Suudi Arabistan ve Pakistan: Çıkarlar ağı çerçevesinde ortaklığın yeniden teyidi

Dikkatli bir diplomatik yaklaşım ilişkileri uyumlu hale getirir

Görsel: Shutterstock
Görsel: Shutterstock
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan: Çıkarlar ağı çerçevesinde ortaklığın yeniden teyidi

Görsel: Shutterstock
Görsel: Shutterstock

Kaswar Klasra

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Korgeneral Asım Munir 20 Mart 2024 tarihinde Cidde'de bir araya geldiler. Görüşmede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki güçlü ilişkiye övgüde bulundu. İslamabad da yaptığı açıklamada aynı duyguyu paylaşırken Suudi Arabistan’ın Pakistan'a olan sarsılmaz desteği vurgulandı.

Bu görüşmeden birkaç gün sonra Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Pakistan'ın Milli Günü dolayısıyla düzenlenen geçit töreninin onur konuğu oldu. Aynı günün yani 23 Mart'ta, Prens Halid bin Selman’a Pakistan'ın üst düzey sivil ve askeri yetkililerinin katıldığı bir törenle Devlet Onur Nişanı (Nişan-ı Pakistan) verildi.

Pakistan Milli Günü törenleri sırasında Prens Halid bin Selman'ın Devlet Onur Nişanı’na layık görülmesi, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki köklü ilişkileri yansıtırken Pakistan’ın bu adımı, Suudi Arabistan'ın 1947 yılından bu yana Pakistan'a verdiği kesintisiz desteği ve yıllar içinde kurulan güçlü diplomatik ilişkileri teyit ediyor.

dsefver
Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pakistan Genelkurmay Başkanı Korgeneral Asım Münir'i kabul etti (SPA)

Prens Halid bin Selman’ın Pakistan ziyaretinin zamanlaması ve Pakistan'ın Milli Günü törenlerine katılması, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirme ve bölgesel zorluklarla ortak mücadelede kararlılığı gösterdi.

Oldukça prestijli ve sivillere takdim edilen en yüksek ödülü Devlet Onur Nişanı, genellikle Pakistan'ın ulusal çıkarlarının ilerletilmesine önemli ölçüde katkıda bulunanlara veriliyor. Pakistan, Prens Halid bin Ortaklığın güçlendirilmesiSelman’a bu nişanı takdim ederek onun katkılarına övgüde bulurken Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki her zaman sürecek olan karşılıklı saygıyı ve iş birliği ruhunu da teyit etmiş oldu.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Pakistan ziyareti sırasında ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı ile görüştü. Taraflar, kardeş ülkeler olan Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi konusunda mutabakata vardılar.

Pakistanlı ve Suudi Arabistanlı yetkililer arasındaki üst düzey temaslar, iki ülke arasındaki ilişkilerin gücünü ve bölgedeki istikrar ve refahın desteklenmesine yönelik ortak kararlılığı teyit etti.

Özetle Pakistanlı ve Suudi Arabistanlı yetkililer arasındaki bu üst düzey temaslar, iki ülke arasındaki ilişkilerin gücünü ve bölgedeki istikrar ve refahın desteklenmesine yönelik ortak kararlılığı teyit ediyor. Karmaşık bir jeopolitik zeminde yol almaya devam eden Pakistan ve Suudi Arabistan’ın ilişkileri, güçlenmeye ve ortaya çıkan zorlukları ortak eylem ve karşılıklı iş birliğiyle ele almaya hazır olduklarını gösteriyor.

dfervfr
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, beraberinde Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz ile Pakistan Milli Günü vesilesiyle İslamabad'da düzenlenen askerî geçit töreni izlerken, 23 Mart 2024 (AFP)

