Qiddiya Projesi 2030’da ne sunacak?

Yaklaşık 10 milyar Suudi riyal yatırım yapılan Qiddiya projesi üzerindeki çalışmalar başladı (Qiddiya)
Yaklaşık 10 milyar Suudi riyal yatırım yapılan Qiddiya projesi üzerindeki çalışmalar başladı (Qiddiya)
TT

Qiddiya Projesi 2030’da ne sunacak?

Yaklaşık 10 milyar Suudi riyal yatırım yapılan Qiddiya projesi üzerindeki çalışmalar başladı (Qiddiya)
Yaklaşık 10 milyar Suudi riyal yatırım yapılan Qiddiya projesi üzerindeki çalışmalar başladı (Qiddiya)

Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında hedeflediği büyük projeleri, 2030 yılına kadar 150 milyon ziyaretçi hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Büyük projeler, 2030 yılına kadar milli gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve gayri safi yurt içi hasılanın şimdikinden daha yüksek seviyelere çıkarılması konusunda niteliksel atılımlar sağlamayı hedeflerken, başkent Riyad'ın batısında ve merkezden 40 dakika uzaklıktaki Qiddiya şehri, turizm ve ekonomi projesi olarak hayata geçirilmeye başladı.

Pek çok Suudi, Nisan 2018'de Kral Selman bin Abdülaziz'in Qiddiya projesinin sonuçlarını görme konusundaki isteğini gizlemiyor. Tuvaik sıradağlarının bir parçası olan Qiddiya tarihi kimliği birbirine bağlayan unsurlarla süslenmiş durumda. Kaynaklara göre geçmişte Yemame'yi Hicaz'a bağlayan "Ebu'l-Kad" yoluna atıfla bu isim verildi. Bölge Vadi Namar, Vadi Hanifa ve Vadi Al- Qiddiya'yı kapsıyor. Nisan 2017'de, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Qiddiya bölgesindeki en büyük nitelikli kültür, spor ve eğlence şehri projesinin açılışını duyurdu. Veliaht Prens  açıklamasında, Qiddiya’nın geleceğin Maceralarının Başkenti, önemli bir kültürel dönüm noktası ve Suudi Arabistan'daki gelecek nesillerin eğlence, kültürel ve sosyal istek ve ihtiyaçlarının karşılanması için önemli bir merkez haline geleceğini ifade ederek, ülkesinin millete ve vatandaşa hizmet eden kaliteli ve seçkin yatırımlar yaratarak, milli gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesine, Suudi ekonomisinin ilerlemesine katkıda bulunulmasına ve gençlere daha fazla iş fırsatı yaratılmasına katkıda bulunduğunu söyledi.

Suudi vatandaşlarının yaklaşık üçte ikisinin 35 yaşın altında olması nedeniyle Qiddiya projesinin onlara sunduğu cazip eğlence mekanlarına büyük ihtiyaç var. Qiddiya projesi Vakıf Konseyi Genel Sekreteri Fahd bin Abdullah Tounsi, 2017 yılında projeyi başlatırken, bunun "Suudilerin ülke dışında turizm ve eğlenceye her yıl harcadığı yaklaşık 30 milyar dolardan tasarruf edilmesine" katkıda bulunacağını bu mali tasarrufun ise iç yerel ekonomiyi geliştirmek için harcamalarda kullanılacağını ve bunun Suudi gençliği için yeni iş fırsatlarının yaratılmasına yol açacağını bildirmişti.

2030 Vizyonu’nun temel taşı

Geçtiğimiz Perşembe günü Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Qiddiya Yatırım Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, başkent Riyad’ın eteklerinde yapım aşamasındaki devasa bir eğlence projesi olan Qiddiya şehri ve küresel markası için kentsel planın açılışını yaptı. Muhammed bin Selman, Qiddiya şehrinin yakın gelecekte eğlence, spor ve kültür alanında dünyanın en öne çıkan şehri haline geleceğini ifade etti. Bunun da Suudi ekonomisine ve uluslararası duruşuna olumlu yansıyacağını, Riyad’ın stratejisini güçlendireceğini, ekonomisinin büyümesine ve yaşam kalitesini artırarak dünyanın en büyük 10 şehrinden biri haline gelmesine katkıda bulunacağını söyledi. Veliaht Prens, Qiddiya’ya yapılan yatırımın, ülke ekonomisini geliştirme ve çeşitlendirmeyi, petrol gelirlerine bağımlılığı azaltmayı ve Suudi gençleri için binlerce iş fırsatı yaratmayı amaçlayan 2030 Vizyonu’nun temel taşı olduğunu da ekledi.

