Suudi Arabistan’ın üç aşamalı tarihi İlk Suudi Devleti’nin inşa ettiği zemine dayanıyor

Çeşitli kıyafetleriyle Suudi toplumunun üyeleri (Şarku'l-Avsat)
Çeşitli kıyafetleriyle Suudi toplumunun üyeleri (Şarku'l-Avsat)
TT

Suudi Arabistan’ın üç aşamalı tarihi İlk Suudi Devleti’nin inşa ettiği zemine dayanıyor

Çeşitli kıyafetleriyle Suudi toplumunun üyeleri (Şarku'l-Avsat)
Çeşitli kıyafetleriyle Suudi toplumunun üyeleri (Şarku'l-Avsat)

Suudi Arabistan’ın kuruluş ve birleşme süreci, inşa ve gelişim öyküleri, uzun süreli bir devlet tarihinde aydınlık sayfalar ve ilham verici hikayelerle dolu. Tarihin derinliklerinde kaybolan, belgeleri araştıran, durumlarını anlamaya çalışan ve tarihi bağlamı, zaman ve mekan koşullarını dikkate alarak okuyan kişi, siyasi eğilimlerin boyutlarını, toplumsal dönüşümleri, entelektüel yenilenmeleri ve kalkınma destanlarını kavrar. Bu, bir devletin tarihi ve bir milletin hikayesidir.

Rolü çalınmış bir millet, çöküşünden sonra yeniden ayağa kalkarak ihtişamını yeniden kazanmak için harekete geçti; bir devlet Arap Yarımadası'na itibarını geri kazandırdı ve Arap tarihinde kopan bağları yeniden kurdu. Nadir bir durumda hatta eşsiz bir şekilde güneşi doğdu ve battı ve tekrar doğdu. Bu iki kez yaşandı.

Günümüz tarihçileri, Suudi devleti için 'Birinci, İkinci ve Üçüncü' dönemler veya çağlar terimlerini kullandılar ve bunlar resmi adlar olmamalarına rağmen tarihî dönemler olarak anıldılar. Bu ayrımın ne zaman kullanılmaya başlandığı izlenmeye çalışıldığında nispeten yeni bir dönem olduğu (Kral Faysal döneminde) ve bunu ilk kullanan kişinin hukukçu ve tarihçi Dr. Munir el-Aclani (Münir el-Eclani) olduğu görülür. Bunun daha fazla inceleme ve araştırmayı gerektirdiği doğrudur, ancak 'Birinci Dönem' ve 'İkinci Dönem' terimleri daha önce Kral Abdulaziz döneminde Emin er-Rihani (Ameen Rihani) ve Fuad Hamza gibi tarihçiler tarafından kullanılmıştı.

Peki ya devletin zayıflığı ya da yokluğu yılları? Çünkü her ne kadar ben bunu rollerin birbirine bağlandığı yıllar olarak görsem de tarihsel açıdan bakıldığında bu mantıksal bölünmenin nedeni budur. Bundan önce, (birinci) devletin kurduğu, ikinci ve üçüncü devletlerin yararlandığı ve üzerine inşa ettiği tarihi varlığın boyutunun farkına varmak gerekiyor. Bu nedenle, Suudi Arabistan'ın tüm evrelerini ve dönüşümlerini hatırlamanın, köklü mirasını ve büyük etkisini, kuruluş günü anısında derin köklerini daha fazla vurgulamanın önemi buradan gelmektedir. Ayrıca, bu zengin tarihten alınması gereken derslerin tamamını açığa çıkarmak için daha fazla ışık tutmak önemlidir.

Suudi devletinin ilk rolünün ilkeleri

Yazar ve siyasi araştırmacı Cibran Şamiye, ilk dönemdeki devletin yenileşme projesinin göz ardı edilemeyecek prensipleri içerdiğini düşünüyor. Bu prensipler arasında ‘bilime ve bilgiye dini ve dünyevi anlamda ilgi gösterme, adaletin sağlanması ve güvenliğin temini, gelenekleri kırma ve metinlerin anlaşılmasında akıl hakkının ilanı, kararların ve siyasi yönetimin anayasal ilkelerle sınırlanması, eğitim ve toplumsal reform, birlik veya federasyon için mücadele ve bölgesel sınırları aşma ve uluslararası ilişkilerin genişletilmesi’ gibi ilkeler bulunuyor.

Şamiye, ‘İlk Suudi Devleti’nden bahsederken konuşmasını şu noktalara değindi:

“İlk Suudi Devleti, Türk halkı ve diğer halklar düzeyinde güçlü bir Arap İslam devleti ve Arap dayanışması temelinde bir Arap İslam devleti ortaya çıktı. İkinci olarak, bu, son derece karmaşık küresel, Arap ve yerel koşullarda ortaya çıkmış ve baskı ve yıldırma kampanyalarına karşı direnmiştir. Üçüncü olarak, bu, geçmiş İslam yönetimi formlarına kıyasla yeni bir imaj sunmuş ve Arap Yarımadası'ndaki Suudi yönetimine daha gelişmiş bir model sunmuştur. Dördüncü olarak, bu, Arap Yarımadası'nda sonraki zihinsel ve toplumsal gelişmelere derin izler bırakmıştır, aynı zamanda yakın çevresinde (Arap Körfezi), çevrede (Arap dünyası) ve geniş kapsamda (İslam dünyası) derin etkiler bıraktı.”

Siyasi müşavir olarak Bağdat'ta bulunan Harvard Jones Bridges, (1798-1806) “Suudi devletinin benimsediği sistem, kelimenin tam anlamıyla özgürlükçü bir sistemdi. Adalet, güvenlik ve disiplin, çöl Araplarının hayatına getirdiği en önemli değişim unsurlarıydı” derken bunu destekler. Tarih profesörü Dr. Abdulkerim el-Garaybe de benzer bir yaklaşımı paylaşır ve “Suudiler, Arap Yarımadası'nı medeniyete taşımayı başardılar, tarihte hiçbir yönetim sistemi başaramadı; güvenlik, düzen ve birlik, bu toprakların daha önce tanımadığı kavramlar haline geldi” der.

