Eski İstihbarat Başkanı Prens Turki Faysal yanıtladı: Suudi Arabistan'ın Gazze Savaşı'ndaki gerçek pozisyonu nedir?

"Normalleşmenin ön şartı bağımsız Filistin devleti"

Prens Turki, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının Filistin'deki durumun gerçekliğini dünyaya gösterdiğini söylemişti (AP)
Prens Turki, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının Filistin'deki durumun gerçekliğini dünyaya gösterdiğini söylemişti (AP)
TT

Eski İstihbarat Başkanı Prens Turki Faysal yanıtladı: Suudi Arabistan'ın Gazze Savaşı'ndaki gerçek pozisyonu nedir?

Prens Turki, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının Filistin'deki durumun gerçekliğini dünyaya gösterdiğini söylemişti (AP)
Prens Turki, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının Filistin'deki durumun gerçekliğini dünyaya gösterdiğini söylemişti (AP)

Suudi Arabistan'ın eski istihbarat başkanı Prens Turki el-Faysal, Suudilerin Gazze savaşını nasıl gördüklerini anlattı.

Suudi Arabistan'ın İngilizce yayımlanan gazetesi Arab News'ün "Frankly Speaking" adlı podcastine katılan Faysal, Riyad yönetiminin Gazze'de barışın sağlanmasında önemli rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: 

Suudi Arabistan bunu yapmak için tüm imkanları seferber ediyor. Çatışmanın başından bu yana Krallık'ta düzenlenen zirveler, Suudi Arabistan'ın sadece İsrailliler değil herkes için barış ve güvenliği tesis etmeyi çok istediğini gösteriyor.

1977-2001'de Suudi Arabistan'ın dış istihbarat servisi Genel İstihbarat Direktörlüğü'nün başında olan Prens Turki, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşından önce İsrail ve Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecine de değindi.

Faysal, ABD arabuluculuğunda gerçekleşen ve savaşın ardından askıya alınan görüşmelerde Riyad yönetiminin bağımsız Filistin devleti talebinden vazgeçmediğini vurgulayarak şöyle devam etti: 

Suudi yetkililerin, veliaht prensin ve dışişleri bakanımızın açıklamalarından gördüğüm kadarıyla İsrail'le sözümona normalleşme süreci, kendi ayakları üzerinde durabilen ve varlığını sürdürebilen bir Filistin devletinin kurulması adına gerekli tüm düzenlemeler yapılmadan gerçekleşmeyecektir. Suudi Arabistan'ın resmi pozisyonu başından beri bu olmuştur. Suudi Arabistan, İsrail ile Arap dünyası arasında tam barışın sağlanmasının tek geçerli yolu olarak Arap Barış Girişimi'ne bağlılığını yinelemiştir.

Arab News'ün sitesinde dün yayımlanan söyleşide Prens Turki, Gazze savaşının sonlanması için görüşmelerin dengeli ve kapsayıcı şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Eğer Filistin tarafındaki bazı partiler, örneğin Hamas 7 Ekim'de yaptıklarından dolayı dışlanacaksa, aynı şekilde İsrailli siyasi partiler de Gazze'de yaptıklarından dolayı sürece dahil edilmemelidir" dedi.

2005-2007'de Suudi Arabistan'ın ABD Büyükelçisi olarak görev yapan Faysal, "Bu temelde, eğer doğru ifade buysa, Filistinliler ve İsrailliler için adil bir suç dağılımı ya da temsiliyet olmalıdır. Dolayısıyla İsrailliler de Hamas'taki herhangi bir savaşçı ya da Filistin tarafındaki herhangi bir taraf kadar suçlu ve kötü niyetlidir" ifadelerini kullandı.

Söyleşide, Güney Afrika'nın ocakta Uluslararası Adelet Divanı'nda (UAD) İsrail'e karşı açtığı soykırım davası da gündeme geldi. UAD, İsrail'in Gazze'de soykırımı önlemek için tüm tedbirleri alması gerektiğine hükmetmişti.

