Körfez ülkeleri ile Türkiye arasındaki ortak eylem planı 2029'a kadar uzatılıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleriyle ticaret hacmi yüzde 40 oranında artarak 31 milyar dolara ulaştı

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı’ndan (QNA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı’ndan (QNA)
TT

Körfez ülkeleri ile Türkiye arasındaki ortak eylem planı 2029'a kadar uzatılıyor

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı’ndan (QNA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı’ndan (QNA)

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile Türkiye arasındaki ortak eylem planının ‘değerini kanıtladığını’ ifade etti.

Doha'da düzenlenen Türkiye-KİK Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı’nda konuşan es-Sani, ortak eylem planının başarısının iki tarafı ortak teknik komiteler ve görev güçleri toplantılarını sürdürmek ve ortak eylem planını 2029'a kadar uzatmak için çalışmaya sevk ettiğini belirtti.

Es-Sani, “Bu toplantı sırasında, iki taraf arasında güvenlik, barış ve her alanda ortak çabalara ulaşmak için vizyonlarımızı birleştirmeyi, görüş alışverişinde bulunmayı ve aramızda yoğun koordinasyon sağlamayı dört gözle bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani, İki taraf arasındaki iş birliğini arttırmaya yönelik ortak arzunun, ilişkiler düzeyindeki somut gelişmenin arkasında yattığını ve ilişkileri çeşitli siyasi, ekonomik, güvenlik, kültürel ve sosyal düzeylerde daha geniş ufuklara taşıdığını belirtti.

Es-Sani, “KİK ülkeleri ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki stratejik ikili ilişkiler, iki taraf arasında siyasi ve sosyal temeller üzerine inşa edilen ve çeşitli alanlarda iş birliğini içeren tarihi, kültürel ve dini bağlara dayanan güçlü ve çok yönlü ortaklığın bir kanıtıdır” dedi.

scdfvgr
Doha'da düzenlenen Türkiye-KİK Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı’nda ortak eylem planının başarısı ilan edildi ve her iki taraf da bu planın 2029 yılına kadar uzatılması için çalışmaya teşvik edildi. (QNA)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin KİK ülkeleriyle ilişkilerine büyük önem verdiğini, bu ilişkilerin ileri bir aşamaya ulaştığını ve çeşitli alanlarda sürekli geliştiğini söyledi.

Toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile KİK ülkeleri arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında, 2022 yılına kıyasla yüzde 40 artarak yaklaşık 31 milyar dolara ulaştığını ifade eden Fidan, Türkiye'nin KİK ülkelerinden gelen turistler için favori bir destinasyon olduğunu ve KİK ülkelerinden 5 milyondan fazla turistin Türkiye'yi ziyaret ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl Doha'da düzenlenen 44. KİK Zirvesi'ne katılmasının iki taraf arasındaki ilişkilerde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve zirveden haftalar sonra Bahreyn, Umman, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) vatandaşlarına vize muafiyeti tanıyan bir kararname yayınladığını belirterek, Türkiye'nin KİK ülkeleriyle kurumsal iş birliğini güçlendirme çabasını vurguladı. Fidan ayrıca, KİK ülkeleri ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin Mart ayında yeniden başladığını kaydetti.

Gazze savaşı

Fidan, ‘küresel yönetişim mekanizmalarının zorlukları ele almakta başarısız olduğunu ve bu nedenle bölgemizde güvenlik ve barışın sağlanması için başta Filistin meselesi olmak üzere bölgesel meselelere çözüm bulmada bölgesel iş birliğinin öneminin açık olduğunu’ söyledi.

“İsrail Gazze Şeridi'nde korkunç suçlar işliyor ve bazı ülkeler sessiz kalıyor. Buna bir son verilmeli ve Mescid-i Aksa'da, Kudüs'te ve Batı Şeria'da olanlara dikkat edilmeli” diyen Fidan, ‘oradaki zor insani koşulların görmezden gelinemeyeceğini, İsrail ile müttefikleri üzerinde tüm baskı kartlarının kullanılması ve insan hakları ile evrensel değerlerin savunulması için safların birleştirilmesi gerektiğini’ ifade ederek Katar'ın kalıcı bir ateşkese ulaşılması için sürdürdüğü çabaları övdü.

Diğer yandan KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ise şunları söyledi: “KİK ülkeleri ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı, iki taraf arasında ortak çıkarları ilgilendiren uluslararası ve bölgesel konularda istişarede bulunulması, bölgenin güvenlik ve istikrarının arttırılması için birlikte çalışılması, KİK ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki iş birliği köprülerinin derinleştirilmesi ve genişletilmesi için fırsat sağlaması ve iki taraf arasındaki ortak eylem planının 2029 yılına kadar uzatılması anlaşmasıyla sonuçlanması bakımından büyük önem taşımaktadır. Türkiye-KİK Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Dışişleri Bakanları 6. Toplantısı, İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi'nde yürüttüğü savaşın ışığında, bölgedeki hızlı gelişmelerle birlikte bölgesel ve uluslararası gelişmelerin, siyasi ve güvenlik konularının arka planında gerçekleşiyor.”