Bu giriş, devletin dirençli kalma sebeplerini anlamak açısından önemlidir; zira devlet, sona erdirme ve başkentinin yıkılması, mirasının silinmesi ve insanlarının işkence görmesi gibi girişimlere rağmen devam ediyor. Büyük bir paradoks olarak, Suudi devletinin varlığının ve yokluğunun nadir bir tarihî durumu olduğunu görüyoruz. İmam Muhammed bin Suud'un Diriye Emirliği'ni ele geçirmesinden bu yana devletin yaşam süresi 297 yılı bulurken, zayıflık veya yokluk yıllarının toplamı en fazla 17 yıl olmuştu, yani devletin toplam ömrünün yüzde 6'sından azdı. Bu yıllar, yeryüzünde hükümetin yokluğu olsa da hükümetin geri dönüşünü ve devlet sembolizminin, hükümdarlarının meşruiyetine bakılmaksızın, geri gelme hazırlıklarını temsil etmiştir. Tarihçi Abdurrahman er-Ruveyşid şöyle diyor:

"Al Suud, yokluklarında Suudi bayrağını taşıyor ve ondan vazgeçmiyorlardı," diyor. Bununla ilgili, İngiliz Yüzbaşı I. R. Pierce hakkında anlattıklarının da aralarında bulunduğu birçok hikayeden bahsetti. 1901'de Kuveyt yakınlarındaki Al Suud bayrağını şöyle tarif ediyordu: "Al Suud bayrağı yeşil renkteydi ve üzerinde Lâ İlâhe İllallah Muhammedün Resûlullah (Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed Allah'ın elçisidir) yazıyordu."

Yıllar süren zayıflık

Devletin zayıf olduğu yıllarda (ve burada 'zayıflık' kelimesini vurgulamak istiyorum çünkü ben de meşruiyetin düşmediğini düşünüyorum), Suud Hanedanı'nın yokluğu zorunluydu ancak rolleri mevcuttu ve iktidarı yeniden tesis etme çabaları sona ermedi. Tarih profesörü Dr. Abdulfettah Ebu Aliya'nın "(Suudilerin) rolünün geçici kavramı, devletin zamansal kavramından daha geniş ve daha geneldir" sözleriyle kastettiği şey bu olabilir.

Devletin yokluğunun nedenleri anlaşılırsa sorulması gereken soru şudur: Devlet neden geri döndü?

Dr. Ebu Aliya şöyle yanıtlıyor: "İlk Suudi devleti politik ve kavramsal olarak çökmüş olabilir, ancak Necd bölgesindeki şartlar, ikinci Suudi devletinin temellerini oluşturdu. İlk devletin ideolojisi halkın zihninde hala canlı kalmıştı ve Necd toplumu hala Al Suud ailesine sadakat gösteriyordu." Dr. el-Garaybe de aynı fikirde, "Diriye onurlu intiharla zafer kazandı, ordularıyla değil. Fedakarlıkları boşa gitmedi... Al Suud’un vatanlarını savunmak için gösterdiği kahramanlıklar olmasaydı ve onların çağırdığı yüce fikir olmasaydı, Abdulaziz Al Suud yirminci yüzyılda krallığını kuramazdı” dedi.

Zayıf ve yokluğu zamanlarında, devlet sadece liderlerinin değil, insanların da bilincinde yoktu. Bu konuda güzel bir örnek, Suudi tarih profesörü Dr. Abdullatif el-Hamid'den duyduğum şudur: 'Bazı Necdli tüccarlar ve zenginleri, İmam Abdurrahman'ın Kuveyt'te olduğu dönemde zekatlarını ona teslim ediyorlardı, onu resmi hakim olarak kabul ediyorlardı.' Belki de bu, Fransız tarihçi Felix Manjan'ın, Diriye'nin yıkılmasından sonra şunları söylemesine yol açtı:"

"Suud ailesi dağılmış olabilir ve liderler arasında kaos hüküm sürüyor olabilir, ancak hala topraklarda verimli bir tohum bulunuyor ki, zaman ve olaylar onu yeniden filizlendirebilir." Manjan, meşru yöneticilerin dönüşünü öngörürken şöyle devam etti: "Eğer bugün Mehmet Ali'nin ordularının yaydığı korku, mağlup olanların boyun eğmesini sağlıyorsa, o prensin ölümünden sonra, yeni nesillerin doğal bir özelliği olan savaşçı tutkuyu geri kazanmak için uzun süre savunabilecekleri krallığı yeniden ele geçirmek için faydalanacaklarından şüphe yoktur."

Manjan'ın tahminleri boşa çıkmadı, çünkü İmam Türki bin Abdullah bin Muhammed bin Suud, büyük dedesi İmam Muhammed bin Suud'un kurduğu yönetimi kısa bir süre sonra geri kazandı, ardından Abdullah bin Abdurrahman bin Faysal bin Türki tarafından da geri alındı, böylece Manjan'ın işaret ettiği verimli tohum tekrar yeşerdi. Ancak, Abdulaziz Krallığı, emirlik ve sultanlık aşamasını aşarak farklı bir yönetim biçimi getirdi. Sadece atalarının mirasına ve tarihî bilgisine değil, aynı zamanda tarih okuyarak, geçmişin derslerini anlayarak ve atalarının deneyimlerinden faydalanarak, zamanının gerekliliklerine uygun olarak devletin yapılarını geliştirdi ve uygulamalarını modernleştirdi, ancak köklerini ve kimliğini korudu. En önemlisi, eşi benzeri olmayan bir hükümet ve siyaset okulu kurdu, nesiller boyunca kraliyet çocuklarına yönetim becerileri ve siyaset sanatı öğretildi, aynı zamanda köklü bir krallık olan Arabistan Yarımadası'nın değerlerini ve ihtiyaçlarını benimseyen ve bilen bir aile uzantısı oldular. Her biri, Abdulaziz'in felsefesini anlattı, ki bu felsefe, el-Mütevekkil el-Leysi'nin dizelerini düzelten aynı zamanda:

“Hesaplarımız bir gün ödüllendirilse de, hesaba dayanarak güvenmekten vazgeçmeyiz.

Atalarımızın yaptığı gibi yaparız ve onların yaptıklarının ötesine geçeriz.”

Sürgündeki yazar Emin er-Rihani, Abdulaziz'in öncülerinden farkını özetleyerek "Biz de seleflerimizin yaptığı gibi inşa ediyoruz Sayın Hocam, ama onların yaptıklarından daha fazlasını yapıyoruz" diyor.