79 yaşındaki Prens Turki, İsrail'in Gazze'deki operasyonunun Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'ni ihlali ettiğini düşündüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: 

Buna inanan tek kişi ben değilim. Dünya halklarının tepkisini, Avrupa'da, Amerika'da, Asya'da, Afrika'da, Latin Amerika'da büyük şehirlerin sokaklarında yapılan gösterileri her yerde gördük. Nereye giderseniz gidin insanlar sokaklara dökülüyor, İsrail'in Filistin halkına ve Gazze'ye yönelik acımasız saldırılarını kınıyor. UAD'de de İsrail'in bu topraklarda soykırım yaptığına inanmak için gerekçeler olduğunu zaten söyledi. Yani buna inanan tek kişi ben değilim.

Faysal, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları'na dair yorumlarını da paylaştı. Anlaşma kapsamında 2020-2021'de aralarında Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan'ın yer aldığı ülkeler İsrail'le ilişkileri normalleştirmeyi kabul etmişti. 

Ancak Prens Turki, İbrahim Anlaşmaları'nın Ortadoğu'ya barış getirmekte başarısız olduğunu savunarak şu yorumu paylaştı: 

Bu sadece İbrahim Anlaşmaları'nın başarısızlığı değil, İsrail'in Filistin'i işgalinden bu yana dünya toplumunun başarısızlığıdır. İsrail'in kuruluşundan bu yana 75 yıldan fazla süre geçti. Bizse halen Filistinlilerin haklarının korunacağı bir Filistin devletinin kurulması ve İsrail'le komşuları arasında barışın gerekliliği konusunda ilerleme kaydedemeden yerimizde sayıyoruz.

Faysal ayrıca Gazze Şeridi'ndeki yeraltı tünel ağının Hamas tarafından silah deposu ve karargah olarak kullanıldığına dair iddiaları destekleyecek kanıtlar bulunmadığını da savunarak, "İsrail'in bu tünellerin Hamas'ın komuta karargahı olarak kullanıldığı yönündeki iddialarına ilişkin somut bir kanıt görmedim" dedi.

Suudi Arabistanlı yetkili, İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarının ardından ABD'nin örgütü tekrar terör listesine almasını "ironik bir durum" diye niteledi. ABD'nin Husileri 2021'de terör listesinden çıkardığını ve Yemen'deki iç savaşla ilgili barış görüşmelerinde Suudi Arabistan'la birlikte hareket ettiğini hatırlatan Faysal, Gazze savaşının ardından durum değişince Washington'ın kendi çıkarlarını korumak için farklı pozisyon aldığını belirtti.

Faysal, ABD Başkanı Joe Biden'ın 2019'daki seçim kampanyasında Suudi Arabistan'ı "parya" diye tanımladığını hatırlatarak, gelinen noktada Washington'ın artık Riyad'ın önemli bir partner olduğunu anladığını söyledi.

ABD'de yaklaşan başkanlık seçimlerine işaret eden Prens Turki, hem Biden hem de Trump'ın Suudi Arabistan'ın dünya politikasındaki yerini tanıdığını belirtirken, seçim yarışının "çok zorlu geçeceğini" ifade etti. Faysal, söyleşisini şu sözlerle noktaladı: 

Söylediğim gibi tek dileğim, her iki tarafın da Suudi Arabistan'ı arada bir yumruklamaktan çekinmeyecekleri siyasi bir kum torbası olarak değil, dünyanın ekonomik refahının sürdürülmesi, bizim bölgemizde barışın sağlanması ve insanlığın daha iyiye gitmesi için önemli bir ortak olarak görmesidir.