Haritada Qiddiya'nın konumu Riyad'ın merkezine 45 km uzaklıkta görünüyor ( Qiddiya)
Haritada Qiddiya'nın konumu Riyad'ın merkezine 45 km uzaklıkta görünüyor ( Qiddiya)

Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından denetlenen en büyük projelerden biri olan Qiddiya’nın, bölge sakinleri ve ziyaretçilerin yaşam kalitesini artırmanın yanı sıra ülkenin iddialı turizm ve ekonomik hedefleri için önemli bir destek kaynağı olması öngörülüyor. İnşaat projelerine yaklaşık 10 milyar riyal yatırım yapılan Qiddiya projesi üzerindeki çalışmalar 2019 yılında başladı. Şehrin yerel, bölgesel ve uluslararası yatırımcıların ilgisini çekmesi ve bunun da Riyad’a destek sağlaması bekleniyor.

Qiddiya Expo Riyad 2030 planlarını destekleyecek

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapmayı kazanmasının üzerinden 10 günden az bir süre geçerken, başkent bu seviyedeki etkinliklere ev sahipliği yapma potansiyel yeteneklerini ortaya çıkarmaya ve çalışmalar yapmaya başladı. Riyad, turistleri Suudi topraklarındaki etkinlik ve sergilere katılmaya değil, turizm amacıyla Suudi topraklarını ziyaret etmeye çekmeye çalışıyor. Turizm sektöründeki uzmanlara göre bu, ülkenin Qiddiya gibi üzerinde çalıştığı projeleri açıklıyor.

Zorluk, Suudi Arabistan'ın yeteneklerine duyduğu güvende ortaya çıkıyor. Suudi yetkililer, Expo ile ilgili projeleri 2030 yılından önce tamamlama niyetinden bahsetti. Bu bağlamda Qiddiya Projesi de güvenilir cazibe merkezlerinden biri haline geldi. Expo Riyad 2030 Qiddiya'nın ortaklarından biri.

PIF Genel Müdürü Yasir er-Rumayyan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan Qiddiya şehri için kentsel planın “canlı bir toplum ve müreffeh bir ekonomi için Suudi a-Arabistan’ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmada önemli bir adımı” temsil ettiğini söyledi. Ayrıca, birçok stratejik sektörün güçlendirilmesine, ekonominin çeşitlendirilmesine destek olunmasına, gelir kaynaklarının artırılmasına ve iş olanakları yaratılmasına katkı sağlayacağını aktardı.

Qiddiya, doğal simge yapıların ve benzersiz çevresel zenginliklerin olağanüstü manzaralarına dayanarak eğlence, spor ve kültür alanlarında bir dizi keyifli deneyim sunacak. Bu da yerel, bölgesel ve uluslararası yatırımcıların ilgisinin çekilmesine katkıda bulunuyor.

Gelişimi ve yaratıcılığı teşvik etmede oyun kavramı

Qiddiya markasının ana motifi olarak ortaya çıkan ‘oyun’ felsefesi, oyunun insanın bilişsel gelişimi, duygusal ifadesi, sosyal becerileri, yaratıcılığı ve fiziksel sağlığı için hayati bir unsur olduğunu kanıtlayan onlarca yıllık araştırmaya dayanıyor. Riyad merkezinden yaklaşık 40 dakika uzaklıkta bulunan ve Tuvaik dağlarının muhteşem manzarasına bakan Qiddiya şehrinin ilgi çekici yerleri arasında oyun ve espor bölgesi, motor sporları yarış pisti, golf sahaları, devasa bir su parkı ve Six Flags Qiddiya Tema Parkı yer alacak.

Aynı zamanda şehir, dünyanın en büyük Olimpiyat Müzesini de içeren bir spor stadyumuna da ev sahipliği yapacak.