“Gerçek şu ki, Sultan Abdulaziz Al Suud, ilk döneminde atalarının fetih rolünü geri kazandı ve bu krallığı adalet ve güvenlikle güçlendirdi, ki bu da din, Necd'de her ikisinin de kaynağıdır. Bu nedenle, 'Öncülerimizin yaptığı gibi inşa ediyoruz, ancak onların yaptıklarının ötesinde iş yapıyoruz' diyebilir, çünkü o Bedevi hazırlığında, yeni şehirlerin ve köylerin kurulmasında ve 'el-Hasa' bölgesine yabancı bir şirketin ayrıcalık verilmesinde, Necd'den gençlerin Mısır'a modern bilimleri öğrenmeye gönderilmesinde, Riyad'a arabaların ve bazı doktorların ve mühendislerin getirilmesinde ilerici adımlar attı. Bu, dedelerinden daha fazlasını yapmakta olduğunu kanıtlar ve alimler ve bilginlerin bu planı her zaman onaylamamasından aldırmaz. Çünkü iç ve dış politikasında dinle ilgisi olmayan politikaları nedeniyle onu eleştiremezler. Ve dini mezhebine aşırı bağlı olduğu söylense de esnekliği korur, zarar vermeyen konularda dikkate almaz, ülkesi için yararlı olanları hoş görür. Bazı alimler arada sırada, 'Atalarınızın zamanında, dünya tüm bu yeni sorunlardan arınmıştı,' diyebilir, Abdulaziz gülümser ve hedeflerine doğru devam eder. Düşmanlarının yaydığı söylentilere ve bazı yazarların bilmediği modern Necd hakkındaki yanlış izlenimlere pek aldırış etmez. Bu yüzden, onun ve ülkesiyle ilgili birçok konuda farklı görüşler dile getirilmiştir."

Rihani’nin bu ifadeleri 1924 yılında, yani tam 100 yıl önce kaleme almıştı ve söylediklerinin birçoğu bugünün gerçekliğine hala uygun. Kral Abdulaziz'in başarılarının vurgulanması gereken iki temel noktası vardır ki bunlar, çalışma ve vurgulamada hak ettikleri ölçüde ele alınmadı: Birincisi, devlet içinde iktidarın devredilmesi için anayasal bir yolun kurulmasını sağlaması. İkincisi, gerçekleştirdiği toplumsal değişimin, döneminin standartlarına göre oldukça büyük olduğu ve bu, birinci dönemde gerçekleşen toplumsal değişimlerle karşılaştırıldığında daha da belirgindir.

Gelişmiş normlar

Abdulaziz'in oğulları, onun mükemmeliyetçilik felsefesini izleyerek hareket ettiler. Bu nedenle, Suudi Arabistan'ın her kralı, görevini yerine getirdi ve emaneti tam ve önceki durumundan daha iyi bir şekilde teslim etti. Bu, birçok ülkede görmediğimiz bir paradoks. Dolayısıyla, Suudi Arabistan'ın köklü ancak katı olmayan, yenileyici ve devamlı bir ülke olduğunu unutmamalıyız. Tarih boyunca ve modern devletinin yüzyıllar boyunca geliştiği ve geliştiği ulusal gelenekler ve kraliyet adetleriyle birlikte, sağlam köklere sahip sistemlerle özdeşleşen ülkelerin aksine, Suudi Arabistan her şeyden yeni ve yararlı olanı benimseyerek ve öğrenerek gelişti. Büyük mirası ve zengin tarihi birikimi üzerinde dayanarak, şimdi yenilikçi ve yaratıcı bir vizyonla hareket ediyor ve kraliyet geleneğini güçlendiriyor veya çağın gereksinimlerine uygun olarak yeniden sunuyor.

Bunun bugün Kral Selman bin Abdulaziz'in önderliğinde ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın gözetim ve takibinde yaşadığı büyük rönesanstan başka bir kanıtı yoktur.  Ayrıca, Suudi toplumunun şu anda geçtiği sosyal dönüşümler herhangi bir önceki dönüşümü aşıyor. Üç asırdır birbiriyle bağlantılı olan bu kadim kraliyet eylemlerinin doğasının ve Suudilerin eşsiz başarılarından ve görkemli günlerinden biri olan Kuruluş Günü'nü kutladığı altı asırlık tarihin ötesine geçiyor.

Tarihin dönemlerine uyum sağlamak için yapıldığına inandığım eyalet tarihinin bölümlerini gözden geçirmeye gelince, bu, daha sonraki bazı tarihçilerin bunu üç ülkenin tarihi yapmasına yol açtı; oysa bu, birçok rol ve dönemden geçen ve yaşadığı her şeye rağmen üzerine kurulduğu ilkelerle tutarlı kalan tek bir ülkenin sürekli bir tarihidir.



Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Yemen’in güvenlik ve istikrarına yönelik çabaları ele aldı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Yemen’in güvenlik ve istikrarına yönelik çabaları ele aldı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, salı günü yaptığı toplantıda bölgedeki gelişmeleri ve Yemen Cumhuriyeti’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine yönelik Suudi Arabistan’ın yürüttüğü çalışmaları değerlendirdi. Kurul, bu kapsamda Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin, güneyli tüm bileşenleri kapsayan ve güney meselesine adil çözümler üretilmesini hedefleyen kapsamlı bir konferansın Riyad’da düzenlenmesi yönündeki talebini memnuniyetle karşıladığını yineledi.

Toplantı, Riyad’da Kral Selman bin Abdülaziz başkanlığında yapıldı. Bakanlar Kurulu, toplantının başında Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın; Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile yaptığı telefon görüşmelerinin içeriği hakkında bilgilendirildi. Görüşmelerde, Suudi Arabistan ile söz konusu ülkeler arasındaki ilişkiler ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alındı.

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu’nun, Kral Selman ve Veliaht Prens’in talimatları doğrultusunda Filistin halkına destek amacıyla Gazze Şeridi’ne yönelik hava, deniz ve kara yardımlarının yoğunlaştırılmasını ele aldığını belirtti. Dusari, bunun Suudi Arabistan’ın zor koşullarda etkilenenlere destek sunma yönündeki tarihsel rolünün bir uzantısı olduğunu ve Filistin davasının Suudi Arabistan için kalıcı bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

fgthyjuık
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, salı günü Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Yerel gündeme ilişkin olarak Bakanlar Kurulu, ileri teknolojiler alanında Suudi Arabistan’ın konumunun güçlendirilmesine ve rekabetçi bir ulusal ekonomi ile yatırım çekme kapasitesini destekleyecek entegre bir dijital ekosistemin inşa edilmesine verilen önemin altını çizdi. Bu çabaların, veri ve yapay zekâ temelli sürdürülebilir bir ekonomi hedefleyen “Vizyon 2030” amaçlarıyla uyumlu olduğu kaydedildi.

