Suudi Arabistan - Rusya toplantısında uluslararası gelişmeler ele alındı

Muhammed bin Selman ve Putin, Riyad’daki ortak öneme sahip konuları değerlendirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Riyad'daki Yemame Sarayı’nda ağırladı (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Riyad'daki Yemame Sarayı’nda ağırladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan - Rusya toplantısında uluslararası gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Riyad'daki Yemame Sarayı’nda ağırladı (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Riyad'daki Yemame Sarayı’nda ağırladı (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, dün (6 Aralık Çarşamba) Yemame Sarayı’ndaki Kraliyet Divanı’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile iki ülkenin heyetlerinin de katılıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Putin’in ziyareti, 2019 yılından bu yana ilk, ülkesinde iktidarı üstlenmesinden bu yana ikinci Suudi Arabistan ziyareti sayılıyor.

Toplantının başında Suudi Veliaht Prens, iki ülke arasındaki tarihi ve güçlü ilişkilere dikkat çekti. Üçüncü Suudi devletinin kurulmasının ardından Krallığı tanıyan ilk ülkenin Rusya olduğunu belirten Muhammed bin Selman, Putin’i de ‘Krallık ve halkının özel ve çok değerli bir konuğu’ olarak nitelendirdi.

Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre Veliaht Prens, “Bugün enerji sektörü, tarım sektörü, karşılıklı ticaret, yatırım ve diğer sektörlerde iki ülke arasında son yedi yılda elde edilen çok büyük başarılara dikkat çekerek, iki ülkenin, Ortadoğu’nun ve dünyanın yararına birlikte üzerinde çalıştığımız pek çok ilgi alanını ve birçok dosyayı paylaşıyoruz” dedi.

Prens Muhammed bin Selman, Ortadoğu’daki pek çok gerginliğin ortadan kaldırılmasına yardımcı olan, siyasi ve güvenlik alanında da bölgenin ve tüm dünyanın güvenliğini artıracak şekilde güvenliğin ve gelecekteki koordinasyonun geliştirilmesine katkıda bulunan iki ülke arasındaki koordinasyon ve siyasi çalışmalara övgüde bulundu. Ayrıca Suudi Arabistan halkının çıkarları, bölgenin ve dünyanın çıkarları için birlikte çalışılmasını gerektiren mevcut ve gelecekteki büyük fırsatlara dikkati çekti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Rusya Devlet Başkanı Riyad’daki görüşme sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Rusya Devlet Başkanı Riyad’daki görüşme sırasında (SPA)

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı, iki ülke arasındaki dostluğun ve iş birliğinin derinliğini vurgulayarak, 7 yılda aralarında gerçekleştirilen ve elde edilen başarılara değindi. Putin, Veliaht Prens ile Moskova’da görüşme arzusunu da dile getirdi.

Suudi Arabistan’ı tanıyan ilk ülkenin Sovyetler Birliği olduğunu belirten Putin, ilişkilerin kalitesinde ve yeteneklerinde büyük bir gelişme ve niteliksel sıçrama yaşandığını, bunun da Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliği sayesinde başarıldığını vurguladı.

Devlet Başkanı Putin, iki ülke arasında siyaset ve ekonomi başta olmak üzere pek çok düzeyde ve alanda yakın işbirliğinin bulunduğunu, uluslararası düzeyde yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde katılım ve paylaşımların önemli olduğunu dile getirdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Rusya Devlet Başkanı arasında Riyad’daki Yemame Sarayı’nda yapılan görüşmeden bir fotoğraf (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Rusya Devlet Başkanı arasında Riyad’daki Yemame Sarayı’nda yapılan görüşmeden bir fotoğraf (SPA)

Genişletilen toplantıda, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin boyutları, ortak işbirliği olanakları ve çeşitli alanlardaki gelişme fırsatları gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası koşullarda yaşanan son gelişmeler ve bunlara yönelik çabalar ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi ve Rusya Devlet Başkanı ayrıca, ikili bir toplantı düzenleyerek ortak öneme sahip bir dizi konuyu ele aldılar.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Rusya Devlet Başkanı’nı Riyad’daki Yemame Sarayı’nda kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Rusya Devlet Başkanı’nı Riyad’daki Yemame Sarayı’nda kabul etti (SPA)

Son doksan yılda Suudi Arabistan ve Rusya ilişkileri ortak anlayışa, vizyonlarda yakınlaşmaya ve çıkarların uyumluluğuna tanık oldu. Bu stratejik ilişki, iki ülkenin çeşitli alanlarda sahip olduğu ve liderlerinin halklarına fayda sağlamak için geliştirmeye istekli olduğu büyük potansiyeli güçlendirdi.