Wilson Center’daki Güney Asya Enstitüsü Direktörü Michael Kugelman, Suudi Savunma Bakanı Prens Halid’in Pakistan ziyaretinin, Pakistan ile Suudi Arabistan ilişkilerinin güçlendirilmesine yardımcı olacağını belirtti. Al-Majalla’ya konuşan Kugelman, bu ziyaretin kesinlikle ilişkilerin güçlenmesine yardımcı olacağını ve çok önemli bir zamanda gerçekleştiğini söyledi. Suudi Arabistan-Pakistan ilişkilerinin, birkaç yıl önce Hindistan ve İran ile ilgili birtakım meseleler yüzünden kısa süreli uzaklaşılmasının ardından her zamanki güçlü haline geri döndüğünü hatırlatan Kugelman, “Şimdi Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın ve Başbakanı’nın Suudi Arabistan’la olan yakın şahsi ilişkileri, Suudi Arabistan’ın kilit rolü ve hayati b yatırım kaynağı olarak görülmesi bakımından İslamabad bu ziyaretin başarılı olması için gelinden geleni yapmakta kararlı. İki ülke arasındaki ilişki her ikisi için de önemli olsa da şu an özellikle Pakistan için hayati önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Pakistan’ın Suudi Arabistan'la çok yönlü ilişkileri, ortak çıkarları olduğunu teyit ediyor.

Pakistanlı gözlemciler ve dış politika uzmanları, Pakistan ile Suudi Arabistan arasında uzun yıllara dayanan ilişkilerin tarihi açıdan zengin olduğunu ve özellikle savunma, güvenlik ve ekonomi alanlarında karşılıklı güven ve iş birliğine dayandığını düşünüyorlar. Ayrıca Suudi Arabistan’ın ekonomik sıkıntılar sırasında mali yardım ve önemli yatırımlar yoluyla Pakistan'a verdiği kesintisiz desteğin, ilişkilerinin gücünü ve ortaklığın derinliğini vurguladığını belirtiyorlar.

Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin ince detaylarını anlamak, iki devletin izlediği yolu anlamanın yanı sıra, Yakın Doğu ve Güney Asya'daki bölgesel nükleer dengeler ve jeopolitik dinamikler üzerindeki daha geniş kapsamlı etkileri değerlendirmek için de hayati önem taşıyor.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a yardımları

Suudi Arabistan, özellikle Hindistan'ın 1998 yılında nükleer denemeleri sırasında olduğu gibi kritik dönemlerde Pakistan’a önemli yardımlarda bulundu. Şarku’l Avsat’ın Majalla’dan aktardığı habere göre bu yardımlar, bir yandan iki ülke arasındaki ilişkinin derinliğini teyit ederken, diğer yandan Suudi Arabistan'ın önemli miktarda petrol yardımında bulunacağına dair verdiği söz, Pakistan'ın nükleer deneme kararlarında belirleyici bir faktör olmuş ve Suudi Arabistan’ın sıkıntılı zamanlarda Pakistan’ın gerçek dostu olduğunu göstermiştir.

Bunun yanında Suudi Arabistan halkının ve kurumlarının Pakistan’a önemli mali yardımlarıyla birlikte, Suudi Arabistan ideolojisinin Pakistan’ın eğitim çerçevesinin belli bölümleri üzerindeki etkisi, iki ülke arasındaki ilişkinin geleneksel devlet dinamiklerinin ötesine geçerek kapsamlı ve çok yönlü doğasına başka bir boyut kazandırıyor.

Pakistan’ın Suudi Arabistan'la çok yönlü ilişkileri, dış politika çerçevesinin merkezinde yer alan ekonomik, ideolojik ve stratejik ortak çıkarları olduğunu teyit ediyor. Mevcut yerel ve uluslararası engeller arasında bu ilişkilerin sürdürülmesinin Pakistan’ın gelecekteki yönünün anahtarı olacağına şüphe yok.