Kurul ayrıca, Riyad’da “Hexagon” adıyla hayata geçirilen ve dünyanın en büyük kamu veri merkezi projesi olarak tanıtılan girişimin, Suudi Arabistan’ın bu alanda küresel bir merkez haline gelmesi yolunda stratejik bir adım olduğuna dikkat çekti. Projenin, veri egemenliği ve güvenliğini sağlamanın yanı sıra dijital ekonomi ve inovasyonu desteklemesi hedefleniyor.

Bakanlar Kurulu, gündemindeki diğer maddeleri de ele aldı. Bu kapsamda, Suudi Arabistan ile Eğitimde Kalite ve Mükemmeliyet Bölgesel Merkezi arasında merkez anlaşması taslağı onaylandı. Ayrıca, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı ile Hollanda Tarım, Balıkçılık, Gıda Güvenliği ve Doğa Bakanlığı arasında çevre, su ve tarım sektörlerinde ileri teknolojilerin benimsenmesi ve yerelleştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı taslağı kabul edildi.

Kurul, Suudi Arabistan Turizm Bakanı’nı; Trinidad ve Tobago ile turizm alanında iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı ile Çin tarafıyla turizm alanında iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı konusunda görüşmeler yürütmek üzere yetkilendirdi. Ayrıca, Suudi Arabistan Jeolojik Araştırmalar Kurumu ile Kazakistan’daki Satbayev Ulusal Teknik Araştırma Üniversitesi arasında yer bilimleri alanında iş birliği yapılmasına yönelik bir mutabakat taslağı için de yetki verildi.

Bunun yanı sıra, Suudi Arabistan Genel Rekabet Kurumu ile Umman Ticaret, Sanayi ve Yatırım Teşviki Bakanlığı arasında rekabetin korunması ve zararlı tekelleşme uygulamalarının önlenmesine yönelik bir mutabakat zaptı onaylandı. Suudi Arabistan Devlet Güvenliği Başkanlığı ile Zambiya Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı arasında terör suçları ve terörün finansmanıyla mücadele alanında bir iş birliği anlaşması da kabul edildi.

frgthyu
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı’nın güneyli tüm bileşenleri kapsayan kapsamlı bir konferansın Riyad’da düzenlenmesi yönündeki talebini yeniden memnuniyetle karşıladı (SPA)

Bakanlar Kurulu ayrıca, Suudi Arabistan Ulusal Bitki Örtüsü Geliştirme ve Çölleşmeyle Mücadele Merkezi ile Fas Ulusal Su ve Ormanlar Ajansı arasında doğal bitki örtüsünün geliştirilmesi ve çölleşmeyle mücadeleye yönelik bir mutabakat zaptını onayladı. Ulusal Madenler Programı’nın çalışma usul ve esasları ile Ulusal Eğitim, Kültür ve Bilim Komitesi’nin teşkilat yapısı da kabul edilen düzenlemeler arasında yer aldı.

Kurul, Ulusal Bilgi Teknolojileri Sektörü Geliştirme Programı’nın süresinin 2030 yılının sonuna kadar uzatılmasına karar verdi. Ayrıca, Dr. Faysal bin Hamed es-Sugayr, Dr. Abdurrahman bin Muhammed el-Berrak ve Abdülaziz bin Muhammed es-Subey’i, Şubat 2026’lı tarihinden itibaren Yerel İçerik ve Kamu Alımları Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atadı.

Toplantıda son olarak, Kültür Bakanlığı, Genel İstatistik Kurumu, Genel Askeri Sanayiler Kurumu, Hail Bölgesi Kalkınma Otoritesi, Kral Selman Parkı Vakfı, Spor Yolu Vakfı, Ulusal Ulaşım Güvenliği Merkezi, Ulusal Teftiş ve Denetim Merkezi, Kral Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Şehri, Ulusal Eğitimde Mesleki Gelişim Enstitüsü ve Kraliyet Geleneksel Sanatlar Enstitüsü’ne ait yıllık raporlar hakkında gerekli işlemlerin yapılması yönünde karar alındı.


Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkilisi Şarku’l Avsat'a konuştu: Ödemelerin dijitalleşmesi, Suudi Arabistan’ı küresel finans merkezi haline getirmenin anahtarı

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkilisi Şarku’l Avsat'a konuştu: Ödemelerin dijitalleşmesi, Suudi Arabistan’ı küresel finans merkezi haline getirmenin anahtarı

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), ülkedeki dijital ödeme altyapısını yeniden şekillendirmek amacıyla kapsamlı bir teknolojik hareket başlattı. Bu girişim, geleneksel bankacılık anlayışının ötesine geçerek Suudi Arabistan’ı ‘küresel bir finans merkezi’ haline getirmeyi, yabancı yatırım için alan açmayı ve daha fazla uluslararası elektronik ödeme uygulamasına lisans sağlamayı hedefliyor. Tüm bunlar, ulusal ekonominin rekabet gücünü artırmak ve Suudi Arabistan’ın bölgesel ve küresel finans merkezi olarak konumunu güçlendirmek amacıyla yürütülüyor.

Bu çerçevede SAMA, ödeme şirketleri, e-cüzdan sağlayıcıları ve yabancı mülkiyetli döviz şirketlerinin faaliyetlerini kolaylaştırıyor. Ayrıca uluslararası cüzdan ve uygulamaların satış noktaları ile e-ticarette kullanımını genişleterek bireylere, ziyaretçilere ve yatırımcılara daha fazla ödeme seçeneği sunmayı amaçlıyor. Bu adımlar, finans sektörünün verimliliğini artırırken Suudi piyasasını küresel sermaye için daha cazip hale getiriyor.

SAMA İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, SAMA’nın yeni stratejisinin detaylarını paylaştı. Ed-Duheym, SAMA’nın amacının ‘nakite daha az bağımlı bir toplum’ oluşturmak ve bunun yanında en yüksek düzeyde siber güvenlik ve tüketici koruması sağlamak olduğunu vurguladı.

dcfghyju
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Ed-Duheym, SAMA’nın dünya genelindeki ödeme sistemlerinde yaşanan gelişmeleri sürekli analiz ettiğini ve bu gelişmeleri yerel piyasanın ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığını belirtti. SAMA’nın, benzer merkez bankaları ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde, ödeme inovasyonlarını izlediğini, modern teknolojilerin uygulanabilirliğini değerlendirdiğini ve sektördeki hızlı gelişmelere ayak uydurduğunu söyledi. Bu çalışmaların, finans sektörünün güvenli ve yüksek kaliteli hizmet sunmasını sağlamayı ve finansal istikrarı korumayı amaçladığını ifade etti.

