Kuveyt’te Şiilere yönelik terör saldırısı planlayan 3 Tunuslu yakalandı

2015 yılında terör saldırısına maruz kalan İmam El Sadık Camisi (KUNA)
2015 yılında terör saldırısına maruz kalan İmam El Sadık Camisi (KUNA)
TT

Kuveyt’te Şiilere yönelik terör saldırısı planlayan 3 Tunuslu yakalandı

2015 yılında terör saldırısına maruz kalan İmam El Sadık Camisi (KUNA)
2015 yılında terör saldırısına maruz kalan İmam El Sadık Camisi (KUNA)

Kuveytli yetkiller, Şii mezhebine ait ibadet yerlerini hedef alacak bir ‘terör hücresinin’ saldırı planının engellendiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt medyasından aktardığı habere göre, Tunuslu üç kişinin DEAŞ üyesi olduğu ve Kuveyt’te çalıştığı bildirildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı dün geç saatlerde yaptığı açıklamada, Şii mezhebine ait ibadethaneleri hedef alacak bir terör operasyonunun engellendiğini duyurdu.

Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

İçişleri Bakanlığı’ndaki güvenlik birimleri, bir terör örgütünün Şii mezhebine ait ibadethaneleri hedef alarak insanları öldürmeyi amaçlayan planını boşa çıkarmayı başardı. Güvenlik güçleri terör hücresini takip etti, hareketlerini izledi ve güvenlik ipuçlarını takip ederek, terör örgütüne ait Arap uyruklu üç üyeyi yakalamayı başardı. Tüm sanıklar haklarında yasal işlem yapılmak üzere Başsavcılığa sevk edildi.

Milletvekili Dr. Jinan Bushahri konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı;

İçişleri Bakanlığı’nın ibadet yerlerini hedef alan bir terör operasyonunu engellediğini duyurması, hepimizin ulusal birliğe bağlı kalmasını, vatanı ve istikrarını korumasını ve vatandaşlar arasında nifak tohumları ekmeye yönelik her türlü girişime karşı koymasını gerektiriyor.

Kuveyt merkezli Al-Jarida gazetesine göre savcılık, DEAŞ örgütüne üye olduklarını ve Kuveyt’te terör operasyonu düzenlemeyi planladıklarını itiraf etmeleri üzerine, söz konusu üç Tunus vatandaşının 21 gün hapis cezasına çarptırılmasını ve ardından merkezi hapishaneye nakledilmesine karar verdi.

Üç Tunuslu sanık, Kuveyt’teki terör operasyonları yürütmek için bir dizi ‘Hüseyiniye’yi üç hafta boyunca izlediklerini ve bu konuda DEAŞ’tan emir aldıklarını itiraf etti.

Sanıkların Kuveyt’te çalışma izinleri bulunduğu ve evlerinde DEAŞ ile ilgi ve bağlantılarını kanıtlayan maddi delillerin bulunduğu da açıklandı.

Başkent Kuveyt’in El Sevaber bölgesindeki İmam El Sadık Camisi’ne 26 Haziran 2015 yılının Ramazan ayında Cuma namazı sırasında saldırı düzenlendi.

26 kişinin öldüğü, 227 kişinin de yaralandığı saldırıyı DEAŞ üstlendi.

Örgütten yapılan açıklamada ibadet edenlere yönelik saldırıyı gerçekleştirenin Ebu Süleyman El Muvahid olduğu belirtildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı, ibadet edenlerin arasında patlayıcı kemerle kendini havaya uçuran intihar bombacısının 1992 doğumlu Fahd Süleyman Abdulmuhsin Kabaa isimli Suudi vatandaşı olduğunu bildirdi.

Uyruğu belirtilmeyen bir DEAŞ mensubunun da, 26 Temmuz 2023’te Sadık Camii’ne yönelik saldırıya katıldığı ve hakkında idam cezasının infaz edildiği ortaya çıktı.



Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün yaptığı açıklamada, “Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ı hedef alan, asılsız ve doğrulanmamış medya iddialarını” kınadığını ve bunları reddettiğini bildirdi.

Budeyvi, söz konusu iddiaların, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrara katkı sağlayan yapıcı rollerini sorgulamayı amaçladığını belirtti.

Yazılı açıklamasında Budeyvi, bu tür iddiaların “güvenilirlikten ve nesnel temellerden yoksun olduğunu” vurgulayarak, Körfez ülkelerinin bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme, diyalog ve iş birliğini geliştirme yönündeki çabalarını zayıflatmayı hedeflediğini ifade etti.

Genel Sekreter ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın son yıllarda bölgesel istikrara destek veren politikalar izlediğini, diplomatik girişimleri destekleyerek ve uluslararası iş birliğini güçlendirerek krizlerin çözümüne katkı sunduğunu kaydetti.

Budeyvi, Körfez ülkelerinin istikrar ve iş birliğini artırma yönündeki ortak yaklaşımını sürdürdüğünü belirterek, KİK üyelerinden herhangi birine yönelik medya kampanyalarını kesin bir dille reddettiklerini vurguladı.

Açıklamada ayrıca, bu tür kampanyaların Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasındaki uyumu ve birliği etkilemeyeceği, bölgesel ve küresel düzeyde güvenlik, istikrar ve refahı destekleme rollerinin devam edeceği ifade edildi.


Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi

Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi

Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığına bağlı "Narkotik Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü" tarafından sağlanan kritik istihbarat sayesinde Lübnan makamları, yaklaşık 3 milyon 900 bin adet amfetamin uyuşturucu hapın kaçakçılık girişimini çökertti.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal bin Şalhub, dün yaptığı açıklamada, söz konusu operasyonun uyuşturucu kaçakçılığını meslek edinen suç şebekelerinin faaliyetlerine yönelik yürütülen proaktif güvenlik takibinin sonucu olduğunu belirtti.

Bin Şalhub, uyuşturucu maddelerin takibi ve ele geçirilmesi konusunda Lübnanlı muhataplarıyla yürütülen mevcut iş birliğine övgüde bulunarak; bu operasyonun, sınır ötesi suç şebekeleriyle mücadelede iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun ve entegrasyonunun düzeyini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Güvenlik Sözcüsü, Suudi Arabistan’ın, ülkenin güvenliğini ve gençlerini uyuşturucuyla hedef alan kriminal faaliyetleri takip etme, bu planları boşa çıkarma ve suç ortaklarını yakalama konusundaki kararlılığını yineleyerek, bu tür operasyonların toplumları uyuşturucu belasından korumaya katkı sağladığını ifade etti.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran'a fon transferi iddialarını "kesin bir dille" reddetti

Abu Dabi (WAM)
Abu Dabi (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran'a fon transferi iddialarını "kesin bir dille" reddetti

Abu Dabi (WAM)
Abu Dabi (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), "Birleşik Arap Emirlikleri'nden İran'a herhangi bir finansal tutarın aktarıldığı veya transfer edildiğine" dair medyada yer alan haberleri ve özellikle "3 milyar dolarlık transfer" iddialarını "kesin bir dille" yalanladı.

Şarku’l Avsat’ın BAE resmi haber ajansı WAM'dan aktardığına göre BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu, hiçbir somut olguya veya güvenilir bilgiye dayanmadığı vurgulandı. Bakanlık, İran'a ait dondurulmuş herhangi bir fonun BAE üzerinden serbest bırakılmadığını, transfer edilmediğini veya taşınmadığını net olarak ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı ayrıca, medya kuruluşlarını titiz davranmaya, bilgileri resmi kaynaklardan teyit etmeye, belgesiz bilgileri veya güvenilirlikten yoksun asılsız iddiaları dolaşıma sokmaktan ve yayımlamaktan kaçınmaya çağırdı.