Pakistanlı Jeopolitik Analist Ahmed Kureyşi, Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın şahsi ilişkilerinin iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinde etkili olduğunu düşünüyor. Kureyşi, Al-Majalla’ya yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan Savunma Bakanı, başka bir ülkedeki önemli bir askerî geçit törenine katılmak üzere özel olarak Pakistan'a gitti. Suudilerin kısa süre içinde attıkları bu olağanüstü adım, Pakistan'a ne kadar önem verdiklerinin açık bir göstergesiydi. Suudi Arabistan'ın Pakistan'a en üst düzeyde verdiği büyük önemi teyit ediyor. Bu ziyaretin, diğer bazı faktörlerin yanı sıra, Pakistan hükümeti ve silahlı kuvvetleri üzerinde derin bir etki yaratması beklenirken, ziyaret aynı zamanda Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ilişkilerde bir başka dönüm noktasını temsil ediyor. Bununla birlikte ziyaret, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki gelişen stratejik ortaklığı da somutlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Pakistan, ikinci en büyük Müslüman nüfusa ve nükleer güce sahip olması nedeniyle jeopolitik açıdan oldukça önemli bir ülke.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti genel olarak ve kendisine onur nişanı takdim edilmesiyle Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki, kökleri tarihi bağlara ve ortak değerlere uzanan kalıcı dostluğun ve dayanışmanın özel bir göstergesiydi. Her iki ülke de bölgesel dinamikler ve küresel zorluklarda önemli rollere sahipler.

Riyad ve İslamabad arasında son dönemde atılan adımlar, ilişkilerin güçlendirilmesinde ve iki ülke arasındaki ortaklığın, daha önce eşi ve benzeri görülmemiş seviyelere yükseltilmesinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini gösterdi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıl yapılan ve Suudi Arabistan’ın Pakistan'daki yatırımlarını 10 milyar dolara çıkarmasıyla ilgili fizibilite çalışmalarının başladığı belirtilen açıklama, Pakistan ekonomisini canlandırmaya yönelik somut bir çabaya işaret etti.

Bunun yanında Suudi Arabistan'ın Pakistan Devlet Bankası'ndaki mevduat limitini 2 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkarması da Suudi Arabistan'ın ekonomik sıkıntılar yaşayan Pakistan'a önemli ölçüde mali yardımda bulunma isteğinin göstergesiydi.

Suudi Arabistan, bu adımları münferit olarak değil, Pakistan ekonomisinin güçlendirilmesine yardımcı olmayı amaçlayan daha geniş kapsamlı bir çaba çerçevesinde atıyor. Suudi Arabistan’ın Pakistan Devlet Bankası'ndaki 3 milyar dolarlık mevduatın vadesini uzatmasının yanı sıra, Cenevre’deki toplantı sırasında Pakistan'ın yaşadığı sel felaketinin yaralarını sarmasına yardımcı olmak üzere verilen önemli miktarda mali yardım sözü, müttefikine verdiği desteğin boyutunu ortaya koymuştur.

Yetenekler, zorluklar ve dengeler

Pakistan, ikinci en büyük Müslüman nüfusa ve nükleer güce sahip olması nedeniyle jeopolitik açıdan oldukça önemli bir ülke. Bu da Pakistan ile Suudi Arabistan arasında güçlü ilişkilere neden dikkat edilmesi gerektiğini açıklıyor. Hindistan Yarımadası'nın 1947 yılında Hindistan ve Pakistan olmak üzere iki egemen devlete bölünmesiyle bu iki ülke arasında başlayan rekabette Suudi Arabistan'ın Pakistan’a verdiği destek, İslamabad’ın istikrar ve ekonomik refah arayışında çok önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Pakistan'ın karşılaştığı iç zorluklar, sivil-asker dengesizliği, etnik ve mezhepçi gerginlikler, ekonomik baskılar ve iklim tehditleri gibi sorunlar, özellikle ülke siyasetindeki belirsizlik çerçevesinde istikrar ve ilerlemenin önünde büyük engeller oluşturuyor. Tüm bu karmaşık problemler, Pakistan'ın uluslararası ortaklarını, çıkarları açısından İslamabad'la ilişkilerini yeniden değerlendirmeye itti.

dwefer
Başkent İslamabad'da düzenlenen Pakistan Milli Günü törenlerinde paraşütçülerin gösterisinden  23 Mart 2024 (AFP)

Pakistan’ın ABD ve Çin gibi büyük güçlerle ilişkilerini dengeleyen hassas diplomatik yaklaşımına, başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere Körfez ülkeleriyle derinleşen ilişkileri eşlik etti. Bu ilişkiler, ortak dini duyguların ötesine geçerken ekonomik olarak karşılıklı bağımlılık, bu ilişkilerde önemli bir rol oynuyor. Pakistan işgücünün büyük bir kısmının Suudi Arabistan'da bulunduğu biliniyor. Körfez ülkelerinden gelen büyük miktardaki para transferi de Pakistan'ı bu ülkelere bağlayan ekonomik ilişkilerin altını çiziyor.