Ed-Duheym, SAMA’nın en son teknolojileri benimseyip entegre etme konusunda kararlı olduğunu ve bunun kullanıcıların beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılayan gelişmiş, güvenli finansal hizmetler sunmayı sağlayacağını belirtti. Bu adımların Suudi Arabistan’ın bölgedeki lider finans merkezi konumunu güçlendirmeye katkı sağlayacağını dile getirdi. Ayrıca, bu çalışmaların SAMA’nın ödeme ekosistemini güvenli ve erişilebilir temel ödeme hizmetleri sunarak güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu kaydetti.

Ödeme sektörü için kapsamlı düzenleme yetkileri

Ed-Duheym, SAMA’nın ülkedeki ödeme sektörünü denetleme ve gözetme yetkisine sahip yetkili kurum olduğunu vurguladı. SAMA, finans sektörünün istikrarını sağlamak, inovasyonu teşvik etmek ve müşteri haklarını korumak için gerekli tüm yetkilere sahip bulunuyor. Bu yetkiler, Ödeme Sistemleri ve Hizmetleri Kanunu ile uygulama yönetmeliği çerçevesinde SAMA’ya verilmiş durumda.

Ed-Duheym’e göre bu yetkiler, ödeme sistemleri ve hizmetlerinin faaliyetlerini düzenleyen kurallar, yönetmelikler ve talimatların çıkarılmasını, ödeme sistemi sağlayıcılarına lisans verilmesini ve lisans yenilenmesini kapsıyor. Ayrıca SAMA, hizmet sağlayıcılarının sermaye, yönetişim ve risk yönetimi gerekliliklerini belirleyebiliyor ve belirli kriterler çerçevesinde ödeme sistemlerini ‘önemli ödeme sistemleri’ olarak sınıflandırabiliyor. SAMA, ödeme altyapısının etkinliğini ve sürekliliğini de denetliyor.

SAMA’nın yetkileri arasında, ödeme hizmeti sağlayıcılarının müşteri fonları ve verilerini korumasını sağlamak ve bunları ayrı tutturmak, ödeme sistemi işletmecilerini ve hizmet sağlayıcılarını denetlemek ve incelemek de bulunuyor. Bu kapsamda SAMA, ödeme ekosisteminin güvenli ve verimli bir şekilde çalışmasını temin ediyor.

Düzenleyici çerçevelerin temeli: müşteri koruması

Ödeme sektöründeki müşteri korumasıyla ilgili olarak ed-Duheym, SAMA’nın denetim ve gözetim rolü çerçevesinde, uluslararası uygulamalara uygun olarak finans sektöründeki müşterilerin korunmasını güçlendirmeye özen gösterdiğini belirtti. Bu yaklaşım, ilgili standartlara uyumun artırılmasını da sağlıyor.

Ed-Duheym, ödeme sektörü düzenleyici çerçevelerinin en önemli unsurlarından birinin, ödeme hizmeti sağlayıcılarının uygulama yönetmeliği ve çerçeve sözleşmeyle belirlenen hüküm ve gerekliliklere uymasını zorunlu kılması olduğunu ifade etti. Bu kapsamda hizmetin türü, uygulanma süresi, ücretler, para birimleri ve şikâyet süreçleri gibi konular düzenleniyor.

Ed-Duheym, müşteri fonlarının korunmasına yönelik hüküm ve düzenlemeler getirildiğini belirterek, “Fonların lisanslı bir bankada ayrı hesaplarda tutulması zorunlu kılındı” dedi. Bunun yanında SAMA, ödeme hizmeti sağlayıcılarını müşterilerin şikâyetlerini etkin bir şekilde alacak ve adil, şeffaf biçimde çözecek mekanizmalar oluşturmakla yükümlü kıldı. Ayrıca siber güvenlik gerekliliklerine uyum, nihai uzlaşma kurallarının uygulanması ve iflas durumlarının yönetimi de müşteri haklarını koruma çerçevesinde zorunlu hale getirildi.

Lisanslı ödeme faaliyetleri ve şirket sayısı

Ed-Duheym, SAMA’nın Ödeme Sistemleri ve Hizmetleri Kanunu ile uygulama yönetmeliği kapsamında iki tür ödeme faaliyetini lisansladığını açıkladı: ‘e-cüzdan faaliyetleri’ ve ‘ödeme hizmetleri faaliyetleri’. Ed-Duheym, SAMA tarafından ödeme faaliyetlerini yürütmek üzere lisans verilen şirket sayısının 28 olduğunu belirtti. Bu şirketlerden 13’ü e-cüzdan faaliyetleri yürütürken, 15’i ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteriyor.

ATM'lerin geleceği

E-cüzdan ve dijital ödemelerin hızlı yayılımı ışığında ATM’lerin geleceğine değinen ed-Duheym, SAMA’nın bu gelişmeyi yakından takip ettiğini belirtti. SAMA, ATM ağı için düzenleyici ve denetleyici bir çerçeve oluşturdu ve bankalara, ağın performansını etkin biçimde izleyecek ve ATM’lerin coğrafi yayılımını teşvik edecek açık kurallar sundu. Bu adımlar, finansal kapsayıcılık hedeflerinin gerçekleştirilmesini destekliyor.

Yabancı şirketlerin lisanslanması ve sahiplik oranları

Yabancı yatırımcının döviz sektörüne girişiyle ilgili olarak ed-Duheym, yatırımcının iki yoldan biriyle sektöre katılabileceğini açıkladı: ya merkez bankasının internet sitesinde belirtilen şartlarla bir yabancı şirketin şubesini açarak, ya da Suudi Arabistan’da yeni bir şirket kurarak.

zasxdcfrgt
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) logosu (Şarku’l Avsat)

Ed-Duheym, yabancı yatırımcının ülkede bir döviz şirketinin tamamına (yüzde 100) sahip olma hakkına sahip olduğunu vurguladı. Döviz merkezlerine verilen lisansların, ülkede döviz alım-satımı ve ticareti ile döviz ithalat ve ihracatını kapsadığını belirtti. Ayrıca, Suudi Arabistan’da yabancı sermayeli bir şirketin (Global Exchange AS Currency Service Limited) eylül ayında lisans aldığını ve bunun döviz sektörünün yabancı yatırımlara kontrollü bir şekilde açılmasının bir örneği olduğunu ifade etti.