KİK Genel Sekreteri, tüm sınırları aşan insanlığa karşı bir savaşta İsrail savaş makinesinin sivillere karşı yürüttüğü askeri operasyonların durdurulması gerektiğini vurguladı.



Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yönelik medya iddialarını kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, dün yaptığı açıklamada, “Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ı hedef alan, asılsız ve doğrulanmamış medya iddialarını” kınadığını ve bunları reddettiğini bildirdi.

Budeyvi, söz konusu iddiaların, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrara katkı sağlayan yapıcı rollerini sorgulamayı amaçladığını belirtti.

Yazılı açıklamasında Budeyvi, bu tür iddiaların “güvenilirlikten ve nesnel temellerden yoksun olduğunu” vurgulayarak, Körfez ülkelerinin bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme, diyalog ve iş birliğini geliştirme yönündeki çabalarını zayıflatmayı hedeflediğini ifade etti.

Genel Sekreter ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın son yıllarda bölgesel istikrara destek veren politikalar izlediğini, diplomatik girişimleri destekleyerek ve uluslararası iş birliğini güçlendirerek krizlerin çözümüne katkı sunduğunu kaydetti.

Budeyvi, Körfez ülkelerinin istikrar ve iş birliğini artırma yönündeki ortak yaklaşımını sürdürdüğünü belirterek, KİK üyelerinden herhangi birine yönelik medya kampanyalarını kesin bir dille reddettiklerini vurguladı.

Açıklamada ayrıca, bu tür kampanyaların Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasındaki uyumu ve birliği etkilemeyeceği, bölgesel ve küresel düzeyde güvenlik, istikrar ve refahı destekleme rollerinin devam edeceği ifade edildi.


Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi

Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Lübnan arasındaki iş birliği yaklaşık 4 milyon uyuşturucu hap kaçakçılığını engelledi

Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)
Krallık ve Lübnan arasındaki güvenlik iş birliği, narkotik uyuşturucuların izlenmesine ve kontrolüne katkıda bulunuyor, (Suudi İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığına bağlı "Narkotik Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü" tarafından sağlanan kritik istihbarat sayesinde Lübnan makamları, yaklaşık 3 milyon 900 bin adet amfetamin uyuşturucu hapın kaçakçılık girişimini çökertti.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal bin Şalhub, dün yaptığı açıklamada, söz konusu operasyonun uyuşturucu kaçakçılığını meslek edinen suç şebekelerinin faaliyetlerine yönelik yürütülen proaktif güvenlik takibinin sonucu olduğunu belirtti.

Bin Şalhub, uyuşturucu maddelerin takibi ve ele geçirilmesi konusunda Lübnanlı muhataplarıyla yürütülen mevcut iş birliğine övgüde bulunarak; bu operasyonun, sınır ötesi suç şebekeleriyle mücadelede iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun ve entegrasyonunun düzeyini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Güvenlik Sözcüsü, Suudi Arabistan’ın, ülkenin güvenliğini ve gençlerini uyuşturucuyla hedef alan kriminal faaliyetleri takip etme, bu planları boşa çıkarma ve suç ortaklarını yakalama konusundaki kararlılığını yineleyerek, bu tür operasyonların toplumları uyuşturucu belasından korumaya katkı sağladığını ifade etti.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran'a fon transferi iddialarını "kesin bir dille" reddetti

Abu Dabi (WAM)
Abu Dabi (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran'a fon transferi iddialarını "kesin bir dille" reddetti

Abu Dabi (WAM)
Abu Dabi (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), "Birleşik Arap Emirlikleri'nden İran'a herhangi bir finansal tutarın aktarıldığı veya transfer edildiğine" dair medyada yer alan haberleri ve özellikle "3 milyar dolarlık transfer" iddialarını "kesin bir dille" yalanladı.

Şarku’l Avsat’ın BAE resmi haber ajansı WAM'dan aktardığına göre BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu, hiçbir somut olguya veya güvenilir bilgiye dayanmadığı vurgulandı. Bakanlık, İran'a ait dondurulmuş herhangi bir fonun BAE üzerinden serbest bırakılmadığını, transfer edilmediğini veya taşınmadığını net olarak ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı ayrıca, medya kuruluşlarını titiz davranmaya, bilgileri resmi kaynaklardan teyit etmeye, belgesiz bilgileri veya güvenilirlikten yoksun asılsız iddiaları dolaşıma sokmaktan ve yayımlamaktan kaçınmaya çağırdı.