 

Independent Türkçe, Arab News, CNN, NPR



Suudi Arabistan, Yemen'de 1,9 milyar riyal değerinde kalkınma projeleri başlattı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden
Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden
TT

Suudi Arabistan, Yemen'de 1,9 milyar riyal değerinde kalkınma projeleri başlattı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden
Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ile yaptığı görüşmeden

Suudi Arabistan dün, Yemen’in çeşitli vilayetlerinde toplam 28 proje ve girişimden oluşan bir kalkınma paketi başlattı. Projelerin toplam değeri 1,9 milyar Suudi riyali olup, tüm temel ve hayati sektörleri kapsıyor. Bu girişimlerin amacı, Yemen halkı için istikrar ve kalkınmayı desteklemek olarak açıklandı.

Projeler, Suudi Arabistan’ın Yemen halkına verdiği desteğin bir uzantısı olarak hayata geçirildi. Uygulama, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda yürütülürken, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman tarafından da yakından takip edildi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın Yemen’in Kalkınması ve İmarı Programı çerçevesinde sağlanan desteğin, ülkenin güvenlik ve istikrarı güçlendirme konusundaki kararlılığını yansıttığını ve Yemen halkı için daha iyi bir gelecek inşa etmeye katkı sağladığını belirtti.

Prens Halid bin Selman dün, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, Konsey üyeleri, Başbakan ve Aden Valisi ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkileri değerlendirildi.

Toplantıda, Yemen krizinin kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde sona erdirilmesine yönelik çabalar ve gelişmeler ele alındı. Ayrıca Güney Yemen meselesi için Riyad Konferansı aracılığıyla adil bir çözümün oluşturulmasının önemi vurgulandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, Prens Halid bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmeyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi. El-Alimi, görüşmede ulusal durumdaki gelişmeler ile Suudi Arabistan’dan gelen desteğin ele alındığını ve bu desteğin Yemen halkının devlet kurumlarını yeniden inşa etme, güvenlik, istikrar ve barış taleplerini karşılayan stratejik bir ortaklık çerçevesinde sunulduğunu ifade etti.

xcsdfrgt
Suudi Arabistan Savunma Bakanı ile Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Konsey üyeleri arasındaki görüşmeden

El-Alimi, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Farklı vilayetlerde açıklanan kalkınma projeleri, iyileşme ve yeniden inşa süreci için temel bir dayanak teşkil ediyor. Bu projeler, hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam fırsatlarının artırılması için daha geniş programların öncüsü niteliğinde olup, Suudi Arabistan’ın Yemen devletini her düzeyde destekleme kararlılığını yansıtıyor” dedi.

El-Alimi, Suudi Arabistan’a, özellikle Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a, Yemen halkı ve siyasi liderliği yanında sergiledikleri ‘içten ve samimi tutumları’ nedeniyle şükran ve takdirlerini iletti.

Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi ve programdan sorumlu yetkili Muhammed el-Cabir, Suudi Arabistan’ın ekonomik desteğinin liderlik talimatlarıyla yönlendirildiğini vurguladı. El-Cabir, yeni projelerin günlük hizmetlerin ve altyapının iyileştirilmesiyle doğrudan bağlantılı sektörlere odaklandığını, bunun Yemen’in istikrarını güçlendireceğini, iyileşme ve kalkınma sürecini tüm vilayetlerde destekleyeceğini ve Yemen halkı için somut ve kalıcı etkiler yaratacağını belirtti.

Sağlık, enerji, eğitim ve ulaştırma başta olmak üzere temel ve hayati sektörleri kapsayan destek, Yemen halkının güvenlik, istikrar ve kalkınmasını güçlendirmeyi; Aden, Hadramut, el-Mehra, Sokotra, Marib, Şebve, Abyan, Dali, Lahic ve Taiz vilayetlerinde temel hizmetlerin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Program, Yemen hükümeti ve yerel otoritelerle koordineli olarak yürütülüyor. Ayrıca 27 yeni kalkınma projesi ve girişimi, 2026-2027 yıllarında tamamlanacak ve 2018’de programın kurulmasından bu yana hayata geçirilen 240 proje ve girişime eklenmiş olacak.