BNPL faaliyetinin düzenlenmesi

Son dönemde hızla yayılan vadeli ödeme (Şimdi Al, Sonra Öde / BNPL) faaliyetlerine ilişkin düzenleyici gelişmelere değinen ed-Duheym, bu alanın SAMA tarafından lisanslanan finansman faaliyetlerinden biri olduğunu belirtti. BNPL’nin, müşteriye vade maliyeti yansıtılmadan mal ve hizmet alımının finanse edilmesine dayandığını ifade eden ed-Duheym, bazı iş modellerinin öğrenim ücretleri veya tedavi giderlerinin de vade farkı olmaksızın finanse edilmesini kapsadığını, bu yönüyle söz konusu ürünlerin geleneksel tüketici finansmanının ötesine geçtiğini söyledi.

Ed-Duheym, finansman şirketleri üzerindeki denetim ve gözetim rolü çerçevesinde SAMA’nın, vadeli ödeme şirketlerine yönelik düzenleyici kuralları yürürlüğe koyduğunu belirterek, bu kuralların faaliyetin sağlıklı şekilde yürütülmesini, özellikle bireysel müşterilerin korunmasını ve müşterilere kredi durumlarına uygun finansman sağlanmasını amaçladığını vurguladı. Söz konusu düzenlemelerin aynı zamanda sektörün güvenliğini ve istikrarını teminat altına aldığını kaydetti.

SAMA’nın, Kasım 2024’te vadeli ödeme faaliyetini düzenleyen kuralları gözden geçirerek güncelleme önerilerinde bulunduğunu belirten ed-Duheym, bunun SAMA’nın tüm düzenleyici politikalarını sürekli olarak gözden geçirme ve ihtiyaç halinde güncelleme yaklaşımının bir parçası olduğunu ifade etti.

Ed-Duheym, son dönemde 7 şirketin vadeli ödeme faaliyeti için lisans aldığını, 6 şirketin ise lisans sürecine ilişkin gereklilikleri tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Buna göre, 2025 yılının ilk dokuz ayında bu alanda sağlanan yeni finansman tutarı yaklaşık 28 milyar riyale (7,5 milyar dolar) ulaştı.

Verilere göre, 25-45 yaş aralığındaki kullanıcılar toplam finansmanın yaklaşık yüzde 67’sini oluşturdu. Sektörel dağılımda ise toptan ve perakende ticaret yüzde 70 ile ilk sırada yer alırken, sağlık sektörü yüzde 9’luk payla ikinci sırada yer aldı.

‘Mada’ satış noktası işlemlerinin büyümesi

Suudi Arabistan’ın ulusal ödeme sistemi ‘mada’ üzerinden gerçekleştirilen satış noktası işlemlerine ilişkin olarak ed-Duheym, sistem aracılığıyla işlenen POS işlemlerinin 2024 yılında 2023’e kıyasla yüzde 16 oranında kayda değer bir artış gösterdiğini söyledi. Buna göre, söz konusu dönemde gerçekleştirilen işlem sayısı 10,4 milyara ulaşırken, toplam işlem hacmi 668 milyar riyali (178,1 milyar dolar) aştı.

Ed-Duheym, bu büyümenin ticari sektöre hizmet veren satış noktası cihazlarının yaygınlaşmasıyla eş zamanlı gerçekleştiğini belirtti. Ekim 2025 sonu itibarıyla POS cihazı sayısının 2 milyon 300 bini aşarak bugüne kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığını ifade eden ed-Duheym, bunun Suudi pazarında elektronik ödemelere geçişin derinliğini ortaya koyduğunu vurguladı.

Elektronik ödemeler ve nakit

Elektronik işlemlerin payının son açıklamalara göre yüzde 79’a ulaşmasıyla birlikte, SAMA’nın nakitsiz bir toplumu hedefleyip hedeflemediğine ilişkin soruya yanıt veren ed-Duheym, SAMA’nın amacının ulusal ödeme sistemlerinin altyapısını geliştirerek, daha hızlı ve daha verimli elektronik ödeme araçlarının kullanımını ve benimsenmesini artırmak olduğunu söyledi. Bunun, son yirmi yılda elektronik ödeme işlemlerinin sayı ve değerlerinde görülen sürekli ve dikkat çekici artışta açıkça görüldüğünü ifade etti.

Ed-Duheym, buna karşın SAMA’nın temel hedefinin ‘nakde daha az bağımlı bir toplum’ oluşturmak olduğunu vurguladı. Ulusal para biriminin ödeme ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesinde kabul görmeye devam etmesinin önemine işaret eden ed-Duheym, nakdin finansal kapsayıcılığı destekleyen ve toplumun tüm kesimleri ile ülkeyi ziyaret eden yabancılara hizmet eden önemli bir araç olduğunu belirtti.

SAMA’nın, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tüm ödeme seçeneklerinin ve alternatiflerinin, nakit dâhil olmak üzere, erişilebilir olmasını sağlamaya özen gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Küresel ödeme uygulamaları

Google Pay ile daha önce piyasaya sürülen Samsung Pay ve Apple Pay gibi hizmetlerin Suudi Arabistan’da kullanıma açılmasına ilişkin olarak ed-Duheym, SAMA’nın ödeme sektörüne girmek isteyen aktörleri, yayımladığı politika, düzenleme ve talimatlar çerçevesinde sürekli olarak desteklediğini ve yetkilendirdiğini belirtti.

Ed-Duheym, yakın dönemde Suudi pazarında hizmet sunmak isteyen yeni elektronik ödeme uygulamalarının da devreye alınmasının beklendiğini söyledi. Suudi Arabistan pazarının cazibesine dikkat çeken ed-Duheym, bunun başlıca nedenleri arasında, satış noktaları ve e-ticaret sitelerinde bu uygulamaların hızlı ve sorunsuz şekilde çalışmasını sağlayan, en yüksek standartlara sahip uyumlu bir altyapının bulunmasını gösterdi.

Suudi Arabistan’ın NFC teknolojisine dayalı akıllı cihaz ödeme uygulamalarını benimseyen ve hayata geçiren ilk ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan ed-Duheym, SAMA’nın kullanıcı deneyimini en yüksek güvenilirlik ve güvenlik seviyeleriyle geliştirecek hizmetler sunmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Turistler ve ziyaretçiler için ödeme işlemlerini kolaylaştırmak

Suudi Arabistan’ı ziyaret edenler için ödeme işlemlerinin kolaylaştırılması ve ödeme çözümlerinin çeşitlendirilmesi kapsamında ed-Duheym, SAMA’nın turist ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamayı ve finansal işlemlerdeki deneyimlerini zenginleştirmeyi hedefleyen ulusal hedefleri desteklemek üzere sürekli çalıştığını belirtti. Bu çabaların, güvenli ve yenilikçi bir ödeme ortamı oluşturulması ve ziyaretçilere sunulan ödeme seçeneklerinin çeşitlendirilmesi yoluyla yürütüldüğünü ifade etti.