Şehirde ilk tesislerin iki yıl içinde açılması bekleniyor.

Qiddiya'nın gelecekteki projeleri arasında 275 oyuncak ve eğlence tesisinin açılması yer alıyor (Qiddiya)
Qiddiya'nın gelecekteki projeleri arasında 275 oyuncak ve eğlence tesisinin açılması yer alıyor (Qiddiya)

Qiddiya, 360 kilometrekarelik alan üzerinde 60 bin binadan oluşacak ve 600 binden fazla kişiye ev sahipliği yapacak. Qiddiya şehrinin 325 binden fazla istihdam yaratması, gayri safi yurt içi hasılada yaklaşık 135 milyar riyal artış elde etmeye yardımcı olması ve yılda 48 milyon ziyaretçi çekmesi bekleniyor.



Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
TT

Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)

Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, cuma günü, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait ADNOC şirketinin iki tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın bu saldırıların devam etmesinin sonuçlarından tamamen sorumlu tutulduğu belirtildi. Riyad, Tahran'a söz konusu ihlallere derhal son verme ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına uyma çağrısında bulundu.

Açıklamada, bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğinin ortak sorumluluk olduğu vurgulanırken, saldırıların sürdürülmesinin kabul edilemez ve göz yumulamaz olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan, saldırıların tekrarlanmasının deniz ulaşımının güvenliği açısından tehlikeli bir tırmanış ve doğrudan tehdit oluşturduğunu, küresel enerji arzının güvenliğini riske attığını ve uluslararası hukuk ile teamüllerin ağır biçimde ihlal edildiğini belirtti.

Riyad ayrıca bu saldırıların, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı ve özgürlüğüne saygı gösterilmesini öngören ve bunu engelleyecek eylem veya tehditleri kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına açık bir meydan okuma olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Abu Dabi'nin egemenliğini, güvenliğini ve varlıklarını korumak amacıyla attığı adımları desteklediğini yineledi. Riyad, iki tankerin hedef alınmasını, İran'ın ticari gemi ve tankerleri hedef alan saldırılarının tekrarlanması olarak değerlendirerek en sert biçimde kınadı.

Katar: Hürmüz Boğazı baskı aracı olarak kullanılamaz

Katar, iki tankere yönelik İran saldırısını uluslararası hukuk kurallarının ve deniz seyrüsefer özgürlüğünün açıkça ihlali olarak nitelendirdi ve bunun BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın bir baskı aracı olarak kullanılmasını kesin biçimde reddetti. Bakanlık, bu kapsamda boğazın koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, bu kritik geçiş güzergâhında seyrüsefer özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacak yerleşik bir ilke olduğu vurgulandı. Boğazın kapalı tutulmasının bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığı belirtildi.

Katar ayrıca İran'ın kardeş ülkelerin mallarına yönelik gerekçesiz saldırılarını durdurması gerektiğini ifade etti. Doha, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin varlıklarını korumak için alacağı tüm önlemleri desteklediğini bildirdi.

Mısır'dan uluslararası seyrüsefer vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Kahire, uluslararası deniz ulaşımının güvenliğini tehdit eden veya gemiler ile sivil tesisleri tehlikeye atan tüm eylemlerin durdurulması gerektiğini vurguladı. Mısır ayrıca uluslararası hukuk kurallarına uyulması çağrısında bulunarak bunun gerilimin düşürülmesine ve bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Körfez İşbirliği Konseyi: Tehlikeli ve kabul edilemez tırmanış

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) de iki tankerin hedef alınmasını kınadı. KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış olduğunu belirtti.

Budeyvi, saldırıların dünyanın en önemli stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı ve uluslararası ticaretin güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi.

KİK Genel Sekreteri, bu değerlendirmelerin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları, özellikle de 2817 sayılı karar çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Budeyvi, İran'ın bu kritik uluslararası geçiş güzergâhını bir baskı ve tehdit aracına dönüştürme girişimlerini kesin biçimde reddetti. Uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirerek tekrarlanan saldırıların durdurulması için kararlı bir tutum alma ve uluslararası hukuk, deniz hukuku ve ilgili uluslararası kararlar doğrultusunda deniz ulaşımının güvenliği ile özgürlüğünü garanti altına alma çağrısında bulundu.