Körfez ülkelerinin Pakistan’a sağladığı destek, aralarındaki derin bağın ve karşılıklı desteğin göstergesidir.

Pakistanlı meslek sahiplerinin Körfez ülkelerindeki finans sektörünün ve sağlık sektörünün ayrılmaz bir parçasını oluşturması nedeniyle, Pakistan işgücünün Körfez ülkelerindeki altyapının geliştirilmesine katkısı oldukça önemli bir rol oynuyor. Bununla birlikte İslamabad, askeri eğitim ve danışmanlık alanlarındaki çalışmalarıyla bu ilişkilerin stratejik yönünü pekiştiren güçlü güvenlik ilişkileri de kurdu.

Suudi Arabistan'ın Pakistan'a 1998 yılındaki ekonomik yaptırımlar sırasında bedava petrol tedarik etmesi gibi, Körfez ülkelerinin Pakistan’a verdiği destek, zor zamanlarda birbirlerinin yanında olduklarını gösteriyor.

Öte yandan Pakistan, ekonomik kazanımlar ve güvenlik alanındaki iş birliğinin yanı sıra çıkarlarını korumak için son derece karmaşık bir ortamı olan uluslararası arenada manevra yapmak gibi karmaşık bir görevle karşı karşıya. İttifaklar arasında bir denge kurmak ve içerideki zorlukların üstesinden gelmek, Pakistan'da istikrar ve sürdürülebilir büyümenin sağlanması açısından oldukça önemli.



Kuveyt'te Ahmed Abdullah es-Sabah başbakanlığa getirildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Kuveyt'te Ahmed Abdullah es-Sabah başbakanlığa getirildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Kuveyt Emiri Meşal el-Cabir el-Ahmed es-Sabah, Ahmed Abdullah es-Sabah'ı başbakan olarak atadı.

Kuveyt resmi ajansı KUNA'da yer alan habere göre, Emir'in yayımladığı kararname gereğince Ahmed Abdullah es-Sabah yeni başbakan olarak görevlendirildi.

Kuveyt Emiri Sabah, 4 Nisan'daki milletvekili seçimlerinin ardından istifa eden Başbakan Muhammed es-Salim es-Sabah başkanlığındaki hükümetin istifasını 7 Nisan'da kabul etmişti.

Ülkedeki genel seçimlere katılım yüzde 62 olarak kaydedilmiş, 50 sandalyelik Meclise 1 kadın


Suudi Veliaht Prensi, Irak Başbakanı ile bölgedeki askeri gerilimi görüştü

Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Veliaht Prensi, Irak Başbakanı ile bölgedeki askeri gerilimi görüştü

Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz, telefonda bölgede son dönemde yaşanan askeri gerilimi ve bunun güvenlik ve istikrar üzerindeki ciddi yansımalarını görüştü.

Suudi Veliaht Prens'in Irak Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, durumun daha da kötüleşmemesi ve bölgenin gerilimin artması riskinden korunması için gerekli çabaların gösterilmesinin önemi vurgulandı.

Suudi Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Krallığın bölgedeki askeri gerilimin gelişmesinden ve yansımalarının ciddiyetinden duyduğu derin endişeyi dile getirerek, “tüm tarafları en üst düzeyde itidal göstermeye, bölgeyi ve halklarını savaş tehlikelerinden korumaya çağırıyoruz” dnildi.

Suudi Dışişleri Bakanlığı, ülkesinin, Güvenlik Konseyi'nin, özellikle küresel barış ve güvenliğe son derece hassas olan bu bölgede, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ve genişlemesi durumunda çok kötü sonuçlar doğurabilecek olan krizin daha da kötüleşmesini önlemeye yönelik sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiği yönündeki tutumunu vurguladı.


