünerek ülkesinin Rusya-Suudi ilişkilerinin seviyesinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Lavrov, Putin ve Veliaht Prens arasında iki ülkenin liderleri düzeyinde varılan anlaşmaların gerçekleşmesi ve uygulanması için gereken her şeyi yaptıklarını vurguladı.

İşbirliğin genişlemesi

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise, barışçıl nükleer enerji alanındaki projeler ve jeolojik araştırma, sondaj, hidrokarbon üretimi ve işlenmesi, dijital teknolojilerin uygulanması alanındaki teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması yoluyla enerji sektöründe iki ülke arasındaki iş birliğinin genişletilmesinin beklenebileceğine değinerek, Rusya ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret alışverişinin 2023'ün ilk yedi ayında 2022'nin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 arttığını aktardı.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'ndan resmi bir kaynak, Riyad’ın, OPEC +’a katılan bazı ülkelerle koordinasyon halinde geçtiğimiz Temmuz ayında başlayan gönüllü günlük bir milyon varillik petrol kesintisini gelecek yılın ilk çeyreğinin sonuna kadar uzatacağını söyledi.  Geçtiğimiz Perşembe Rusya, petrol arzını gönüllü olarak günde 500 bin varile düşüreceğini ve bunu 2024'ün ilk çeyreğinin sonuna kadar uzatacağını duyurdu.

Suudi Arabistan’ın hamlelerinin etkinliği

Uluslararası Kriz Grubunda görevli Rus analist Oleg Ignatov, Riyad'ın Moskova üzerinde etkisi olduğunu ve bunun öncelikle petrol ve Rusya'nın OPEC + ‘a katılımı yoluyla sağlandığını, bu nüfuzu savaşı durdurma çabalarında kullanmasının olası olduğunu ifade ederek, Suudi Arabistan’ın Ukrayna savaş dosyasında etkili bir şekilde hareket edebildiği ve özellikle Çin ve Hindistan'ın yanı sıra küresel Güney'i de diyaloğa getirebildiği için son dönemde önemli bir rol üstlendiğini bildirdi.



Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
TT

Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)

Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, cuma günü, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait ADNOC şirketinin iki tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın bu saldırıların devam etmesinin sonuçlarından tamamen sorumlu tutulduğu belirtildi. Riyad, Tahran'a söz konusu ihlallere derhal son verme ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına uyma çağrısında bulundu.

Açıklamada, bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğinin ortak sorumluluk olduğu vurgulanırken, saldırıların sürdürülmesinin kabul edilemez ve göz yumulamaz olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan, saldırıların tekrarlanmasının deniz ulaşımının güvenliği açısından tehlikeli bir tırmanış ve doğrudan tehdit oluşturduğunu, küresel enerji arzının güvenliğini riske attığını ve uluslararası hukuk ile teamüllerin ağır biçimde ihlal edildiğini belirtti.

Riyad ayrıca bu saldırıların, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı ve özgürlüğüne saygı gösterilmesini öngören ve bunu engelleyecek eylem veya tehditleri kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına açık bir meydan okuma olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Abu Dabi'nin egemenliğini, güvenliğini ve varlıklarını korumak amacıyla attığı adımları desteklediğini yineledi. Riyad, iki tankerin hedef alınmasını, İran'ın ticari gemi ve tankerleri hedef alan saldırılarının tekrarlanması olarak değerlendirerek en sert biçimde kınadı.

Katar: Hürmüz Boğazı baskı aracı olarak kullanılamaz

Katar, iki tankere yönelik İran saldırısını uluslararası hukuk kurallarının ve deniz seyrüsefer özgürlüğünün açıkça ihlali olarak nitelendirdi ve bunun BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın bir baskı aracı olarak kullanılmasını kesin biçimde reddetti. Bakanlık, bu kapsamda boğazın koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, bu kritik geçiş güzergâhında seyrüsefer özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacak yerleşik bir ilke olduğu vurgulandı. Boğazın kapalı tutulmasının bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığı belirtildi.

Katar ayrıca İran'ın kardeş ülkelerin mallarına yönelik gerekçesiz saldırılarını durdurması gerektiğini ifade etti. Doha, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin varlıklarını korumak için alacağı tüm önlemleri desteklediğini bildirdi.

Mısır'dan uluslararası seyrüsefer vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Kahire, uluslararası deniz ulaşımının güvenliğini tehdit eden veya gemiler ile sivil tesisleri tehlikeye atan tüm eylemlerin durdurulması gerektiğini vurguladı. Mısır ayrıca uluslararası hukuk kurallarına uyulması çağrısında bulunarak bunun gerilimin düşürülmesine ve bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Körfez İşbirliği Konseyi: Tehlikeli ve kabul edilemez tırmanış

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) de iki tankerin hedef alınmasını kınadı. KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış olduğunu belirtti.