Aden vilayeti, Suudi Arabistan destekli kalkınma programı kapsamında çeşitli nitelikli projeler ve girişimlerden yararlanacak. Bu kapsamda, Veliaht Prens Muhammed bin Selman Hastanesi’nin önümüzdeki üç yıl boyunca faaliyet göstermeye devam etmesi sağlanacak; böylece sağlık sektörü ve tıbbi hizmetlerin kapasitesi artırılacak. Ayrıca program, Yemen’de türünün ilk örneği olacak bir su arıtma tesisi kuracak; bu tesisle tatlı su kıtlığı azaltılacak, su kaynaklarının tükenmesi önlenecek ve su güvenliği güçlendirilecek.

Program, Aden Havalimanı’nın rehabilitasyonu projesinin ikinci ve üçüncü aşamalarını da başlatıyor. Projede pist yeniden inşa edilecek, navigasyon ve iletişim sistemleri sağlanacak. Böylece hava taşımacılığı hizmetleri iyileştirilecek, ekonomik ve sosyal bağlar güçlendirilecek, yolculara sunulan hizmetlerin kalitesi artırılacak ve uluslararası hava taşımacılığı şirketlerinin sefer düzenlemesi kolaylaşacak.

Hükümet binası ve Cumhurbaşkanlığı kompleksi projeleri, Yemen’de kalkınma sürecine katkı sağlamayı ve devlet kurumlarının işlevlerini güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca deniz yolu inşaat ve genişletme projeleriyle vilayette ulaşım altyapısının kalitesi artırılacak.

Hadramut’ta el-Abr-Seyun yolu rehabilite edilecek ve kapasiteleri yükseltilecek. Bölgede Hadramut Üniversitesi’ne bağlı yeni bir üniversite hastanesi inşa edilecek, böylece sağlık hizmetlerine erişim ve tıbbi ihtiyaçlar karşılanacak. Hadramut ve Seyun üniversitelerinde iki yeni bilgisayar ve bilişim fakültesi kurulacak; ayrıca Tarım Veteriner Teknik Enstitüsü’nün geliştirilmesi projesi hayata geçirilecek.

El-Mehra vilayetinde, Kral Selman Tıp ve Eğitim Şehri üç yıl süreyle hizmet verecek. Tesisin tüm inşaat işleri tamamlandıktan sonra faaliyete geçmesiyle Yemen’de sağlık sektörünün kapasitesi artırılacak ve sağlık hizmetlerinin kalitesi yükseltilecek. Ayrıca tesise bağlı olarak Sağlık Bilimleri Fakültesi kurulacak.

Sokotra’da program projeleri arasında, Sokotra Hastanesi’nin işletmeye alınması, Teknik Enstitü ve Eğitim Fakültesi’nin kurulması bulunuyor. Bunlar, eğitim çıktılarını artırmayı ve tıbbi hizmetlerin sürekliliğini desteklemeyi amaçlıyor. Ayrıca bölgede birkaç okul inşası gerçekleştirilecek.

Abyan vilayetinde ise program kapsamında bir hastane kurulacak ve donatılacak; böylece sağlık hizmetlerine erişim artırılacak. Bölgede ayrıca model okul projeleri hayata geçirilecek.

Şebve vilayetinde program kapsamında Şebve Hastanesi işletmeye alınacak, eğitim alanında model okullar kurulacak ve tarım sektörünü desteklemek için Tarımsal Değer Zinciri Güçlendirme programı hayata geçirilecek. Taiz vilayetinde ise program, 30 megavat kapasiteli bir elektrik üretim tesisi inşa ederek elektrik kapasitesini artıracak. Ayrıca el-Muha Hastanesi’nin işletmeye alınmasıyla sağlık hizmetlerinin devamlılığı sağlanacak.

Marib’de program, el-Abr Yolu’nun genişletme ve rehabilitasyon projesinin son aşamasını başlatacak. Daha önce tamamlanan 90 kilometrelik ilk iki aşamanın ardından, yol güvenliği, ticari ve ekonomik hareketlilik desteklenecek. Ayrıca kız öğrenciler için tüm donanımlarıyla bir eğitim kompleksi kurulacak.