Suudi Arabistan ve Rusya Ortak Komitesi ve Çalışma Konseyi’nin kurulması, iki ülke arasında çeşitli alanlardaki ilişkilerin geliştirilmesine, ekonomik işbirliği tabanının çeşitlendirilmesine ve genişletilmesine ve Vizyon 2030 ve Krallığın büyük projelerinin sağladığı fırsatlardan yararlanarak, ticaret alışverişi geliştirebilecek bir ticari ve yatırım platformun oluşturulmasına katkı sağladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile el sıkışıyor (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile el sıkışıyor (SPA)

Rusya, Suudi Arabistan’ın ekonomik konumuna dikkati çekerek, Riyad’ı BRICS ekonomik bloğuna katılmaya davet etme girişimini destekledi. Bu çerçevede Putin, ülkesinin desteğinin, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın petrol piyasalarında denge ve istikrarı destekleme çabalarının ve Krallığın iddialı kalkınma planlarına ulaşma yeteneğinin takdirinin sonucu olduğunu vurguladı.

Riyad’ın çabaları, OPEC ülkeleri ve Rusya’nın ‘üreticilere ve tüketicilere hizmet edecek şekilde, üretim hacmini küresel petrol talebi düzeyine uygun hale getirecek bir metodoloji benimseyerek, petrol piyasalarının istikrarını destekleyen tarihi OPEC+ anlaşmasına’ varmasına katkıda bulundu. Bu durum, küresel enerji fiyatlarının istikrarına olumlu yansırken, iki ülke arasındaki ikili temasların liderlik düzeyindeki hızını da artırdı.

Putin’in Riyad ziyareti, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Gazze’deki askeri operasyonları durdurmayı, sivilleri korumayı ve etkilenenlere insani yardım ulaştırmayı amaçlayan ortak uluslararası eylemi koordine etmek amacıyla etkili uluslararası taraflarla iletişim kurma çabalarının bir uzantısı olarak gerçekleşti. Ayrıca ziyaret, Suudi liderliğinin Filistin meselesine gösterdiği büyük ilgiye dayalı olarak Olağanüstü Ortak Arap- İslam Zirvesi çalışmalarına başkanlık etmesinden sonra gerçekleştiği için önemli.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Riyad'daki Yemame Sarayı’nda kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Riyad'daki Yemame Sarayı’nda kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan, Ukrayna krizine siyasi çözüm bulunmasına yönelik çabaları destekliyor ve Veliaht Prens ile Rusya ve Ukrayna cumhurbaşkanları arasında kurduğu iyi ilişkiler sayesinde ilk günden itibaren iki taraf arasında arabulucu rolü oynuyor. Öyle ki iki ülkenin cumhurbaşkanları ile temas kurdu, ülkesinin kalıcı barışa yol açan bir çözüme ulaşmaya katkıda bulunmak için iyi ofislerini gerçekleştirmeye hazır olduğunu ifade etti. Riyad ayrıca, krizin etkilerini hafifletmeyi amaçlayan insani girişimleri de destekledi. Bu girişimler arasında, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çeşitli ülkelerden 10 mahkumun serbest bırakılmasına yönelik arabuluculuğu ve Cidde’de ulusal güvenlik danışmanları ve bazı ülkelerin temsilcilerinin krize ilişkin bir toplantıya ev sahipliği yapması da yer alıyor.

Riyad Bölgesi Valisi, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Rusya Devlet Başkanı’nı uğurladı (SPA)
Riyad Bölgesi Valisi, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Rusya Devlet Başkanı’nı uğurladı (SPA)

Daha sonra Riyad’dan ayrılan Devlet Başkanı Putin, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’ndaki Kraliyet Salonu’nda Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bandar bin Abdülaziz, Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban ve Riyad Bölgesi Sekreteri Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayyaf tarafından uğurlandı.



Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.


Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
TT

Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)

Tevfik Şanvah

Geçtiğimiz ay boyunca Hadramut şehri halkı, devam eden askeri gelişmelerin kanlı bir çatışmaya yol açacağı ve her daim barış ve huzura olan eğilimiyle bilinen şehirlerini vahim sonuçlar doğuracak bir çatışmaya sürükleyeceği endişesi, korkusu ve beklentisiyle boğuştu. Ardından, salı günü Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin kararları ve bundan önce, Suudi Arabistan liderliğindeki Koalisyon’un savaş uçaklarının Mukalla Limanı’nda Güney Geçiş Konseyi’ne gönderilen silah sevkiyatlarını hedef alan sınırlı bir askeri operasyonu, mevcut durumu umut edilen yöne çevirdi. Bunların gerilimi artırma faaliyetlerini durdurması, sükuneti sağlaması ve Güney Geçiş Konseyi’nin bir oldubitti dayatmaya yönelik tek taraflı icraatlarını önlemesi umuluyor. Ayrıca Geçiş Konseyi’ne bağlı güçlerin meşru hükümet ve Riyad'ın ele geçirdikleri bölgelerden çekilme ve “aklın sesine kulak verme” çağrısına uymaları da bekleniyor. Bu çağrı Yemen ve Suudi Arabistan'ın bunun “kabul edilemez bir isyan” olduğu yönündeki görüşüne dayanıyor.

Hadramut halkı, bilhassa meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın açık tutumuna dayanan ve Hadramut ile komşu şehir Mehra’nın istikrarına yönelik kesin desteğini vurgulayan tepkisiyle birlikte, bu önlemlerin stratejik öneme sahip şehirlerine yeniden sükuneti getirmesini ve şehirlerini yönetmelerini sağlamasını umuyor.

Gerilimin durdurulması yönündeki yerel beklenti ve umut

Alimi'nin kararları arasında BAE ile ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesi, kendisine bağlı güçlerin ve personelin 24 saat içinde Yemen'den çekilmesi kararı da yer alıyordu. Ayrıca, meşru hükümete bağlı “Vatan Kalkanı Kuvvetleri”ne harekete geçme, Hadramut ve Mehra (doğu Yemen) şehirlerindeki tüm askeri kampların kontrolünü teslim alma direktifi verdi. Gerektiğinde uzatılabilecek 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etti. Tüm limanlara ve sınır kapılarına 72 saatlik hava, deniz ve kara ablukası uygulanması emrini verdi.

Güney Geçiş Konseyi'nin bu ayın başlarındaki eylemlerine yönelik toplumsal muhalefete dayanarak, Hadramut halkı bu önlemlerin silahlı tırmandırmayı durduracağı, sükuneti sağlayacağı, şehrin sakinlerinin Suudi Arabistan'ın himayesinde meşru hükümetle varılan uzlaşı formlarına göre kendi iç işlerini yönetmelerini sağlayacağı umuduyla memnuniyetle karşıladı. Kendi iç işlerini yönetme birçok yerel oluşumun ve genel kamuoyunun yıllardır talep ettiği bir husus.

Güney Geçiş Konseyi'ne karşı olan Hadramut Kabileleri İttifakı'nın sözcüsü Sabri bin Mehaşen, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Hadramut halkının, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladığını, çünkü bu kararların, Güney Geçiş Konseyi'nin bir ay önce kontrolü ele geçirmesinden bu yana bu barışçıl şehrin sakinlerinin uğradığı ciddi zararı hafiflettiğini söyledi.

Meşru hükümet ve Suudi Arabistan tarafından alınan önlemleri “sivil barış ve doğu bölgesinde ve genel olarak Yemen'de güvenlik ve kalkınmayı güçlendirme çabaları için bir zafer” olarak değerlendirdi.

