BAE Dışişleri Bakanı, Gazze’ye Acil İnsani Müdahale Konferansı oturum aralarında ABD'li ve Katarlı mevkidaşlarıyla Gazze krizini görüştü

BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ve ABD'li mevkidaşı Antony Blinken Ürdün'deki görüşmeleri sırasında (WAM)
BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ve ABD'li mevkidaşı Antony Blinken Ürdün'deki görüşmeleri sırasında (WAM)
TT

BAE Dışişleri Bakanı, Gazze’ye Acil İnsani Müdahale Konferansı oturum aralarında ABD'li ve Katarlı mevkidaşlarıyla Gazze krizini görüştü

BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ve ABD'li mevkidaşı Antony Blinken Ürdün'deki görüşmeleri sırasında (WAM)
BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ve ABD'li mevkidaşı Antony Blinken Ürdün'deki görüşmeleri sırasında (WAM)

BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ve ABD'li mevkidaşı Antony Blinken, Gazze’ye Acil İnsani Müdahale Konferansı'nın gündemi, ateşkese varılması, tüm sivillerin hayatlarının korunması ve Gazze Şeridi'ndeki sivillere yeterli ve sürdürülebilir bir insani yardım sağlanması için bölgesel ve uluslararası diplomatik çabalarla ilgili birçok konuyu ele aldı.

BAE Dışişleri Bakanı, Blinken ile yaptığı görüşmeler sırasında, ABD Başkanı Joe Biden'ın kısa bir süre önce Gazze Şeridi'nde ateşkes sağlanması için açıkladığı ve pazartesi günü Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin Washington tarafından yapılan öneriler temelinde hazırlanan karar tasarısını kabul etmesiyle sonuçlanan çabalarını övdü.

Şeyh Abdullah bin Zayed gerilimin durdurulması, tüm sivillerin hayatlarının korunması ve Gazze Şeridi'ndeki sivillerin maruz kaldığı kötüleşen insani krizin hafifletilmesi için bu çabaların ciddi ve olumlu bir şekilde ele alınmasının önemini yineledi.

Görüşmeler dün (salı) Ürdün'ün Ölü Deniz bölgesindeki Kral Hüseyin Bin Talal Kongre Merkezi'nde düzenlenen Gazze'ye Acil İnsani Müdahale Konferansı çerçevesinde gerçekleşti.

cdvfbghtn
BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casım es-Sani, Gazze'ye Acil İnsani Müdahale Konferansı oturum aralarında yaptıkları görüşme sırasında (WAM)

Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ayrıca, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casım es-Sani ile konferansın sonuçlarını ve uluslararası toplumun tüm sivillerin hayatını korumak ve Gazze Şeridi'ndeki sivillere yönelik insani müdahaleyi arttırmak için sürdürülebilir bir ateşkese ulaşma çabalarını görüştü.

Şeyh Abdullah bin Zayed, Katar'ın, Mısır ve ABD ile birlikte sürdürülebilir bir ateşkese ulaşılması için sürdürdüğü arabuluculuk çabalarını överken, ülkesinin Filistin halkının çektiği acıların sona erdirilmesi ve bölgedeki aşırıcılık, gerginlik ve artan şiddetin sona erdirilmesini amaçlayan tüm çabalara verdiği desteği vurguladı.

Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan ve Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casım es-Sani ayrıca, iki ülke arasındaki ilişkileri ve iki ülkenin kalkınmalarını desteklemek, halkları için refah ve esenlik sağlamak amacıyla her alanda ikili iş birliğini arttırmanın yollarını ele aldı.



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından yayımlanan son veriler, ülke ekonomisinin 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergilediğini ortaya koydu. Buna göre reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Ekonomideki bu ivme özellikle 2025’in dördüncü çeyreğinde daha belirgin hale geldi ve söz konusu dönemde ekonomi yüzde 5 oranında büyüme gösterdi.

GASTAT’ın verilerine göre büyüme tek bir sektörle sınırlı kalmadı; başlıca ekonomik faaliyetlerin tamamında artış yaşandı. Petrol faaliyetleri yüzde 5,7’lik büyümeyle başı çekti. Bu artışın, üretim seviyelerindeki istikrar ve küresel talebin güçlü seyriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik çeşitlendirme kapsamında petrol dışı sektörler de olumlu performansını sürdürdü. Petrol dışı faaliyetler yüzde 4,9 oranında büyüyerek ülkenin ekonomik tabanını genişletmeye ve petrole bağımlılığı azaltmaya yönelik ulusal stratejilerin sonuç verdiğini gösterdi. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında daha sınırlı ancak istikrarlı bir büyüme kaydetti.


Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.