Dali’de kırsal hastane ve model okullar inşa edilecek; öğretmenlerin kapasitesini artırmaya yönelik eğitim programları da yürütülecek. Lahic vilayetinde ise program kapsamında Anne ve Çocuk Merkezi kurulacak. Program, Hadramut, Aden, Lahic, Abyan, Dali, Şebve ve Sokotra’da yılda 10 okul olmak üzere toplam 30 okulun inşası ve donatılmasını da kapsıyor; bu sayede eğitime erişim artırılacak ve eğitim kalitesi güçlendirilecek.

Suudi Arabistan tarafından sağlanan yeni bir hibe kapsamında, Yemen’in tüm vilayetlerindeki elektrik santrallerinin işletilmesi için petrol ürünleri temin edilecek. Bu destek, hastaneler, sağlık merkezleri, yollar, okullar, havaalanları ve limanlar gibi altyapılarda elektrik güvenilirliğini artıracak, sanayi faaliyetlerini destekleyecek ve ticari hareketliliği güçlendirecek.


Suudi Arabistan, Yemen'de çeşitli kalkınma projeleri başlattı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı ile Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri arasındaki toplantıdan bir kare
Suudi Arabistan Savunma Bakanı ile Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri arasındaki toplantıdan bir kare
TT

Suudi Arabistan, Yemen'de çeşitli kalkınma projeleri başlattı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı ile Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri arasındaki toplantıdan bir kare
Suudi Arabistan Savunma Bakanı ile Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyeleri arasındaki toplantıdan bir kare

Suudi Arabistan dün, Yemen’in çeşitli vilayetlerinde, tüm temel ve hayati sektörleri kapsayan, 1,9 milyar Suudi Arabistan riyali değerinde 28 proje ve girişimden oluşan bir dizi kalkınma projesini başlattı.

Suudi Arabistan’ın Yemen halkına verdiği desteğin bir uzantısı olan bu projeler, Kral Selman bin Abdulaziz ve Başbakan Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in rehberliğinde ve Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın takibi ve yoğun ilgisiyle başlatıldı.

Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman dün yaptığı açıklamada, “Yemen'in Kalkınması ve Yeniden Yapılanması için Suudi Arabistan Programı” aracılığıyla sağlanan bu desteğin, ülkesinin güvenliği ve istikrarı teşvik etme ve Yemen ve halkı için daha iyi bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunma konusundaki kararlılığını yansıttığını vurguladı.

Prens Halid bin Selman dün Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, konsey üyeleri, Başbakan Ahmed Avad bin Mübarek ve Devlet Bakanı ve Aden Valisi Abdurrahman Şeyh el-Yafei ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkiler ele alındı.

Toplantıda, Yemen'de güvenlik ve istikrarın sağlanması için kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde Yemen krizini sona erdirmeye yönelik gelişmelere ve çabalara değinildi. Ayrıca, adil çözümler için kapsamlı bir vizyon bulmak amacıyla Riyad Konferansı aracılığıyla güney meselesinin geleceği için çabaların sürdürülmesinin önemi vurgulandı.


Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
TT

Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)

Suudi Arabistan, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon aracılığıyla güney vilayetlerinde askeri ve siyasi faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Bu adımların, durumun normalleştirilmesi, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ve askeri oluşumların Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında düzenlenmesi hedefleri doğrultusunda atıldığı belirtildi. Söz konusu çabalar, tansiyonun düşürülmesi ve ulusal meseleler etrafında diyalog kanallarının açılmasına yönelik diplomatik girişimlerle eş zamanlı yürütülüyor.

Bu çerçevede, geçici başkent Aden’deki Yemen Savunma Bakanlığı binasında askeri istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Ahmed el-Basr başkanlık etti. Görüşmede, askerî birliklerin statüsü ve faaliyetlerine ilişkin karar ve talimatlarının uygulanması ele alındı.