KİK Genel Sekreteri ayrıca Konseyin BAE ile tam ve kararlı dayanışma içinde olduğunu, Abu Dabi'nin güvenliğini, egemenliğini, varlıklarını ve çıkarlarını korumak için aldığı tüm önlemleri desteklediğini yineledi.

Arap Birliği: Deniz ulaşımına doğrudan tehdit

Arap Birliği de İran'ın iki tankeri hedef almasını kınayarak saldırının uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararının açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Birlik, "İran'ın bu ihlallerini tekrarlaması, deniz ulaşımının özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Saldırıların uluslararası ticaretin seyri ve küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Arap Birliği, uluslararası hukuk ve deniz hukuku kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayarak İran'a tırmandırıcı eylemlerine son verme ve deniz ulaşımının güvenliği ile emniyetini tehdit edecek uygulamalardan kaçınma çağrısında bulundu.

Kuveyt: Hürmüz tamamen ve koşulsuz açılmalı

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve uluslararası deniz yollarının hedef alınmasının uluslararası hukuka ve 2817 sayılı karara aykırı olduğunu belirtti.

Açıklamada, bu tür saldırıların deniz ulaşımının güvenliğini, enerji arzının istikrarını ve uluslararası ticareti tehlikeye attığı vurgulandı.

Kuveyt, bölgede gerilimi daha da artıracak tüm eylemlerin durdurulması, uluslararası geçiş güzergâhlarında seyrüsefer özgürlüğüne ve güvenli geçiş hakkına saygı gösterilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.


Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlık Ofisi Başkanı Orgeneral Abdül Emir eş-Şemmari ile dün Riyad’da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alındı.

Suudi Savunma Bakanı dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Ortak çıkarlarımıza hizmet etmek, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla iki ülke arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit ettik” ifadelerini kullandı.

Prens Halid bin Selman, “Irak, bizim için her zaman değerli bir komşu olmaya devam edecek. Hükümeti ve kardeş Irak halkıyla aramızda kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bağları bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın Irak’ın güvenliği, istikrarı, kalkınması ve refahını desteklemek amacıyla her zaman ülkenin yanında duracağını belirten Bakan, bunun Irak’ın ve halkının çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad er-Ruveyli, Müşterek Kuvvetler Komutanı Korgeneral Fehd es-Selman ve Savunma Bakanı İstihbarat İşlerinden Sorumlu Danışmanı Hişam bin Seyf katıldı.

Irak heyetinde ise İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri, Terörle Mücadele Teşkilatı Başkanı Korgeneral Zeyd el-Musevi ve Hava Savunma Komutanı Korgeneral Mühenned el-Esedi yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Şemmari başkanlığındaki üst düzey Irak güvenlik heyeti dün Suudi Arabistan’a ulaştı. Heyetin ziyaretinde, insansız hava araçları (İHA) dosyası da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik konuları ve ortak meselelerin ele alınması, ayrıca iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonu ve iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının görüşülmesi planlandı.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün üç kraliyet kararnamesi yayımladı. Kararnameler kapsamında Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman başkanlığında ve mevcut üyeleriyle yeniden oluşturuldu.

Karar, Bakanlar Kurulu’nun oluşumuna ilişkin daha önce yayımlanan iki kraliyet kararnamesi ile ilgili diğer kararlar ve Bakanlar Kurulu Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alınarak alındı. Söz konusu madde, Bakanlar Kurulu’nun görev süresinin dört yılı aşamayacağını ve bu süre içinde kraliyet kararıyla yeniden oluşturulması gerektiğini öngörüyor.

Yeni kraliyet kararları kapsamında Bender el-Hureyf, Yerel İçerik ve Kamu Alımları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Yerine Prens Abdülaziz bin Selman atandı.

Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Ayrıca Muhammed el-Kuveyz, Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Kuveyz’in yerine Mazen bin Türki bin Abdullah es-Sudeyri atandı ve kendisine bakanlık rütbesi verildi.