Suudi Arabistan'dan bölgeyi ve halkını savaş tehlikelerinden koruma çağrısı

Suudi Dışişleri Bakanlığı Binası (Şarku'l Avsat)
Suudi Dışişleri Bakanlığı Binası (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan'dan bölgeyi ve halkını savaş tehlikelerinden koruma çağrısı

Suudi Dışişleri Bakanlığı Binası (Şarku'l Avsat)
Suudi Dışişleri Bakanlığı Binası (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, bölgedeki askeri gerilimin artması ve bunun yansımaları konusunda derin endişesini dile getirerek tüm taraflara azami itidal göstermeleri, bölgeyi ve bölge halkını savaş tehlikelerinden korumaları çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanlığı dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın, Güvenlik Konseyi'nin, özellikle küresel barış ve güvenliğe son derece hassas olan bu bölgede, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik sorumluluğunu üstlenmesi yönündeki çağrısını yineledi. Krizin tırmanması ve genişlemesi durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

 


KİK Genel Sekreteri’nden en üst seviyede itidal çağrısında bulundu

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Jassem Mohamed Al-Budaiwi
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Jassem Mohamed Al-Budaiwi
TT

KİK Genel Sekreteri’nden en üst seviyede itidal çağrısında bulundu

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Jassem Mohamed Al-Budaiwi
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Jassem Mohamed Al-Budaiwi

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Jassem Al-Budaiwi, İran'ın kendi topraklarından İsrail hedeflerine yönelik başlattığı saldırının ardından bölgenin istikrarını tehdit edecek herhangi bir ilave gerilimi önlemek için azami itidal çağrısında bulundu.

Al-Budaiwi dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, Konseyin "Ortadoğu'da son zamanlarda yaşanan ve hızlanan gelişmeler ışığında bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrarı korumanın önemini vurguladığını" belirtti. "Tüm tarafların ortak çaba göstermesi ve anlaşmazlıkları çözmenin, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlamanın etkili bir yolu olarak diplomasi yaklaşımını benimsemesi gerektiğini" vurguladı.


Suudi Arabistan ve Cezayir dışişleri bakanları Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan (  Şarku'l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan (  Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Cezayir dışişleri bakanları Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan (  Şarku'l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan (  Şarku'l Avsat)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün (Perşembe), Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf ile Gazze Şeridi ve çevresinde yaşanan gelişmeleri ve yapılan çalışmaları ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan'ın Bakan Attaf ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında iki taraf, bölgesel s gelişmeleri de değerlendirdi.


Suudi-Amerikan görüşmeleri bölgedeki gerilimi azaltmanın yollarını arıyor

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Amerikalı mevkidaşı Anthony Blinken  (Şarku'l Avsat)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Amerikalı mevkidaşı Anthony Blinken (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi-Amerikan görüşmeleri bölgedeki gerilimi azaltmanın yollarını arıyor

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Amerikalı mevkidaşı Anthony Blinken  (Şarku'l Avsat)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Amerikalı mevkidaşı Anthony Blinken (Şarku'l Avsat)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Amerikalı mevkidaşı Anthony Blinken ile yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki gelişmeler ve bölgedeki gerilimi azaltmanın yollarını görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın dün (Perşembe) gerçekleşen göreüşmede, Blinken'den aldığı telefon görüşmesi sırasında olduğu gibi, başta Sudan olmak üzere ortak çıkarları ilgilendiren dosyaları, Gazze Şeridi ve çevresindeki gelişmeleri ele alarak, Şeride daha fazla insani yardım sağlanmasının önemini vurguladı.