Resmi medyaya göre toplantıya, ortak harekât birimleri temsilcileri, askeri oluşumların komutanları ile Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri katıldı. Toplantıda, kuvvetlerin tek bir komuta yapısı ve ortak bir harekât merkezi altında faaliyet gösterecek birleşik ve düzenli bir ulusal ordu çatısı altında örgütlenmesine yönelik adımlar gözden geçirildi. Bu sürecin, geçici başkent Aden ile diğer kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

sdfrgty
Yemenli askeri liderlerin Aden'deki Savunma Bakanlığı binasında yaptığı toplantıdan (SABA)

Tümgeneral Ahmed el-Basr, siyasi ve askeri liderliğin bu dosyaya büyük önem verdiğini belirterek, söz konusu adımı birleşik bir ulusal askeri kurumun inşası yolunda kilit bir aşama olarak nitelendirdi. El-Basr, kurumsal çalışma anlayışına ve askeri disipline bağlı kalınması, Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın şemsiyesi altında faaliyet yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

El-Basr ayrıca, meşru hükümeti destekleyen ortak kuvvetlerin askeri heyetiyle tam eşgüdümün önemine dikkat çekti. Ortak Kuvvetler Komutanı’nın danışmanı Tümgeneral Fellah eş-Şehrani başkanlığındaki heyetle koordinasyonun, verilen talimatların uygulanmasını ve güvenlik hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağını ifade etti.

Tümgeneral Fellah eş-Şehrani de tüm güçlerin ve silahlı unsurların Aden kentinden çıkarılmasının önemini vurgulayarak, geçici başkentin sivil niteliğinin korunması gerektiğini söyledi. Eş-Şehrani, Aden Havalimanı’nın vatandaşlara hizmet veren sivil bir tesis olarak kalmasının zorunlu olduğunu da kaydetti.

xcdfgrt
Suudi Arabistan'dan bir askeri heyet, güvenlik durumunu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek amacıyla Aden'de bulunuyor. (X)

Eş-Şehrani, Aden’de aralarında feshedilen Güney Geçiş Konseyi’ne (GGK) bağlı oluşumların da bulunduğu askeri birliklerin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, koalisyon heyetinin Aden’de bulunmasının vatandaşlar ve yerel yönetimler için bir güven mesajı taşıdığını söyledi. Eş-Şehrani, bu durumun Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarı, yeni bir kalkınma aşamasına geçişin ve vatandaşların ihtiyaçlarına yanıt verebilmenin temel şartı olarak gördüğünü ve bu yöndeki kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Şebva, el-Mehra ve Sokotra

Yemen’in resmî medyasına göre, Şebve Valisi Avad Muhammed bin el-Vezir, meşru hükümeti destekleyen koalisyon komutanlığından Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi başkanlığındaki askeri bir heyetle bir araya gelerek, vilayette güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak koordinasyon başlıklarını ele aldı.

Vali el-Vezir, ortak kuvvetler komutanlığının Şebve’ye gösterdiği ilgiyi ve güvenliğin tesis edilmesi ile istikrarın pekiştirilmesine yönelik süregelen desteğini takdir etti. El-Vezir, yerel yönetim, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında kurumsal çalışmanın güçlendirilmesi ve görevlerin tamamlayıcı şekilde yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.

Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi ise askeri komitenin görevinin, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ile meşru hükümeti destekleyen koalisyon liderliğinin talimatları doğrultusunda, vilayet yönetimine askeri ve güvenlik birimlerinin yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılmasında destek vermek olduğunu belirtti. El-Uteybi, bu sayede söz konusu birimlerin Şebve’de güvenlik ve istikrarın korunması ile toplumsal barışın muhafazasında rollerini etkin biçimde sürdürebileceğini ifade etti.

Öte yandan el-Mehra vilayetinde Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Tuğgeneral Abdullah el-Cedhi, Şahn ilçesi ile Umman Sultanlığı sınır kapısındaki güvenlik durumunu yerinde inceledi. El-Cedhi, güvenlik birimleri ile ilgili kurumlar arasındaki hazırlık seviyesi, disiplin ve koordinasyonu değerlendirdi.

