Suudi Arabistan Hac organizasyonu için hizmet kapasitesini artırıyor

Kamu ve özel kuruluşlar, kalabalıkları yönetmek ve organize etmek için insan ve dijital kadrolarını seferber ediyor.

Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)
Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac organizasyonu için hizmet kapasitesini artırıyor

Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)
Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)

Hac ibadeti, dünyanın en büyük ve kültürel açıdan en çeşitli kalabalıklarından biri. Bu nedenle Hacı adaylarının kalabalığının büyüklüğü ve çeşitliliği, Hac dönemi boyunca tüm Suudi devlet kurumları için büyük bir zorluk teşkil ediyor.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Siber Güvenlik Kurumu, Sivil Havacılık İdaresi, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Kurumu, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı, İstatistik Genel Müdürlüğü, Mekke Belediyesi, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı, Suudi Demiryolları Şirketi, Ulusal Su Şirketi ve Suudi Elektrik Şirketi, küçük bir alanda iki milyondan fazla hacı ile yeryüzündeki en büyük insan topluluğunu yönetmek için çalışıyor.

Kutsal mekanların hazırlığı

Bugünlerde kutsal mekanlar, hacıların huzur ve maneviyat atmosferinde ibadetlerini kolaylıkla yerine getirebilmeleri için hazırlıkların yapıldığı ve gerekli tüm ihtiyaçların sağlandığı çalışmalara tanıklık ediyor.

Hacılara hizmet vermekle ilgili kamu ve özel sektör kuruluşları, hacıların ihtiyaç duydukları her şeyi sağlamak amacıyla, sahadaki idari ve teknik hususları dikkate alarak operasyonel planlara göre çalışmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda Mekke Belediyesi, 1445 Hac sezonuna hazırlık olarak yolların, aydınlatmaların, kaldırımların ve kamu tesislerinin güvenliğini ve yüksek verimlilikle kullanılmasını sağlamak üzere 24 saat çalışan bir dizi saha ekibi kurdu.

CDFERT
Kutsal mekanlar hacı adaylarını kabul etmeye hazır. (SPA)

Mekke Belediyesi, kutsal mekanlarda coğrafi dağılıma göre bir dizi hizmet merkezi hazırladı ve bunlara ekipman, mekanizma ve insan gücü sağladı.

İlgili kuruluşlar, hacıların taşınması ve onlara en iyi ve en kaliteli hizmetin sunulması için saha hizmet merkezlerini donatarak hazırlıklarını tamamladı. Modern çadırlar, ışık ve ısı yalıtımı, yangına dayanıklılık ve ultraviyole (UV) korumasına sahip uluslararası özelliklerle donatıldı. Her çadır özel bir soğutma sistemine, elektrik tesisatı ve destek hizmetleri için güvenlik ve emniyet araçlarına bağlandı.

SCDFERGT
Sıcaklığı düşürmek için kutsal mekanlardaki asfalt yüzeyleri soğutuluyor. (SPA)

Söz konusu kuruluşlar ayrıca, kutsal mekanlardaki taşıma ağının çalışmasını sağlamak için otobüslerin güzergahlarını ve yollarını kontrol etmeyi sürdürüyor.

Asfalt yüzeylerin soğutulması

Suudi Arabistan Karayolları Genel Müdürlüğü, ilgili makamlarla ortaklaşa olarak Arafat'taki Nemire Mescidi'nin yanında 25 bin metrekarelik bir alanda uyguladığı asfalt yüzeylerin soğutulması deneyimini kutsal mekanlardaki bir dizi yerde yaygınlaştıracak.

Bu, mahallelerdeki ve yerleşim alanlarındaki sıcaklığı düşürmeyi, binaları soğutmak için kullanılan enerjiyi azaltmayı, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmayı ve bekleme alanlarında ve insanların toplandığı alanlarda daha rahat bir ortam sağlamayı amaçlıyor.

Kalabalık yönetimi

Mekke’deki sağlık kurumu, Mekke ve kutsal mekanlardaki 18 hastane ve 126 sağlık merkezini donatarak, Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenen organizasyon planlarına göre en üst düzeyde entegre sağlık hizmetleri sunmak üzere Mekke ve kutsal mekanlardaki tüm hastane ve sağlık merkezlerinin operasyonel planlarını tamamlayarak, bu yılki 1445 Hac sezonuna hazır olduğunu duyurdu.