Suudi Dışişleri  Faysal bin Ferhan ile  Filistin Dışişleri Bakanı Dr. Mustafa, Filistin’in önceliklerini ele aldı

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa'yı Mekke'de kabul etti (SPA)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa'yı Mekke'de kabul etti (SPA)
TT

Suudi Dışişleri  Faysal bin Ferhan ile  Filistin Dışişleri Bakanı Dr. Mustafa, Filistin’in önceliklerini ele aldı

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa'yı Mekke'de kabul etti (SPA)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa'yı Mekke'de kabul etti (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ile Başbakan ve Filistin Dışişleri Bakanı Dr. Muhammad Mustafa bugün (Salı) Mekke’de, Filistin hükümetinin çalışma gündemi ve önceliklerini gözden geçirdi.

Görüşmede iki taraf, Batı Şeria, Gazze Şeridi ve çevresindeki durumla ilgili gelişmeleri, acil ve sürdürülebilir bir ateşkes sağlanması ile daha fazla insani yardım sağlanması için gösterilen çabaları ele aldı.


Veliaht Prens ile Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
TT

Veliaht Prens ile Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz El Suud ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, küresel ve bölgesel konular ele alındı.

Erdoğan görüşmede, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarının bir an önce sonlandırılması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) ateşkes kararının uygulanması için daha fazla gayret ortaya koyarak İslam dünyasının sonuç alıcı biçimde birliktelik sergilemesi gerektiğini ifade etti.

Görüşme, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaklaşan Ramazan Bayramı nedeniyle tebrik telefonu açmasıyla gerçekleşti. Erdoğan, Suudi Veliaht Prens’e tebriklerini iletti ve Allah’tan herkesin ibadetlerinin kabul edilmesini diledi.


Veliaht Prens ile II. Abdullah bölgedeki gelişmeleri görüştü

Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı (Şarku'l Avsat)
Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı (Şarku'l Avsat)
TT

Veliaht Prens ile II. Abdullah bölgedeki gelişmeleri görüştü

Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı (Şarku'l Avsat)
Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı (Şarku'l Avsat)

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın dün (Perşembe) Ürdün Kralı 2. Abdullah ile yaptığı telefon görüşmesi yaptı. Ürdün Kraliyet Mahkemesi'nin açıklamasına göre görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve başta Gazze'deki trajik koşullar olmak üzere bölgedeki tüm gelişmeler ele alındı.

Açıklamada, Kral Abdullah'ın görüşme sırasında "Filistin meselesine 4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasını garanti eden, iki devletli çözüm temelinde siyasi bir ufuk bulunmasının gerekliliğini" yinelediği belirtildi.


Suudiler Irak'taki mayın temizliğini finanse ediyor

Irak Çevre Bakanı, bağışı Bağdat'taki Kral Salman Yardım Merkezi (KSRelief) ekibinden aldı. (SPA)
Irak Çevre Bakanı, bağışı Bağdat'taki Kral Salman Yardım Merkezi (KSRelief) ekibinden aldı. (SPA)
TT

Suudiler Irak'taki mayın temizliğini finanse ediyor

Irak Çevre Bakanı, bağışı Bağdat'taki Kral Salman Yardım Merkezi (KSRelief) ekibinden aldı. (SPA)
Irak Çevre Bakanı, bağışı Bağdat'taki Kral Salman Yardım Merkezi (KSRelief) ekibinden aldı. (SPA)

Suudi Arabistan, Kral Salman İnsani Yardım ve Yardım Merkezi (KSRelief) aracılığıyla, Irak’taki araştırma projelerini, misket bombaları ve mayınların temizlenmesini finanse etmek için mali hibede bulundu.

Irak Çevre Bakanı Mühendis Nizar Amidi, Bağdat'ta KSRelief yetkilileri ile dün (Çarşamba) yaptığı görüşmede mali hibeyi kabul etti. Hibe Suudi liderliğinin, Irak'ın çeşitli vilayetlerinde ve Muthanna Eyaletindeki Samawah Çölü'nde bulunan mayınların yüzde 91 oranında temizlenmesine katkıda bulunmak amacıyla yapıldı.

Irak'taki araştırma projeleri, misket bombası ve mayınların kaldırılması, vatandaşların istikrarı ve güvenliği için mayınsız bir ortam yaratmayı, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların geçim kaynaklarını iyileştirmeyi, desteklemeyi ve yerel ekonominin güçlendirilmesini amaçlıyor.