Ed-Duheym, SAMA’nın onlarca yıldır ödeme altyapısının geliştirilmesine yatırım yaptığını, bu kapsamda Visa, Mastercard, American Express, China UnionPay, Discover ve JCB gibi küresel ödeme ağlarının ulusal ödeme sistemi mada üzerinden entegre edildiğini söyledi. Bu sayede, söz konusu kart ağlarına sahip ziyaretçi ve yerleşiklerin, satış noktaları ve ATM’ler üzerinden işlemlerini sorunsuz şekilde gerçekleştirebildiğini kaydetti.

Çabaların, Suudi Arabistan’a gelen turist ve ziyaretçi sayısındaki artışla eş zamanlı olarak bu ağların ülkedeki kabul alanını genişletmeye odaklandığını belirten ed-Duheym, bu çalışmaların devamı kapsamında SAMA ile Ant International arasında yakın zamanda bir anlaşma imzalandığını açıkladı. Anlaşmaya göre, Alipay+ ödeme ağının 2026 yılı içinde mada sistemi üzerinden kabul edilmesi sağlanacak.

Ed-Duheym ayrıca, SAMA’nın uluslararası kart işlemlerinin kabul maliyetlerini düşürmek için ödeme hizmeti sağlayıcıları, bankalar ve küresel kart ağlarıyla birlikte ücret yapılarının gözden geçirilmesi ve daha verimli, adil fiyatlama mekanizmalarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bu adımların, iş ortamının rekabet gücünü artırdığını, özellikle konaklama ve perakende sektörlerinin uluslararası ödemeleri daha düşük maliyetlerle kabul etmesini sağladığını ve böylece ziyaretçiler ile tüketicilerin deneyimini iyileştirdiğini vurguladı.

SAMA’nın çabalarının yalnızca küresel ödeme kartlarının kabul alanını genişletmekle sınırlı olmadığını ifade eden ed-Duheym, finans sektörü ve ilgili paydaşlarla koordinasyon içinde, bu kartların kabulüne ilişkin farkındalık programları geliştirilmesi ve özellikle yerel ekonominin kilit sektörlerinde satış noktalarında yaygınlaşmasını sağlayacak teşviklerin sunulmasına yönelik mevcut ve gelecekteki birçok girişimin de sürdürüldüğünü kaydetti.

SAMA hizmetleri için birleşik bir platform

Hükümet, finans sektörü ve bireysel kullanıcılar için sunulan hizmetlerdeki son gelişmelere değinen ed-Duheym, SAMA’nın, Suudi Arabistan’daki dijital dönüşüm hedefleriyle uyumlu şekilde tüm sektörlere hizmet verecek dijital kanallarını sürekli güçlendirmeyi amaçladığını söyledi. Bu kapsamda, vatandaşlar ve ikamet edenler, iş dünyası ve kamu kurumlarının SAMA hizmetlerine erişmesini ve işlemlerini kolaylıkla elektronik ortamda gerçekleştirmesini sağlayan birleşik bir dijital hizmetler portalının hayata geçirildiğini açıkladı. Söz konusu portalın, SAMA’nın dijital dönüşüm stratejisi doğrultusunda hizmetlerin tek bir platformda otomasyonu hedefiyle oluşturulduğunu belirtti.

Ed-Duheym, portalda 25’ten fazla elektronik hizmetin yer aldığını ifade ederek, kamu sektörü için dijital kamu bankacılığı hizmeti Nagd’ın sunulduğunu aktardı. İş dünyasına yönelik hizmetler arasında ise düzenleyici deneme ortamına katılım başvurusu, bankalar için para çekme ve yatırma randevularının planlanması ve ATM noktalarının lisanslanması gibi hizmetlerin bulunduğunu söyledi.

frgthy
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) binası (SPA)

Bireyler açısından da platformun, banka hesapları sorgulama, vefat eden kişilerin hesaplarına ilişkin bilgi alma ve finansal kuruluşlara karşı şikâyet başvurusunda bulunma gibi öne çıkan hizmetler sunduğunu belirten ed-Duheym, ilerleyen dönemde yeni hizmetlerin de kademeli olarak devreye alınacağını kaydetti. SAMA’nın hedefinin, geleneksel yöntemler yerine hizmetleri dijital ortamda sunarak işlem hızını artırmak, erişimi kolaylaştırmak ve en yeni teknolojilerle veri güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan ed-Duheym, elektronik hizmetler portalına SAMA’nın internet sitesi üzerinden erişilebildiğini ifade etti.

Çeklerin elektronik olarak takası

Bankalarla yürütülen operasyonel süreçlerin dijital çözümlerle geliştirilmesine, özellikle de banka çeklerinin işlenmesine değinen ed-Duheym, SAMA’nın bu alanda bir dizi dijital dönüşüm projesi üzerinde çalıştığını söyledi. Bu projelerin başında elektronik çek takas sistemi geldiğini belirtti. Ed-Duheym, söz konusu projenin, çek verilerinin küresel standartlarla uyumlu modern elektronik yöntemlerle işlenmesini kapsadığını, bunun da SAMA bünyesindeki merkezi elektronik takas merkezi aracılığıyla ve bankalar arasında kâğıt çek yerine çek görüntüsünün değişimi yoluyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Sistemin, her banka için bağımsız bir platform sunduğunu belirten ed-Duheym, bu sayede şube ve ilgili birimlerin çek tahsiline ilişkin tüm işlemleri yönetebildiğini ve sistemle doğrudan entegrasyon yoluyla süreçlerin otomatikleştirilebildiğini söyledi. Ed-Duheym, sistemin SAMA’nın bankalar arası mutabakat sistemiyle entegre çalıştığını ve çeklerin bir iş günü içinde tahsil edilmesini hedeflediğini kaydederek, bunun çek takası alanında niteliksel bir dönüşüm anlamına geldiğini vurguladı. Bu uygulamayla, şubeler için ayrı takas odaları belirlenmesine gerek kalmayacağı belirtildi.

Özel dijital dönüşüm ajansı

SAMA’nın son yapısal düzenlemelerin ardından dijital dönüşüme yönelik yaklaşımına değinen ed-Duheym, bankanın uzun yıllardır dijital sistemler ve güncellemeleri konusunda dünya genelinde öncü kurumlardan biri olduğunu belirtti. Ed-Duheym, bu sürecin günümüzde dijital dönüşümden sorumlu özel bir ajans kurulmasıyla daha da güçlendirildiğini ve bu sayede dönüşüm sürecinin kesintisiz devam ettirilmesinin sağlandığını ifade etti.