El-Cedhi, stratejik ve hayati öneme sahip Şahn Sınır Kapısı’nın önemine dikkat çekerek, Vatan Kalkanı Güçleri’nin kapının güvenliğini sağlama, geçişlerin düzenli şekilde sürdürülmesi ve vatandaşlar ile yolcular için işlemlerin kolaylaştırılması konusunda tam hazırlık içinde olduğunu vurguladı.

zASDF
Sokotra'da Suudi görev gücüyle iş birliği içinde durumun normalleştirilmesi için resmi çalışmalar sürüyor. (SABA)

Resmi kaynaklara göre Sokotra vilayetinde, Vali Rafet es-Sekali başkanlığında geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya yerel yönetim yetkilileri ile yerleşim merkezlerinin aşiret liderleri katıldı; vilayetteki genel durum ile güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yollar ele alındı.

Vali es-Sekali, safların birleştirilmesi ve toplumsal bilincin artırılmasının önemine vurgu yaparak, Başkanlık Konseyi ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun denetiminde faaliyet gösteren ulusal bir güç olarak Vatan Kalkanı Güçleri’ni memnuniyetle karşıladı.

Resmi medyaya göre toplantıda, vilayetin aşiret liderlerinden oluşacak özel bir komite kurulması kararlaştırıldı. Komitenin, yerel yönetim ve 808’inci Görev Gücü Komutanı ile sürekli iletişim halinde olarak çabaların eşgüdümünü sağlaması ve ortaya çıkabilecek sorunlara hızla çözüm üretmesi hedefleniyor.

Siyasi ve diplomatik faaliyetler

Siyasi ve diplomatik temaslar kapsamında, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Muhrimi, Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Catherine Corm-Kammoun ile bir araya geldi.

Şarku’l Avsat’ın Yemen medyasından aktardığına göre el-Muhrimi, Fransa’nın Yemen’de ekonomik ve kalkınma reformlarına verdiği desteği takdir ederek, silahlı grupların oluşturduğu tehditlere karşı su yolları ve uluslararası deniz ticaret hatlarının korunmasında uluslararası toplumla ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

El-Muhrimi ayrıca, son gelişmelerin kontrol altına alınması ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabalara öncülük eden Suudi Arabistan’ın rolünü övdü; Riyad’ın kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın temellerini sağlamlaştırma konusundaki kararlılığına dikkat çekti.

El-Muhrimi, güney meselesine adil ve kapsayıcı bir diyalog yoluyla bulunacak çözümün, devlet kurumlarının yeniden inşasına ve Husilerin darbesinin sona erdirilmesine yönelik çabaların temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti. El-Muhrimi, yeniden imar programlarının desteklenmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesi için uluslararası bağışçılarla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

XSDEFR
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih, Avrupa Birliği (AB) büyükelçisiyle bir araya geldi. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih de Avrupa Birliği’nin (AB) Yemen Büyükelçisi Patrick Simonnet’i kabul etti. Resmi medyaya göre görüşmede, Yemen ile AB ülkeleri arasındaki ortaklığın ufukları, Başkanlık Konseyi ve hükümetin kurtarılmış vilayetlerde güvenliği tesis etmeye yönelik çabaları ile Kızıldeniz’de terörizm ve korsanlıkla bağlantılı riskler ele alındı.

Resmî kaynaklara göre Salih, AB’nin Yemen’e ve ülkenin toprak bütünlüğüne verdiği desteği takdir ederek, son yıllarda insani operasyonlara sağladığı katkılardan övgüyle söz etti. Salih, AB Büyükelçisi’ni kurtarılmış vilayetlerdeki son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, istikrarın iyileşmesinin devletin sahadaki varlığının güçlendirilmesini ve temel hizmetlerin etkinliğinin artırılmasını gerektirdiğini vurguladı. Salih ayrıca, özellikle Riyad’da yapılması planlanan güney-güney diyaloğuna verdiği destek bağlamında Suudi Arabistan’ın üstlendiği rolü övdü.