SDCVF
Suudi Arabistan’a gelen hacı adaylarının kabulü sırasındaki sağlık hizmetlerinden (SPA)

Suudi Arabistan Tıbbi Tedarik ve Ekipman Birimi, ambulanslara yönelik tedarik sürecini hazırladı. Birim, 10 milyon parça tıbbi sarf malzemesi içeren 10 binden fazla kutuya ek olarak, tedarik noktalarında sahayı sürekli ve kesintisiz olarak güvence altına almayı kolaylaştıran 5 milyon tıbbi malzemeden oluşan bir yedek bakiye ile donatıldı.

Harameyn Hızlı Treni’nde 1,6 milyon koltuk

Suudi Demiryolları Şirketi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 100 binden fazla koltuk artışıyla 1,6 milyondan fazla koltuk kapasitesi sağlayacak 3 bin 800'den fazla sefer gerçekleştirmeyi planlıyor.

SCDFERG
Ambulanslar için tıbbi ekipman hazırlanıyor. (SPA)

Harameyn Hızlı Treni, gelişmiş sinyalizasyon ve iletişim sistemlerini kullanarak saatte 300 km/hıza ulaşan dünyanın en hızlı 10 treninden biri ve Suudi demiryolu ağının kalkınma planı ve genişleme programının önemli bir bileşeni.

Bu proje batı bölgesindeki iki büyük şehri birbirine bağlamakta, artan iç ve dış hacı sayısına hizmet etmek için artan talebi karşılamakta ve Mekke, Medine ve Cidde'deki karayolu tıkanıklığını hafifletmektedir.

SXCDVF
Harameyn Hızlı Treni hacı adayları için kapasiteyi artırıyor. (SPA)

Suudi Demiryolları Şirketi, Harameyn Hızlı Treni'ndeki yolcuların deneyimini zenginleştirme çabalarının bir parçası olarak, kısa bir süre önce Cidde'deki tren istasyonuna ek olarak Mekke ve Medine'deki tren istasyonlarında VIP salonunun açılışını yaptı.

Mekke Yolu Projesi

İçişleri Bakanlığı'nın bir girişimi olan Mekke Yolu Projesi, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programının bir parçası olarak hacılara hizmet vermek amacıyla hacı adaylarının Suudi Arabistan’a girişini kolaylaştırmada hayati bir rol oynuyor.

CSDF
Mekke Yolu Projesi hacılara hizmet sunmaya devam ediyor. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı tüm kaynaklarını, girişimin kendi ülkelerindeki havaalanlarında bulunan salonlardan Medine'deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havaalanı ve Cidde'deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havaalanı'na, en son teknolojiye sahip cihazlara ve hacıların dillerini konuşan nitelikli personele ayırıyor.

Dışişleri Bakanlığı hacıların vize işlemlerini kolaylaştırıp varışlarından önce gerekli desteği sağlarken, Sağlık Bakanlığı hacıların güvenliğini sağlamak için sağlık hizmetleri ve muayeneler sunmayı taahhüt ediyor. Hac ve Umre Bakanlığı da verimli bir operasyon için hacıların organize edilmesine ve yönlendirilmesine katkıda bulunuyor.

Sivil Havacılık İdaresi, uçuşları koordine edip lojistik sağlarken, Zekat, Vergi ve Gümrük Kurumu da hacı adaylarının güvenliği için gümrük işlemlerini yönetiyor.

XCSDVFBG
Fotoğraf: SPA

Mekke Yolu Projesi, girişimden yararlananların tüm giriş işlemlerini varışlarından önce tamamlamayı amaçlamakta olup, teknoloji ve yapay zeka kullanımı sayesinde bu sürecin kolaylaştırılmasına ve zamandan tasarruf edilmesine büyük katkı sağlıyor.

Proje, Vizyon 2030'un hacılara sunulan hizmetleri iyileştirme hedefleri doğrultusunda kolay ve hızlı hizmetler sunmayı ve hacı adaylarının deneyimini daha konforlu hale getirmeyi amaçlıyor.

Mekke Yolu Projesi’nin başarısı, hacılara en iyi hizmeti sunmak için devlet kurumları ve organlarıyla yapılan verimli iş birliğine de yansıyor.



El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şara bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şara bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanına giren çeşitli konuları görüştü.

Görüşme, pazar günü Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Suudi Veliaht Prensi’ni telefonla aramasıyla gerçekleşti. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik fırsatlar da ele alındı.