Halk ve resmi destek

Meşru hükümetin kararlarından duyulan memnuniyet, meşru hükümetin ve Suudi Arabistan'ın taleplerinin karşılık bularak tansiyonun düşmesini ve anlaşmazlığın çözülmesini bekleyen halkla sınırlı kalmadı. Bunu, Hadramut'un Yemen ve komşuları için jeostratejik önemini kavrayan güçlü bir Suudi duruşuyla pekiştirilen resmi destek izledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Hadramut şehrindeki yerel yönetim, tüm idari, siyasi, askeri, güvenlik, kabilesel ve sosyal bileşenleriyle, bugün Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladı. “Bu kararların, Konsey’in ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki anayasal ve ulusal sorumluluklarına dayandığını” belirtti. Buna dayanarak, Hadramut yerel yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın, BAE ile ortak savunma anlaşmasını iptal etme ve tüm güçlerinden Yemen topraklarından çekilmesini isteme kararına tam destek verdiğini vurguladı. “Ulusal egemenliği güçlendiren ve vatanın güvenliğini ve istikrarını korumaya katkıda bulunan bu kararında, siyasi liderliği desteklediğinin” altını çizdi.

Suudi Arabistan arabuluculuğuyla krizin başlangıcında üzerinde anlaşmaya varılan çözüm önerisi kapsamında beklenen askeri çözümlerle ilgili olarak, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi başkanlığındaki yerel yönetim, “vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek ve daha fazla kan dökülmesini önleyecek şekilde askeri sorumlulukların sorunsuz ve güvenli bir şekilde devredilmesini, askeri kampların ve hayati öneme sahip mevkilerin teslim edilmesini sağlamak için Vatan Kalkanı Kuvvetleri ile koordinasyon ve iş birliğine tamamen hazır olduklarını” yineledi.

Çözüm önerisi, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut şehrine güneyli güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili olarak tekrar tekrar kullandığı bahaneleri ortadan kaldırıyor; zira yeni kurulan Vatan Kalkanı Kuvvetleri, meşru hükümete sadık ve çoğunlukla güney şehirlerinin evlatlarından oluşan bir askeri birlik.

Daha fazla kan dökülmesini önlemek ve iç çatışmayı engellemek için Vali, “Hadramut'un tüm onurlu vatandaşlarını, silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçlerini meşru liderliğin etrafında toplanmaya ve bu egemen kararları uygulamak için birleşik bir ekip olarak çalışmaya, böylece Hadramut ve anavatanın güvenliğini korumaya” çağırdı. Ayrıca, “Suudi Arabistan tarafından temsil edilen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğine, samimi ve kardeşçe tutumları, Yemen'in güvenliği ve istikrarını destekleme yönündeki sürekli çabaları, devletin yeniden kurulması ve tüm zorluklarla mücadele sürecindeki değerli himayeleri için” minnettarlığını dile getirdi.

Diyaloğu önceliklendirme ve sert çatışmalardan sakınma, meşru hükümet içinde genişleme, nüfuz temelli parçalanma ve bölünmeyle devletin temel yapısını tehdit eden ayrışmayı derinleştirmekten kaçınma yaklaşımını sürdüren Yemen hükümeti, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra şehirlerinden derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi çağrısını yineledi. Hükümet ayrıca, Konsey’den mevzilerini ve askeri kamplarını Vatan Kalkanı Güçleri’ne ve şehirlerdeki yerel makamlara devretmesini, geçiş aşaması için üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveye uymasını ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayan tüm askeri veya gerilimi artırıcı eylemlere son vermesini istedi. Hükümet, “bu kritik aşamada iç cepheyi parçalamanın ve ulusal çabaları başka yöne çekmenin doğrudan terörist Husi milislerine hizmet ettiğini, darbelerinin ömrünü uzattığını, bu nedenle ulusal birliğin bugün ertelenemez bir askeri ve siyasi zorunluluk olduğunu” vurguladı.

Hadramut şehrinden Salim bin Brik başkanlığındaki hükümet, “Güney Geçiş Konseyi'nin tek taraflı askeri eylemlerinin ve resmi çerçeveler dışında silah ve güçlerin devreye sokulmasının, tehlikeli bir güvenlik ihlali, geçiş aşamasının ilkelerinin ve gerilimi azaltma çabalarının açık bir ihlali, vatandaşların güvenliğine ve devletin birliğine doğrudan tehdit ve ekonomik reformlara ciddi bir engel teşkil ettiğini” vurguladı.

Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Başkanı’nın olağanüstü hal ilanı da dahil olmak üzere aldığı önlemleri ve kararları, “devleti korumayı, güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlayan yasal önlemler” olarak değerlendirerek “tam destek” verdiğini açıkladı.

Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçler, Hadramut Vadisi ve Mehra şehrindeki bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bunun ardından Konsey, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetindeki bakanlara, eylemlerine destek vermeleri için baskı yaptı; bu da yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı.

Suudi Arabistan’ın vurgusu

Hem yerel hem de bölgesel düzeyde bu gelişmelerin önemi, Hadramut şehrinin tarihi ve ekonomik önemi, krizin başlangıcında komşu ülkedeki gerilimi kontrol altına almak için hemen harekete geçmenin önemini yansıtan bir ziyaretle, güvenlik ve askeri ekip gönderen Suudi Arabistan sınırındaki hassas konumu sebebiyle, Suudi Arabistan Kabinesi, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki toplantısında, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir ihlal veya tehditle mücadele etmek için gerekli adımları ve önlemleri almaktan çekinmeyeceğini yineledi. İki ülkenin birbirine bağlı kaderleri göz önüne alındığında, Kabine ayrıca Yemen'in güvenliğine, istikrarına ve egemenliğine olan bağlılığını ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümetine tam desteğini vurguladı.

Diyaloğun önemini ve askeri eylemden kaçınmayı açıkça vurgulayan açıklamada, Suudi Arabistan'ın tutumu şu şekilde ifade edildi: “Krallık, aklın galip geleceğine, kardeşlik, iyi komşuluk ilkelerinin ve Körfez İşbirliği Konseyi devletlerini birbirine bağlayan yakın ilişkilerin yanı sıra Yemen'in çıkarlarının da korunacağına, BAE'nin Yemen Cumhuriyeti'nin BAE güçlerinin çekilmesi talebine 24 saat içinde uyacağına, Güney Geçiş Konseyi'ne ve Yemen içindeki diğer tüm taraflara askeri ve mali desteği keseceğine, BAE'nin, Suudi Arabistan'ın güçlendirmek istediği iki ülke arasındaki ikili ilişkileri korumak ve bölge ülkelerinin refahını, kalkınmasını ve istikrarını artıracak her şey için birlikte çalışmak üzere gerekli adımları atacağına dair umudunu dile getirmektedir.”

Meşru hükümet ve destekçisi Riyad ile artan gerilimin gölgesinde, Güney Geçiş Konseyi, cuma günü yayınlanan kısa bir açıklamayla, operasyonlarını “halkın taleplerine yanıt olarak” gerekçelendirdi ve terörizmle mücadele etmeyi, Husi ikmal hatlarını kesmeyi ve güney vatandaşlarının kaynaklarını korumayı amaçladığını belirtti. Konsey Başkanı Riyad ile koordinasyona açık olduğunu teyit etti ama “güney halkının iradesinin müzakere edilemez olduğunu” vurguladı. Aynı askeri mantıkla muamele görme işaretleri karşısında, güçlerinin hedef alınmasının “ortaklığa hizmet etmeyeceği” konusunda uyardı.

Güney Geçiş Konseyi, BAE'nin desteğiyle Güney Yemen “devletini yeniden kurma” projesini benimseyen bir Yemenli siyasi oluşum. Başkanlık organı, liderleri ile eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi arasında yaşanan sert anlaşmazlıkların ardından 11 Mayıs 2017'de kuruldu. Üyeleri arasında ülkenin güneyinden, coğrafi olarak geçmişte “Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti” olarak bilinen bölgeyi temsil eden birçok isim yer alıyor. Başında da daha sonra Husi karşıtı bir koalisyon olan Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne üye olarak atanan Ayderus ez-Zübeydi bulunuyor.


Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
TT

Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre iki taraf Gazze Şeridi'ndeki durum ve Yemen'deki son gelişmeler de dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

Görüşme sırasında Şeyh Abdullah bin Zayid, BAE'nin bölgede kalıcı bir barış inşa etme ve halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde güvenlik ve istikrarı pekiştirme çabalarını desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri ve ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü teyit etti.