Ed-Duheym, bankanın bulut bilişim gibi ileri teknolojilere yatırım yapmaya devam ettiğini vurgulayarak, bunun esnek, güvenli ve ölçeklenebilir dijital hizmetlerin sunulmasını mümkün kıldığını söyledi. Ayrıca, gelişmiş ve yeni teknolojilerin benimsenmesiyle veri yeteneklerinin güçlendirildiğini, kaynaklar ve operasyonların iyileştirildiğini ve bankada veri kültürünün yaygınlaştırıldığını aktardı.

Ed-Duheym, güçlü veri altyapısı ve ileri düzey analiz sistemlerinin, hem SAMA düzeyinde hem de finans sektöründe karar alma süreçlerini desteklediğini sözlerine ekledi.

Yapay zekâ

Yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesine ilişkin olarak ed-Duheym, SAMA’nın bu teknolojilerin farklı alanlarda kullanımını incelediğini ve uyguladığını belirtti. Bu çalışmaların, yenilikçilik, operasyonel verimlilik ve veri koruması arasında denge gözeten bir çerçeve içinde yürütüldüğünü ifade etti. Ed-Duheym, yapay zekâ teknolojilerinin değerlendirilmesinin, hizmetlerin iyileştirilmesine ve iş süreçlerinin verimliliğinin artırılmasına sağladığı somut katkılar temelinde yapıldığını vurguladı. Bu yaklaşımın, SAMA’nın stratejik hedeflerinin gerçekleştirilmesini desteklediğini belirten ed-Duheym, SAMA’nın yapay zekâyı başlı başına bir amaç olarak değil, finansal istikrarı güçlendiren ve hizmetlerin geliştirilmesine katkı sunan bir imkân ve araç olarak gördüğünü kaydetti.

Siber güvenlik

Siber güvenlik alanındaki zorluklara ilişkin olarak ed-Duheym, SAMA’nın siber güvenliği güçlendirmeye ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik birçok girişim ve projeyi sürekli olarak hayata geçirdiğini belirtti. Ed-Duheym, tüm dijital girişimlere siber güvenlik gerekliliklerinin entegre edildiğini ve sistemler ile verilerin korunmasını güçlendiren güncel standartların uygulandığını ifade etti.

Ed-Duheym, SAMA’nın güvenlik çözümlerini sürekli test ederek bu çözümlerin hazırlık düzeyini ve karşılaşılan tehditlere yanıt verme kapasitesini değerlendirdiğini vurguladı. SAMA’da görev yapan ulusal kadroların, operasyonel sistemleri izleme ve artan siber saldırı ve tehditlere karşı güvenlik araçlarının hazır olma seviyesini yükseltme konusunda yüksek bir yetkinlik sergilediğini de sözlerine ekledi.

Dolaşımdaki nakit paranın artışı

Suudi Arabistan’da dolaşımdaki nakdin yaklaşık 250 milyar riyale (66 milyar dolar) ulaşarak kayda değer biçimde artmasına ilişkin değerlendirmede bulunan ed-Duheym, bu gelişmenin arkasında birden fazla temel faktörün bulunduğunu söyledi. Ed-Duheym, hızlı ekonomik büyüme ve tüketim oranlarındaki artışın, dolaşımdaki nakdi etkileyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını belirterek, ticari faaliyetler ve tüketim arttıkça nakit likidite ihtiyacının da yükseldiğini ifade etti. Bu çerçevede, 2024 yılında cari fiyatlarla gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1,6 oranında, toplam tüketim harcamalarının ise yüzde 2,4 oranında arttığını kaydeden ed-Duheym, dolaşımdaki nakdin GSYİH’nin yaklaşık yüzde 6’sını oluşturduğunu aktardı.

Ed-Duheym, turist ve ziyaretçi sayısındaki artış ile umrenin yıl boyunca yapılabilir hale gelmesinin de, günlük ihtiyaçların karşılanmasında nakit kullanımını artıran etkenler arasında bulunduğunu belirtti. Dolaşımdaki nakitteki yükselişin aynı zamanda yerel ekonomiye duyulan güvenin arttığını gösterdiğini dile getirdi.

SAMA’nın bu gelişmeleri yakından izlediğini vurgulayan ed-Duheym, finansal sistemin istikrarını korumak ve hem vatandaşların hem de ziyaretçilerin nakit ihtiyacını karşılamak için gerekli adımların atıldığını söyledi.

Riyali sahteciliğe karşı korumak

SAMA’nın ulusal parayı sahteciliğe karşı koruma çabalarına değinen ed-Duheym, bankanın bu konuyu büyük bir öncelik olarak gördüğünü belirtti. Ed-Duheym, SAMA’nın kuruluşundan itibaren ve ulusal para biriminin basım görevini üstlendiği günden bu yana, banknotların dünyanın en yüksek teknik standartlarında olmasını sağladığını ifade etti. Altıncı nesil banknotların, Kral Selman bin Abdulaziz döneminde basıldığını hatırlatan ed-Duheym, bu paraların en güncel tekniklerle üretildiğini ve sahteciliği son derece zorlaştıran güçlü güvenlik unsurlarıyla donatıldığını vurguladı.

Ed-Duheym, SAMA’nın mevcut banknotları piyasaya sürmeye başladığı tarihten itibaren, kullanıcıların banknotların özelliklerini öğrenmesini sağlamak amacıyla birçok bilinçlendirme kampanyası yürüttüğünü söyledi. Bu çerçevede, mağaza sahiplerine inceleme süreçlerinde yardımcı olacak araçlar dağıtıldığını belirtti. Amaç, kullanıcıları bilinçlendirmek ve sahte parayı dolaşıma sokmaya çalışan kötü niyetlilerin önünü kesmek.

Ayrıca ed-Duheym’e göre SAMA, bankalar, gümrükler ve güvenlik birimleri ile özel sektörde çalışan personeli düzenli olarak eğitiyor. Bu sayede koruma mekanizmasının etkinliği artırılıyor ve hem ödeme hem tasarruf aracı olarak ulusal paraya olan güvenin sürdürülebilirliği sağlanıyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Suriye Cumhurbaşkanı ile bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Arşiv – SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Arşiv – SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Suriye Cumhurbaşkanı ile bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Arşiv – SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Arşiv – SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile telefonda görüştü.

Görüşmede, iki ülke arasında çeşitli alanlarda ikili iş birliğinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alınırken, bölgedeki gelişmeler ve ortak ilgi alanına giren bir dizi mesele ele alındı.