Budeyvi, saldırıların dünyanın en önemli stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı ve uluslararası ticaretin güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi.

KİK Genel Sekreteri, bu değerlendirmelerin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları, özellikle de 2817 sayılı karar çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Budeyvi, İran'ın bu kritik uluslararası geçiş güzergâhını bir baskı ve tehdit aracına dönüştürme girişimlerini kesin biçimde reddetti. Uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirerek tekrarlanan saldırıların durdurulması için kararlı bir tutum alma ve uluslararası hukuk, deniz hukuku ve ilgili uluslararası kararlar doğrultusunda deniz ulaşımının güvenliği ile özgürlüğünü garanti altına alma çağrısında bulundu.

KİK Genel Sekreteri ayrıca Konseyin BAE ile tam ve kararlı dayanışma içinde olduğunu, Abu Dabi'nin güvenliğini, egemenliğini, varlıklarını ve çıkarlarını korumak için aldığı tüm önlemleri desteklediğini yineledi.

Arap Birliği: Deniz ulaşımına doğrudan tehdit

Arap Birliği de İran'ın iki tankeri hedef almasını kınayarak saldırının uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararının açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Birlik, "İran'ın bu ihlallerini tekrarlaması, deniz ulaşımının özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Saldırıların uluslararası ticaretin seyri ve küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Arap Birliği, uluslararası hukuk ve deniz hukuku kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayarak İran'a tırmandırıcı eylemlerine son verme ve deniz ulaşımının güvenliği ile emniyetini tehdit edecek uygulamalardan kaçınma çağrısında bulundu.

Kuveyt: Hürmüz tamamen ve koşulsuz açılmalı

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve uluslararası deniz yollarının hedef alınmasının uluslararası hukuka ve 2817 sayılı karara aykırı olduğunu belirtti.

Açıklamada, bu tür saldırıların deniz ulaşımının güvenliğini, enerji arzının istikrarını ve uluslararası ticareti tehlikeye attığı vurgulandı.

Kuveyt, bölgede gerilimi daha da artıracak tüm eylemlerin durdurulması, uluslararası geçiş güzergâhlarında seyrüsefer özgürlüğüne ve güvenli geçiş hakkına saygı gösterilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.


Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlık Ofisi Başkanı Orgeneral Abdül Emir eş-Şemmari ile dün Riyad’da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alındı.

Suudi Savunma Bakanı dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Ortak çıkarlarımıza hizmet etmek, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla iki ülke arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit ettik” ifadelerini kullandı.

Prens Halid bin Selman, “Irak, bizim için her zaman değerli bir komşu olmaya devam edecek. Hükümeti ve kardeş Irak halkıyla aramızda kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bağları bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın Irak’ın güvenliği, istikrarı, kalkınması ve refahını desteklemek amacıyla her zaman ülkenin yanında duracağını belirten Bakan, bunun Irak’ın ve halkının çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad er-Ruveyli, Müşterek Kuvvetler Komutanı Korgeneral Fehd es-Selman ve Savunma Bakanı İstihbarat İşlerinden Sorumlu Danışmanı Hişam bin Seyf katıldı.

Irak heyetinde ise İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri, Terörle Mücadele Teşkilatı Başkanı Korgeneral Zeyd el-Musevi ve Hava Savunma Komutanı Korgeneral Mühenned el-Esedi yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Şemmari başkanlığındaki üst düzey Irak güvenlik heyeti dün Suudi Arabistan’a ulaştı. Heyetin ziyaretinde, insansız hava araçları (İHA) dosyası da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik konuları ve ortak meselelerin ele alınması, ayrıca iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonu ve iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının görüşülmesi planlandı.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün üç kraliyet kararnamesi yayımladı. Kararnameler kapsamında Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman başkanlığında ve mevcut üyeleriyle yeniden oluşturuldu.

Karar, Bakanlar Kurulu’nun oluşumuna ilişkin daha önce yayımlanan iki kraliyet kararnamesi ile ilgili diğer kararlar ve Bakanlar Kurulu Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alınarak alındı. Söz konusu madde, Bakanlar Kurulu’nun görev süresinin dört yılı aşamayacağını ve bu süre içinde kraliyet kararıyla yeniden oluşturulması gerektiğini öngörüyor.

Yeni kraliyet kararları kapsamında Bender el-Hureyf, Yerel İçerik ve Kamu Alımları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Yerine Prens Abdülaziz bin Selman atandı.

Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Ayrıca Muhammed el-Kuveyz, Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Kuveyz’in yerine Mazen bin Türki bin Abdullah es-Sudeyri atandı ve kendisine bakanlık rütbesi verildi.